TTK'nın ticaret şirketlerine ilişkin genel hükümleri, şirket türlerini yalnızca saymakla kalmaz; her türün hukuk düzenindeki yerini, tüzel kişilik sonuçlarını, sermaye koyma borcunu ve yapısal değişiklikleri birlikte açıklar. Kanuna göre kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketler ticaret şirketidir; kollektif ve komandit şirketler şahıs şirketi, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler sermaye şirketidir. Bütün ticaret şirketleri tüzel kişiliğe sahiptir; bu nedenle ayrı malvarlığı, ticaret unvanı, hak ehliyeti ve borç üstlenebilme kapasitesi kazanırlar. Ultra vires yaklaşımının terk edilmesi, şirketlerin işletme konusu dışında da hak ve borç sahibi olabilmesini sağlar; ancak anonim şirkette temsil yetkisi ve üçüncü kişinin iyi niyeti ayrıca değerlendirilir. Sermaye koyma borcu şirketin kurucu unsurudur; para, alacak, taşınır, taşınmaz ve fikri haklar gibi değerler belirli koşullarla sermaye olabilir. Birleşme, bölünme ve tür değiştirme ise şirketlerin malvarlığı ve ortaklık yapısını koruma ilkeleri içinde değiştiren temel kurumlardır.
SPL Ticaret Hukuku Türk Ticaret Kanununun Ticaret Şirketlerine İlişkin Genel Hükümleri (Madde 124-210) Konu Anlatımı
Türk Ticaret Kanununun Ticaret Şirketlerine İlişkin Genel Hükümleri (Madde 124-210) konusunun özeti ve anlatımı — Sermaye Piyasası Lisanslama Ticaret Hukuku dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Sermaye Piyasası Lisanslama konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Sermaye Piyasası Lisanslama ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
TTK'nın 124-210. maddeleri arasındaki genel hükümler, ticaret şirketleri hukukunun ortak zeminini kurar.
Bu hükümler önce hangi şirketlerin ticaret şirketi sayıldığını belirler: kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketler kanuni tiplerdir.
Bu sayım sınırlı sayı ilkesine dayanır; kişiler bu tiplerin ayırt edici özelliklerini karıştırarak yeni bir ticaret şirketi türü yaratamaz.
Kollektif ve komandit şirketler şahıs şirketi, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler sermaye şirketi niteliğindedir.
Kooperatifler ise ticaret şirketi sayılmakla birlikte bu şahıs şirketi-sermaye şirketi ayrımının dışında tutulur.
TTK'da hüküm bulunmadığında TMK'nın tüzel kişilere, TBK'nın adi ortaklığa ilişkin hükümleri niteliklerine uygun düştüğü ölçüde tamamlayıcı çerçeve olarak devreye girer.
Bu genel hükümlerin ilk önemli sonucu tüzel kişiliktir.
Ticaret şirketleri, adi şirketlerden farklı olarak tüzel kişiliğe sahiptir; bu nedenle ortaklarından ayrı bir hak süjesi olarak malvarlığı edinebilir, ticaret unvanı kullanabilir, hak sahibi olabilir ve borç altına girebilir.
Tüzel kişilik, özellikle anonim şirketlerde, şirketin ortaklardan ayrı değerlendirilmesini sağlar.
Şirketin borcu kural olarak ortağın borcu değildir; ortağın kişisel borcu da şirketin borcu haline gelmez.
Bu ayrım hem sorumluluk hukukunda hem de alacaklıların hangi malvarlığına başvurabileceği konusunda belirleyicidir.
Ticaret şirketinin kendi malvarlığı olması, sermaye koyma borcunun yalnızca iç ilişki değil, şirketin ekonomik işleyişi ve alacaklı güvenliği bakımından da önemli olduğunu gösterir.
TTK m. 125 ile eski ultra vires yaklaşımı terk edilmiştir.
Eski sistemde şirketlerin hak ehliyeti sözleşmede yazılı işletme konusu ile sınırlı görülürken, yeni yaklaşım ticaret şirketlerinin TMK m. 48 çerçevesinde insana özgü nitelikler dışındaki haklardan yararlanabileceğini ve borç üstlenebileceğini kabul eder.
Bu, işletme konusunun tamamen önemsizleştiği anlamına gelmez.
Özellikle anonim şirketlerde esas sözleşmede işletme konusu yer almaya devam eder ve temsil yetkisi bakımından ayrıca sonuç doğurur.
Temsile yetkili kişilerin üçüncü kişilerle işletme konusu dışında yaptığı işlem kural olarak şirketi bağlar; fakat üçüncü kişinin bu durumu bildiği veya bilebilecek durumda olduğu ispatlanırsa sonuç değişebilir.
Esas sözleşmenin ilan edilmiş olması tek başına bu bilgi durumunu ispatlamaya yetmez.
Sermaye koyma borcu, şirket kavramının çekirdek unsurlarından biridir.
Kaynakta şirketin kişi, sözleşme, sermaye, ortak amaç ve ortak amaç uğruna birlikte çalışma unsurlarından oluştuğu anlatılır.
Ticaret hukuku bakımından sermaye, yalnız muhasebedeki pasif kalem değil, şirketin amacına ulaşmak için kullandığı ve kanunda şartları düzenlenen zorunlu değerdir.
Para, alacak, kıymetli evrak, sermaye şirketi payları, fikri mülkiyet hakları, taşınır ve taşınmazlar, ticari işletme ve devredilebilir elektronik değerler sermaye olarak getirilebilir.
Ancak anonim şirketlerde özel kural öne çıkar: üzerinde sınırlı ayni hak, haciz veya tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devredilebilen malvarlığı unsurları ayni sermaye olabilir; hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar anonim şirkete sermaye yapılamaz.
Sermaye taahhüdü iki aşamalı düşünülmelidir.
Şirket sözleşmesiyle veya esas sözleşmeyle taahhüt doğar; sermaye unsurunun şirkete fiilen geçmesi için ise tasarruf aşamasının tamamlanması gerekir.
Taşınmazlarda şirket sözleşmesindeki taahhüt özel şekil şartını ikame eder, fakat şirketin tasarruf edebilmesi için tapu sicilinde gerekli kayıtların yapılması gerekir.
Taşınırlar güvenilir kişiye tevdi edilerek, fikri mülkiyet hakları özel sicile kaydedilerek güvenceye alınır.
Alacak sermaye olarak getirildiğinde tahsil önemlidir; anonim şirkette yalnız muaccel alacaklar sermaye olabilir.
Nakdi sermayede anonim şirketler bakımından payların itibari değerinin en az dörtte biri tescilden önce, kalan kısmı tescilden sonra yirmi dört ay içinde ödenir; çıkarma primlerinin tamamı tescilden önce yatırılır.
Sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi çeşitli yaptırımlara bağlanmıştır.
Şirket borcun ifasını isteyebilir ve eda davası açabilir; gecikme zarara yol açmışsa tazminat talebi de gündeme gelir.
Alacağın sermaye olarak getirildiği hallerde tahsil süresinin aşılması temerrüt faizi sonucunu doğurabilir.
Anonim şirketlere özgü olarak ıskat kurumu önemlidir.
Yönetim kurulu, borcunu yerine getirmeyen pay sahibine ilan yoluyla ihtarda bulunur; ödeme yapılmazsa pay sahibini ilgili paylardan doğan haklarından yoksun bırakabilir, payı satabilir ve varsa pay senetlerini iptal edebilir.
Bu yaptırım yalnız bedeli ödenmeyen paylar bakımından uygulanır.
Esas sözleşmede hüküm varsa temerrüt halinde sözleşme cezası da istenebilir.
Ortakların kişisel alacaklıları konusu, şirket malvarlığı ile ortak malvarlığı ayrımını sınayan bir alandır.
Şahıs şirketlerinde alacaklı, şirket devam ederken borçlu ortağa düşen kar payına, şirket sona ermişse tasfiye payına başvurabilir.
Sermaye şirketlerinde, özellikle anonim şirkette, alacaklı borçlu ortağın kar veya tasfiye payının yanında senede bağlanmış ya da bağlanmamış paylarının haczedilip paraya çevrilmesini isteyebilir.
Ayrıca bütün ticaret şirketlerinde ortağın şirketten olan diğer alacakları haczedilebilir.
Buna rağmen bu özel düzenlemeler, alacaklının borçlu ortağın şirket dışındaki malvarlığına başvurmasını engellemez.
Genel hükümlerin büyük bölümü şirketlerin yapısal değişikliklerine ayrılmıştır.
Birleşme, bölünme ve tür değiştirme; şirketlerin tasfiyeye gidilmeksizin farklı hukuki kalıplara geçmesini sağlayan kurumlardır.
Birleşme devralma veya yeni kuruluş şeklinde olabilir.
Devralma halinde bir şirket diğerini malvarlığıyla birlikte devralır; yeni kuruluşta birden çok şirket yeni kurulan şirkette birleşir.
Geçerli birleşmeler şirket türlerine göre sınırlanmıştır: sermaye şirketleri sermaye şirketleriyle, kooperatiflerle ve devralan olmak şartıyla şahıs şirketleriyle birleşebilir.
Birleşmede ortaklık paylarının ve haklarının korunması esastır; devrolunan şirket ortakları, eski paylarını karşılayacak değerde devralan şirket payı talep edebilir ve gerektiğinde sınırlı denkleştirme ödemesi yapılabilir.
Birleşme süreci görüşmeler, gerekirse ara bilanço, yazılı birleşme sözleşmesi, birleşme raporu, inceleme hakkı, genel kurul onayı, tescil ve ilan aşamalarından oluşur.
Tescil ile devrolunan şirketin aktif ve pasifleri külli halefiyetle devralan şirkete geçer, devrolunan şirket infisah eder ve ortakları devralan şirketin ortağı olur.
Bölünmede ise tam bölünme ve kısmi bölünme ayrımı vardır.
Tam bölünmede şirketin bütün malvarlığı bölümlere ayrılarak başka şirketlere devredilir ve bölünen şirket sona erer.
Kısmi bölünmede malvarlığının bir bölümü devredilir; bölünen şirket yaşamaya devam edebilir.
TTK'ya göre bölünebilecekler sermaye şirketleri ve kooperatiflerle sınırlıdır; örneğin anonim şirket şahıs şirketine bölünemez.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Türk Ticaret Kanununun Ticaret Şirketlerine İlişkin Genel Hükümleri (Madde 124-210) anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Ticaret Hukuku dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Türk Ticaret Kanununun Ticaret Şirketlerine İlişkin Genel Hükümleri (Madde 124-210) konusu Sermaye Piyasası Lisanslama Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey 2 Lisansı Sınav Konuları düzeyindeki Ticaret Hukuku dersine bağlıdır. Bu ders için doğrulanmış bir ağırlık verisi bulunmadığından burada bir oran yayımlamıyoruz.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- TemerrütTakas yükümlülüklerinin süresi içinde yerine getirilmemesidir. Menkul kıymet temerrüdü veya nakit temerrüdü olabilir. Temerrüde düşen taraf için cezai faiz ve yaptırımlar uygulanır.
- BilançoBir işletmenin belirli bir tarihteki varlıklarını, borçlarını ve özkaynaklarını gösteren temel finansal tablodur. Aktif (varlıklar) = Pasif (borçlar + özkaynaklar) eşitliğine dayanır.
- AktifBilançoda işletmenin sahip olduğu varlıkların toplamını ifade eder. Nakit, alacaklar, stoklar, finansal yatırımlar ve duran varlıklar aktif tarafında yer alır.
- PasifBilançoda işletmenin varlıklarının hangi kaynaklarla finanse edildiğini gösteren tarafıdır. Kısa ve uzun vadeli yükümlülükler ile özkaynak pasif içinde yer alır.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
Sık Sorulan Sorular
Ticaret Hukuku dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 1 konu içerir.
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Sermaye Piyasası Lisanslama soru çözme rehberi