Atatürk sonrası dönem, İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanlığı ve II. Dünya Savaşı şartlarının Türkiye’ye yüklediği baskılar üzerinden anlaşılmalıdır. İnönü 1938’de ikinci cumhurbaşkanı seçilmiş, CHP’de değişmez genel başkan ve Millî Şef olmuştur. Türkiye, savaş boyunca tarafsız kalmaktan çok savaş dışında kalma siyaseti izlemiş; toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını korumayı öncelemiştir. 1939 Ankara Antlaşması, Montreux rejiminin uygulanması, Almanya ile ticaret ve saldırmazlık ilişkileri, 1943’ten sonra Müttefik baskısı, Kahire görüşmeleri ve 1945’te Almanya ile Japonya’ya savaş ilanı bu denge politikasının aşamalarıdır. İçeride Köy Enstitüleri, savaş ekonomisi, Varlık Vergisi, Toprak Mahsulleri Vergisi, karne uygulaması ve Dörtlü Takrir-Demokrat Parti süreci dönemin siyasal ve toplumsal sonuçlarını gösterir. Bu tablo, dış politika başarısı ile iç yüklerin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Ayrıntılar, denge siyasetinin bedelleriyle birlikte öğrenilmelidir.
Atatürk Sonrası Dönem Konu Anlatımı
Atatürk Sonrası Dönem konusunun özeti ve anlatımı — KPSS Lisans Tarih dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
KPSS Lisans konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
KPSS Lisans ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Atatürk Sonrası Dönem, yalnız Atatürk’ün ölümünden sonra kimin cumhurbaşkanı olduğu sorusuyla açıklanamaz.
Bu dönem, İsmet İnönü’nün liderliği altında Türkiye’nin II.
Dünya Savaşı’nın askeri, diplomatik ve ekonomik baskıları arasında ayakta kalma çabasıdır.
İnönü, Atatürk’ün ölümünden sonra 1938’de TBMM tarafından Türkiye’nin ikinci cumhurbaşkanı seçildi.
CHP’nin I. Olağanüstü Kurultayında değişmez genel başkan seçilerek Millî Şef unvanını aldı.
Bu siyasi konum, savaş şartlarında kararların güçlü bir merkezden yürütüldüğünü gösterir.
II.
Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’nin temel hedefi toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını korumaktı.
Kaynak, Türkiye’nin savaşta tarafsız kalmadığını, yalnızca savaş dışında kaldığını özellikle belirtir.
Bu ayrım önemlidir; çünkü Ankara dış politikayı savaşın gidişine göre ayarlamış, hangi blok güç kazanıyorsa onun baskısını dikkate almak zorunda kalmıştır.
1939-1942 arasında baskı daha çok Mihver Devletler’den gelirken, savaşın üstünlüğünün Müttefiklere geçtiği 1943-1945 arasında ABD, İngiltere ve Sovyetler Birliği Türkiye üzerinde daha yoğun baskı kurmuştur.
Türkiye’nin politikası bu nedenle sabit bir uzak durma değil, şartlara göre denge kurma siyasetidir.
19 Ekim 1939’da Ankara’da Türk-Fransız-İngiliz Karşılıklı Yardım Antlaşması imzalandı.
Ancak İtalya’nın 10 Haziran 1940’ta savaşa girmesi üzerine İngiliz ve Fransız büyükelçileri Türkiye’den İtalya’ya savaş ilan etmesini ve üslerini Müttefiklere açmasını istedi.
Türkiye bu isteği kabul etmedi; çünkü antlaşmada vad edilen yardımlar yapılmamış, Fransa Almanya karşısında savaş dışı kalma noktasına gelmiş ve İngiltere’nin Türkiye’ye etkili yardım sağlayamayacağı düşünülmüştü.
Bu örnek, Türkiye’nin antlaşmalarını yok saymadığını, fakat savaşa girmeyi askeri hazırlık ve güvenlik koşullarına bağladığını gösterir.
Boğazlar meselesi de denge siyasetinin merkezindeydi.
SSCB ve İngiltere, Türkiye’den 1936 Montreux Sözleşmesi’ni tam olarak uygulayarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarını savaş gemilerine kapalı tutmasını istiyordu.
Türkiye bu çizgiyi koruyarak İngiltere, Almanya ve SSCB arasında denge siyaseti yürüttü.
Almanya ile ekonomik ilişkilerde krom önemli bir araç hâline geldi.
18 Mart 1940’ta Almanya ile ticaret antlaşması yapıldı, başlangıçta silah üretiminde önemli olan krom antlaşmanın dışında tutuldu.
Almanya’nın SSCB’ye saldırmasından sonra krom ticarete dahil edildi; Almanya güç kaybedince Nisan 1944’te krom sevkiyatı durduruldu.
Almanya’nın 1941’de Balkanlarda ilerlemesi Türkiye’yi doğrudan güvenlik tedbirleri almaya itti.
İstanbul ve batı sınırındaki illerde sıkıyönetim ilan edildi.
Bu tedbirlerin Bulgaristan’a yönelik olmadığını göstermek için 17 Şubat 1941’de Bulgaristan ile Saldırmazlık Antlaşması imzalandı.
18 Haziran 1941’de Türkiye ile Almanya arasında Türk-Alman Saldırmazlık Antlaşması yapıldı.
Almanya’nın Sovyetler Birliği’ne saldırmasıyla Türkiye, aynı anda iki büyük güç tarafından sıkıştırılma ihtimalini anlatan Polonya Sendromu’ndan uzaklaşmış oldu.
Bu gelişmeler, Türkiye’nin savaşa girmeden sınır güvenliğini korumaya çalıştığını gösterir.
1943 yılı Türkiye üzerindeki Müttefik baskısının arttığı dönemdir.
Stalingrad’da Alman ordularının yenilmesi ve Müttefiklerin Kuzey Afrika ile İtalya’da ilerlemesi dengeleri değiştirdi.
30 Ocak 1943’te İngiltere Başbakanı Churchill Adana’ya gelerek İnönü ile görüştü; Türkiye Müttefiklere yaklaşsa da savaş dışında kalmayı başardı.
Ekim 1943 Moskova Konferansı’nda Türkiye’nin yıl bitmeden savaşa girmesi gerektiği dile getirildi.
I. Kahire Konferansı’nda Müttefikler Türk heyetinden üs ve savaşa katılım istedi; Türk heyeti yeterli yardım yapılmadıkça savaşa girilemeyeceğini belirtti.
II.
Kahire Konferansı’nda İnönü, Roosevelt ve Churchill ile görüştü.
Ağır baskı karşısında Türkiye savaşa katılmayı ilke olarak kabul etti, fakat askerî malzeme ve teçhizatın tamamlanmasını ve ortak hareket planının belirlenmesini ön koşul saydı.
1944 başlarında Türk ve İngiliz askerî yetkililerinin çalışmaları sonuç vermedi; Müttefik yardımları durdu ve ilişkiler gerildi.
Türkiye daha sonra Müttefiklerle ilişkileri düzeltmek için Almanya’ya krom sevkiyatını durdurdu, Alman gemilerinin Boğazlardan geçmesini engelledi, 2 Ağustos 1944’te Almanya ile diplomatik ve ekonomik ilişkileri kesti.
Japonya ile ilişkiler 6 Ocak 1945’te kesildi.
23 Şubat 1945’te Almanya ve Japonya’ya savaş ilan edildi; kaynak bu savaş ilanının politik bir ifade olarak kaldığını belirtir.
Bu dış politika çizgisinin başarısı, Türkiye’nin savaşa fiilen girmeden savaş sonrası düzene katılma hesabında görülür.
San Francisco Konferansı’na katılmak ve Birleşmiş Milletler Teşkilatının asil üyeleri arasında yer alabilmek için Almanya ve Japonya’ya savaş ilan edilmesi, askeri bir cephe açmaktan çok diplomatik konum alma anlamına gelir.
Bu nedenle Atatürk sonrası dönemde dış politika, yalnız “savaşa girilmedi” cümlesiyle özetlenemez.
Türkiye bir yandan Müttefiklerin yardım ve üs taleplerini, diğer yandan Almanya ile ekonomik ilişkileri, Boğazların statüsünü ve Sovyet baskısını aynı anda yönetmeye çalışmıştır.
Savaş dışı kalmak Türkiye’yi savaşın yükünden tamamen kurtarmadı.
İnönü döneminin büyük kısmı savaş içinde geçti ve genç kuşaklar uzun süre silah altında tutuldu.
17 Nisan 1940’ta Köy Enstitüleri Kanunu çıkarıldı; amaç kısa zamanda öğretmen yetiştirmek ve kırsal kesimde ilköğretim öğretmeni sorununu çözmekti.
Mayıs 1944’te Almanya’nın yenilgisinin kesinleştiği ortamda Irkçılık-Turancılık davası açıldı ve bazı Turancılar tutuklandı.
Basına yönelik kapatmalar da yaşandı.
11 Haziran 1945 tarihli Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu üzerindeki tartışmalar ise Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü’nün Dörtlü Takrir’i vermesine, ardından Demokrat Partinin kurulmasına giden süreci başlattı.
Ekonomide savaşın etkisi ağır oldu.
Dış ticaret kesintiye uğradı, İstanbul ve İzmir limanlarının dış ticarete kapanması ithalat ve ihracatı durgunlaştırdı.
Sanayi yatırım programları yürütülemedi; makine ve yedek parça getirilemediği için II.
Beş Yıllık Sanayi Planı uygulanamadı.
Bütçenin büyük kısmı askerî harcamalara ayrıldı; bir milyon kişilik ordunun masrafları üstlenildi.
Köylü nüfusun önemli bölümünün silah altına alınması tarımsal üretimi düşürdü; kaynak 1941’de buğday üretiminin yaklaşık yüzde kırk azaldığını belirtir.
Buna karşılık fiyat artışları bazı sanayici, tüccar ve büyük toprak sahipleri için yüksek kazançlar doğurdu.
Dönemin iç siyasetini dış politikadan ayırmamak gerekir.
Savaş dışı kalma kararı, cepheye asker göndermemek anlamında bir rahatlama sağlasa da seferberlik, bütçe öncelikleri, basın üzerindeki baskı ve yeni vergiler toplumun gündelik hayatını belirledi.
Bu yüzden İnönü döneminde hem devletin savaşın dışında kalma becerisi hem de savaş koşullarının demokrasi, ekonomi ve toplumsal refah üzerindeki daraltıcı etkisi birlikte görülür.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Atatürk Sonrası Dönem anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Tarih dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Atatürk Sonrası Dönem konusu KPSS Lisans Genel Kültür düzeyindeki Tarih dersine bağlıdır. Bu ders için doğrulanmış bir ağırlık verisi bulunmadığından burada bir oran yayımlamıyoruz.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)KPSS Lisans (Genel Yetenek-Genel Kültür) sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav Takvimi2026 KPSS Lisans GY-GK sınav, başvuru ve sonuç tarihleri (resmî takvim).
- KPSS Başvuru — Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- KPSS KılavuzuResmî KPSS kılavuzu: başvuru koşulları, ücret ve sınav bilgileri.
- 2026 KPSS DuyurularıÖSYM 2026 KPSS ana sayfası ve güncel duyurular.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiKPSS sonuç sorgulama ve sonuç belgesi doğrulama.
Sık Sorulan Sorular
Tarih dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 21 konu içerir.
- İslamiyet Öncesi Türk Tarihi
- İlk Türk-İslam Devletleri ve Beylikleri
- Osmanlı Devleti Kuruluş ve Yükselme Dönemleri
- Duraklama Dönemi (XVII. Yüzyıl)
- Gerileme Dönemi (XVIII. Yüzyıl)
- Dağılma Dönemi (XIX. Yüzyıl)
- XX. Yüzyılda Osmanlı Devleti
- Osmanlı Devleti'nde Kültür ve Uygarlık
- Cemiyetler ve Kongreler Dönemi
- I. TBMM Dönemi
- Kurtuluş Savaşı Cepheleri (Muharebeler Dönemi)
- Atatürk'ün Hayatı ve Kişiliği
- Atatürk İnkılapları
- Partiler ve Partileşme Dönemi (İç Politika)
- Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası
- Atatürk İlkeleri
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
KPSS Lisans soru çözme rehberi