Portföy performans ölçümü, getirinin tek başına yeterli olmadığını kabul eder ve getiriyi üstlenilen riskle birlikte yorumlar. Aynı getiriyi sağlayan iki portföyden daha az risk alan portföy daha verimli olabilir; daha yüksek risk alan portföy ise ek getiri üretmiyorsa başarılı sayılmayabilir. Sharpe ölçütü toplam riske göre artık getiriyi, Treynor ölçütü sistematik riske göre artık getiriyi değerlendirir. M2 ölçütü Sharpe mantığını piyasa riski düzeyine taşır; Jensen alfası gerçekleşen getirinin sermaye varlıkları fiyatlama modelinin öngördüğü getiriden farkını gösterir. Sortino aşağı yönlü riske odaklanarak istenmeyen oynaklığı ayırır. Bilgi ölçütü, aktif getiriyi aktif riskle ilişkilendirir. Faktör bazlı analiz ise performansı piyasa, büyüklük, değer, momentum, kalite, likidite, faiz veya kredi gibi risk kaynaklarına ayırarak yöneticinin katkısını daha açık gösterir.
SPL Temel Finans Matematiği ve Değerleme Yöntemleri Portföy Performans Ölçüm Teknikleri Konu Anlatımı
Portföy Performans Ölçüm Teknikleri konusunun özeti ve anlatımı — Sermaye Piyasası Lisanslama Temel Finans Matematiği ve Değerleme Yöntemleri dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Sermaye Piyasası Lisanslama konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Sermaye Piyasası Lisanslama ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Portföy performans ölçümü, yatırım sonucunu yalnız elde edilen getiriyle değerlendirmemek gerektiği fikrine dayanır.
Bir portföy yüksek getiri sağlamış olabilir; fakat bu getiri çok yüksek oynaklık, yoğunlaşma veya sistematik risk alınarak elde edilmişse başarı yorumu değişir.
Tersine daha düşük getirili bir portföy, aynı dönemde çok daha sınırlı riskle çalışmışsa yatırımcı açısından daha verimli kabul edilebilir.
Bu nedenle performans ölçümünde artık getiri, toplam risk, sistematik risk, aşağı yönlü risk, aktif risk ve faktör duyarlılığı gibi kavramlar birlikte kullanılır.
Ölçütün seçimi portföyün amacına, çeşitlendirme düzeyine ve karşılaştırma ölçütünün varlığına bağlıdır.
Sharpe ölçütü, en bilinen riske göre düzeltilmiş performans göstergelerinden biridir.
Portföy getirisinden risksiz faiz oranı çıkarılır ve bulunan artık getiri portföyün standart sapmasına bölünür.
Standart sapma toplam riski temsil ettiği için Sharpe ölçütü, portföyün bir birim toplam risk başına ne kadar fazla getiri sağladığını gösterir.
Bu yönüyle iyi çeşitlendirilmemiş portföylerde de anlamlıdır; çünkü sistematik olmayan risk de standart sapmaya dahildir.
Ancak getirilerin normal dağılmadığı, büyük aşağı yönlü sıçramaların bulunduğu veya portföy getirisinin risksiz faizin altında kaldığı durumlarda yorum daha dikkatli yapılmalıdır.
Sharpe oranı portföyleri sıralamak için yararlıdır, fakat tek başına yatırımcının servetine kaç puan katkı yapıldığını anlatmaz.
Treynor ölçütü de artık getiriyi kullanır, fakat risk ölçüsü olarak standart sapma yerine beta katsayısını esas alır.
Beta, portföyün piyasa hareketlerine duyarlılığını gösteren sistematik risk ölçüsüdür.
Bu nedenle Treynor ölçütü özellikle iyi çeşitlendirilmiş portföylerde anlam kazanır.
Eğer portföyde sistematik olmayan risk büyük ölçüde azaltılmışsa yatırımcının katlandığı esas risk piyasa riski olur ve bir birim beta başına artık getiri daha doğru karşılaştırma sağlar.
Buna karşılık yoğunlaşmış ve çeşitlendirmesi zayıf bir portföyde Treynor iyi görünebilir; çünkü beta düşük olsa bile hisseye özgü oynaklık yatırımcı için hala önemlidir.
Böyle durumlarda Sharpe ile birlikte değerlendirme yapmak gerekir.
M2 ölçütü, Sharpe mantığını daha anlaşılır bir getiri farkına dönüştürür.
Portföyün riski piyasa portföyünün risk düzeyine ayarlanır ve bu ayarlanmış portföyün getirisinin piyasa getirisine göre farkı hesaplanır.
Böylece sonuç soyut bir oran yerine yüzde puan cinsinden yorumlanabilir.
Sortino ölçütü ise toplam oynaklığın tamamını cezalandırmak yerine hedefin veya kabul edilen minimum getirinin altındaki sapmalara odaklanır.
Yatırımcı açısından yukarı yönlü oynaklık istenmeyen risk olmayabileceği için, asimetrik getiri profiline sahip portföylerde Sortino daha açıklayıcı olabilir.
Bu ölçütler aynı portföy hakkında farklı sorular sorar; biri toplam dalgalanmayı, diğeri aşağı yönlü kaybı, bir başkası piyasa riskini merkeze alır.
Jensen alfası, portföy performansını sermaye varlıkları fiyatlama modeli çerçevesinde değerlendirir.
Model, portföyün beta düzeyine göre beklenen getiriyi verir.
Gerçekleşen portföy getirisi bu beklenen getirinin üzerindeyse pozitif alfa, altında kalıyorsa negatif alfa oluşur.
Alfa bu nedenle yöneticinin piyasa riskinin ötesinde katma değer yaratıp yaratmadığını göstermeye çalışır.
Ancak alfa yorumlanırken portföyün çeşitlendirme yapısı ve modelin açıklayamadığı riskler dikkate alınmalıdır.
Yoğunlaşmış portföylerde görülen yüksek alfa bazen gerçek seçim başarısından değil, modelin yakalayamadığı özel risklerden kaynaklanabilir.
Bu yüzden alfa, tek başına kesin yetenek ölçüsü değil, risk modeliyle birlikte okunması gereken farksal getiri göstergesidir.
Aktif yönetimde bilgi ölçütü önemli bir tamamlayıcıdır.
Portföyün karşılaştırma ölçütüne göre sağladığı aktif getiri, bu aktif getirinin oynaklığına bölünür.
Böylece yönetici, endeksten saparak aldığı aktif risk karşılığında ne kadar ek getiri ürettiği açısından değerlendirilir.
Yakalama oranları da yükselen ve düşen piyasa dönemlerinde portföyün endekse göre davranışını gösterir.
Yükselişlerde endeksten daha fazla kazanıp düşüşlerde daha az kaybeden bir portföy güçlü bir profile sahip olabilir.
Fakat bu tür sonuçların hangi risklerden geldiği ayrı analiz gerektirir; çünkü yüksek aktif getiri, yüksek yoğunlaşma veya belirli faktörlere aşırı maruz kalma sonucunda da ortaya çıkabilir.
Faktör bazlı performans analizi bu ayrıştırmayı yapmaya çalışır.
Portföyün getirisi, piyasa riski, büyüklük, değer, momentum, volatilite, likidite, kalite, enflasyon, faiz oranı veya kredi gibi risk faktörleriyle ilişkilendirilir.
Her faktör için uzun kısa portföyler veya temsilci getiriler oluşturulur; sonra portföy getirisi bu faktörlere duyarlılık açısından incelenir.
Duyarlılık katsayısı, portföyün ilgili faktöre ne kadar açık olduğunu gösterir.
Örneğin pozitif büyüklük duyarlılığı küçük ölçekli şirketlere yönelimi, negatif değer duyarlılığı büyüme odaklı hisselerin ağırlığını gösterebilir.
Bu analiz, getirinin ne kadarının sistematik risk faktörlerinden, ne kadarının yönetici seçimi veya açıklanamayan özel etkilerden geldiğini ayırır.
Portföy performansının bileşenleri genellikle risk faktörü etkisi, zamanlama veya alfa etkisi ve yoğunlaşma etkisi olarak düşünülebilir.
Risk faktörü etkisi, portföyün ödüllendirilen sistematik risklere maruz kalmasından doğar.
Alfa veya zamanlama etkisi, yöneticinin faktörlerin ötesinde değer yaratma iddiasını temsil eder.
Hata terimi veya açıklanamayan bölüm ise portföyün yoğunlaşması ve hisseye özgü riskleriyle ilişkilendirilebilir.
İyi çeşitlendirilmiş portföylerde sistematik riskler daha baskın hale gelir; yoğun portföylerde spesifik risk yükselir.
Bu nedenle başarılı performans değerlendirmesi tek ölçüte bağlanmaz.
Sharpe, Treynor, M2, Sortino, Jensen alfası, bilgi ölçütü ve faktör analizi birlikte kullanıldığında, portföyün sadece ne kadar kazandığı değil, kazancı hangi riskleri alarak ürettiği de anlaşılır.
Performans ölçütlerinin doğru kullanımı için ölçüm ufku ve portföy amacı açık olmalıdır.
Kısa dönemli dalgalanma, uzun vadeli stratejinin başarısını gizleyebilir; uzun dönemli ortalama ise yakın dönemde artan riski maskeleyebilir.
Karşılaştırma ölçütü olan aktif fonlarda bilgi ölçütü ve aktif risk daha anlamlıdır; mutlak getiri hedefleyen portföylerde Sharpe, Sortino ve M2 daha doğrudan fikir verebilir.
Beta temelli ölçütler, piyasa riskinin doğru temsil edildiği varsayımına dayanır.
Eğer portföy faiz, kredi, likidite veya belirli hisse faktörlerine yoğun biçimde açıksa, tek beta ile açıklama yetersiz kalır.
Faktör bazlı analiz bu nedenle performans ölçümünü yalnız sonuca değil, sonucun kaynağına taşır.
Sağlıklı değerlendirme, yüksek getirinin kalıcı risk primi mi, doğru zamanlama mı, yoğun pozisyon şansı mı yoksa açıklanamayan özel risk mi olduğunu ayırmaya çalışır.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Portföy Performans Ölçüm Teknikleri anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Temel Finans Matematiği ve Değerleme Yöntemleri dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Portföy Performans Ölçüm Teknikleri konusu Sermaye Piyasası Lisanslama Kredi Derecelendirme Lisansı Sınav Konuları düzeyindeki Temel Finans Matematiği ve Değerleme Yöntemleri dersine bağlıdır. Bu ders için doğrulanmış bir ağırlık verisi bulunmadığından burada bir oran yayımlamıyoruz.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- VolatiliteVolatilite, bir menkul kıymetin getirisindeki dalgalanmanın (oynaklığın) derecesini ölçen istatistiksel göstergedir. Genellikle getirilerin standart sapması ile ifade edilir ve yüksek volatilite, fiyatın geniş bir aralıkta hareket ettiğini, dolayısıyla riskin yüksek olduğunu gösterir. Geçmiş fiyatlardan hesaplanan tarihsel volatilite ile opsiyon fiyatlarından türetilen zımni (implied) volatilite olarak ayrılır.
- LikiditeBir varlığın fiyatında önemli bir değişiklik olmadan hızlıca nakde dönüştürülebilme kolaylığıdır. İşlem hacmi yüksek menkul kıymetler daha likit kabul edilir.
- PozisyonYatırımcının bir sermaye piyasası aracındaki net tutumunu ifade eder. Uzun pozisyon (long) varlığın satın alındığı, kısa pozisyon (short) varlığın açığa satıldığı durumu gösterir.
- BetaBir menkul kıymetin piyasa portföyüne göre sistematik riskini ölçen katsayıdır. Beta = 1 ise piyasayla aynı hareket, Beta > 1 ise daha volatil, Beta < 1 ise daha az volatildir.
- Sharpe OranıBir yatırımın risk başına elde ettiği fazla getiriyi ölçen performans göstergesidir. (Portföy getirisi - Risksiz faiz) / Standart sapma formülüyle hesaplanır. Yüksek Sharpe oranı daha iyi risk-getiri dengesini gösterir.
- EnflasyonGenel fiyat düzeyinin sürekli ve önemli ölçüde artmasıdır. TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) ve ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) ile ölçülür. Merkez bankası enflasyon hedeflemesi politikası uygular.
- Faiz OranıParanın kullanım bedelidir. Nominal faiz oranı piyasada gözlenen oran, reel faiz oranı enflasyondan arındırılmış orandır. Fisher denklemi ile aralarındaki ilişki formüle edilir.
- Sistematik RiskPiyasanın tamamını etkileyen, çeşitlendirme ile ortadan kaldırılamayan risk türüdür. Faiz oranı riski, enflasyon riski, kur riski ve politik risk sistematik risklere örnektir. Beta katsayısı ile ölçülür.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
Sık Sorulan Sorular
Temel Finans Matematiği ve Değerleme Yöntemleri dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 10 konu içerir.
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Sermaye Piyasası Lisanslama soru çözme rehberi