İptal davası, idari işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek işlemin ortadan kaldırılmasının istendiği idari dava yoludur. Kanun bu davayı yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları üzerinden tanımlar; davayı açacak kişinin menfaatinin ihlal edilmiş olması gerekir. İdari yargı yetkisi hukuka uygunluk denetimiyle sınırlıdır, bu yüzden mahkeme idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yapamaz veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar kuramaz. Dava dilekçesinde taraflar, konu, sebepler, deliller ve işlemin yazılı bildirim tarihi gösterilir. Genel dava açma süresi idare mahkemelerinde altmış gündür ve süre kural olarak bildirimi izleyen günden başlar. İptal davası, gerektiğinde tam yargı davasıyla birlikte veya sonrasında zarar giderimiyle bağlantı kurabilir.
Hâkim-Savcı İdari Yargılama Usulü (İYUK) İptal Davası Konu Anlatımı
İptal Davası konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargılama Usulü (İYUK) dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
İptal davası, idari yargıda idarenin işlemlerinin hukuk düzeniyle uyumunu denetleyen başlıca dava yoludur.
Dava konusu, idarenin tek yanlı veya idari nitelikteki işlemidir; davacının talebi ise bu işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle iptal edilmesidir.
Kanun, iptal davasını beş hukuka aykırılık ekseniyle açıklar: yetki, şekil, sebep, konu ve maksat.
Bu eksenler, işlemi yapan makamın yetkisinden izlediği usule, dayandığı maddi ve hukuki nedenden doğurduğu sonuca ve yöneldiği amaca kadar işlemin bütün unsurlarını kapsar.
Bu nedenle iptal davası, idari işlemin yalnızca sonucunu değil, kurulma biçimini ve hukuki temelini de denetim alanına alır.
Davayı açabilecek kişi bakımından menfaat ihlali aranır.
İptal davası herkesin her idari işleme karşı soyut hukuk denetimi istemesi için kurulmuş bir yol değildir.
İşlem ile davacı arasında kişisel, meşru ve güncel bir menfaat bağlantısı bulunmalıdır.
Kanun metni, iptal davalarının menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağını belirtir.
Bu koşul, idari işlemin geniş kamu etkileri olabilse de yargılamanın somut bir hukuki ilişki üzerinden yürütülmesini sağlar.
Tam yargı davasındaki kişisel hakkın doğrudan muhtel olması ölçütünden farklı olarak iptal davasında menfaat ihlali yeterli görülür; bu fark iki dava türünün işlev ayrımını yansıtır.
İdari yargı yetkisinin sınırı, iptal davasının mahkemeye verdiği gücü aynı zamanda sınırlar.
Mahkeme, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunu denetler; yerindelik denetimi yapamaz.
Yerindelik denetimi yasağı, idarenin kamu hizmetini nasıl daha elverişli yürüteceğine ilişkin takdirini mahkemenin kendi tercihiyle değiştirmesini engeller.
Mahkeme ayrıca yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar veremez.
Buna göre iptal davasında mahkeme, işlem hukuka aykırıysa iptal sonucu doğurur; fakat idarenin yerine geçerek yeni işlemi doğrudan kurmaz.
Dava dilekçesi, iptal davasının usule uygun başlayabilmesi için kanunun aradığı bilgileri taşımalıdır.
Dilekçe Danıştay, idare mahkemesi veya vergi mahkemesi başkanlığına hitaben yazılır ve imzalanır.
Tarafların ve varsa vekil veya temsilcilerinin adları, unvanları ve adresleri, gerçek kişilerde kimlik numarası, davanın konusu, sebepleri ve dayandığı deliller dilekçede gösterilir.
İptal davası bakımından davaya konu işlemin yazılı bildirim tarihi özellikle önemlidir; çünkü dava açma süresi çoğu durumda bu bildirimle ilişkilidir.
Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dilekçeye eklenir, dilekçe ve ekler karşı taraf sayısından bir fazla hazırlanır.
Her idari işlem aleyhine ayrı dava açılması genel kuraldır.
Bununla birlikte aralarında maddi veya hukuki bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı tek dilekçeyle dava açılabilir.
Birden fazla kişinin müşterek dilekçeyle dava açabilmesi ise daha sıkı koşullara bağlıdır; davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunmalı ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebepler aynı olmalıdır.
Bu düzenleme, iptal davasında dava konusunun dağılmasını önlerken, birbirine gerçekten bağlı işlemler veya ortak hukuki durumda bulunan kişiler için usul ekonomisi sağlar.
Süre, iptal davasının en belirleyici usul koşullarından biridir.
Özel kanunda ayrı süre yoksa Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür.
İdari uyuşmazlıklarda bu süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.
İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren işler; ancak düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgili kişi düzenleyici işleme, uygulama işlemine veya her ikisine karşı dava açabilir.
Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, ona dayalı uygulama işleminin iptaline engel değildir.
Bu yapı, bireysel uygulamayla somutlaşan hukuka aykırılık iddiasının ayrıca yargı önüne taşınmasına izin verir.
Mahkeme, dilekçeyi ilk incelemede görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, kesin ve yürütülmesi gereken işlem, süre aşımı, husumet ve dilekçenin kanuni koşulları yönünden denetler.
Bu denetim, iptal davasında esasa geçmeden önce davanın yargılanabilir olup olmadığını belirler.
Süre aşımı, ehliyet eksikliği veya davaya konu edilebilir kesin ve yürütülebilir bir işlem bulunmaması halinde dava reddedilebilir.
Yanlış hasım gösterilmesi halinde dilekçe gerçek hasma tebliğ edilir.
Dilekçe şekil eksiklikleri içeriyorsa belirli süre içinde yeniden düzenlenmek üzere dilekçenin reddi kararı verilebilir.
İptal davası ile zarar giderimi arasındaki bağ, tam yargı davası hükümlerinde kurulur.
İlgili, haklarını ihlal eden idari işlem nedeniyle doğrudan tam yargı davası açabilir, iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilir veya önce iptal davası açıp bu davanın karara bağlanması üzerine tam yargı davası yoluna gidebilir.
Kanun yollarına başvurulmuşsa, bu yollar sonunda verilecek kararın tebliği de sonraki tam yargı davası için başlangıç olabilir.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
İptal Davası anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
İdari Yargılama Usulü (İYUK) dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
İptal Davası konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki İdari Yargılama Usulü (İYUK) dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- TebliğBir işlem veya kararın, ilgilisine usulüne uygun olarak resmen bildirilmesidir. Usulsüz tebligat süre ve hak kayıplarına yol açabilir.
- GörevBir davaya hangi tür ve derecedeki mahkemenin bakacağını belirleyen, kural olarak kamu düzenine ilişkin ve resen dikkate alınan bir dava şartıdır.
- YetkiBir davaya yer (coğrafi) bakımından hangi mahkemenin bakacağını belirleyen kuraldır. Kesin yetki hâlleri dışında taraf iradesiyle değişebilir.
- HusumetDavanın doğru davalıya yöneltilmesini ifade eder; taraf sıfatıyla ilgilidir. Husumetin yanlış yöneltilmesi davanın reddine yol açabilir.
- EhliyetHak ehliyeti (hak ve borçlara sahip olabilme) ile fiil ehliyetini (kendi işlemleriyle hak kurup borç altına girebilme) kapsar. Fiil ehliyeti için ayırt etme gücü, erginlik ve kısıtlı olmama aranır.
- İştirakBir suçun birden çok kişi tarafından birlikte işlenmesidir. Fail (müşterek/dolaylı fail), azmettiren ve yardım eden şeklinde ayrılır.
- İptal DavasıBir idari işlemin; yetki, şekil, sebep, konu veya maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali için idari yargıda açılan davadır.
- Tam Yargı DavasıBir idari işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakkı ihlal edilenin, uğradığı zararın tazminini istemek için idari yargıda açtığı davadır.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
İdari Yargılama Usulü (İYUK) dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 9 konu içerir.
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi