Türk anayasa tarihi, Osmanlı dönemindeki sınırlı anayasal denemelerden Cumhuriyet anayasalarına, oradan da 1982 Anayasasının değişen yapısına uzanan süreklilik ve kırılmaları birlikte ele alır. Mevcut anayasal düzen bakımından temel metin 18 Ekim 1982 tarihinde kabul edilen ve 7 Kasım 1982 halkoylaması sonrasında yürürlüğe giren 1982 Anayasasıdır. Bu metin zaman içinde önemli değişiklikler geçirmiştir. 1995 değişikliği başlangıç metni ve siyasal katılım alanında; 2001 ve 2004 değişiklikleri hak ve özgürlük güvencelerinde; 2010 değişikliği yargı ve bireysel başvuru sisteminde; 2017 değişikliği ise hükümet sistemi, yürütme ve seçim düzeninde belirleyici olmuştur. Bugünkü hükümler değerlendirilirken tarihsel metin değil, değişikliklerden sonra oluşan güncel anayasal yapı esas alınır. Bu değişim çizgisi, mülga kurumlarla yürürlükteki kurumların ayrılmasını zorunlu kılar.
Hâkim-Savcı Anayasa Hukuku Türk Anayasa Tarihi Konu Anlatımı
Türk Anayasa Tarihi konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Anayasa Hukuku dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Türk anayasa tarihi, yalnız geçmiş metinlerin kronolojik sıralanması değildir; devlet iktidarının sınırlanması, temsil, hak güvencesi, yargısal denetim ve hükümet sistemi bakımından yaşanan dönüşümlerin anlaşılmasıdır.
Osmanlı-Türk anayasal gelişiminde ilk aşamalar, mutlak iktidarın yazılı kurallarla bağlanması arayışını temsil eder.
Cumhuriyet döneminde ise anayasa, yeni devletin siyasal kimliğini, organlarını ve vatandaşlık anlayışını kuran ana metin haline gelmiştir.
Güncel hukuk uygulaması bakımından odak, 1982 Anayasasının yürürlükteki halidir; ancak bu metnin bugünkü anlamı, kabul edildiği tarih ile sonradan yapılan değişikliklerin birlikte okunmasıyla anlaşılır.
1982 Anayasası Kurucu Meclis tarafından kabul edilmiş, halkoylamasına sunulmuş ve 9 Kasım 1982 tarihli Resmî Gazete yayımıyla anayasal düzenin temel metni haline gelmiştir.
Metnin başlangıç kısmı, devletin bölünmezliği, millet iradesi, Atatürk milliyetçiliği, laiklik, hukuk düzeni ve kuvvetler ayrılığı gibi kavramları anayasanın yorumuna yön veren ilkeler olarak ortaya koyar.
Bu başlangıç, sadece tarihsel bir beyan değildir; Anayasanın sözüne ve ruhuna sadakatle uygulanması gerektiği belirtilerek yorum alanını etkiler.
Genel esaslar da bu çerçeveyi normatif hale getirir: devlet cumhuriyettir, Cumhuriyetin nitelikleri belirlenmiştir, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti güvence altına alınmıştır.
Anayasa tarihindeki önemli noktalardan biri, değiştirilemez hükümler sistemidir.
Mevcut Anayasa, devletin şeklinin cumhuriyet olması, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve devlet bütünlüğü ile sembollerini içeren ilk üç maddeyi değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez kabul eder.
Bu hüküm, anayasa değişikliği iktidarının dahi belirli çekirdek ilkelere bağlı olduğunu gösterir.
Böylece Türk anayasa tarihinde kurucu iktidar ile kurulu iktidar ayrımı somutlaşır.
Anayasa değiştirilebilir bir metin olmakla birlikte, değişiklik yetkisi sınırsız değildir; Anayasanın çizdiği usul ve maddi sınırlar içinde kullanılabilir.
1982 Anayasasının tarihsel gelişiminde 1995 değişiklikleri siyasal alanın ve başlangıç metninin daha özgürlükçü yorumlanmasına zemin hazırlayan adımlardan biridir.
Siyasi parti hükümleri, milletvekilliğiyle ilgili kurallar ve çeşitli hak alanları zaman içinde yeniden biçimlenmiştir.
2001 değişiklikleri ise özellikle temel hakların sınırlanması bakımından belirleyicidir.
Bugün 13. maddede görülen sistem, hakların özüne dokunulmaması, sınırlamanın yalnız ilgili maddelerde belirtilen sebeplerle ve kanunla yapılması, demokratik toplum düzeni, laik Cumhuriyet gerekleri ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama şartları üzerine kuruludur.
Bu dönüşüm, hak rejimini idarenin veya kanun koyucunun serbest takdir alanı olmaktan çıkarıp anayasal denetime daha açık hale getirmiştir.
2004 değişiklikleri, özellikle ölüm cezasının anayasal düzlemden çıkarılması ve temel haklarla ilgili güvencelerin güçlendirilmesi bakımından önem taşır.
2010 değişiklikleri ise yargı düzeni ve anayasa yargısı üzerinde belirgin etki doğurmuştur.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu eklenmiş, Mahkemenin kuruluş ve çalışma usulünde değişiklikler yapılmış, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun yapısı yeniden düzenlenmiştir.
Bireysel başvuru, anayasa tarihindeki önemli kırılmalardan biridir; çünkü temel hak ihlali iddialarının olağan kanun yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesi önüne taşınabilmesini sağlar.
Böylece anayasal haklar yalnız soyut denetim konusu olmaktan çıkıp bireysel uyuşmazlıklarda da koruma işlevi kazanmıştır.
2017 değişikliği Türk anayasa tarihinin hükümet sistemi bakımından en kapsamlı dönemeçlerinden biridir.
Parlamenter sistemde var olan Bakanlar Kurulu, başbakanlık, kanun hükmünde kararname yetki sistemi, gensoru ve eski Meclis soruşturması hükümleri büyük ölçüde metinden çıkarılmış veya mülga hale gelmiştir.
Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanında toplanmış; Cumhurbaşkanı doğrudan halk tarafından seçilen, devletin başı ve yürütmenin sahibi olan makam olarak düzenlenmiştir.
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, üst kademe yöneticilerinin atanması, bakanlıkların kurulması ve seçimlerin yenilenmesi gibi konular bu yeni sistem içinde anlam kazanır.
TBMM ise kanun yapma, bütçe ve kesinhesabı kabul etme, savaş ve af gibi temel yetkilerini sürdürür; yürütmeyi denetleme yolları yazılı soru, genel görüşme, Meclis araştırması ve Meclis soruşturması ekseninde düzenlenir.
Bu tarihsel çizgi, güncel hükmü okurken eski anayasal kurumların otomatik olarak varsayılmaması gerektiğini gösterir.
Sıkıyönetim, Bakanlar Kurulu kararnameleri, tüzükler ve gensoru gibi kurumlar yürürlükteki metinde eski anlamlarıyla yer almaz.
İdari yargı açısından bu özellikle önemlidir; çünkü idarenin düzenleyici işlemleri, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik, kamu tüzel kişiliğinin kuruluşu, idari vesayet ve yargı yolu gibi konular 2017 sonrası metinle değerlendirilir.
Türk anayasa tarihi bu nedenle hem geçmişi bilme hem de yürürlükteki anayasal mimariyi doğru tespit etme disiplinidir.
Tarihsel okumada dikkat edilmesi gereken son nokta, değişikliklerin yalnız madde numaralarını değil kurumların anlamını da dönüştürmesidir.
Aynı anayasa metninde hem mülga madde başlıkları hem de yürürlükteki yeni kurumlar görülebilir.
Bu durum eski bilgiyi bütünüyle değersiz kılmaz, fakat uygulanacak hükmün güncel metin olduğunu unutturmamalıdır.
Örneğin kanun hükmünde kararname, gensoru veya Bakanlar Kurulu gibi kavramlar anayasa tarihinin parçası olarak bilinir; buna karşılık bugünkü idari işlem düzeninde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yazılı soru ve Cumhurbaşkanı merkezli yürütme esas alınır.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Türk Anayasa Tarihi anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Anayasa Hukuku dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Türk Anayasa Tarihi konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Anayasa Hukuku dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- YetkiBir davaya yer (coğrafi) bakımından hangi mahkemenin bakacağını belirleyen kuraldır. Kesin yetki hâlleri dışında taraf iradesiyle değişebilir.
- Kuvvetler AyrılığıYasama, yürütme ve yargı erklerinin ayrı organlara verilmesi ve bu organların birbirini denetleyip dengelemesi ilkesidir.
- Bireysel BaşvuruTemel hak ve özgürlüğü kamu gücü tarafından ihlal edilen kişilerin, olağan kanun yollarını tükettikten sonra Anayasa Mahkemesine yaptığı başvurudur.
- İdari İşlemİdarenin kamu gücüne dayanarak tek yanlı irade açıklamasıyla hukuki sonuç doğuran işlemidir. Yetki, şekil, sebep, konu ve maksat olmak üzere beş unsurdan oluşur.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Anayasa Hukuku dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 12 konu içerir.
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi