Finansal varlıklar temel olarak getiri ve risk özellikleriyle değerlendirilir. Getiri, dönemsel gelir ile fiyat değişiminden doğan sermaye kazancı veya kaybının toplam etkisidir. Tek dönem için elde tutma getirisi kullanılırken, çok dönemli performansta aritmetik ve geometrik ortalama farklı sonuçlar verir; bileşik etki nedeniyle geometrik getiri uzun dönem performansını daha gerçekçi özetler. Portföye para giriş ve çıkışları varsa para ağırlıklı getiri, portföy yöneticisinin performansı ayrıştırılacaksa zaman ağırlıklı getiri önem kazanır. Risk, beklenen getiriden sapma olasılığıdır ve genellikle varyans veya standart sapma ile ölçülür. Yalnız olumsuz sapmalar dikkate alınmak istendiğinde semivaryans kullanılır. Portföy riskinde tekil varlık riskleri kadar kovaryans ve korelasyon belirleyicidir. Risk ile beklenen getiri arasında pozitif ilişki vardır; yatırımcının fazladan aldığı risk için talep ettiği ek getiri risk primi olarak adlandırılır.
SPL Temel Finans Matematiği ve Değerleme Yöntemleri Getiri ve Risk Konu Anlatımı
Getiri ve Risk konusunun özeti ve anlatımı — Sermaye Piyasası Lisanslama Temel Finans Matematiği ve Değerleme Yöntemleri dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Sermaye Piyasası Lisanslama konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Sermaye Piyasası Lisanslama ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Getiri ve risk, finansal varlıkların değerlendirilmesinde kullanılan iki temel özelliktir.
Fiziksel bir varlık seçilirken malzeme, boyut, renk veya kullanım özellikleri gibi çok sayıda unsur dikkate alınabilir.
Finansal varlıkta ise kararın ana ekseni, varlığın ne kadar getiri sağlayabileceği ve bu getirinin ne kadar belirsizlik taşıdığıdır.
Bu nedenle yatırım analizi, farklı araçları aynı düzlemde karşılaştırabilmek için getiri ve riski ölçülebilir hale getirir.
Ortalama ve varyans kullanımının arkasında çoğu zaman getirilerin normal dağıldığı varsayımı bulunur; bu varsayım, varlıkların ortalama ve risk ölçüleriyle sade biçimde analiz edilmesini sağlar.
Getiri, bir finansal varlığın yatırımcıya sağladığı toplam kazanç veya kaybı ifade eder.
Bu kazanç iki kaynaktan doğabilir.
Birincisi, hisse senedinde temettü veya tahvilde faiz gibi dönemsel gelirlerdir.
İkincisi, varlığın fiyatındaki artış ya da azalıştan kaynaklanan sermaye kazancı veya kaybıdır.
Tek bir dönem için hesaplanan getiri elde tutma getirisi olarak adlandırılır.
Yatırımcı dönem başında aldığı varlığı dönem sonunda daha yüksek fiyattan satmış ve bu sırada gelir elde etmişse getirisi fiyat artışı ile dönemsel gelirin başlangıç fiyatına oranlanmasıyla bulunur.
Çok dönemli getirilerde hesaplama seçimi önem kazanır.
Aritmetik getiri, dönemsel getirilerin basit ortalamasıdır.
Gelecek tek bir dönem için beklenen getiri tahmini yapılırken kullanışlıdır, çünkü her dönemi aynı ağırlıkla ele alır.
Ancak yatırım uzun süre elde tutulduğunda ve kazançlar yeniden yatırıma yönlendirildiğinde aritmetik ortalama gerçek servet değişimini olduğundan yüksek gösterebilir.
Özellikle getirilerin bir kısmı negatif, bir kısmı pozitif ve değerler birbirinden çok farklıysa aritmetik ortalama ile gerçekleşen bileşik sonuç arasındaki fark büyür.
Geometrik getiri, bileşik getiriyi dikkate alan ortalama getiri ölçüsüdür.
Her dönemin sonunda oluşan değer sonraki dönemin başlangıç değeri haline geldiği için çok dönemli performansı özetlemede daha anlamlıdır.
Genel olarak geometrik ortalama, aritmetik ortalamaya eşit veya ondan küçüktür; eşitlik ancak tüm dönem getirileri aynı olduğunda ortaya çıkar.
Bu farkın temel nedeni oynaklıktır.
Getiriler ne kadar değişkense, aritmetik ve geometrik ortalama arasındaki mesafe o kadar açılır.
Bu nedenle kısa dönem tahminlerinde aritmetik, uzun dönem gerçekleşmiş performansı özetlemede geometrik yaklaşım daha dikkatli yorumlanmalıdır.
Portföy performansı ölçülürken yatırımcının dönem içinde portföye para eklemesi veya portföyden para çekmesi sonucu etkileyebilir.
Para ağırlıklı getiri, nakit giriş ve çıkışlarının zamanlamasını dikkate alır ve iç verim oranı mantığıyla yatırımcının kendi para akışlarına göre gerçekleşen getiriyi gösterir.
Buna karşılık zaman ağırlıklı getiri, portföy yöneticisinin performansını yatırımcının para yatırma veya çekme kararlarından ayrıştırmaya çalışır.
Portföy performansı değerlendirilirken hangi getiri ölçüsünün kullanıldığı bu yüzden önemlidir.
Yanlış ölçü, yöneticinin başarısını ya da yatırımcının gerçek deneyimini hatalı gösterebilir.
Getiri hesabında nominal ve reel ayrımı da gözden kaçırılmamalıdır.
Nominal getiri, para birimiyle ifade edilen görünen getiridir.
Reel getiri ise satın alma gücündeki değişimi dikkate alır.
Enflasyon yüksekse nominal getiri pozitif olsa bile reel getiri düşük veya negatif olabilir.
Vergi öncesi ve vergi sonrası getiri ayrımı da benzer biçimde önemlidir.
Yatırımcının elinde kalan getiri, vergi ve işlem maliyetleri sonrasında belirlenir.
Brüt getiri, portföy yönetim giderleri veya diğer maliyetler düşülmeden önceki değeri; net getiri ise yatırımcı açısından daha gerçekçi sonucu gösterir.
Risk, finansal varlığın gerçekleşen getirisinin beklenen getiriden sapma olasılığıdır.
Günlük dilde risk çoğu zaman yalnız olumsuz olay anlamında kullanılır; finansal ölçümde ise getiri dağılımının beklenen değerin etrafında ne kadar değişken olduğu önemlidir.
En yaygın risk ölçüsü varyans ve onun karekökü olan standart sapmadır.
Varyans, getirilerin ortalamadan sapmalarının karelerinin ortalamasıdır; standart sapma ise bu sapmayı getiriyle aynı birimde ifade eder.
Standart sapma yükseldikçe varlığın getirilerini tahmin etmek güçleşir ve varlık daha riskli kabul edilir.
Bazı durumlarda yatırımcıyı asıl ilgilendiren toplam oynaklık değil, hedefin altında kalma riskidir.
Bu durumda aşağı yönlü sapma veya semivaryans kullanılır.
Semivaryans, yalnız belirlenen hedef getirinin altındaki sonuçları dikkate alır.
Standart sapma hem yukarı hem aşağı sapmayı risk sayarken, semivaryans kötü sonuçlara odaklanır.
Buna rağmen standart sapma finansal modellerde yaygın kalmıştır, çünkü hesaplanması, yorumlanması ve modellemesi daha yerleşiktir.
Hangi ölçünün kullanılacağı, analizde riskin nasıl tanımlandığına bağlıdır.
Portföy riskinde tek tek varlıkların risklerini bilmek yeterli değildir.
Portföyün beklenen getirisi varlık getirilerinin ağırlıklı ortalaması olarak doğrusal biçimde hesaplanabilir; fakat portföy riski bu kadar basit değildir.
Çünkü portföydeki varlıkların birlikte nasıl hareket ettiği sonucu değiştirir.
Kovaryans, iki varlığın getirilerinin birlikte hareketini ölçer.
Korelasyon katsayısı ise bu ilişkinin yönünü ve gücünü daha anlaşılır biçimde, eksi bir ile artı bir aralığında gösterir.
Pozitif korelasyon varlıkların aynı yönde hareket etme eğilimini, negatif korelasyon ters yönde hareket etme eğilimini ifade eder.
Korelasyonun düşmesi çeşitlendirme etkisini güçlendirir.
İki varlık aynı beklenen getiriye sahip olsa bile aralarındaki korelasyon düşük veya negatifse portföyün toplam riski tekil risklerin ağırlıklı toplamından daha düşük olabilir.
Kaynakta verilen örneklerde, riskli bir varlığın portföye eklenmesi getiriyi artırırken toplam riski azaltabilmektedir; bunun nedeni varlıklar arasındaki negatif veya düşük korelasyondur.
Bu nedenle iyi portföy seçimi yalnız yüksek getirili varlıkları seçmek değil, birbirleriyle birlikte nasıl davrandıklarını da analiz etmektir.
Risk ve beklenen getiri arasında pozitif ilişki vardır.
Etkin piyasa mantığında yatırımcı, daha yüksek risk üstlenmeden daha yüksek beklenen getiri elde etmeyi bekleyemez.
Fazladan üstlenilen risk karşılığında talep edilen ek getiri risk primi olarak adlandırılır.
Hazine bonosu gibi çok kısa vadeli ve geri ödenmeme riski bulunmadığı varsayılan araçlarda risk priminin olmadığı kabul edilebilirken, vadesi uzayan devlet tahvillerinde faiz oranı değişimlerinden kaynaklanan vade riski doğar.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Getiri ve Risk anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Temel Finans Matematiği ve Değerleme Yöntemleri dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Getiri ve Risk konusu Sermaye Piyasası Lisanslama Kurumsal Yönetim Derecelendirme Lisansı Sınav Konuları düzeyindeki Temel Finans Matematiği ve Değerleme Yöntemleri dersine bağlıdır. Bu ders için doğrulanmış bir ağırlık verisi bulunmadığından burada bir oran yayımlamıyoruz.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- TemettüŞirketlerin dönem karından ortaklarına dağıttığı pay alma hakkıdır. Nakit veya pay olarak dağıtılabilir. Halka açık şirketlerde kar dağıtım politikası KAP üzerinden kamuya açıklanır.
- Hazine BonosuT.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ihraç edilen, vadesi 1 yıldan kısa kamu borçlanma aracıdır. Devlet garantisi taşıdığı için en düşük riskli yatırım araçlarından biridir.
- EnflasyonGenel fiyat düzeyinin sürekli ve önemli ölçüde artmasıdır. TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) ve ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) ile ölçülür. Merkez bankası enflasyon hedeflemesi politikası uygular.
- Faiz OranıParanın kullanım bedelidir. Nominal faiz oranı piyasada gözlenen oran, reel faiz oranı enflasyondan arındırılmış orandır. Fisher denklemi ile aralarındaki ilişki formüle edilir.
- Standart SapmaVerilerin ortalamadan ne kadar saptığını ölçen istatistiksel göstergedir. Finans alanında bir varlığın getiri dağılımının riskini ölçmek için kullanılır. Yüksek standart sapma yüksek risk anlamına gelir.
- Risk PrimiYatırımcının risksiz getiri oranının üzerinde riskli bir varlıktan talep ettiği ek getiri oranıdır. Piyasa risk primi CAPM modelinde kullanılır.
- Korelasyonİki değişken arasındaki doğrusal ilişkinin yönünü ve gücünü -1 ile +1 arasında ölçen istatistiksel göstergedir. Portföy çeşitlendirmesinde düşük korelasyonlu varlıklar tercih edilir.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
Sık Sorulan Sorular
Temel Finans Matematiği ve Değerleme Yöntemleri dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 10 konu içerir.
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Sermaye Piyasası Lisanslama soru çözme rehberi