Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı · Türk Hukuk Tarihi

Cumhuriyet Dönemi Hukuk Devrimi Konu Anlatımı

Cumhuriyet Dönemi Hukuk Devrimi konusunun özeti ve anlatımı — Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı Türk Hukuk Tarihi dersi. Özet her zaman ücretsiz.

Kısaca

Mondros Ateşkes Anlaşması'yla fiilen sona eren Osmanlı Devleti'nin ardından 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulmuş, 1 Kasım 1922'de saltanat, 3 Mart 1924'te de halifelik kaldırılmıştır; 29 Ekim 1923'te ilan edilen Cumhuriyet, 1921 tarihli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nun yetersiz kalması üzerine 20 Nisan 1924'te kabul edilen yeni anayasayla desteklenmiştir. Yeni devletin tam bağımsız, laik ve çağdaş bir hukuk düzenine kavuşması için 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması'nın kapitülasyonları kaldırması ve dinî kurallara dayalı olmayan bir hukuk öngörmesi belirleyici olmuş, bu doğrultuda yabancı kanunların iktibas edilmesi yoluna, yani resepsiyona gidilmiştir. Bu sürecin en önemli ürünü, 743 sayılı ve İsviçre Medenî Kanunu'ndan alınan, 17 Şubat 1926'da kabul edilip 4 Ekim 1926'da yürürlüğe giren Türk Kanun-ı Medenîsi'dir; bu kanunla resmî nikah, tekeşlilik, hâkim kararıyla boşanma ve kadın-erkek eşit mirasçılık gibi kökten yenilikler getirilmiştir. Aynı tarihte İsviçre'den 818 sayılı Borçlar Kanunu ve Alman-İtalyan hukukundan esinlenen 865 sayılı Ticaret Kanunu, 1926'da İtalyan Ceza Kanunundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 1927-1929 arasında da usul ve icra-iflas kanunları yürürlüğe girmiştir. 1928'de anayasadan "devletin dini İslam'dır" ibaresinin çıkarılması, 1937'de ise laiklik ilkesinin anayasaya girmesiyle hukuk devrimi tamamlanmıştır.

Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.

Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ders notları PDF’ini indir

Konu Anlatımı

30 Ekim 1918 tarihli Mondros Ateşkes Anlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu fiilen sona ermiş, işgale karşı bağımsızlık mücadelesi veren halkın seçtiği temsilcilerle kendi kendini yönetebilmesi için 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulmuştur.

Bu sürecin ardından 1 Kasım 1922'de saltanat kaldırılmış, 29 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhuriyet ilan edilmiş, 3 Mart 1924'te de halifelik kaldırılmıştır.

1921 tarihli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu yeni kurulan devletin ihtiyaçlarını karşılayamadığından, 20 Nisan 1924'te yeni bir anayasa kabul edilmiştir; bu anayasada 1928'de "Türkiye Devleti'nin dini İslam'dır" ifadesi çıkarılmış, meclis üyelerinin yemininden dinî ibare kaldırılmış ve nihayet 1937'de laiklik ilkesi doğrudan anayasaya girmiştir.

Bu siyasi dönüşümle birlikte tam bağımsız, laik ve çağdaş bir devlet olma hedefi, hukuk sisteminin de baştan aşağı yenilenmesini gerektirmiştir.

Bu iki anayasal metin arasında sıkı bir bağ vardır: yirmi üç maddeden oluşan kısa bir çerçeve metin olan 1921 tarihli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu, yasama ile yürütme yetkisini tek başına Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde toplayarak meclis hükümet sistemini benimsemiş ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesini ilk kez ortaya koymuştur; 1924 Anayasası ise devletin yönetim şeklinin cumhuriyet, başkentinin Ankara olduğunu hükme bağlayarak daha ayrıntılı bir düzenlemeye gitmiş, meclis hükümet sistemiyle parlamenter sistemin unsurlarını bir arada taşıyan karma bir hükümet modeli benimsemiştir.

Cumhuriyet döneminin hukuk alanındaki bu köklü değişimi resepsiyon, yani yabancı bir hukukun iktibas edilerek benimsenmesi kavramıyla anlatılır.

Türk Medenî Kanunu'nun genel gerekçesini kaleme alan dönemin Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, hâlâ yürürlükte olan Mecelle'nin ancak üç yüz maddesinin güncel ihtiyacı karşılayabildiğini, dine dayanan kuralların ise değişen toplum hayatına ayak uyduramayacağını belirterek yeni ve laik bir kanunun zorunlu olduğunu savunmuştur.

Bu resepsiyonun temelinde birkaç sebep bir arada işlemiştir: eski hukukun dağınık yapısını çağdaş medeniyet seviyesine taşıma isteği, Türkiye'nin tam bağımsızlığını ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesini pekiştirme amacı, 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması'nın kapitülasyonları kaldırıp din ve mezhep farkı gözetmeksizin kanun önünde eşitliği kabul etmiş olması ve son olarak hukuk reformu için kurulan komisyonların dinî kurallardan bağımsız biçimde çalışamamış olmasıdır.

Resepsiyonun en önemli ürünü, 4 Ekim 1926'da yürürlüğe giren ve İsviçre Medenî Kanunu'ndan tercüme yoluyla alınan 743 sayılı Türk Kanun-ı Medenîsi'dir; bu kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 17 Şubat 1926'da bir bütün hâlinde kabul edilmiştir.

İsviçre kanununun tercihinin sebebi, Alman Medenî Kanunu'nun karmaşıklığına ve Fransız Medenî Kanunu'nun eskiliğine karşılık, İsviçre kanununun daha yeni ve halkçı bulunmasıydı.

Yeni kanun, kişi, aile, eşya ve miras ilişkilerini düzenleyen dört kitaptan oluşmuş, resmî nikahı zorunlu kılarak evliliği devlet denetimine almış, erkeğin birden fazla kadınla evlenmesini ortadan kaldırıp tekeşliliği benimsemiş, boşanmayı hâkim kararına bağlamış, çocuk üzerinde anneye de velayet hakkı tanımış ve kadın ile erkek arasında eşit mirasçılık kuralını getirmiştir.

Medenî Kanun'un beşinci kitabı sayılan 818 sayılı Borçlar Kanunu, yine İsviçre'nin borçlar kanunundan iktibas edilerek aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Ceza hukukunda ise 1858 tarihli Ceza Kanunname-i Hümayunu'nun yetersiz kalması üzerine, 1889 tarihli İtalyan Ceza Kanunu esas alınarak hazırlanan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu 1 Mart 1926'da kabul edilip 1 Temmuz 1926'da yürürlüğe girmiştir.

Ticaret hukukunda Alman ve İtalyan ticaret kanunlarından yararlanılarak hazırlanan 865 sayılı Türk Ticaret Kanunu Layihası 26 Mayıs 1926'da kabul edilmiş, deniz ticaretine ilişkin ikinci kitabı ise 1929'da tamamlanmıştır.

Usul ve icra hukukunda da benzer bir resepsiyon süreci yaşanmıştır: 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, İsviçre'nin Neuchâtel Kantonu usul kanunundan alınarak 1927'de, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 1877 tarihli Alman Ceza Muhakemesi Kanunu esas alınarak 1929'da, 1424 sayılı İcra ve İflas Kanunu ise İsviçre Federal İcra ve İflas Kanunu'ndan iktibas edilerek yine 1929'da yürürlüğe girmiştir.

Bu kanunların önemli bir kısmı onlarca yıl boyunca uygulanmış; örneğin 743 sayılı Medenî Kanun 2002'de 4721 sayılı yeni Türk Medenî Kanunu'nun, 765 sayılı Ceza Kanunu 2005'te 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle yenilenmiştir.

Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada

Cumhuriyet Dönemi Hukuk Devrimi anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Türk Hukuk Tarihi dersindeki diğer konular

Bu Konunun Sınavdaki Ağırlığı

Cumhuriyet Dönemi Hukuk Devrimi konusu Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı HMGS düzeyindeki Türk Hukuk Tarihi dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %2. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.

Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.

SSS

Sık Sorulan Sorular

Cumhuriyet Dönemi Hukuk Devrimi, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı HMGS düzeyindeki Türk Hukuk Tarihi dersinin konularından biridir. Aynı dersin diğer konularına bu sayfanın altındaki konu listesinden geçebilirsiniz.

Bu sayfada konunun ücretsiz özeti ve anlatımın neredeyse tamamı yer alır; yalnızca kapanış bölümü uygulamaya bırakılmıştır. Sesli anlatım, çevrimdışı indirme ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı HMGS düzeyinde Türk Hukuk Tarihi dersinin müfredat ağırlığı %2. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.

Önce özeti okuyup konunun ne hakkında olduğunu netleştirin, sonra anlatımı baştan sona takip edin. Anlatımı bitirir bitirmez aynı konudan soru çözün: konuyu okumaktan çok, okuduktan hemen sonra hatırlamaya çalışmak kalıcılığı belirler. Bir gün sonra sadece özeti tekrar okumak çoğu konu için yeterli olur.

Türk Hukuk Tarihi dersi bu sayfadaki konuyla birlikte 6 konu içerir. Tam liste sayfanın altındaki konu bağlantılarında ve dersin kendi sayfasında yer alır; oradan her konunun ücretsiz özetini tek sayfada okuyabilirsiniz.

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı soru çözme rehberi
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et
powered by