Ceza muhakemesinde ispat, hukuka uygun elde edilmiş delillerin duruşmada ortaya konulması, tarafların bunları tartışması ve hâkimin vicdani kanaatine göre değerlendirmesiyle kurulur. Sanığın sorgusundan sonra delillerin ikamesine başlanır; sanık mazeretsiz gelmediği için sorgu yapılamamışsa bu durum delillerin ortaya konulmasını engellemez, sonradan gelen sanığa deliller bildirilir. Delil, hukuka aykırı elde edilmişse, ispatlanmak istenen olay karara etkili değilse veya istem yalnız davayı uzatmaya yönelmişse reddedilir. Geç bildirme tek başına ret sebebi değildir. Olayın tek delili tanık beyanıysa tanığın duruşmada dinlenmesi gerekir; bazı istisnalarda önceki tutanaklar okunabilir. Dinleme ve okumadan sonra taraflara diyecekleri sorulur; tartışmada son söz hazır bulunan sanığındır. Hüküm ancak duruşmaya getirilip huzurda tartışılan hukuka uygun delillere dayanabilir.
Hâkim-Savcı Ceza Muhakemesi Hukuku (CMK) Deliller ve İspat Konu Anlatımı
Deliller ve İspat konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Ceza Muhakemesi Hukuku (CMK) dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Ceza muhakemesinde delil ve ispat düzeni, mahkemenin maddi gerçeğe ulaşma görevi ile adil yargılanma güvencelerini birlikte taşır.
Hâkim, kararını dosyada herhangi bir şekilde bulunan bütün bilgilerden değil, duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillerden hareketle kurabilir.
Bu nedenle delilin dosyada bulunması yeterli değildir; yargılamanın taraflarının o delille karşılaşması, içeriğini öğrenmesi ve ona karşı açıklama yapabilmesi gerekir.
Kanun, yüklenen suçun hukuka uygun biçimde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceğini kabul eder.
Bu serbestlik, delil türlerinin kapalı bir listeyle sınırlanmadığı anlamına gelir; fakat hukuka uygunluk ve duruşmada tartışılma şartları bu serbestliğin sınırıdır.
Delillerin ortaya konulmasına sanığın sorgusundan sonra başlanır.
Sorgu, sanığın suçlamaya ilişkin kişisel savunmasının alındığı aşama olduğu için delil ikamesinden önce gelir.
Ancak sanık tebligata rağmen mazeretsiz olarak duruşmaya gelmez ve bu nedenle sorgusu yapılamazsa, bu durum delillerin ortaya konulmasını durdurmaz.
Yargılama sürecinin sanığın mazeretsiz yokluğuyla tamamen kilitlenmemesi amaçlanır.
Buna karşılık sonradan gelen sanığa daha önce ortaya konulan deliller bildirilir.
Böylece muhakemenin ilerlemesi ile sanığın delillerden haberdar olma hakkı birlikte korunur.
Ortaya konulması istenen delilin reddi sınırlı sebeplere bağlanmıştır.
Delil hukuka aykırı elde edilmişse reddedilir; çünkü hukuka aykırı yöntemle elde edilen bilgi, gerçeğe ulaşma amacı ileri sürülerek hükme taşınamaz.
Delilin ispat etmek istediği olay karar bakımından etkili değilse, yargılamayı gereksiz yere genişletmemek için ret mümkündür.
İstem yalnız davayı uzatma amacı taşıyorsa da mahkeme delil ikamesini reddeder.
Buna karşılık delilin veya ispatlanmak istenen olayın geç bildirilmiş olması tek başına ret sebebi değildir.
Bu kural, sırf zamanlama gerekçesiyle maddi gerçeğe etkili olabilecek delilin dışlanmasını önler; ancak kötüye kullanım veya karara etkisizlik hâlleri yine ayrıca değerlendirilebilir.
Savcı ile sanık veya müdafii birlikte rıza gösterirse tanığın dinlenmesinden veya başka bir delilin ortaya konulmasından vazgeçilebilir.
Tanık delili bakımından doğrudanlık ilkesi özellikle belirgindir.
Olayın delili yalnız bir tanığın açıklamalarından ibaretse, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenmelidir; önceki dinleme tutanağı veya yazılı açıklama, canlı dinlemenin yerine geçmez.
Çünkü mahkeme ve taraflar, tanığın beyanını doğrudan duymalı, soru sorma ve çelişkiyi değerlendirme imkânına sahip olmalıdır.
Tanıklıktan çekinebilecek kişi duruşmada bu hakkını kullanırsa önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.
Buna karşılık tanık veya sanığın suç ortağı ölmüş, akıl hastalığına tutulmuş, yeri öğrenilememiş ya da hastalık, malullük veya giderilemeyen başka nedenle belirsiz süre hazır bulunamayacak durumdaysa önceki tutanaklar veya yazılı belgeler okunabilir.
İfadesinin önem derecesi itibarıyla tanığın hazır bulunması gerekli görülmüyorsa da okuma yoluna gidilebilir.
Ayrıca savcı, katılan veya vekili, sanık veya müdafii birlikte rıza gösterirse bu istisnalar dışındaki tutanaklar da okunabilir.
Önceki ifadelerin kullanılması, delilin güvenilirliğini artırmak veya çelişkiyi gidermek amacıyla düzenlenmiştir.
Tanık bir hususu hatırlamadığını söylerse önceki ifadesinin ilgili kısmı okunarak hatırlamasına yardımcı olunur.
Tanığın duruşmadaki anlatımıyla önceki anlatımı arasında çelişki varsa, önceki ifade okunarak çelişkinin giderilmesine çalışılır.
Sanık bakımından daha sıkı bir sınır vardır: aralarında çelişki bulunması hâlinde sanığın hâkim veya mahkeme huzurundaki açıklamaları ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar okunabilir.
Bu sınır, müdafi güvencesi bulunmayan veya yargısal denetimden uzak ifadelerin hükme taşınmasını sınırlayan savunma hakkı mantığıyla bağlantılıdır.
Belge ve raporlar da duruşmada açıklanır veya okunur.
Naip ya da istinabe yoluyla yapılan sorgu ve tanık dinleme tutanakları, muayene ve keşif tutanakları, delil olarak kullanılacak diğer yazılar, adli sicil özetleri ve sanığın kişisel-ekonomik durumuna ilişkin belgeler duruşmada anlatılır.
Sanığa veya mağdura ait kişisel veriler içeren belgelerin, açık istem üzerine kapalı oturumda anlatılmasına karar verilebilir.
Resmi belge, fenni muayene ve doktor raporları okunduktan sonra gerekli görülürse belgeyi düzenleyen veya raporda imzası bulunan kişiler açıklama için çağrılabilir.
Rapor bir kurul tarafından verilmişse mahkeme, kurul görüşünü açıklamak üzere bir üyenin görevlendirilmesini önerebilir.
Bilimsel görüş açıklamaları da bilirkişilik sisteminin ilgili hükümleri içinde değerlendirilir.
Delilin ortaya konulması yalnız mahkemenin bilgi edinmesiyle bitmez; dinleme veya okumadan sonra taraflara diyecekleri sorulur.
Suç ortağı, tanık veya bilirkişi dinlendikten ya da bir belge okunduktan sonra katılan veya vekili, savcı, sanık ve müdafii açıklama yapabilir.
Delillerin tartışılmasında söz sırası katılan veya vekili, Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafii ya da kanuni temsilci şeklinde ilerler.
Savcı, katılan veya vekili, sanık ve müdafiin açıklamalarına; sanık ve müdafii de savcı ve katılan tarafın açıklamalarına cevap verebilir.
Hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir.
Zorunlu müdafiin bu aşamada hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel değildir; fakat sanığın son söz hakkı, duruşmadaki çelişmeli yapının en önemli kapanış güvencesidir.
Delilleri takdir yetkisi hâkime aittir.
Hâkim, huzurunda tartışılan hukuka uygun delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe değerlendirir.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Deliller ve İspat anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Ceza Muhakemesi Hukuku (CMK) dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Deliller ve İspat konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Adli Yargı düzeyindeki Ceza Muhakemesi Hukuku (CMK) dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %8. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- Takdir Yetkisiİdarenin, hukuk kurallarının kendisine bıraktığı serbesti alanında birden çok hukuka uygun çözümden birini seçebilme yetkisidir. Keyfîlik değildir; kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Ceza Muhakemesi Hukuku (CMK) dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 17 konu içerir.
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi