Temyiz, hukuk yargılamasında esasen bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin temyizi mümkün nihai kararları ile hakem kararının iptali talebi üzerine verilen kararların Yargıtay tarafından denetlenmesini sağlayan kanun yoludur. Başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır; davada haklı çıkan taraf bile hukuki yararı varsa temyize gidebilir. Buna karşılık her bölge adliye mahkemesi kararı temyize açık değildir. Kanun, parasal sınırın altında kalan malvarlığı kararlarını, belirli sulh hukuk işleriyle ilgili kararları, görev ve yetki kararlarını, çekişmesiz yargı kararlarını, geçici hukuki koruma kararlarını ve bazı başka karar gruplarını temyiz dışı bırakır. Temyiz dilekçesi, kararı ve başvuranı yeterince belli ediyorsa şekil eksiklikleri tek başına incelemeyi engellemez. Temyiz kural olarak icrayı durdurmaz; Yargıtay incelemeyi çoğunlukla dosya üzerinden yapar. Karar hukuk kurallarına uygun ise onama veya kanundaki koşullarla düzelterek ya da gerekçeyi değiştirerek onama gündeme gelir; hukukun veya sözleşmenin yanlış uygulanması, dava şartı aykırılığı, kanuni sebep olmaksızın delil reddi ya da karara etkili yargılama hatası ve eksikliği varsa bozma kararı verilir.
Hâkim-Savcı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) Temyiz Konu Anlatımı
Temyiz konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Temyiz, istinaftan sonra gelen ve hukuk yargılamasında Yargıtay denetimini ifade eden kanun yoludur.
Bu yolun temel işlevi, uyuşmazlığı baştan sona yeniden yargılamak değil, temyize elverişli kararın hukuk kurallarına uygunluğunu denetlemektir.
Bu nedenle temyizin merkezinde ilk derece mahkemesi değil, kural olarak bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin kararı bulunur.
Kanun, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi mümkün nihai kararlara ve hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı temyiz yolunu açar.
Başvuru süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.
Temyiz hakkının yalnızca davayı kaybeden tarafa ait olduğu sanılmamalıdır; davada haklı çıkan taraf da hukuki yararı bulunuyorsa temyiz yoluna başvurabilir.
Örneğin sonucu lehine olan bir kararda gerekçe veya hükmün kapsamı ileride kendisi bakımından olumsuz sonuç doğurabilecek nitelikteyse, hukuki yararın varlığı tartışılabilir hale gelir.
Temyizde ilk ayrım, hangi kararların temyize kapalı olduğudur.
Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kanunda belirtilen sınırı geçmeyen davalara ilişkin kararları temyiz edilemez; metinde bu sınır kırk bin Türk Lirası olarak düzenlenmiştir ve Ek Madde 1 parasal sınırların yeniden değerleme oranına göre uygulanacağını belirtir.
Kısmi davada bu sınır, dava edilen kısma göre değil alacağın tamamına göre belirlenir.
Alacağın tamamı dava edilmişse, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü sınırı geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur; fakat karşı taraf temyiz ederse, diğer taraf cevap dilekçesiyle temyize katılabilir.
Bu yapı, temyiz edilebilirliği yalnızca kararın türüne değil, kararın ekonomik değerine ve tarafların başvuru konumuna göre de değerlendirmeyi gerektirir.
Kanun, temyize kapalı kararları yalnızca parasal sınırla sınırlamaz.
Kira ilişkisinden doğan bazı alacak davaları ve üç aylık kira tutarı temyiz sınırını aşan kira davaları dışındaki sulh hukuk mahkemesi görev alanına giren belirli işler, yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisine veya yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar, çekişmesiz yargı işleri, soybağına ilişkin sonuç doğuranlar dışında nüfus kayıtlarının düzeltilmesi kararları, davanın aynı yargı çevresindeki başka mahkemeye nakline ilişkin kararlar ve geçici hukuki koruma kararları hakkında temyiz yolu kapalıdır.
Ayrıca bölge adliye mahkemesinin bazı ağır usul sakatlıkları nedeniyle esası incelemeden kaldırma ve gönderme kararı verdiği haller de temyiz edilemeyenler arasında sayılmıştır.
