Hâkim ve Savcı Yardımcılığı · Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku

Hâkim-Savcı Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku Tacir ve Tacir Olmanın Sonuçları Konu Anlatımı

Tacir ve Tacir Olmanın Sonuçları konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku dersi. Özet her zaman ücretsiz.

Kısaca

Tacir sıfatı, TTK sisteminde yalnız bir kişi etiketi değil, ticari işletmeye bağlanan özel bir hukuk rejimidir. Başlangıç eşiği ticari işletmedir: esnaf işletmesi sınırını aşan gelir hedefi, devamlılık ve bağımsız yürütüm birlikte bulunmalıdır. Gerçek kişi, bu işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işletirse tacirdir; işletmeyi halka duyurup ya da ticaret siciline tescil ve ilan ettirip fiilen başlamayan kişi de tacir sayılır. Buna karşılık işletme açmış gibi davranan kişi tacir sayılmaz, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur. Küçük ve kısıtlılarda sıfat temsil edilene aittir; yasal temsilci ceza hükümleri bakımından tacir gibi sorumlu tutulur. Tacir olmanın sonuçları iflasa tabiiyet, ticaret unvanı seçme, işletmeyi sicile tescil ettirme, defter tutma, basiretli davranma, ticari iş karinesi, ücret ve faiz isteme, fatura-teyit mektubu sonuçları ve bazı indirim taleplerinden yararlanamama şeklinde görünür.

Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.

Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indir

Konu Anlatımı

Tacir kavramı, TTK’da ticari işletme kavramının üzerine kurulur.

Bu yüzden ilk ayrım, kişinin ticaretle uğraşıp uğraşmadığı değil, yürütülen faaliyetin ticari işletme niteliği taşıyıp taşımadığıdır.

Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedefleyen faaliyetlerin devamlı ve bağımsız biçimde yürütüldüğü işletmedir.

Gelir hedefi, devamlılık ve bağımsızlık birlikte düşünüldüğünde tacir sıfatının neden sıradan mesleki faaliyetlerden ayrıldığı anlaşılır.

Sınır esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındadır; bu sınırın Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenmesi, tacir olmanın yalnız fiili görünüşe değil kanuni eşiğe de bağlı olduğunu gösterir.

Ticari işletmenin bir bütün halinde devredilebilmesi ve devir sözleşmesinin yazılı yapılıp ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi de bu işletmenin tek tek malvarlığı unsurlarından daha geniş bir hukuki bütün olduğunu ortaya koyar.

Gerçek kişi tacir, bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişidir.

Tanımdaki “kendi adına” unsuru önemlidir; işletmenin kazanç ve risk alanı kime bağlanıyorsa tacir sıfatı da ona yönelir. “Kısmen de olsa” ifadesi ise işletmenin bütününü tek başına yürütme zorunluluğu bulunmadığını gösterir.

Bir kişi ticari işletmesini gerçekten işletmeye başlamışsa tacir sıfatı bu işletme faaliyetiyle doğar.

Ayrıca kanun görünüşe de sonuç bağlar: Bir ticari işletmeyi kurup açtığını sirküler, gazete, radyo, televizyon veya benzeri ilan araçlarıyla halka bildiren ya da işletmesini ticaret siciline tescil ettirip ilan eden kişi, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.

Burada sonuç, üçüncü kişilerin ticari hayattaki güveninin korunmasıdır; kişi kendi iradesiyle ticari işletme görünümünü kamuya açıklamışsa henüz fiili faaliyet başlamadı savunmasına dayanamaz.

Tacir sayılmak ile tacir gibi sorumlu olmak aynı hukuki kategori değildir.

Bir ticari işletme açmış gibi kendi adına veya adi şirket ya da hukuken var sayılmayan başka bir şirket adına ortak sıfatıyla işlem yapan kişi, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.

Bu halde kanun kişiyi doğrudan tacir haline getirmekten çok, yarattığı görünüş nedeniyle üçüncü kişilerin güvenini korur.

Sınav olayında bu ayrım belirleyicidir: Kişi gerçek bir ticari işletmeyi kendi adına işletiyorsa tacirdir; işletmeyi açtığını ilan veya tescil ve ilanla duyurmuşsa fiilen başlamasa da tacir sayılır; işletme açmış gibi işlem yapıyorsa iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumludur.

Bu üç ihtimal aynı sonuç diline sıkıştırılırsa doğru cevap kaçırılır.

Küçük ve kısıtlılara ait ticari işletmelerde tacir sıfatı yasal temsilciye değil, temsil edilene aittir.

Yasal temsilci işletmeyi küçük veya kısıtlı adına işletir; bu nedenle medeni hukuk bakımından temsil ilişkisi vardır, fakat ticaret hukuku statüsü temsil edilene bağlanır.

Buna rağmen yasal temsilci ceza hükümlerinin uygulanması yönünden tacir gibi sorumlu olur.

Bu düzenleme, sıfat ile sorumluluğun her zaman aynı kişide toplanmadığını gösterir.

Ticaret yapması kanunen veya yargı kararıyla yasaklanan, mesleği ya da görevi nedeniyle ticari işletme işletemeyen, yahut gerekli izin veya onayı almadan ticari işletme işleten kişi de tacir sayılır.

Yasak veya izin eksikliği tacir sıfatını ortadan kaldırmaz; sadece hukuki, cezai ve disipline ilişkin sorumluluğu saklı bırakır.

Böylece kişi hem tacir olmanın yükümlülüklerinden kaçamaz hem de yasağa aykırılığın sonuçlarına katlanır.

Esnaf, ekonomik faaliyeti sermayesinden çok bedeni çalışmasına dayanan ve geliri ticari işletme sınırını aşmayan sanat veya ticaret erbabıdır.

Bu nedenle esnaf ile tacir arasındaki fark yalnız işin küçük görünmesi değildir; faaliyet gelir eşiği, bedeni çalışma ağırlığı ve ticari işletme niteliği birlikte değerlendirilir.

Esnaf kural olarak tacir değildir, fakat tacirlere özgü bazı hükümlerin esnafa da uygulanması mümkündür.

Bu durum esnafı tacir yapmaz; yalnız kanunun açıkça gönderme yaptığı sonuçlar bakımından tacir rejimine yaklaştırır.

Tüzel kişilerde ise ticaret şirketleri tacirdir.

Ayrıca amacına ulaşmak için ticari işletme işleten vakıf ve dernekler ile özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere kamu tüzel kişilerince kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılır.

Buna karşılık Devlet, il özel idaresi, belediye, köy ve diğer kamu tüzel kişileri bir ticari işletmeyi doğrudan veya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen bir tüzel kişi eliyle işletse bile kendileri tacir sayılmaz.

Kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar için de aynı koruma geçerlidir.

Tacir olmanın genel sonuçları TTK m.18’de yoğunlaşır.

Tacir her türlü borcu için iflasa tabidir; bu sonuç yalnız ticari borçlarla sınırlı anlatılmamalıdır.

Tacir ayrıca kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve gerekli ticari defterleri tutmakla yükümlüdür.

Bu yükümlülükler ticari hayatta açıklık, izlenebilirlik ve güven sağlar.

Tacirin bütün ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.

Basiret ölçüsü, tacirin iş ilişkilerinde sıradan bir kişiye göre daha öngörülü, dikkatli ve piyasaya uygun davranmasının beklenmesi demektir.

Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshetmeye veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarlar da şekle bağlanmıştır; noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imzalı kayıtlı elektronik posta kullanılmalıdır.

Bu şekil kuralı, tacirler arası ilişkide ispat ve güvenlik ihtiyacını karşılar.

Tacir sıfatının özel sonuçlarından biri ticari iş karinesidir.

Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır.

Gerçek kişi tacir, işlem sırasında borcun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını karşı tarafa açıkça bildirirse veya işin ticari sayılmasına durum elverişli değilse borç adi sayılır.

Tüzel kişi tacirlerde bu kişisel alan istisnası aynı şekilde kurulmaz; çünkü tüzel kişi tacirin faaliyet alanı ticari kişiliğiyle iç içedir.

Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm yoksa diğeri için de ticari iş sayılır.

Bu kural özellikle karma ilişkilerde önemlidir; sözleşmenin bir tarafı tacir olmasa bile, karşı taraf bakımından ticari iş niteliği tüm sözleşmeye yayılabilir.

Tacir, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüşse karşı taraf tacir olmasa bile uygun ücret isteyebilir.

Bunun yanında tacirin avans ve gider kalemleri, ödemenin yapıldığı tarihten başlayarak faiz alacağına konu olur.

Bu sonuç, ticari faaliyetin karşılıksız görülmeyeceği varsayımına dayanır.

Fatura ve teyit mektubu da tacir rejiminin pratik sonuçlarındandır.

Ticari işletmesi bağlamında mal satan, üreten, iş gören veya menfaat sağlayan tacirden diğer taraf fatura verilmesini ve bedel ödenmişse bunun faturada gösterilmesini isteyebilir.

Faturayı alan kişi sekiz gün içinde içeriğe itiraz etmezse içeriği kabul etmiş sayılır.

Telefon, telgraf, iletişim veya bilişim aracıyla ya da sözlü kurulan sözleşmelerde açıklamayı doğrulayan teyit mektubuna sekiz gün içinde itiraz edilmemesi de yazının sözleşmeye veya açıklamaya uygun olduğunun kabulü sonucunu doğurur.

Bu kabul kesin bir sözleşme kurma aracı gibi değil, ticari hayatın hızlı akışı içinde sessiz kalmaya bağlanan ispat ve güven sonucu olarak anlaşılmalıdır.

Tacir sıfatı, bazı koruyucu indirim imkanlarını da sınırlar.

Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada

Tacir ve Tacir Olmanın Sonuçları anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku dersindeki diğer konular

Bu Konunun Sınavdaki Ağırlığı

Tacir ve Tacir Olmanın Sonuçları konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %7. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.

Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.

SSS

Sık Sorulan Sorular

Tacir ve Tacir Olmanın Sonuçları, Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku dersinin konularından biridir. Aynı dersin diğer konularına bu sayfanın altındaki konu listesinden geçebilirsiniz.

Bu sayfada konunun ücretsiz özeti ve anlatımın neredeyse tamamı yer alır; yalnızca kapanış bölümü uygulamaya bırakılmıştır. Sesli anlatım, çevrimdışı indirme ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyinde Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku dersinin müfredat ağırlığı %7. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.

Önce özeti okuyup konunun ne hakkında olduğunu netleştirin, sonra anlatımı baştan sona takip edin. Anlatımı bitirir bitirmez aynı konudan soru çözün: konuyu okumaktan çok, okuduktan hemen sonra hatırlamaya çalışmak kalıcılığı belirler. Bir gün sonra sadece özeti tekrar okumak çoğu konu için yeterli olur.

Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku dersi bu sayfadaki konuyla birlikte 14 konu içerir. Tam liste sayfanın altındaki konu bağlantılarında ve dersin kendi sayfasında yer alır; oradan her konunun ücretsiz özetini tek sayfada okuyabilirsiniz.

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et
powered by