Milletlerarası yetki, yabancılık unsuru bulunan özel hukuk uyuşmazlığında Türk mahkemelerinin davayı görebilme bağlantısını açıklar. MÖHUK’un ana kuralı, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin iç hukuktaki yer itibarıyla yetki kurallarıyla belirlenmesidir. Bunun yanında Türk vatandaşlarının kişi halleri, Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan yabancıların bazı kişi hali kararları, miras davaları, iş ilişkileri, tüketici sözleşmeleri ve sigorta uyuşmazlıkları için özel yetki düzenlemeleri vardır. Yetki anlaşması ise yalnızca münhasır yetki bulunmayan, yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı devlet mahkemesi lehine yapılabilir; yazılı delille ispat aranır. İşçi, tüketici ve sigorta alanlarındaki koruyucu yetki kuralları taraf anlaşmasıyla kaldırılmaz. Bu başlık, uygulanacak hukukla karıştırılmamalıdır. Doğru çözüm, davayı açan kişiyi, uyuşmazlık türünü ve varsa koruyucu yetki hükmünü aynı anda okumaya bağlıdır.
HMGS Milletlerarası Yetki Konu Anlatımı
Milletlerarası Yetki konusunun özeti ve anlatımı — Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı Milletlerarası Özel Hukuk dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Milletlerarası yetki, yabancı unsurlu bir uyuşmazlıkta Türk mahkemesinin davaya bakıp bakamayacağını belirleyen usul hukuku sorusudur.
Kanunlar ihtilafı “hangi hukuk uygulanacak?” sorusunu cevaplar; milletlerarası yetki ise “Türk mahkemesi bu davayı görebilir mi?” sorusunu cevaplar.
Bu ayrım sınav açısından temel önemdedir, çünkü bir davada Türk mahkemesi yetkili olsa bile esasa yabancı hukuk uygulanabilir.
Tersi yönde de uygulanacak hukuk Türk hukuku olarak belirlenmiş olabilir, fakat Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi ayrıca incelenmeden dava görülemez.
MÖHUK’un milletlerarası usul bölümündeki hükümler bu nedenle öncelikle yargı bağlantısının nasıl kurulacağını gösterir.
Genel kural sade görünür: Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini iç hukukun yer itibarıyla yetki kuralları tayin eder.
Bu, yabancılık unsurunun tek başına Türk mahkemesini yetkisiz hale getirmediği anlamına gelir.
İç hukukta bir yer yetkisi bağlantısı kurulabiliyorsa, bu bağlantı milletlerarası yetkiye de temel olur.
Fakat bu genel kural tüm soruları çözmeye yetmez; çünkü MÖHUK bazı alanlarda özel yetki düzenlemeleri getirir.
Bu özel hükümler, uyuşmazlığın niteliğine göre genel bağlantıyı tamamlar veya daha koruyucu bir yetki çerçevesi kurar.
Sınavda önce genel kuralı bilmek, sonra somut ilişkinin özel yetki maddelerinden birine girip girmediğini kontrol etmek gerekir.
Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davaları özel bir düzenlemeye bağlanmıştır.
Böyle bir dava yabancı ülke mahkemelerinde açılmamışsa veya açılamıyorsa Türkiye’de yer itibarıyla yetkili mahkeme devreye girer.
Böyle bir mahkeme yoksa kişinin Türkiye’de sakin olduğu yer, bu da yoksa Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesi, onun da bulunmaması halinde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri yetkili olur.
Bu düzenleme, kişi hali gibi şahsi statüyü ilgilendiren konularda Türk vatandaşının tamamen yargısız kalmasını önlemeye yöneliktir.
Buradaki sırayı karıştırmamak gerekir; doğrudan büyük şehir mahkemelerine gidilmez, önce daha yakın bağlantılar araştırılır.
Yabancıların bazı kişi hali işlemleri için de özel yetki vardır.
Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan yabancı hakkında vesayet, kayyımlık, kısıtlılık, gaiplik ve ölmüş sayılma kararları ilgilinin Türkiye’de sakin olduğu yer mahkemesince verilir; sakin değilse mallarının bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Bu hüküm her türlü yabancı kişi hali davası için sınırsız bir yetki kuralı değildir.
Sayılan karar türlerine ve Türkiye bağlantısına dikkat edilmelidir.
Miras davalarında ise ölenin Türkiye’deki son yerleşim yeri, bu yoksa terekeye dahil malların bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Burada da mirasçının yerleşim yeri değil, ölenin son yerleşim yeri ve tereke malları üzerinden bağlantı kurulur.
İş sözleşmesi ve iş ilişkisi davalarında kanun işçiyi koruyan bir yetki düzeni kurar.
Bireysel iş sözleşmesi ya da iş ilişkisi kaynaklı davalarda bağlantı, öncelikle işçinin çalışmasını olağan biçimde yürüttüğü işyerinin Türkiye’de bulunduğu mahkemede kurulur.
İşçinin işverene karşı açtığı davalarda işverenin yerleşim yeri, işçinin yerleşim yeri veya işçinin mutad meskeninin bulunduğu Türk mahkemeleri de yetkili olabilir.
Bu seçenekler özellikle işçinin dava açmasını kolaylaştırır.
Ancak işverenin işçiye karşı açtığı davalarda aynı genişlik otomatik olarak uygulanmaz; metnin işçinin işverene karşı açtığı davalar için ayrıca saydığı bağlantılar dikkatle okunmalıdır.
Tüketici sözleşmelerinde de koruyucu yaklaşım görülür.
Kanunda tanımlanan tüketici sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici, kendi yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesini seçebileceği gibi karşı tarafın işyeri, yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu Türk mahkemelerine de gidebilir.
Tüketiciye karşı açılacak davalarda ise yetkili mahkeme tüketicinin Türkiye’deki mutad meskeni mahkemesidir.
Bu ayrım, tüketicinin dava açarken sahip olduğu seçeneklerle tüketiciye karşı dava açılırken karşı tarafın bağlı olduğu sınırlamanın aynı olmadığını gösterir.
Sınav sorularında tarafların kim olduğu, davayı kimin açtığı ve tüketici sıfatının gerçekten bulunup bulunmadığı özellikle kontrol edilmelidir.
Sigorta sözleşmelerinde sigortacının esas işyeri, sözleşmeyi yapan şube veya acentenin Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi yetkili olabilir.
Buna karşılık sigorta ettirene, sigortalıya veya lehdara karşı açılacak davalarda yetki onların Türkiye’deki yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesine bağlanır.
Bu düzenleme de güçlü tarafa karşı koruyucu usul bağlantısı kurar.
İşçi, tüketici ve sigorta alanlarının ortak özelliği, kanunun zayıf veya korunmaya değer tarafı gözetmesidir.
Bu nedenle bu alanlardaki yetki hükümlerinin taraf anlaşmasıyla kolayca bertaraf edilememesi şaşırtıcı değildir.
Yetki anlaşması, milletlerarası yetki başlığının en dikkat isteyen konularındandır.
Taraflar, yer itibarıyla yetkinin münhasır yetki esasına göre belirlenmediği hallerde, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesini kararlaştırabilirler.
Bu anlaşmanın geçerliliği yazılı delille ispat edilmesine bağlıdır.
Üç koşul birlikte aranır: münhasır yetki bulunmayacak, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıyacak ve borç ilişkisinden doğacak.
Aile hukuku veya ayni hak gibi alanlarda bu hükmün otomatik uygulanacağı varsayılamaz.
Ayrıca yabancı mahkeme kendisini yetkisiz sayarsa veya Türk mahkemelerinde yetki itirazı ileri sürülmezse dava yetkili Türk mahkemesinde görülebilir.
Yetki anlaşmasının sınırı özellikle iş, tüketici ve sigorta hükümlerinde belirgindir.
Bu alanlarda kanunun belirlediği mahkemelerin yetkisi tarafların anlaşmasıyla ortadan kaldırılamaz.
Sınavda “taraflar yabancı mahkemeyi yetkili kılmıştır” ifadesi tek başına yeterli değildir; uyuşmazlığın hangi ilişki türünden doğduğu ve koruyucu yetki hükmünün bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Ayrıca milletlerarası yetki hükümlerinin yanında yabancı kişilerin teminat yükümlülüğü ve yabancı devletin özel hukuk ilişkilerindeki yargı muafiyeti sınırı da aynı bölümde yer alır.
Bunlar doğrudan yetki bağlantısı değil, yabancı unsurlu yargılamanın usuli sonuçlarıdır.
Milletlerarası yetki sorularını çözerken pratik sıra şu mantıkla kurulmalıdır: Önce uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıyıp taşımadığı ve Türk mahkemesi önüne gelip gelmediği belirlenir.
Sonra genel iç hukuk yetki bağlantısı aranır.
Ardından kişi hali, miras, iş, tüketici veya sigorta gibi özel yetki hükümlerinden biri varsa bu hüküm uygulanır.
Eğer taraflar yabancı mahkemeyi yetkili kılmışsa, anlaşmanın borç ilişkisine, yabancılık unsuruna, münhasır yetki yokluğuna ve yazılı delile dayanıp dayanmadığı kontrol edilir.
En son koruyucu yetki hükümlerinin anlaşmayla kaldırılamayacağı hatırlanır.
Bu sıra korunduğunda, uygulanacak hukukla yetkiyi karıştırma ve her yetki anlaşmasını geçerli sanma hataları büyük ölçüde önlenir.
Özel yetki kurallarının sınırlarını anlamak için “yetkili mahkeme” ifadesinin her zaman davacının serbest seçimi anlamına gelmediğini görmek gerekir.
Bazı hükümlerde davacıya seçimlik bağlantılar tanınır; örneğin tüketici uyuşmazlığında tüketicinin seçimine göre birden fazla mahkeme gündeme gelebilir.
Bazı hükümlerde ise davanın kime karşı açıldığına göre daha dar bir yetki belirlenir.
Tüketiciye karşı açılacak davalarda tüketicinin Türkiye’deki mutad meskeni mahkemesinin gösterilmesi buna örnektir.
Sigorta ilişkilerinde de sigortacıya karşı ve korunan kişilere karşı davalar farklı bağlantılarla düşünülür.
Bu ayrım, sadece ilişki türünü değil, davadaki taraf konumunu da okumayı gerektirir.
Münhasır yetki kavramı, yetki anlaşmasının sınırında karşımıza çıkar.
Kanun, yer itibarıyla yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edildiği hallerde tarafların yabancı mahkeme lehine anlaşma yapmasına izin vermez.
Çünkü münhasır yetki, uyuşmazlığın belirli bir mahkeme düzeniyle zorunlu bağlantısını ifade eder.
Bu nedenle taraf iradesi her zaman yargı bağlantısını değiştiremez.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Milletlerarası Yetki anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Milletlerarası Özel Hukuk dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Milletlerarası Yetki konusu Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı HMGS düzeyindeki Milletlerarası Özel Hukuk dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %2. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (Adalet Bakanlığı ile)HMGS (Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı) sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav Takvimi2026 HMGS başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- HMGS Başvuru — Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- Adalet BakanlığıHMGS yeterlilik ve hukuk meslekleri (avukatlık, noterlik, hâkimlik-savcılık) kapısına ilişkin resmî mevzuat.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHMGS sonuç sorgulama ve sonuç belgesi doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve HMGS kılavuzu erişimi.
Sık Sorulan Sorular
Milletlerarası Özel Hukuk dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 7 konu içerir.
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı soru çözme rehberi