KPSS Lisans · Tarih

XX. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı

XX. Yüzyılda Osmanlı Devleti konusunun özeti ve anlatımı — KPSS Lisans Tarih dersi. Özet her zaman ücretsiz.

Kısaca

XX. yüzyılda Osmanlı Devleti, siyasi dağılmayı önleme arayışı, savaşlar ve ekonomik bağımlılık baskısı içinde değerlendirilmelidir. Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük ve Batıcılık fikir akımları devleti kurtarma amacında birleşse de farklı dayanaklara yönelmiştir. II. Meşrutiyet, Reval Görüşmeleri’nin yarattığı paylaşılma endişesi ve İttihat ve Terakki baskısıyla 1908’de Kanun-ı Esasi’nin yeniden yürürlüğe girmesiyle başlamış; çok partili hayat, 31 Mart Vakası ve 1909 anayasa değişiklikleriyle siyasi alanı dönüştürmüştür. Trablusgarp ve Balkan Savaşları Osmanlı’nın toprak kaybını ve askeri zayıflığını hızlandırmıştır. I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı, Kafkas, Kanal, Çanakkale, Irak, Hicaz-Yemen ve Suriye-Filistin cephelerinde mücadele etmiş; gizli antlaşmalar ve Mondros Ateşkesi imparatorluğun paylaşılma sürecini açık hâle getirmiştir. Konunun özü, bu olayları dağılma sürecinin birbirine bağlı halkaları olarak okumaktır. Böylece kronoloji, neden-sonuç ilişkisiyle anlam kazanır.

Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.

Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış

KPSS Lisans konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.

KPSS Lisans ders notları PDF’ini indir

Konu Anlatımı

XX.

Yüzyılda Osmanlı Devleti konusu, imparatorluğun son dönemini yalnız ardı ardına gelen savaşlar olarak değil, siyasi çözülme, fikir arayışı, ekonomik bağımlılık ve dünya savaşının baskısı içinde anlamayı gerektirir.

Kaynak, bu dönemde Osmanlı Devleti’nin siyasi, sosyal ve ekonomik durumunu; I. Dünya Savaşı sürecindeki askeri ve sosyal şartlarını; savaşın Osmanlı ve Batılı devletler açısından sonuçlarını birlikte ele alır.

Bu nedenle konuya başlarken temel soru şudur: Osmanlı Devleti dağılmayı önlemek için hangi yolları denedi, bu yollar neden kalıcı sonuç veremedi ve savaşlar bu çözülmeyi nasıl hızlandırdı?

Dağılmayı önleme amacıyla ortaya çıkan fikir akımları aynı probleme farklı cevaplar verir.

Osmanlıcılık, Osmanlı topraklarında yaşayan milletleri dil, din ve ırk ayrımı gözetmeden hak ve ödevler bakımından eşitlemeyi ve bir Osmanlı milleti oluşturmayı hedefler.

İslamcılık, Müslümanların coğrafya, kültür ve milliyet farkı gözetilmeksizin halife etrafında bütünleşmesi gerektiğini savunur.

Türkçülük, kurtuluşun Türk milliyetçiliğiyle ve Osmanlı topraklarında yaşayan Türklerde milli bilincin uyandırılmasıyla sağlanacağını düşünür.

Batıcılık ise Batı medeniyetindeki modern gelişmelerin her alanda izlenmesi gerektiğini vurgular.

Ortak amaç devleti yaşatmaktır; ayrıldıkları nokta, bu amaca hangi kimlik ve kurum üzerinden ulaşılacağıdır.

II.

Meşrutiyet bu arayışların siyasi alandaki en önemli dönemeçlerinden biridir.

Jön Türkler olarak anılan aydınların muhalefeti, Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti çatısı altında devam etti.

İttihatçılar, ıslahat yapılmazsa elde kalan Balkan topraklarının da kaybedileceğini düşünüyordu.

1908’de İngiltere ve Rusya arasında gerçekleşen Reval Görüşmeleri, Rumeli’de Osmanlı varlığının sona ereceği ve devletin paylaşılacağı kaygısını artırdı.

İttihat ve Terakki Cemiyeti baskısını yükseltti; Enver, Niyazi ve Eyüp Sabri Beylerin komuta ettiği birlikler Makedonya’da isyan etti.

Bunun üzerine II.

Abdülhamit, 1908’de Meşrutiyet’i yeniden ilan ederek Kanun-ı Esasi’yi tekrar yürürlüğe koymak zorunda kaldı.

II.

Meşrutiyet’in ilanı, Osmanlı siyasi hayatında çoğulcu bir alan açtı.

İttihat ve Terakki dışında Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Osmanlı Ahrar Fırkası ve İttihad-ı Muhammedi Fırkası gibi siyasi fırkalar kuruldu; böylece Osmanlı tarihinde ilk defa çok partili hayata geçildi.

Ancak aynı dönemde Bulgaristan’ın bağımsızlığını ilan etmesi, Bosna-Hersek’in Avusturya tarafından işgal edilmesi ve Girit’in Yunanistan’a bağlanması rejime karşı muhalefeti güçlendirdi.

13 Nisan 1909’daki 31 Mart Vakası, yönetimi değiştirmeye yönelik ilk isyan olarak ortaya çıktı.

İsyan, Mahmut Şevket Paşa komutasında ve kurmay başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı Hareket Ordusu tarafından bastırıldı.

Ardından II.

Abdülhamit tahttan indirildi, Mehmet Reşat tahta çıkarıldı ve 1909 düzenlemeleriyle Meclisin konumu güçlendirildi.

Trablusgarp Savaşı, Osmanlı Devleti’nin askeri ve diplomatik zayıflığını açık biçimde gösterdi.

Siyasi birliğini geç tamamlayan İtalya, sömürge elde etmek amacıyla 1911’de Osmanlı toprağı Trablusgarp’a saldırdı.

İtalya donanmasının Akdeniz’deki gücü, Çanakkale Boğazı’nı ablukaya alması ve Mısır’ın İngiliz işgali altında bulunması nedeniyle Osmanlı Devleti bölgeye denizden veya karadan düzenli asker gönderemedi.

Bu yüzden Mustafa Kemal, Enver Bey ve Fethi Bey gibi gönüllü subaylar bölgede halkı teşkilatlandırdı.

Mustafa Kemal’in Derne ve Tobruk’ta, Enver Bey’in Bingazi’de başarı kazanması İtalya’yı zorladı; fakat Balkan Savaşı başlayınca Osmanlı barış istemek zorunda kaldı.

Uşi Antlaşması’yla Trablusgarp İtalya’ya bırakıldı, Rodos ve On İki Ada geçici olarak İtalya’da kaldı ve Osmanlı’nın Kuzey Afrika’daki varlığı sona erdi.

Balkan Savaşları, Osmanlı Devleti için yalnız toprak kaybı değil, büyük bir toplumsal sarsıntı anlamına geldi.

Kaynakta Balkanlardan göç eden insanların yaşadığı acıları anlatan metin, savaşın sosyal sonuçlarını hissettirir.

Rumeli’den kopuş, yalnız sınır çizgisinin değişmesi değil, ailelerin yurtlarını terk etmesi, güvenlik kaygısı yaşaması ve muhacirlik deneyimiyle karşılaşmasıdır.

Bu süreç, Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki egemenliğinin zayıfladığını ve milliyetçilik hareketlerinin imparatorluk yapısını parçaladığını gösterir.

Aynı zamanda Mustafa Kemal’in Sofya ataşemiliterliği gibi görevleri, Balkan coğrafyasındaki gözlemlerinin ilerideki düşünce dünyasına katkı sağlaması bakımından önem taşır.

Ekonomik hayat da siyasi çözülmenin arka planını oluşturur.

Osmanlı Devleti 19. yüzyılın ikinci yarısında Batılı devletlerden yüksek faizle borç aldı; bu borçlar ekonomiyi canlandıracak yatırımlara yeterince dönüşmeden tüketildi.

Alacaklı ülkeler tahsilat yapamayınca 1881’de Düyun-ı Umumiye İdaresi kuruldu ve bazı gelir kaynakları yabancı alacaklıların denetimine geçti.

Osmanlı Bankası ve Düyun-ı Umumiye gibi kurumlar Avrupa sermayesinin ülke ekonomisindeki denetiminin simgesi hâline geldi.

İttihat ve Terakki iktidarı tarım ve sanayide kendine yeten bir ekonomi kurmak için milli şirketler ve bankalar oluşturmak istedi; 1913’te yerli sanayiye ayrıcalıklar verildi.

Fakat I. Dünya Savaşı başlayınca dış ticaret kesintiye uğradı ve daha önce ithal edilen mallar savaş boyunca yerli imkânlarla üretilmeye çalışıldı.

I. Dünya Savaşı’na giden süreçte Osmanlı Devleti, dünya güçlerinin rekabet alanı hâline geldi.

Savaş başladığında Türk-Alman ittifakı kuruldu ve Osmanlı Devleti 1914’te savaşa katıldı.

Cepheler çok geniş bir coğrafyaya yayıldı.

Kafkas Cephesi’nde Ruslara karşı başlangıçta başarılar kazanılsa da ağır kış şartları, erzak, kıyafet ve teçhizat eksiklikleri büyük kayıplara yol açtı; Sarıkamış Harekâtı bu bakımdan ağır bir sonuç doğurdu.

Ruslar 1916’dan itibaren Doğu Anadolu’da ilerledi, fakat 1917’de Bolşevik İhtilali nedeniyle çekildi ve Brest-Litovsk Antlaşması’yla Kars, Ardahan ve Batum Osmanlı Devleti’ne geri verildi.

Kanal Cephesi, İngiltere’nin sömürgeleriyle bağlantısını kesme ve Mısır’ı geri alma amacıyla açıldı; ancak İngilizlerin Sina Yarımadası’nı alması üzerine Osmanlı kuvvetleri çekilmek zorunda kaldı.

Hicaz ve Yemen Cephesi’nde İngilizlerin Arapları isyana teşvik eden politikaları sonucu Şerif Hüseyin ve ona bağlı aşiretler Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklandı.

Suriye-Filistin Cephesi’nde Osmanlı birlikleri Gazze’de başarılar kazansa da takviye edilen İngiliz kuvvetleri Kudüs ve Suriye’yi işgal etti; Mustafa Kemal’e bağlı 7. Ordu düşmanı Antakya-Halep hattında durdurdu.

Irak Cephesi’nde Kut’ül-Amare başarısı öne çıkarken, cephelerin tamamı Osmanlı’nın aynı anda çok yönlü baskı altında kaldığını gösterir.

Çanakkale Cephesi, savaşın Osmanlı açısından en önemli zaferlerinden biridir.

İtilaf Devletleri, Rusya’ya yardım ulaştırmak ve Balkanlar üzerinden yeni bir cephe açmak amacıyla Çanakkale Boğazı’na saldırdı.

18 Mart 1915’te boğazı geçmeye çalışan donanma Osmanlı kuvvetleri tarafından durduruldu.

Ardından İngiliz ve Fransız kuvvetleri Gelibolu’ya çıktı; Mustafa Kemal’in Anafartalar, Arıburnu ve Conkbayırı’ndaki mücadelesi savaşın seyrini değiştirdi.

Çanakkale Zaferi, İstanbul’un düşmesini önledi, Osmanlı Devleti’nin itibarını artırdı, savaşın uzamasına etki etti ve Mustafa Kemal’in Anafartalar Kahramanı olarak tanınmasını sağladı.

Savaş sırasında yapılan gizli antlaşmalar, Osmanlı topraklarının paylaşılmak istendiğini açıkça gösterir.

İstanbul Antlaşması, Boğazlar ve İstanbul’ın Rusya’ya bırakılmasını öngördü.

Londra Antlaşması, İtalya’ya On İki Ada, Trablusgarp ve Batı Anadolu’da paylar verdi.

Sykes-Picot Antlaşması, Doğu Anadolu ve Orta Doğu’da Rusya, Fransa ve İngiltere arasında nüfuz alanları belirledi.

Saint Jean de Maurienne Antlaşması ise İzmir çevresi, Konya’nın önemli bir bölümü, Menteşe ve Antalya’yı İtalya’ya bırakan düzenlemeler içerdi.

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasıyla Osmanlı Devleti cephelerden çekilmek zorunda kaldı ve antlaşmanın uygulanması işgallerin kapısını açtı.

Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada

XX. Yüzyılda Osmanlı Devleti anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Tarih dersindeki diğer konular

Bu Konunun Sınavdaki Ağırlığı

XX. Yüzyılda Osmanlı Devleti konusu KPSS Lisans Genel Kültür düzeyindeki Tarih dersine bağlıdır. Bu ders için doğrulanmış bir ağırlık verisi bulunmadığından burada bir oran yayımlamıyoruz.

Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.

SSS

Sık Sorulan Sorular

XX. Yüzyılda Osmanlı Devleti, KPSS Lisans Genel Kültür düzeyindeki Tarih dersinin konularından biridir. Aynı dersin diğer konularına bu sayfanın altındaki konu listesinden geçebilirsiniz.

Bu sayfada konunun ücretsiz özeti ve anlatımın neredeyse tamamı yer alır; yalnızca kapanış bölümü uygulamaya bırakılmıştır. Sesli anlatım, çevrimdışı indirme ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Tarih dersi için doğrulanmış bir ağırlık verisi bulunmuyor; doğrulanmamış bir oran yayımlamıyoruz. Dersin kapsamını konu listesinden takip edebilirsiniz.

Önce özeti okuyup konunun ne hakkında olduğunu netleştirin, sonra anlatımı baştan sona takip edin. Anlatımı bitirir bitirmez aynı konudan soru çözün: konuyu okumaktan çok, okuduktan hemen sonra hatırlamaya çalışmak kalıcılığı belirler. Bir gün sonra sadece özeti tekrar okumak çoğu konu için yeterli olur.

Tarih dersi bu sayfadaki konuyla birlikte 21 konu içerir. Tam liste sayfanın altındaki konu bağlantılarında ve dersin kendi sayfasında yer alır; oradan her konunun ücretsiz özetini tek sayfada okuyabilirsiniz.

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
KPSS Lisans soru çözme rehberi
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et
powered by