Hukuk felsefesi geleneğinde tabii hukuk ile hukuki pozitivizm, hukuk ile ahlak arasındaki ilişkiyi taban tabana zıt biçimde ele alan iki büyük akımdır: Aristoteles, Platon, Hobbes, Locke, Finnis ve Fuller gibi tabii hukukçular hukuku ahlakilikle ilişkilendirirken, Austin ve Hart gibi hukuki pozitivistler hukuku ahlakilikten ayrı bir olgu olarak ele alır. Gülriz Uygur'un aktardığı üzere, hukuki pozitivizmin temelinde iki tez yer alır: hukukun toplumdaki sosyal olgulara -kanunlara, yargı kararlarına, geleneklere- dayandığını söyleyen sosyal kaynaklar tezi ve hukuk ile ahlak arasında zorunlu bir kavramsal bağ bulunmadığını savunan ayrılabilirlik tezi. Austin'e göre hukuk, egemenin yaptırım tehdidiyle desteklenen emridir; Hart ise bu görüşü eleştirerek hukukun birincil (yükümlülük getiren) ve ikincil (yetki veren) kurallardan, özellikle de hangi normların hukuk sayılacağını belirleyen tanıma kuralından oluştuğunu savunur. Ronald Dworkin, tanıma kuralının ahlaki ilkelere yer verdiği ölçüde artık sosyal bir kural olamayacağını ileri sürerek pozitivizme itiraz eder; Hart ve Jules Coleman gibi esnek pozitivistler ise, tanıma kuralının içeriğinde ahlaki ölçütlere yer verilmesinin pozitivist temellere aykırı düşmediğini savunarak bu itiraza cevap verir.
Doğal Hukuk ve Hukuki Pozitivizm Konu Anlatımı
Doğal Hukuk ve Hukuki Pozitivizm konusunun özeti ve anlatımı — Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Hukuk felsefesi geleneğinde, bir kuralı hukuk kuralı yapan şeyin ne olduğu sorusuna verilen cevaplar iki büyük akımda toplanır.
Tabii (doğal) hukukçular olarak anılan Aristoteles, Platon, Hobbes, Locke, Finnis ve Fuller, hukuku ahlakilikle ilişkilendirirken; hukuki pozitivistler olarak anılan Austin ve Hart, hukuku ahlakilikten ayrı bir olgu olarak ele alır.
Gülriz Uygur'un aktardığı üzere, günümüzdeki hukuki pozitivizm tartışmaları iki tez etrafında yoğunlaşır: sosyal kaynaklar tezi ve ayrılabilirlik tezi.
Bu tezlerin kökeni Jeremy Bentham ve John Austin'e dayandırılır.
Sosyal kaynaklar tezi, bir toplumda hukuk sayılan şeyin sosyal bir olgu veya konvansiyon konusu olduğunu, yani hukukun ahlaki değerinden bağımsız olarak sosyal olgulara dayandığını ifade eder.
Austin'in klasik pozitivizminde bu tez, hukukun emredici teorisiyle birleşir: Austin'e göre hukuk, uyulmaması durumunda yaptırım tehdidiyle desteklenen egemenin emridir ve hukukun sosyal olgu boyutunu, halkın çoğunluğunun egemene itaat etme alışkanlığı oluşturur.
Herbert Hart, Austin'in bu egemen-emir anlayışına ve hukukun otoritesini yalnızca yaptırıma dayandırmasına karşı çıkar.
Hart'a göre hukuk, vatandaşlara ödev ve yükümlülük getiren birincil kurallar ile vatandaşlara ve yetkililere kamusal veya özel yetkiler veren ikincil kurallardan oluşur; yalnızca birincil kurallardan oluşan bir toplumda hangi kuralların hukuk kuralı sayılacağı belirsiz kalacağı için, Hart bir de tanıma kuralının varlığını zorunlu görür.
Tanıma kuralı, bir normun toplumun hukukunun parçası sayılabilmesi için karşılaması gereken kriterleri belirleyen, hukuk sistemindeki en üst düzey kuraldır; varlığı bizzat yetkililerin bu kuralı kabul edip ona göre davranmasından, yani bir sosyal olgudan ibarettir.
Ayrılabilirlik tezi ise hukuk ile ahlak arasında zorunlu bir kavramsal bağ bulunmadığını, aralarında ancak rastlantısal bağlantılar kurulabileceğini savunur; bu adlandırmayı yapan ve tezi pozitivizmle ilişkilendiren düşünür Jules Coleman'dır.
Coleman'a göre pozitivizmin bu tezi iki farklı biçimde yorumlanabilir: pozitivizmin ilk (katı) formu, hukukun hiçbir ahlaki teste dayanmayı gerektirmediğini savunur; Joseph Raz gibi düşünürlerin de aralarında bulunduğu bu görüşe göre, kaynağa dayanan tanıma kuralı, normları ahlaki içeriklerine bakmaksızın hukuk normu olarak geçerli kılar.
Pozitivizmin ikinci (esnek) formu ise, hukuki geçerliliğe ilişkin ahlaki kriterlerin de bulunabileceğini, yeter ki bu kritere ilişkin konvansiyon hukuki topluluk tarafından kabul edilmiş olsun, savunur; Hart'ın kendisi bu esnek pozitivizmin temsilcisi sayılır, çünkü tanıma kuralında yer verilecek kritere ilişkin bir sınırlama getirmez ve bu kriterin ahlaki ilkeler de içerebileceğini kabul eder.
Ronald Dworkin, esnek pozitivizme yönelttiği eleştirilerle bu tartışmanın merkezine yerleşir.
Dworkin'e göre hukuk yalnızca kurallardan değil, ilkelerden ve politikalardan da oluşur; masumluk karinesi veya kimsenin kendi haksızlığından kazanç sağlayamayacağı ilkesi gibi ilkeler, davadan davaya değişen bir ağırlığa sahiptir ve önceden hangi ilkenin sonucu belirleyeceği söylenemez.
Dworkin'e göre ahlaki ilkelerin hukuki bakımdan bağlayıcı olması, onların hakkaniyet ve adalet gereklerine uygun olmasına bağlıdır; bu ise tanıma kuralının sosyal bir kural, yani toplum üyelerinin benzeşen davranışlarına dayanan bir konvansiyon olması gerekliliğiyle bağdaşmaz, çünkü ahlaki ilkeler tartışmalı standartlardır ve tartışma benzeşen davranıştan çok farklılığı yansıtır.
Dworkin ayrıca, tanıma kuralının asıl işlevinin hukuki kesinlik sağlamak olduğunu, ahlakiliğe yer verilmesinin ise bu kesinliği zedeleyeceğini ileri sürer.
Hart ve onun izinden giden Coleman, bu eleştirilere karşı, tanıma kuralında ahlaki ilkelere yer verilmesinin zorunlu olarak onu tartışmalı bir kurala dönüştürmeyeceğini savunur.
Coleman'a göre yetkililer, tanıma kuralının kendisinde -örneğin "adaletin gereklerine uygun normlar geçerlidir" biçimindeki bir kriterde- anlaşabilirler; asıl anlaşmazlık, bu kritere hangi somut ilkelerin girdiğinin belirlenmesinde, yani kuralın uygulanmasında ortaya çıkar ve bu da kuralın konvansiyon olma özelliğini ortadan kaldırmaz.
Coleman kendi yaklaşımını "negatif pozitivizm" olarak adlandırır: buna göre hiçbir normun hukukiliğinin ahlaki değerine bağlı olmadığı değil, en azından bir hukuk sisteminde tanıma kuralının salt sosyal bir kural olarak kalabileceği kabul edilir.
Tartışmanın sonunda, tabii hukuk ile hukuki pozitivizm arasındaki klasik ayrımın günümüzde daha incelikli bir görünüm kazandığı söylenebilir.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Doğal Hukuk ve Hukuki Pozitivizm anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Doğal Hukuk ve Hukuki Pozitivizm konusu Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı HMGS düzeyindeki Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %2. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- İtirazBir karara veya işleme karşı, kararı veren mercie ya da bir üst mercie yapılan başvurudur. İcra hukukunda ayrıca borçlunun ödeme emrine karşı çıkmasını ifade eder.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- YetkiBir davaya yer (coğrafi) bakımından hangi mahkemenin bakacağını belirleyen kuraldır. Kesin yetki hâlleri dışında taraf iradesiyle değişebilir.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (Adalet Bakanlığı ile)HMGS (Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı) sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav Takvimi2026 HMGS başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- HMGS Başvuru — Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- Adalet BakanlığıHMGS yeterlilik ve hukuk meslekleri (avukatlık, noterlik, hâkimlik-savcılık) kapısına ilişkin resmî mevzuat.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHMGS sonuç sorgulama ve sonuç belgesi doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve HMGS kılavuzu erişimi.
Sık Sorulan Sorular
Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 4 konu içerir.
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı soru çözme rehberi