Finansal analiz, kredi derecelendirmesinde borçlunun yalnızca kâr edip etmediğini değil, bu kârın hangi bilanço yapısı ve nakit üretme gücüyle desteklendiğini anlamaya yarar. Gelir tablosu dönem performansını, bilanço belirli tarihteki varlık ve kaynak yapısını gösterir; bu iki tablo birlikte okunmadan sağlıklı kredi kanaati oluşmaz. Oran analizi likidite, kaldıraç, devir hızı, kârlılık ve büyüme başlıklarıyla finansal tablo kalemleri arasındaki ilişkileri yorumlanabilir hale getirir. Fakat oranların değeri, geçmiş dönemler, sektör düzeyi ve genel kabul görmüş ölçütlerle karşılaştırıldığında ortaya çıkar. Nakit akım analizi ise tahakkuk esaslı kârın ötesine geçerek faaliyetlerden yaratılan nakdin faiz, anapara, temettü ve yatırım ihtiyacını karşılayıp karşılamadığını gösterir. Bu nedenle kredi analisti için güçlü finansal görünüm, oranların iyi olmasından çok, oranlar ile nakit akımının aynı risk hikayesini anlatmasıdır.
SPL Kredi Derecelendirmesi Finansal Analiz Konu Anlatımı
Finansal Analiz konusunun özeti ve anlatımı — Sermaye Piyasası Lisanslama Kredi Derecelendirmesi dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Sermaye Piyasası Lisanslama konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Sermaye Piyasası Lisanslama ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Finansal analiz, kredi derecelendirmesinde borçlunun ödeme gücünü sayısal fakat yorum gerektiren bir zeminde inceleyen temel araçtır.
Bir şirketin gelir tablosunda kâr göstermesi tek başına kredi kalitesinin güçlü olduğu anlamına gelmez; kârın sürdürülebilirliği, borçla finanse edilen varlıkların niteliği, kısa vadeli yükümlülüklerin baskısı ve faaliyetlerden doğan nakit akımı birlikte değerlendirilir.
Gelir tablosu satışlardan net kâra kadar dönem içindeki performans basamaklarını ortaya koyar.
Bilanço ise belli bir anda varlıkların, borçların ve özsermayenin nasıl oluştuğunu gösterir.
Bu iki tablo birbirinden ayrı okunamaz, çünkü dönem kârı bilançodaki özkaynak yapısını etkilerken bilanço kalitesi de gelecek dönem kâr ve nakit üretimini sınırlar.
Oran analizi, finansal tablolardaki kalemler arasındaki ilişkileri ölçerek analistin eline karşılaştırılabilir göstergeler verir.
Buna rağmen oran hesaplamak mekanik bir işlem olarak kalırsa kredi analizi üretmez.
Cari oran, borç/özsermaye oranı, stok devir hızı veya net kâr marjı ancak doğru karşılaştırma zeminiyle anlam kazanır.
Bir oran firmanın önceki dönemleriyle, aynı sektördeki benzer şirketlerle ve genel kabul görmüş eşiklerle birlikte yorumlanmalıdır.
Aynı oran düzeyi hızlı tahsilat yapan bir hizmet işletmesinde başka, yüksek stok taşıyan bir üretim işletmesinde başka anlam taşıyabilir.
Bu yüzden finansal analizde amaç oranları ezberlemek değil, oranların birlikte anlattığı risk eğilimini yakalamaktır.
Likidite oranları, firmanın kısa vadeli borçlarını paraya kolay dönüşebilecek varlıklarla karşılayıp karşılayamayacağını gösterir.
Cari oran dönen varlıklar ile kısa vadeli borçlar arasındaki temel ilişkiyi kurar.
Oranın birin altına düşmesi, kısa vadeli yükümlülüklerin mevcut dönen varlıkları aşabileceğini düşündürür; ancak yorum, varlıkların kalitesiyle tamamlanmalıdır.
Alacakların tahsil kabiliyeti düşükse veya stoklar satılamıyorsa yüksek görünen dönen varlık toplamı gerçekte likidite sağlamayabilir.
Asit test oranı bu nedenle stokları dışarıda bırakarak daha tutucu bir bakış sunar.
Özellikle alacak tahsil süresi uzayan ve stok devir hızı yavaşlayan firmalarda likidite bozulması kredi riskinin erken sinyalidir.
Finansal yapı oranları, varlıkların ne kadarının borçla finanse edildiğini ve bu borcun hangi riskleri doğurduğunu açıklar.
Borç kullanımı her zaman olumsuz değildir; borcun maliyeti aktif kârlılığından düşükse finansal kaldıraç özsermaye kârlılığını artırabilir.
Fakat borç, faiz ve anapara ödemesi nedeniyle zorunlu nakit çıkışı yaratır.
Toplam borç/özsermaye ve toplam borç/aktif oranlarının yükselmesi, şirketin faaliyetlerinde beklenmeyen zayıflıklar ortaya çıktığında dayanma gücünün azalabileceğini gösterir.
Kısa vadeli borcun toplam borç içindeki payı arttıkça yenileme ve likidite riski büyür.
Finansal borçların toplam borç veya satışlara oranının yükselmesi ise maliyetli kaynağın şirket finansmanında ağırlık kazandığını gösterir.
Devir hızı oranları, şirketin varlıklarını satışa ve nakde dönüştürme becerisini ölçer.
Alacak devir hızı, satışların ne kadar hızlı tahsilata dönüştüğünü; stok devir hızı, stokların ne kadar çabuk elden çıkarıldığını; ticari borç devir hızı, tedarikçi finansmanının nasıl kullanıldığını gösterir.
Alacak tahsil süresinin uzaması, işletme sermayesi ihtiyacını artırır ve dış finansman baskısı yaratabilir.
Stok elde tutma süresinin uzaması talep zayıflığı, üretim planlama sorunu veya değer düşüklüğü riskine işaret edebilir.
Ticari borç ödeme süresinin uzaması bazen maliyetsiz kaynak kullanımı gibi görünür, fakat aşırı uzama tedarikçi güveninin zayıfladığı veya ödeme güçlüğünün başladığı anlamına da gelebilir.
Bu nedenle devir oranlarında yön kadar sürdürülebilirlik önemlidir.
Kârlılık oranları, satışların ve varlıkların ne kadar kazanç yarattığını gösterir.
Brüt kâr marjı maliyet baskısını, faaliyet kâr marjı ana faaliyet giderlerinin satışlara etkisini, vergi öncesi ve net kâr marjları finansman giderleri ve vergi sonrası sonucu yansıtır.
Faiz ve vergi öncesi kâr marjının faaliyet kâr marjından belirgin biçimde ayrışması, ana faaliyet dışı gelir ve giderlerin sonucu fazla etkilediğini düşündürebilir.
Aktif kârlılığı toplam yatırımların getirisini ölçer ve satış kârlılığı ile aktif devir hızının ortak sonucudur.
Özsermaye kârlılığı ise kaldıraç etkisini görünür kılar.
Borç maliyeti aktif kârlılığın üzerindeyse, borç oranı arttıkça özsermaye kârlılığı baskılanır ve kredi riski hızla büyür.
Büyüme oranları, özellikle enflasyonist ortamda nominal artışların ötesini anlamak için kullanılır.
Satışların veya kârların mutlak olarak artması yeterli değildir; bu artışın satın alma gücü karşısında korunup korunmadığı ve kâr marjlarıyla desteklenip desteklenmediği incelenmelidir.
Bir şirketin satışları reel olarak büyürken marjları daralıyorsa, hacim artışı kârlılık kalitesini gizliyor olabilir.
Tersine, düşük hacimle geçici marj artışı da sürdürülebilir büyüme anlamına gelmeyebilir.
Kredi analisti büyümeyi, likidite ve borçlanma ihtiyacıyla birlikte okur; çünkü hızlı büyüyen satışlar çoğu zaman daha fazla alacak, stok ve finansman ihtiyacı doğurur.
Nakit akım analizi, oran analizinin en önemli tamamlayıcısıdır.
Tahakkuk esasına dayanan gelir tablosu kârı, her zaman kasaya giren nakdi göstermez.
Faaliyetlerden yaratılan nakit, borç faizinin, anapara taksitlerinin, leasing yükümlülüklerinin, temettülerin ve yatırımların hangi kaynakla karşılanacağını anlamayı sağlar.
Esas faaliyetlerinden düzenli nakit yaratamayan bir firma, finansal yükümlülüklerini karşılamak için yeniden borçlanmak zorunda kalabilir.
Bu durum borç sarmalına ve likidite riskine yol açar.
Faaliyet nakdinin faiz giderlerine oranı birin altında kalıyorsa, şirket borç servisinde zayıf görünür.
Toplam nakit açığının kısa vadeli finansal borçla kapatılması da gelecekteki ödeme baskısını artırır.
Nakit tablosunun yapısı, analistin şirketi yalnızca muhasebe kârı üzerinden değil fon akışı üzerinden değerlendirmesini sağlar.
Faaliyetlerden yaratılan nakitten finansal yükümlülükler düşüldüğünde yatırım öncesi nakit gücü görülür.
Yatırımlar eklendiğinde şirketin toplam nakit açığı veya fazlası ortaya çıkar.
Açık kısa vadeli borç, uzun vadeli borç veya sermaye artışıyla kapatılıyorsa bunun sürdürülebilirliği ayrıca sorgulanır.
Sağlıklı durumda yatırımların önemli bir kısmı faaliyetlerden doğan fonlarla desteklenir; sürekli dış finansman ihtiyacı ise borç veren açısından daha ihtiyatlı yorumlanır.
Finansal analizde dikkat edilmesi gereken bir başka konu, finansal tabloların olduğundan güçlü gösterilmesi ihtimalidir.
Finansman giderlerinin aktifleştirilmesi, amortisman ayrılmaması, grup içi gerçekçi olmayan satışlar, finansal borçların kayıtlara yansıtılmaması veya ortaklardan alacak kalemlerinin kullanılması oranları yanıltabilir.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Finansal Analiz anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Kredi Derecelendirmesi dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Finansal Analiz konusu Sermaye Piyasası Lisanslama Kredi Derecelendirme Lisansı Sınav Konuları düzeyindeki Kredi Derecelendirmesi dersine bağlıdır. Bu ders için doğrulanmış bir ağırlık verisi bulunmadığından burada bir oran yayımlamıyoruz.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- TemettüŞirketlerin dönem karından ortaklarına dağıttığı pay alma hakkıdır. Nakit veya pay olarak dağıtılabilir. Halka açık şirketlerde kar dağıtım politikası KAP üzerinden kamuya açıklanır.
- LikiditeBir varlığın fiyatında önemli bir değişiklik olmadan hızlıca nakde dönüştürülebilme kolaylığıdır. İşlem hacmi yüksek menkul kıymetler daha likit kabul edilir.
- BilançoBir işletmenin belirli bir tarihteki varlıklarını, borçlarını ve özkaynaklarını gösteren temel finansal tablodur. Aktif (varlıklar) = Pasif (borçlar + özkaynaklar) eşitliğine dayanır.
- Gelir Tablosuİşletmenin belirli bir dönemdeki gelirlerini, giderlerini ve dönem kar/zararını gösteren finansal tablodur. Brüt kar, faaliyet karı, vergi öncesi kar ve net kar kalemlerini içerir.
- AmortismanMaddi duran varlıkların faydalı ömrü boyunca maliyetinin gider olarak dağıtılmasıdır. Doğrusal, azalan bakiyeler ve üretim miktarı yöntemleri kullanılır.
- Özkaynakİşletmenin toplam varlıklarından toplam borçlarının düşülmesiyle bulunan net varlık değeridir. Ödenmiş sermaye, kar yedekleri ve geçmiş yıl karları/zararlarından oluşur.
- AktifBilançoda işletmenin sahip olduğu varlıkların toplamını ifade eder. Nakit, alacaklar, stoklar, finansal yatırımlar ve duran varlıklar aktif tarafında yer alır.
- Dönen VarlıkDönen varlıklar, bir yıl veya işletmenin normal faaliyet dönemi içinde nakde dönüşmesi, satılması, tüketilmesi ya da tahsil edilmesi beklenen varlıklardır. Bilançonun aktif tarafında ilk grupta, likiditesi en yüksek kalemlerden başlayarak sıralanır. Hazır değerler (nakit ve nakit benzerleri), ticari alacaklar, stoklar ve kısa vadeli finansal yatırımlar bu gruptadır.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
Sık Sorulan Sorular
Kredi Derecelendirmesi dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 6 konu içerir.
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Sermaye Piyasası Lisanslama soru çözme rehberi