Böylece temyiz, her kanun yolu memnuniyetsizliğinin taşınacağı genel bir itiraz mercii değil, kanunun özellikle açık bıraktığı kararlar için işleyen sınırlı bir denetim yoludur.
Temyiz başvurusu dilekçeyle yapılır ve dilekçeye karşı taraf sayısı kadar örnek eklenir.
Dilekçede tarafların davadaki sıfatları, kimlik ve adres bilgileri, varsa kanuni temsilci ve vekil bilgileri, temyiz edilen kararın hangi bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinden verildiği, tarihi ve sayısı, bozma üzerine verilen yeni karar veya direnme kararına ilişkin bilgiler, ilamın tebliğ tarihi, kararın özeti, temyiz sebepleri ve gerekçesi, duruşma isteniyorsa bu istek ve imza yer alır.
Bununla birlikte kanun şekil eksikliklerine tamamen katı yaklaşmaz: dilekçe temyiz edenin kimliğini ve imzasını taşıyor, temyiz olunan kararı yeterince belli ediyorsa diğer şartlar eksik olsa bile dilekçe reddedilmez ve temyiz incelemesi yapılır.
Bu kural, başvuru hakkının sırf tali biçim eksiklikleriyle ortadan kalkmasını engeller; ancak kararın ve başvuranın belirlenemediği bir dilekçe bakımından aynı hoşgörü düşünülemez.
Dilekçenin verileceği yer bakımından da birden çok imkan tanınmıştır.
Temyiz dilekçesi kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine, Yargıtayın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine, temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir.
Dilekçe kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye verilirse temyiz defterine kaydedilir ve durum derhal kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilir.
Temyiz edene ücretsiz alındı belgesi verilir.
Temyiz usulünde istinafa ilişkin bazı hükümler kıyasen uygulanır; bu bağlantı özellikle dilekçenin verilmesi, harç ve giderler, başvuru süresi, dilekçenin reddi, cevap, katılma ve feragat gibi konularda temyiz yolunun istinaf usulüyle birlikte düşünülmesini sağlar.
Temyizin kararın icrasına etkisi de özel olarak ayrılmalıdır.
Temyiz başvurusu kural olarak kararın icrasını durdurmaz.
İcra ve İflas Kanunundaki icranın geri bırakılmasına ilişkin hüküm saklıdır; ancak nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.
Bazı kararlar içinse kesinleşme beklenmeden yerine getirme mümkün değildir: kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz üzerindeki ayni hak kararları bu gruptadır.
Bu ayrım, temyizin otomatik bir durdurma etkisi doğurmadığını, fakat bazı karar türlerinde kesinleşmenin yerine getirme bakımından zorunlu eşik haline geldiğini gösterir.
Kötüniyetle temyiz başvurusu yapılırsa Yargıtay, kötüniyetli dava veya işlem bakımından öngörülen yaptırım hükümlerini uygular.
Yargıtayın inceleme kapsamı istinaftan farklı bir vurgu taşır.
Bölge adliye mahkemesi istinaf incelemesini kural olarak dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı yaparken, Yargıtay tarafların ileri sürdüğü temyiz sebepleriyle bağlı değildir; kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir.
İnceleme esasen dosya üzerinde yapılır.
Ancak tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılık, velayet, soybağı, kısıtlama ve miktar veya değeri kanunda belirtilen duruşma sınırını aşan alacak ve ayın davalarında, taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma isterse Yargıtay duruşma günü belirler.
Metinde bu duruşma sınırı altmış bin Türk Lirası olarak yer alır ve parasal sınırların uygulanmasına ilişkin genel kural burada da dikkate alınır.
Tebliğ tarihi ile duruşma günü arasında en az iki hafta bulunmalıdır; taraflar gelmişse bu süre aranmaz.
Giderler yatırılmazsa veya verilen kesin sürede tamamlanmazsa duruşma talebi dikkate alınmaz ve inceleme dosya üzerinden sürer.
Yargıtay ayrıca bilgi almak üzere kendiliğinden duruşma yapılmasına da karar verebilir.
Yargıtay incelemesinin sonucu birkaç farklı biçimde ortaya çıkar ve onama ile bozma aynı hukuki eşiğe bağlanmaz.
Onama, kararın hukuk kurallarına uygun bulunmasına dayanır; Yargıtay onama kararında bu uygunluğun gerekçesini göstermek zorundadır.
Karar esas yönünden kanuna uygun olduğu halde kanunun olaya uygulanmasında hata varsa ve bu hatanın giderilmesi için yeniden yargılama gerekmiyorsa Yargıtay kararı düzelterek onayabilir.
Taraf kimliklerindeki yanlışlıklar ile yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları da bu yolla ele alınabilir.
Karar usule ve kanuna uygun olmakla birlikte gerekçesi doğru değilse gerekçe değiştirilerek ve düzeltilerek onama yapılır.
Bozma ise hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanması, dava şartlarına aykırılık, taraflardan birinin ispat için dayandığı delillerin kanuni sebep olmaksızın kabul edilmemesi ya da karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikleri bulunması halinde verilir.
Bu sebeplerden biri gerçekleştiğinde bozma kısmen veya tamamen olabilir ve Yargıtay bozma gerekçesini göstermek zorundadır.
Yargıtayın onama ve bozma kararları mahkeme yazı işleri müdürü tarafından taraflara derhal tebliğ edilir; tebliğ giderleri temyiz dilekçesiyle birlikte başvurandan peşin alınır.
Bozma sonrası dosyanın nereye gideceği, bozulan kararın niteliğine bağlıdır.
Bozma, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmesine ilişkinse bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılır ve dosya kararı veren veya uygun görülecek başka bir ilk derece mahkemesine gönderilir; kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine iletilir.
Bölge adliye mahkemesi düzelterek veya yeniden esas hakkında karar vermiş ve bu karar bozulmuşsa dosya kararı veren veya uygun görülen başka bir bölge adliye mahkemesine gönderilir.
Bölge adliye mahkemesi tarafları kendiliğinden duruşmaya davet edip dinledikten sonra bozmaya uyup uymayacağına karar verir.
Bozmaya uygun karar verilirse bu yeni karara karşı da temyiz mümkündür.
İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi direnirse, direnme kararı temyiz edildiğinde önce kararına direnilen daire inceleme yapar; daire direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir, yerinde görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.
Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uyulması zorunludur.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Temyiz anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Temyiz konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Adli Yargı-Avukat düzeyindeki Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- İstinafİlk derece mahkemesi kararlarının, bölge adliye/idare mahkemesince hem maddi olay hem hukuki yön bakımından yeniden incelendiği kanun yoludur. Temyizden farklı olarak vakıa denetimi de yapılır.
- Temyizİstinaf kararlarının yalnızca hukuka uygunluk yönünden Yargıtay veya Danıştay tarafından denetlendiği olağan kanun yoludur. Maddi olay yeniden incelenmez.
- İtirazBir karara veya işleme karşı, kararı veren mercie ya da bir üst mercie yapılan başvurudur. İcra hukukunda ayrıca borçlunun ödeme emrine karşı çıkmasını ifade eder.
- BozmaYargıtay veya Danıştay’ın, temyiz incelemesinde hukuka aykırı bulduğu kararı ortadan kaldırıp dosyayı yeniden görülmek üzere ilgili mahkemeye göndermesidir.
- OnamaÜst mahkemenin, temyiz edilen kararı hukuka uygun bularak aynen onaylamasıdır. Karar bu durumda kesinleşir.
- TebliğBir işlem veya kararın, ilgilisine usulüne uygun olarak resmen bildirilmesidir. Usulsüz tebligat süre ve hak kayıplarına yol açabilir.
- FeragatDavacının, dava konusu talebinden kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Kesin hüküm sonucu doğurur ve aynı talep yeniden dava edilemez.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 26 konu içerir.
- Mahkemelerin Kuruluşu
- Görev
- Yetki
- Hâkimin Yasaklılığı ve Reddi
- Eda Davası
- Tespit Davası
- İnşai Dava
- Belirsiz Alacak Davası
- Dava Şartları ve İlk İtirazlar
- Yazılı Yargılama Usulü
- Basit Yargılama Usulü
- İspat Yükü
- Kesin Deliller
- Takdiri Deliller
- İstinaf
- Yargılamanın İadesi
- İhtiyati Tedbir
- İhtiyati Haciz
- Delil Tespiti
- Tahkim ve Dava Şartı Arabuluculuk
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi