İslamiyet Öncesi Türk Hukuku
İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Hukuk: Kaynaklar, Hun, Göktürk ve Uygur Düzeni
İslamiyet öncesi Türk devletlerinin hukuku hakkında bilgi edinilebilecek kaynaklar oldukça sınırlıdır: başta, Türklerle çoğu zaman çatışma hâlinde bulunan Çinlilerin yazdığı kronikler gelir; bunların yanında Göktürklerden kalan Orhun Yazıtları gibi epigrafik belgeler, Uygurlar döneminden günümüze ulaşan alım satım ve borç senedi türünden yazılı belgeler, Türklerin örf ve âdetlerini yansıtan etnografik eserler ile Kutadgu Bilig ve Divânu Lügati't-Türk gibi edebî yapıtlar bu dönemin hukukuna ışık tutar. Bu kaynaklara göre Hun Devleti'nde hükümdar kağan, yabgu veya kan gibi unvanlarla anılır, siyasi hâkimiyetini Gök Tanrı'dan aldığına inanılan kuttan alır, ülke sağ ve sol kol olarak ikiye ayrılır ve yılda üç kez toplanan kurultaylarda devlet işleri görüşülürdü. Göktürk Devleti'nde töre adı verilen hukukun kaynağı halkın örf ve âdetleri, kurultayın kararları ve kağanın kendisiydi; suçlar ağır ve hafif olarak ikiye ayrılır, ağırları ölümle, hafifleri ise tazminatla cezalandırılırdı. Uygur Devleti'nde ise Kutadgu Bilig ve Doğu Türkistan'da bulunan hukuki belgeler sayesinde devlet teşkilatı, toplumsal sınıflar, kölelik, miras ve borç ilişkileri ayrıntılı biçimde bilinmektedir. Üç devlette de aile hukukunda levirat uygulaması ve kalın adlı evlenme bedeli ortak kurumlar olarak karşımıza çıkar.