Temel hakların sınırlandırılması, Anayasanın 13. maddesinde genel rejime bağlanmıştır. Bir hak ancak özüne dokunulmaksızın, ilgili maddede belirtilen sebeplere dayanarak ve kanunla sınırlanabilir. Sınırlama Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. Bu sistem, kanun koyucunun ve idarenin temel hak alanını serbestçe daraltmasını önler. Ayrıca haklar Anayasanın kötüye kullanma yasağına aykırı faaliyetler biçiminde kullanılamaz. Olağanüstü hâllerde hakların kullanılması belirli ölçüde durdurulabilir; fakat milletlerarası yükümlülükler, durumun gerektirdiği ölçü ve çekirdek hak güvenceleri korunur. Yabancılar bakımından sınırlamalar milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla yapılabilir. Bu nedenle sınırlama denetimi, hem normun içeriğine hem de idari uygulamanın somut etkisine bakmayı gerektirir.
Hâkim-Savcı Anayasa Hukuku Temel Hakların Sınırlandırılması Konu Anlatımı
Temel Hakların Sınırlandırılması konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Anayasa Hukuku dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Temel hakların sınırlandırılması, anayasa hukukunda özgürlük ile kamu gücü arasındaki en hassas denge alanıdır.
Anayasa temel hakları kişiliğe bağlı, dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez olarak tanımlar; ancak hakların toplum içinde kullanıldığı, başkalarının hakları ve kamu düzeniyle temas ettiği de kabul edilir.
Bu nedenle temel haklar mutlak sınırsızlık anlamına gelmez.
Sınırlama yapılabilir; fakat sınırlamanın geçerliliği Anayasanın öngördüğü şekli ve maddi koşullara bağlıdır.
Bu koşulların amacı, kanun koyucunun veya idarenin hak alanını siyasal takdirle keyfi biçimde daraltmasını engellemektir.
Genel sınırlama rejiminin ilk koşulu kanuniliktir.
Temel hak ve hürriyetler ancak kanunla sınırlanabilir.
Bu kural, idarenin yönetmelik, genelge, bireysel işlem veya fiili uygulamayla haklara asli sınırlama getiremeyeceğini gösterir.
Kanunilik yalnız bir kanun adının bulunması değildir; sınırlamanın ulaşılabilir, belirli, öngörülebilir ve yetkiyi keyfiliğe kapatacak açıklıkta olması gerekir.
İdare kanunun verdiği sınır içinde uygulama yapabilir, fakat kanunda dayanak bulunmayan yeni bir sınırlama sebebi oluşturamaz.
İdari yargıda hak sınırlamalarının denetiminde dayanak kanun, yetki, usul ve ölçülülük bu yüzden birlikte incelenir.
İkinci koşul, sınırlamanın ilgili anayasal maddede belirtilen sebeplere dayanmasıdır.
- madde genel bir sınırlama sebebi listesi vermez; her hak için ilgili maddede öngörülen sebeplere bakılmasını ister.
Örneğin özel hayat, konut ve haberleşme alanlarında milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık, genel ahlak veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması gibi sebepler düzenlenmiştir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı için de benzer ama kendi maddesine bağlı sınırlama sebepleri vardır.
Mülkiyet hakkında kamu yararı öne çıkar.
Bu sistem, hakların tek bir genel kamu yararı gerekçesiyle sınırsız biçimde daraltılmasını önler.
Üçüncü koşul, hakkın özüne dokunulmamasıdır.
Öz güvencesi, sınırlama yapılsa bile hakkın kullanılabilir anlamını tamamen ortadan kaldıran müdahaleleri yasaklar.
Bir hak, kâğıt üzerinde tanınıp uygulamada imkânsız hale getiriliyorsa özüne dokunulmuş olur.
Örneğin toplantı hakkı için izin sistemiyle hakkın kullanılmasını fiilen imkânsızlaştırmak, hak arama hürriyeti için mahkemeye erişimi anlamsızlaştıran ağır engeller koymak veya mülkiyet hakkını karşılıksız ve süresiz biçimde etkisizleştirmek öz güvencesi bakımından sorun doğurur.
Öz, hakkın en azından asgari ve gerçek kullanılabilir alanını ifade eder.
Dördüncü koşul, sınırlamanın Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olmasıdır.
Anayasanın sözü, metindeki açık hükümleri; ruhu ise başlangıç, genel esaslar, hukuk devleti, insan haklarına saygı, eşitlik, demokrasi ve laiklik gibi bütünsel ilkeleri kapsar.
Bir sınırlama lafzen kanuna dayanıyor görünse bile anayasal düzenin temel yönelimine aykırıysa sorunludur.
Demokratik toplum düzeninin gerekleri de bu değerlendirmeye eklenir.
Sınırlama, çoğulcu demokratik yaşamda gerçekten gerekli olan bir ihtiyaca cevap vermeli; farklı düşünce, inanç, örgütlenme ve katılım alanlarını bastırma aracı haline gelmemelidir.
Laik Cumhuriyetin gereklerine aykırı olmama şartı ise özellikle din, vicdan, eğitim, siyasal faaliyet ve kamu düzeni alanlarında anayasal dengeyi korur.
Ölçülülük ilkesi sınırlama rejiminin uygulamadaki ana testidir.
Ölçülülük elverişlilik, gereklilik ve orantılılık değerlendirmelerini içerir.
Sınırlama meşru amaca ulaşmaya elverişli olmalı, aynı amacı daha hafif bir araçla gerçekleştirmek mümkünse daha ağır müdahale tercih edilmemeli ve bireyin hakkına yüklenen külfet ile kamu yararı arasında makul denge bulunmalıdır.
Bu ilke, idare hukukunda takdir yetkisinin denetlenmesiyle yakından ilişkilidir.
İdare takdir yetkisine sahip olsa bile bu yetki sınırsız değildir; kararın amacı, aracı, süresi, kapsamı ve etkisi ölçülülük içinde kalmalıdır.
Özellikle kolluk tedbirleri, toplantı sınırlamaları, seyahat engelleri, disiplin işlemleri ve mülkiyete müdahalelerde ölçülülük belirleyici ölçüttür.
Hakların kötüye kullanılamaması ayrı bir sınırlama mantığıdır.
Anayasa, hak ve hürriyetlerin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı veya insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamayacağını belirtir.
Ayrıca Anayasa hükümleri, hakların yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını mümkün kılacak biçimde yorumlanamaz.
Bu hüküm iki yönlüdür: Haklar anayasal düzeni ortadan kaldırma aracı olarak kullanılamaz; devlet de bu hükmü hakları gereğinden fazla daraltma bahanesi yapamaz.
Uygulanacak yaptırımlar kanunla düzenlenir.
Olağanüstü dönemlerde sınırlama rejimi farklılaşır, fakat hukuk tamamen ortadan kalkmaz.
Savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde milletlerarası yükümlülükler ihlal edilmemek ve durumun gerektirdiği ölçü aşılmamak şartıyla hakların kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir ya da anayasal güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Buna rağmen yaşama hakkı, maddi ve manevi bütünlük, din, vicdan, düşünce ve kanaat açıklamaya zorlanmama, suç ve cezaların geçmişe yürümemesi ve masumiyet karinesi gibi çekirdek güvenceler korunur.
Yabancıların hakları ise milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
Böylece sınırlama rejimi, olağan ve olağanüstü dönemde farklı yoğunluklara sahip olsa da kanunilik, ölçü ve çekirdek güvence fikrini korur.
Sınırlama denetiminde son aşama, soyut kural ile somut uygulama arasındaki farkı görmektir.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Temel Hakların Sınırlandırılması anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Anayasa Hukuku dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Temel Hakların Sınırlandırılması konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Anayasa Hukuku dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- YetkiBir davaya yer (coğrafi) bakımından hangi mahkemenin bakacağını belirleyen kuraldır. Kesin yetki hâlleri dışında taraf iradesiyle değişebilir.
- Masumiyet KarinesiKesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadıkça herkesin suçsuz sayılması ilkesidir. Anayasal ve evrensel bir güvence olup ispat yükünü iddia makamına yükler.
- Hukuk DevletiDevletin tüm organlarının hukuka bağlı olduğu, işlemlerinin yargı denetimine tabi tutulduğu ve bireyin hukuki güvenlik içinde olduğu devlet anlayışıdır.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Anayasa Hukuku dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 12 konu içerir.
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi