Hâkim ve Savcı Yardımcılığı · Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku

Hâkim-Savcı Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku Ticari İş ve Ticari Hüküm Konu Anlatımı

Ticari İş ve Ticari Hüküm konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku dersi. Özet her zaman ücretsiz.

Kısaca

Ticari hüküm, yalnız Türk Ticaret Kanunundaki hükümlerden ibaret değildir; bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillere ilişkin diğer kanunlardaki özel hükümler de bu niteliktedir. Ticari iş ise Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiilleri kapsar. Hakkında ticari hüküm bulunmayan ticari işlerde ticari örf ve adet, o da yoksa genel hükümler uygulanır. Bu sıralama, sınavda doğrudan uygulanacak normu bulmak için başlangıç noktasıdır.

Ticari işlere bağlanan sonuçlar birkaç başlıkta yoğunlaşır. Ticari zamanaşımı süreleri kural olarak sözleşmeyle değiştirilemez. Birden fazla kişinin ticari nitelikte bir iş nedeniyle birlikte borçlanması halinde aksi yoksa teselsül karinesi doğar. Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir; bileşik faiz ise dar şartlara bağlıdır. Tacirin borçlarının ticari sayılması, fatura ve teyit mektubuna sekiz günlük itiraz süresi ve tacirin ceza indirimi isteyememesi de konuya dahildir.

Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.

Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indir

Konu Anlatımı

Ticari İş ve Ticari Hüküm başlığı, ticaret hukukunun hangi ilişkilerde özel kurallar ürettiğini gösteren temel eşiktir.

Önce ticari hüküm kavramı doğru kurulmalıdır.

Türk Ticaret Kanunundaki hükümler ticari hükümdür; ayrıca bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillere ilişkin diğer kanunlardaki özel hükümler de ticari hüküm sayılır.

Bu nedenle ticari hüküm, yalnız kanun adından hareketle değil, düzenlemenin ticari işletmeyle kurduğu bağ üzerinden anlaşılır.

Bir olayda uygulanacak özel ticari hüküm varsa çözüm öncelikle bu hükümden çıkarılır; böyle bir hüküm yoksa ticari işin boşlukta kaldığı düşünülmez, sonraki uygulama basamağına geçilir.

Bu sonraki basamak ticari örf ve adettir.

Ticari bir iş hakkında ticari hüküm bulunmadığında mahkeme önce ticari örf ve adete, bu da yoksa genel hükümlere göre karar verir.

Ancak her tekrar edilen uygulama mahkeme kararına esas alınacak ticari örf ve adet niteliğinde değildir.

Kanunda aksine hüküm yoksa bir teamülün ticari örf ve adet olarak kabul edildiği belirlenmedikçe hükme esas alınması mümkün olmaz; buna karşılık irade açıklamalarının yorumunda teamüller dikkate alınabilir.

Bölgeye veya ticaret dalına özgü ticari örf ve adetler genel nitelikte olanlara üstün tutulur.

İlgililer aynı bölgede değilse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe ifa yerindeki ticari örf ve adet uygulanır.

Tacir olmayan kişiler bakımından ise ticari örf ve adetin uygulanması, bunun onlar tarafından bilinmesine veya bilinmesinin gerekmesine bağlıdır.

Ticari iş kavramı, ticari hükümlerin hangi işlem ve fiillere bağlanacağını belirler.

Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari iştir.

Bu tanım iki ayrı kapı açar.

İlki, kanunda düzenlenen hususun kendiliğinden ticari iş sayılmasıdır.

İkincisi, kanunda ayrıca adlandırılmasa bile ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillerin ticari iş alanına girmesidir.

Olay sorusunda bu nedenle önce işlem veya fiilin Türk Ticaret Kanununda düzenlenip düzenlenmediği, sonra ticari işletmeyle bağlantısı incelenir.

Bağlantı kurulursa ticari işlere özgü sonuçlar devreye girebilir.

Ticari işlere bağlanan ilk önemli sonuçlardan biri zamanaşımıdır.

Ticari hüküm içeren düzenlemelerde belirlenen zamanaşımı süreleri, kanun özel olarak izin vermedikçe tarafların anlaşmasıyla farklılaştırılamaz.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, tarafların tacir veya sözleşmenin ticari nitelikte olması sebebiyle her süreyi serbestçe uzatıp kısaltabilecekleri varsayımına düşmemektir.

Kanun, ticari hükümlerde yer alan zamanaşımı sürelerini taraf iradesine karşı korur.

Bu koruma, ticari hayatın hızını ve öngörülebilirliğini sözleşmesel keyfiliğe bırakmayan bir sınır gibi çalışır.

Teselsül karinesi de ticari işin en sınavlık sonuçlarındandır.

İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri ya da hepsi için ticari nitelikte olan bir iş dolayısıyla başka bir kişiye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe müteselsilen sorumlu olur.

Bu kural, adi borç ilişkilerindeki bölünebilir sorumluluk beklentisini ticari işlerde tersine çevirir.

Ticari nitelik borçlulardan yalnız biri bakımından bulunsa bile birlikte borçlanma varsa karine teselsüldür.

Kefalet bakımından da ticari borçlara kefalet halinde hem asıl borçlu ile kefil arasında hem de kefiller arasındaki ilişkide aynı esas uygulanır.

Bununla birlikte kefil ve kefillere taahhüt veya ödemenin yapılmadığı ya da yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.

Faiz hükümleri, ticari iş kavramının parasal sonucunu gösterir.

Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir; fakat bu serbesti bütün faiz türleri için sınırsız bir alan oluşturmaz.

Kanuni faiz, anapara faizi ve temerrüt faizi bakımından ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

Aksine sözleşme yoksa ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden; belirli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar.

Bileşik faiz ise özellikle dar tutulmuştur.

Faizin anaparaya eklenerek yeniden faiz yürütülmesi şartı, üç aydan aşağı olmamak üzere yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde geçerlidir ve sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz.

Bu sınıra aykırı işletilen faiz yok hükmündedir.

Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler de ayrıca saklıdır.

Tacire ilişkin ticari iş karinesi, konunun kişi bağlantısını tamamlar.

Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır.

Gerçek kişi tacir bakımından iki istisna vardır: Tacir işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirirse veya işin ticari sayılmasına durum elverişli değilse borç adi sayılır.

Bu istisnalar yalnız gerçek kişi tacir yönünden önem taşır; çünkü ticari işletmeyle bağlantısı olmayan kişisel alanı ayırmaya yarar.

Ayrıca taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf için de ticari iş sayılır.

Bu kural, sözleşmenin iki taraf bakımından farklı hukuk rejimlerine bölünmesini engelleyen tamamlayıcı bir etki doğurur.

Tacirin ticari işletmesiyle bağlantılı iş görmesi, ücret ve faiz hakkı bakımından da sonuç doğurur.

Tacir, tacir olan veya olmayan bir kişi için ticari işletmesiyle ilgili bir iş ya da hizmet görmüşse uygun bir ücret isteyebilir.

Verdiği avans ve üstlendiği giderler bakımından da ödeme anından başlayarak faiz talep etme imkanı bulunur.

Bu düzenleme, ticari işletme faaliyeti içinde yapılan hizmetin karşılıksız kabul edilmemesi gerektiğini gösterir.

Olayda taraflardan birinin tacir olmaması bu hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; önemli olan iş veya hizmetin tacirin ticari işletmesiyle ilgili olmasıdır.

Fatura ve teyit mektubu hükümleri, ticari işlerde sessiz kalmanın bazı karinelere yol açabileceğini gösterir.

Ticari işletmesi bağlamında mal satan, üreten, iş gören veya menfaat sağlayan tacirden diğer taraf fatura verilmesini isteyebilir; bedel ödenmişse bunun faturada gösterilmesini de talep edebilir.

Faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğe itiraz etmezse bu içeriği kabul etmiş sayılır.

Aynı sekiz günlük mantık, telefonla, telgrafla, iletişim veya bilişim aracıyla, teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmeler ve açıklamalar için gönderilen teyit mektubunda da görülür.

Teyit mektubuna süresinde itiraz edilmezse yazının sözleşmeye veya açıklamaya uygun olduğu kabul edilir.

Bu kabul karineleri, borcun varlığını sınırsız biçimde ispatlayan mutlak sonuçlar gibi değil, içerik ve uygunluk bakımından çalışan ticari güven kuralları gibi değerlendirilmelidir.

Tacir sıfatı, borçlu aleyhine bazı sınırlamalar da getirir.

Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununda gösterilen bazı hallerde aşırı ücret veya sözleşme cezası kararlaştırıldığı iddiasıyla indirim isteyemez.

Bu kural, tacirin ticari hayatta daha dikkatli ve öngörülü davranması gerektiği fikriyle uyumludur.

Aynı bütünlük içinde tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde Türk Borçlar Kanununun satış ve mal değişimi hükümleri uygulanır; ancak ticari satışa özgü özel hükümler saklıdır.

Kısmi teslim, alıcının temerrüdü ve ayıp ihbarı bakımından getirilen özel düzenlemeler, ticari işlerin hızlı ve güvenli yürütülmesi amacına hizmet eder.

Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada

Ticari İş ve Ticari Hüküm anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku dersindeki diğer konular

Bu Konunun Sınavdaki Ağırlığı

Ticari İş ve Ticari Hüküm konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %7. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.

Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.

SSS

Sık Sorulan Sorular

Ticari İş ve Ticari Hüküm, Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku dersinin konularından biridir. Aynı dersin diğer konularına bu sayfanın altındaki konu listesinden geçebilirsiniz.

Bu sayfada konunun ücretsiz özeti ve anlatımın neredeyse tamamı yer alır; yalnızca kapanış bölümü uygulamaya bırakılmıştır. Sesli anlatım, çevrimdışı indirme ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyinde Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku dersinin müfredat ağırlığı %7. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.

Önce özeti okuyup konunun ne hakkında olduğunu netleştirin, sonra anlatımı baştan sona takip edin. Anlatımı bitirir bitirmez aynı konudan soru çözün: konuyu okumaktan çok, okuduktan hemen sonra hatırlamaya çalışmak kalıcılığı belirler. Bir gün sonra sadece özeti tekrar okumak çoğu konu için yeterli olur.

Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku dersi bu sayfadaki konuyla birlikte 14 konu içerir. Tam liste sayfanın altındaki konu bağlantılarında ve dersin kendi sayfasında yer alır; oradan her konunun ücretsiz özetini tek sayfada okuyabilirsiniz.

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et
powered by