Kurumsal Yönetim Tebliği II-17.1, halka açık ortaklıklarda yönetim gücünün pay sahipleri ve menfaat sahipleri karşısında denetlenebilir kullanılmasını amaçlayan temel çerçevedir. Kaynakta kurumsal yönetim, şirket yönetimi, yönetim kurulu, hissedarlar ve diğer menfaat sahipleri arasındaki ilişkiler bütünü olarak açıklanır. Bu çerçeve adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerine dayanır. Tebliğ, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 17’nci maddesindeki yetkiyle kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanmasını, uyum raporlamasını, bağımsız yönetim kurulu üyeliğini ve ilişkili taraf işlemlerini düzenler. Halka açık ortaklıklar bakımından özellikle genel kurul öncesi bilgilendirme, yatırımcı ilişkileri bölümü, oy hakkı, azlık hakları, kâr dağıtım politikası, kamuyu aydınlatma ve bağımsız üye onayına bağlanan ilişkili taraf işlemleri önemlidir. Düzenlemenin sınav mantığı, yönetim serbestisini kaldırmak değil, sermaye piyasasından fon toplayan şirketlerde yatırımcı güvenini kurumsal mekanizmalarla korumaktır.
SPL Geniş Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Meslek Kuralları Kurumsal Yönetim Tebliği II-17.1 Konu Anlatımı
Kurumsal Yönetim Tebliği II-17.1 konusunun özeti ve anlatımı — Sermaye Piyasası Lisanslama Geniş Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Meslek Kuralları dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Sermaye Piyasası Lisanslama konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Sermaye Piyasası Lisanslama ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Kurumsal yönetim, bir şirketin yalnız kâr üretme kapasitesini değil, bu kârın hangi karar süreçleriyle, kimlerin gözetimi altında ve hangi hak dengesi içinde üretildiğini konu alır.
Kaynakta kurumsal yönetim tartışması, şirketlerde mülkiyet ile kontrolün ayrılması sorunuyla başlatılır.
Pay sahipleri ekonomik riski taşırken, günlük kararlar yönetim kurulu ve üst yöneticiler tarafından alınır.
Halka açık ortaklıklarda bu ayrım daha görünürdür; çünkü çok sayıda küçük yatırımcı şirketi doğrudan yönetemez.
Kurumsal yönetim bu güç farkını kurallı hale getirir.
Bu nedenle kavramı yalnız yönetim kurulu toplantı düzeni ya da şirket içi idare tekniği gibi görmek eksik olur.
Kurumsal yönetim, finansman sağlayanların haklarını, pay sahiplerinin bilgi ve katılım imkanlarını, menfaat sahiplerinin korunmasını, yönetimin denetlenmesini ve şirket faaliyetlerinin mevzuata ve etik değerlere uygun yürütülmesini birlikte ele alan bir sermaye piyasası disiplinidir.
Kaynakta farklı akademik ve kurumsal tanımlar verilse de bunların ortak yönü şirket yönetiminin hesap verebilir bir ilişki ağı içinde düşünülmesidir.
Daha dar bakışta mesele, yönetim organlarının pay sahipleri ve şirketten etkilenen gruplar karşısında hangi sınırlar içinde hareket edeceğinin belirlenmesidir.
Geniş anlamda ise iyi şirket yönetimi için gerekli kuralların tamamını kapsar.
Bu geniş çerçeve, yalnız yönetim kurulunun görevleriyle sınırlı değildir; çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler, alacaklılar, fon sağlayanlar, devlet ve toplum gibi aktörlerin şirket kararlarından etkilenebileceğini kabul eder.
Menfaat sahipleri kavramı burada anahtar rol oynar.
Şirketin iyi yönetilmesinden yarar sağlayan veya kötü yönetilmesinden zarar gören kişi ve gruplar, kurumsal yönetim tartışmasının dışında bırakılamaz.
Böylece kurumsal yönetim, mülkiyet hakkını korurken şirketin çevresiyle kurduğu ekonomik ve hukuki ilişkileri de dikkate alır.
Kurumsal yönetimin dört ana ilkesi sınav açısından temel hafıza çerçevesidir.
Adillik, şirket yönetiminin bütün hak sahiplerine eşit davranmasını ve özellikle azınlık pay sahipleri ile yabancı ortaklar dahil pay sahipliği haklarının korunmasını anlatır.
Şeffaflık, ticari sır niteliğindeki bilgiler dışında finansal ve finansal olmayan bilgilerin zamanında, doğru, eksiksiz, anlaşılabilir ve erişilebilir biçimde kamuya duyurulmasıdır.
Hesap verebilirlik, yönetim kurulu üyelerinin esas olarak şirket tüzel kişiliğine ve pay sahiplerine karşı faaliyet sonuçları hakkında sorumlu tutulabilmesini ifade eder.
Sorumluluk ise şirket adına yürütülen faaliyetlerin mevzuata, esas sözleşmeye, şirket içi düzenlemelere, toplumsal ve etik değerlere uygun olmasını gerektirir.
Bu ilkeler ayrı başlıklar olsa da uygulamada birbirini tamamlar; şeffaflık olmadan hesap verebilirlik, adillik olmadan yatırımcı güveni, sorumluluk olmadan sürdürülebilir yönetim beklenemez.
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 17’nci maddesi, Kurul’a halka açık ortaklıklarda kurumsal yönetim ilkelerini belirleme yetkisi verir.
Bu yetki, ilkelerin içeriğinin saptanmasını, uyum raporlarının biçimini, yayımlanmasını, derecelendirme esaslarını ve bağımsız yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin usulleri kapsar.
Kurul, bu yetkiyi kullanırken eşit koşullardaki ortaklıklara eşit kurallar uygulanması ve haksız rekabete yol açılmaması ilkelerini gözetir.
Payları borsada işlem gören halka açık ortaklıklar için bazı kurumsal yönetim ilkelerine uyum kısmen veya tamamen zorunlu tutulabilir.
Uyum sağlanmazsa Kurul, uyumu sağlayacak kararlar alabilir, gereken işlemleri resen yapabilir ve hukuka aykırılığın tespiti veya iptali için yargıya başvurabilir.
Bu yapı, kurumsal yönetim ilkelerinin her zaman yalnız gönüllü beyan düzeyinde kalmadığını, belirli şirketler için bağlayıcı yükümlülüğe dönüşebildiğini gösterir.
II-17.1 sayılı Tebliğ, bu kanuni dayanağı halka açık ortaklıkların günlük yönetim düzenine indirger.
Tebliğ, ortaklıkların uygulayacağı kurumsal yönetim ilkelerini, ilişkili taraf işlemlerinde izlenecek karar mekanizmalarını ve yatırımcı ilişkileri gibi uyumu işleten yapıları düzenler.
Payları Borsa İstanbul pazarlarında işlem gören ortaklıklar bakımından, şirketin dahil olduğu grup ve pazar koşulları hangi ilkelerin zorunlu uygulanacağını etkileyebilir.
Bu nedenle Tebliğ’i sadece tek bir yükümlülük listesi gibi değil, halka açık ortaklığın büyüklüğü, işlem gördüğü pazar ve yatırımcı kitlesiyle bağlantılı bir uyum sistemi olarak okumak gerekir.
Halka arz veya borsada işlem görme başvurusu, şirketin yalnız kaynak toplaması anlamına gelmez; şirket aynı zamanda daha yoğun kamuyu aydınlatma, bağımsız gözetim ve pay sahipliği haklarına saygı düzeyini kabul eder.
İlişkili taraf işlemleri, kurumsal yönetim kurallarının yatırımcı korumasına en doğrudan bağlandığı alandır.
Halka açık ortaklık, Kurul düzenlemelerinde belirlenen nitelikteki ilişkili taraf işlemine başlamadan önce işlemin esaslarını gösteren yönetim kurulu kararı almak zorundadır.
Bu kararın uygulanabilmesi için bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun onayı aranır.
Bağımsız üyeler çoğunlukla onay vermezse, durum yeterli bilgiyi içerecek biçimde kamuya açıklanır ve işlem genel kurul onayına sunulur.
Genel kurulda işlemin tarafları ve bunlarla ilişkili kişiler oy kullanamaz.
Böylece ilişkili taraf işlemi tamamen yasaklanmaz; fakat hakim ortak, yönetim çevresi veya grup şirketleriyle yapılan işlemlerde azınlık pay sahipleri aleyhine değer aktarımı riski görünür hale getirilir.
Bağımsız üye onayı, kamuyu aydınlatma ve oy yasağı birlikte çalışarak işlemin şirket menfaatine uygunluğunu denetlenebilir kılar.
Pay sahipleri bölümündeki ilkeler, yatırımcının bilgilenmesini ve genel kurulda bilinçli karar vermesini hedefler.
Yatırımcı ilişkileri bölümü, bilgi alma ve inceleme hakkı başta olmak üzere pay sahipliği haklarının kullanılmasında önemli bir görev üstlenir.
Pay sahipliği haklarını etkileyebilecek bilgi ve açıklamalar ortaklığın kurumsal internet sitesinde güncel olarak bulundurulur.
Genel kurul ilanıyla birlikte, toplantıdan önce pay sayıları, oy hakları, imtiyazlar, yönetim kurulu adaylarına ilişkin bilgiler, gündem önerileri ve esas sözleşme değişiklikleri gibi konular yatırımcıya açıklanır.
Gündem maddelerinin açık yazılması ve belirsiz başlıklardan kaçınılması, pay sahibinin ne hakkında oy kullanacağını bilmesini sağlar.
Bu düzenleme mantığında genel kurul, şekli bir toplantı değil, bilgiye dayalı hak kullanım alanıdır.
Oy hakkı, azlık hakları, kâr dağıtımı ve pay devri kuralları pay sahipliği korumasını tamamlar.
Oy hakkının kullanılmasını zorlaştıran uygulamalardan kaçınılması gerekir.
Oyda imtiyaz varsa bunun halka açık pay sahipleri aleyhine dengesiz sonuç doğurmaması beklenir.
Azlık haklarının kullandırılmasına özen gösterilir ve esas sözleşmeyle kanuni eşikten daha düşük oranlara da tanınabilir.
Kâr dağıtım politikasının belirli olması, yatırımcının ortaklıktan beklediği nakit getiriyi ve şirketin kârı bünyede tutma gerekçesini değerlendirmesini sağlar.
Yönetim kurulu kâr dağıtılmamasını önerirse gerekçesini ve dağıtılmayan kârın kullanım şeklini genel kurula açıklamalıdır.
Payların serbestçe devrini zorlaştıran uygulamalardan kaçınılması ise halka açık payın likidite niteliğini korur.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Kurumsal Yönetim Tebliği II-17.1 anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Geniş Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Meslek Kuralları dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Kurumsal Yönetim Tebliği II-17.1 konusu Sermaye Piyasası Lisanslama Kurumsal Yönetim Derecelendirme Lisansı Sınav Konuları düzeyindeki Geniş Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Meslek Kuralları dersine bağlıdır. Bu ders için doğrulanmış bir ağırlık verisi bulunmadığından burada bir oran yayımlamıyoruz.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- Halka ArzBir şirketin paylarının veya borçlanma araçlarının genel yatırımcıya satışa sunulması sürecidir. İzahname hazırlanması, SPK onayı ve satış sürecini kapsar. İlk halka arz (IPO) ve ikincil halka arz olarak ikiye ayrılır.
- Sermaye Piyasası Kanunu6362 sayılı Kanun, sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf ve istikrarlı bir şekilde işlemesini sağlamak amacıyla çıkarılmıştır. SPK'nın yetkilerini, sermaye piyasası araçlarını, ihraç ve halka arz esaslarını, bağımsız denetimi ve yaptırımları düzenler.
- LikiditeBir varlığın fiyatında önemli bir değişiklik olmadan hızlıca nakde dönüştürülebilme kolaylığıdır. İşlem hacmi yüksek menkul kıymetler daha likit kabul edilir.
- TebliğSPK'nın Sermaye Piyasası Kanunu'na dayanarak çıkardığı ikincil düzenlemelerdir. Sermaye piyasası araçlarının ihracı, halka arz, bağımsız denetim gibi konularda detaylı kuralları belirler.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
Sık Sorulan Sorular
Geniş Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Meslek Kuralları dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 16 konu içerir.
- Sermaye Piyasası Kanunu
- Özel Durumlar Tebliği II-15.1
- Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği III-48.1
- Menkul Kıymet Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği III-48.5
- Portföy Yönetim Şirketleri ve Bu Şirketlerin Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Tebliği III-55.1
- Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği III-52.1
- Borsa Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği III-52.2
- Gayrimenkul Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği III-52.3
- Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği III-52.4
- Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği III-48.3
- TSPB Üyelerinin Sermaye Piyasası Faaliyetlerini Yürütürken Uyacakları Meslek Kuralları
- Sermaye Piyasası Çalışanları Etik İlkeleri ve Davranış Kuralları
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Sermaye Piyasası Lisanslama soru çözme rehberi