Kısaca

Neoplazi yeni büyüme anlamına gelen, normal dokulardan daha hızlı ve otonom büyüyebilen anormal doku kitlesidir. Tümörler klinik davranışlarına göre benign ve malign olarak ayrılır; malign tümörler kanserdir ve kökenlerine göre karsinom, sarkom, lösemi veya lenfoma gibi adlar alır. Benign-malign ayrımı diferansiyasyon ve anaplazi, büyüme hızı, lokal invazyon ve metastaz üzerinden yapılır. Displazi epitelde uniformite ve oriyantasyon kaybıdır; tüm kat epitel displazisi karsinoma in situ adını alır, bazal membranı aşmadığı için preinvazivdir. Maligniteyi belirleyen en kritik davranışlar komşu dokulara invazyon ve primer kitleyle bağlantısız organlarda metastazdır. Etiyolojide kimyasal karsinojenler, radyasyon, viral ve mikrobiyal ajanlar genetik hasar oluşturur. Onkogenez protoonkogenler, tümör baskılayıcı genler, apoptoz ve DNA onarım genleri üzerinden ilerler; telomeraz, anjiyogenez, invazyon ve metastaz tümör progresyonunu tamamlar.

Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.

Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış

Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.

Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı ders notları PDF’ini indir

Konu Anlatımı

Neoplazi, yeni büyüme anlamına gelir ve pratikte normal dokulardan daha hızlı, görece otonom büyüyen anormal doku kitlesini anlatır.

Bu büyümenin başlatıcı uyarı ortadan kalktıktan sonra da sürmesi, tümör hücrelerinde oluşan genetik değişikliklerin yeni hücrelere aktarılmasıyla açıklanır.

Neoplaziler potansiyel klinik davranışlarına göre benign ve malign olarak ikiye ayrılır.

Malign tümörler kanser olarak adlandırılır.

Bir tümörü anlamanın ilk adımı adını ezberlemek değil, davranışını çözmektir: hücre kökeni tümör adını belirler, fakat hastaya etkisini diferansiyasyon, büyüme hızı, invazyon ve metastaz belirler.

Tümör adlandırması parankimal hücre kökenine dayanır.

Benign mezenkimal tümörler çoğunlukla köken aldıkları dokuya göre lipoma, fibroma, angioma, osteoma veya leiomyoma gibi adlar alır.

Benign epitelyal tümörlerde adlandırma hem histogeneze hem de yapıya bağlıdır; glandüler yapı oluşturan veya glandlardan gelişen benign epitelyal tümör adenoma, kistik kitle oluşturan adenom kistadenom, parmaksı çıkıntı yapan epitelyal tümör papillom olarak adlandırılır.

Mukozadan lümene doğru gelişen tümörler polip şeklinde görülebilir.

Malign epitelyal tümörler karsinom, malign mezenkimal tümörler sarkomdur.

Glandüler malign epitelyal tümör adenokarsinom, skuamöz epitelden gelişen malign tümör skuamöz hücreli karsinomdur.

Kandaki mezenkimal kökenli hücrelerden gelişen malign neoplaziler lösemi veya lenfoma olarak adlandırılır.

Benign ve malign tümör ayrımı dört ana ölçütle yapılır: diferansiyasyon ve anaplazi, büyüme hızı, lokal invazyon ve metastaz.

Diferansiyasyon, neoplastik hücrelerin köken aldıkları normal hücrelere morfolojik ve işlevsel benzerliğini gösterir.

Benign tümörler genel olarak iyi diferansiyedir; malign tümörler iyi, orta veya az diferansiye olabilir.

Anaplazi diferansiyasyon yokluğudur ve primitif görünümlü, özelleşmemiş hücreleri anlatır.

Anaplastik tümörde pleomorfizm, nükleomegali, hiperkromazi, nükleol belirginliği, artmış ve anormal mitoz, tümör dev hücreleri, nekroz ve polarite kaybı görülebilir.

Bu morfoloji, hücrenin normal doku düzeninden uzaklaşmasının mikroskobik karşılığıdır.

Displazi, özellikle epitelde düzensiz büyümeyi anlatır.

Epitel hücrelerinde uniformite ve oriyantasyon kaybı olur; pleomorfizm, hiperkromazi, nükleer büyüme, polarite kaybı ve mitoz artışı eşlik edebilir.

Tüm kat epitel displazisi karsinoma in situ olarak adlandırılır.

Burada hücreler sitolojik olarak malign görünür, ancak bazal membranı aşmamış ve subepitelyal stromaya invazyon göstermemiştir.

Bu nedenle karsinoma in situ preinvaziv dönemdir.

Tam kat olmayan displazinin etken kesilirse geri dönüşümlü olabileceği belirtilir.

Öğrenmede bu ayrım kritiktir: malign görünümlü epitel değişikliği ile invaziv kanser aynı davranış düzeyi değildir; bazal membranın aşılması davranışı değiştirir.

Büyüme hızı yalnız hücrelerin ne kadar hızlı bölündüğüyle açıklanmaz.

Klinik olarak saptanabilir en küçük kitle yaklaşık 1 gramdır ve en az 30 ikiye katlanma ile 10 üzeri 9 hücreye ulaşır.

Yaşanabilir maksimum tümör kitlesi yaklaşık 10 üzeri 12 hücre, yani 1 kilogram olarak verilir.

Bir tümörün büyüme hızı üç etkene bağlıdır: tümör hücrelerinin iki katına çıkma süresi, çoğalma havuzundaki hücrelerin oranı ve büyüyen lezyondaki hücrelerin dökülme veya kaybedilme hızı.

Büyüme fraksiyonu, proliferasyon havuzundaki hücrelerin tümör hücre popülasyonuna oranıdır.

Tümör büyüdükçe beslenme yetersizliği, apoptoz, diferansiyasyon, G0 fazına dönüş ve hücre kaybı bu oranı düşürebilir.

Lokal invazyon, tümörün komşu dokulara yayılmasıdır.

Benign tümörler koheziv büyüyen kitlelerdir ve malign tümörler gibi invazyon yapmaz.

Yavaş büyüyen benign tümörde çevrede basıya uğrayan bağ dokusundan fibröz kapsül oluşabilir; bu kapsül büyümeyi durdurmaz, fakat kitlenin konak dokudan ayrılmasını ve cerrahi olarak çıkarılmasını kolaylaştırır.

Malign tümörlerin çoğu çıplak gözle invazivdir; çevre dokuyu yıkar, anatomik sınırları tanımaz ve düzensiz sınırlı infiltrasyon gösterir.

Metastaz ise primer tümörle bağlantısı olmayan farklı organlarda saptanan tümör kitlesidir.

Malignitenin kesin kriteri metastazdır ve metastatik yayılım iyileşme olasılığını azaltır.

Metastatik yayılım üç ana yolla gerçekleşebilir.

Birincisi vücut yüzeyleri ve boşluklarına doğrudan ekimdir; malign neoplazm doğal bir boşluğa çıktığında peritoneal kavite başta olmak üzere plevra, perikard, subaraknoid veya eklem boşluklarına ekim yapabilir.

İkincisi lenfatik yayılımdır ve karsinomların başlangıçta sık kullandığı yoldur; sarkomlar da bu yolu kullanabilir.

Üçüncüsü hematojen yayılımdır ve sarkomlar için tipiktir, ancak karsinomlar da hematojen yayılabilir.

Venöz invazyon arteriyel invazyona göre daha kolaydır, çünkü arter duvarı daha kalındır.

Hematojen yayılımda karaciğer ve akciğer sık tutulan organlardır.

Etiyoloji, neoplazinin nedenlerini inceler ve kaynak kanser oluşumunun temelinde genetik hasarı vurgular.

Kimyasallar, radyasyon enerjisi ve mikrobiyolojik ajanlar başlıca karsinojen etkenlerdir; farklı aşamalarda bir arada etkili olabilirler.

Kimyasal karsinojenler doğrudan etkin olabilir veya metabolik aktivasyon gerektiren prokarsinojenler şeklinde bulunabilir.

Reaktif elektrofil gruplar DNA hasarı oluşturarak mutasyonlara ve kansere yol açar; onkogenler ve tümör baskılayıcı genler sık mutasyon hedefleridir.

Ultraviyole ışınları pirimidin dimerleri oluşturarak DNA hasarı yapar; iyonlaştırıcı radyasyon kromozom kırılmaları, translokasyonlar ve mutasyonlar üzerinden genetik hasara neden olabilir.

Viral ve mikrobiyal karsinogenez de genetik ve proliferatif yollar üzerinden işler.

HTLV-1 T hücre proliferasyonunu uyaran sinyalizasyon devrelerini harekete geçirir ve başlangıçta poliklonal olan proliferasyon sekonder mutasyonlarla monoklonal lösemiye ilerleyebilir.

HPV benign siğiller ve servikal kanser etiyolojisinde rol alır; yüksek riskli tip 16 ve 18 serviks ve anogenital kanserlerle ilişkilidir.

HPV E6 ve E7 proteinleri sırasıyla p53 ve Rb işlevlerini nötralize ederek tümör baskılayıcı gen kaybı, siklin aktivasyonu ve apoptoz inhibisyonuna katkıda bulunur.

EBV bazı lenfoma ve karsinomlarla ilişkilidir.

HBV ve HCV hepatosellüler zedelenme, proliferasyon, aktif oksijen türevleri ve kronik enflamasyon aracılığıyla hepatosellüler karsinogenezde rol alır.

H. pylori mide adenokarsinomu ve mide lenfoması patogenezinde suçlanır.

Onkogenez, öldürücü olmayan genetik zedelenmeye dayanır.

Tümör hücrelerindeki genetik değişiklikler normal hücrelere göre büyüme ve hayatta kalma avantajı sağlar.

Kanser klonal bir bozukluktur; tek bir progenitör hücrenin monoklonal çoğalmasıyla meydana gelir.

Genetik zedelenmenin temel hedefleri hücre büyümesini teşvik eden protoonkogenler, hücre büyümesini inhibe eden tümör baskılayıcı genler, programlanmış hücre ölümünü düzenleyen genler ve DNA onarım genleridir.

Protoonkogen değişikliğe uğradığında onkogene dönüşür; tek alleldeki mutasyon transformasyon için yeterli olabildiğinden onkogenler dominant kabul edilir.

Tümör baskılayıcı genlerde ise çoğunlukla iki allelin fonksiyon kaybı gerekir.

RB ve TP53 tümör baskılayıcı genler için temel örneklerdir.

RB proteini G1-S geçişini denetleyerek antiproliferatif etki gösterir; RB yolunun bozulması hücre siklusu denetimini ortadan kaldırır.

TP53 genomun bekçisi olarak bilinir.

DNA hasarı, anoksi veya uygunsuz onkogen sinyalleri olduğunda p53 hücre siklusunu durdurur, DNA onarımına fırsat verir, hasar onarılamazsa hücre yaşlanmasını veya apoptozu başlatır.

İnsan tümörlerinde en sık hasara uğrayan genlerden biridir.

Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada

Neoplazi ve Moleküler Patoloji anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Tıbbi Patoloji dersindeki diğer konular

Bu Konunun Sınavdaki Ağırlığı

Neoplazi ve Moleküler Patoloji konusu Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı Temel Tıp Bilimleri Testi düzeyindeki Tıbbi Patoloji dersine bağlıdır. Bu ders için doğrulanmış bir ağırlık verisi bulunmadığından burada bir oran yayımlamıyoruz.

Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.

SSS

Sık Sorulan Sorular

Neoplazi ve Moleküler Patoloji, Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı Temel Tıp Bilimleri Testi düzeyindeki Tıbbi Patoloji dersinin konularından biridir. Aynı dersin diğer konularına bu sayfanın altındaki konu listesinden geçebilirsiniz.

Bu sayfada konunun ücretsiz özeti ve anlatımın neredeyse tamamı yer alır; yalnızca kapanış bölümü uygulamaya bırakılmıştır. Sesli anlatım, çevrimdışı indirme ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Tıbbi Patoloji dersi için doğrulanmış bir ağırlık verisi bulunmuyor; doğrulanmamış bir oran yayımlamıyoruz. Dersin kapsamını konu listesinden takip edebilirsiniz.

Önce özeti okuyup konunun ne hakkında olduğunu netleştirin, sonra anlatımı baştan sona takip edin. Anlatımı bitirir bitirmez aynı konudan soru çözün: konuyu okumaktan çok, okuduktan hemen sonra hatırlamaya çalışmak kalıcılığı belirler. Bir gün sonra sadece özeti tekrar okumak çoğu konu için yeterli olur.

Tıbbi Patoloji dersi bu sayfadaki konuyla birlikte 2 konu içerir. Tam liste sayfanın altındaki konu bağlantılarında ve dersin kendi sayfasında yer alır; oradan her konunun ücretsiz özetini tek sayfada okuyabilirsiniz.

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı soru çözme rehberi
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et
powered by