Hâkim ve Savcı Yardımcılığı · Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK)

Hâkim-Savcı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) Yargılamanın İadesi Konu Anlatımı

Yargılamanın İadesi konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersi. Özet her zaman ücretsiz.

Kısaca

Yargılamanın iadesi, olağan kanun yollarından farklı olarak ancak kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş hükümlere karşı işletilen olağanüstü bir başvuru yoludur. Bu yol, hükmün sırf hatalı görülmesi için değil, HMK'da sınırlı biçimde sayılan ağır sakatlıklar ortaya çıktığında devreye girer. Mahkemenin kanuna uygun oluşmaması, yasaklı veya reddi kabul edilmiş hâkimin karara katılması, gerçek vekil ya da temsilci olmayan kişilerle davanın yürütülmesi, karar sonrasında elde edilen belirleyici belge, sahte senet, yalan tanıklık, gerçeğe aykırı bilirkişi veya tercüman beyanı, yalan yere yemin, dayanak hükmün ortadan kalkması, hile, aynı taraflar ve aynı dava sebebiyle çelişen kesin hükümler ya da AİHM kaynaklı ihlal tespiti bu çerçevenin ana sebepleridir. Talep, kararı veren mahkemece incelenir; mahkeme önce süreyi, hükmün kesinlik niteliğini ve ileri sürülen sebebin kanunda yer alıp almadığını kendiliğinden denetler. Sebep sabit görülürse yeniden yargılama yapılabilir, önceki karar korunabilir veya değiştirilebilir; bazı hâllerde hüküm doğrudan iptal edilir. Başvuru kural olarak icrayı durdurmaz, fakat teminatla icranın durdurulmasına karar verilebilir.

Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.

Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indir

Konu Anlatımı

Yargılamanın iadesi, kesin hüküm ilkesinin tamamen mutlak olmadığını gösteren dar ve istisnai bir mekanizmadır.

Hukuk yargılamasında karar kesinleştiğinde uyuşmazlık artık aynı taraflar arasında aynı sebep ve aynı talep bakımından yeniden görülmez; bu, hukuki güvenliğin doğal sonucudur.

Fakat HMK, bazı ağır durumlarda kesinleşmiş hükmün ayakta kalmasını adil bulmaz.

İşte yargılamanın iadesi bu noktada devreye girer: uyuşmazlığı olağan kanun yolu gibi yeniden tartıştırmaz, sadece kanunda kapalı şekilde sayılmış sebeplerden biri varsa kesinleşmiş hükmün yeniden ele alınmasını sağlar.

Bu yüzden başvurunun konusu, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümdür.

Henüz kesinleşmemiş bir karar bakımından yol, şartları varsa istinaf veya temyiz gibi olağan denetim yollarıdır; yargılamanın iadesi ise kesinlik perdesi kapandıktan sonra açılan sınırlı bir kapıdır.

Bu kurumun ilk ayrımı, sebebin kanunda yazılı olup olmamasıdır.

Taraf, hükmün hukuken yanlış olduğunu, delillerin farklı değerlendirilmesi gerektiğini veya mahkemenin başka sonuca varmasının daha uygun olacağını tek başına yargılamanın iadesi sebebi yapamaz.

HMK 375, sebepleri tek tek sayar.

Bunların bir kısmı mahkemenin kuruluşuna ve yargılamaya katılan kişilere ilişkindir: mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi, davaya bakması yasak olan yahut ret talebi kesin olarak kabul edilmiş hâkimin karar vermesi veya karara katılması, vekil ya da temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülüp karara bağlanması bu gruptadır.

Bu hâllerde sorun, hükmün sonucundan önce, hükmü üreten yargılama makamının veya temsil ilişkisinin usulî meşruiyetindedir.

İkinci grup, hükmün dayandığı delil yapısının sonradan ağır biçimde sarsılmasıdır.

Aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle yargılama sırasında elde edemediği bir belgeyi karar sonrasında ele geçirmesi buna örnektir.

Burada herhangi bir yeni belge yeterli değildir; mantık, yargılama sırasında elde edilemeyen ve karar bakımından önem taşıyan belgenin sonradan ortaya çıkmasıdır.

Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmesi veya senedin sahte olduğunun mahkeme ya da resmî makam önünde ikrar edilmesi de aynı hatta yer alır.

Yine karara esas alınan tanığın yalan tanıklığının, bilirkişi veya tercümanın hükme esas hususta kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun, lehine karar verilen tarafın karara esas yemini yalan yere ettiğinin belirlenmesi hükmün güvenilir temelini ortadan kaldırır.

HMK, tanık, bilirkişi, tercüman ve yemin sebeplerinde kural olarak kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti arar; ancak delil yokluğu dışındaki bir nedenle ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememişse ceza mahkemesi kararı aranmaz ve bu durumda iade sebebi, iade davasında öncelikle ispat edilir.

Üçüncü grup, hükmün başka bir kesin hüküm veya taraf davranışı nedeniyle taşınamaz hâle gelmesidir.

Karara esas alınan bir hükmün kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkması, önceki hükmün dayanağını yok eder.

Lehine karar verilen tarafın karara etki eden hileli davranışta bulunması da iade sebebidir; burada dikkat edilmesi gereken nokta, hilenin hükme tesir edecek nitelikte olmasıdır.

Ayrıca bir dava sonunda verilen hüküm kesinleştikten sonra, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu ikinci hüküm de kesinleşmişse yargılamanın iadesi istenebilir.

Bu sebep, aynı uyuşmazlık hakkında birbirine aykırı iki kesin hükmün hukuk düzeninde yan yana durmasını gidermeye yöneliktir.

AİHM tarafından kararın İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin kesinleşmiş kararla tespit edilmesi de ayrı bir sebeptir; aynı bent, AİHM başvurusu hakkında dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesini de kapsar.

Yargılamanın iadesi sadece taraflara kapalı bir yol değildir.

Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları ya da yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilir.

Bu düzenleme, kesin hükmün taraflar dışındaki belirli kişiler üzerinde hileli biçimde zararlı sonuç doğurmasını önlemeye çalışır.

Örneğin borçlu ile karşı tarafın anlaşarak üçüncü kişinin alacağını etkisiz bırakacak bir hüküm elde etmesi hâlinde, bu üçüncü kişi bakımından mesele artık yalnızca taraflar arasındaki yargılama değildir; hüküm, hile aracı olarak kullanılmıştır.

Süre sistemi, sebebe göre başlayan üç aylık nispi süre ile genel üst sınırın birlikte düşünülmesini gerektirir.

Mahkemenin kanuna uygun oluşmadığının öğrenilmesi, yasaklı veya reddi kabul edilmiş hâkim yahut sahte temsil hâllerinde kararın ilgili kişiye tebliği veya karardan usulen haberdar olunması, yeni belgenin elde edilmesi veya hilenin fark edilmesi, ceza mahkûmiyetinin kesinleşmesi yahut ceza kovuşturmasına başlanamaması veya soruşturmanın sonuçsuz kalması, dayanak ilamın ortadan kalktığının öğrenilmesi ve AİHM kararının tebliği gibi tarihler üç aylık sürenin başlangıcıdır.

Kural olarak iade talebine konu hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıllık üst sınır da vardır.

Ancak HMK metnindeki Anayasa Mahkemesi notu, bu on yıllık sınırın AİHM kararına dayalı bent yönünden iptal edildiğini gösterir.

Çelişen kesin hüküm sebebinde ise süre, ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.

Usul bakımından talep, kararı veren mahkemeye sunulan dilekçeyle incelenir.

Bu nokta önemlidir; yargılamanın iadesi, üst mahkemeye yapılan klasik bir kanun yolu başvurusu gibi tasarlanmamıştır.

Mahkeme, dayanılan sebebin niteliğine göre talepte bulunandan karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılayacak uygun teminat isteyebilir.

Ön incelemede mahkeme tarafları davet edip dinler ve üç unsuru kendiliğinden kontrol eder: talep kanuni sürede mi yapılmıştır, kaldırılması istenen hüküm kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş midir, ileri sürülen sebep kanunda yazılı yargılamanın iadesi sebeplerinden midir?

Bu koşullardan biri eksikse işin esasına girilmez; talep reddedilir.

Böylece mahkeme, kesin hükmü zayıflatabilecek iddiaları önce şekli ve kanuni sınırlar içinde süzer.

Sebep sabit görülürse sonuç her zaman aynı değildir.

Genel kural, yeniden yargılama yapılması ve ortaya çıkacak duruma göre önceki kararın onanması veya kısmen yahut tamamen değiştirilmesidir.

Bu ifade, iade sebebinin kabulünün otomatik olarak başvuran taraf lehine yeni hüküm kurulacağı anlamına gelmediğini gösterir.

Mahkeme yeniden yargılama sonucunda eski kararın yine doğru olduğu kanaatine varabilir ya da kararın yalnızca bir bölümünü değiştirebilir.

Buna karşılık iki durumda başka bir inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir: davacının açık veya zımni muvafakati olmadan vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülüp karara bağlanması ve aynı taraflar, konu ve sebebe rağmen önceki kesin hükme aykırı ikinci kesin hüküm verilmesi sebebine dayalı iade dilekçesinin kabulü.

İade sonucunun, incelenen hükmün bütün nüshalarında gösterilmesi gerekir; bu da kesinleşmiş hükmün sonradan geçirdiği usulî değişikliğin görünür kılınmasını sağlar.

Başvurunun icraya etkisi ayrıca değerlendirilir.

Yargılamanın iadesi davası, kural olarak hükmün icrasını durdurmaz.

Bunun nedeni, kesinleşmiş hükmün icra edilebilirliğinin sırf iade talebiyle askıya alınmamasıdır.

Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada

Yargılamanın İadesi anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersindeki diğer konular

Bu Konunun Sınavdaki Ağırlığı

Yargılamanın İadesi konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Adli Yargı-Avukat düzeyindeki Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.

Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.

SSS

Sık Sorulan Sorular

Yargılamanın İadesi, Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Adli Yargı-Avukat düzeyindeki Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersinin konularından biridir. Aynı dersin diğer konularına bu sayfanın altındaki konu listesinden geçebilirsiniz.

Bu sayfada konunun ücretsiz özeti ve anlatımın neredeyse tamamı yer alır; yalnızca kapanış bölümü uygulamaya bırakılmıştır. Sesli anlatım, çevrimdışı indirme ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Adli Yargı-Avukat düzeyinde Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersinin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.

Önce özeti okuyup konunun ne hakkında olduğunu netleştirin, sonra anlatımı baştan sona takip edin. Anlatımı bitirir bitirmez aynı konudan soru çözün: konuyu okumaktan çok, okuduktan hemen sonra hatırlamaya çalışmak kalıcılığı belirler. Bir gün sonra sadece özeti tekrar okumak çoğu konu için yeterli olur.

Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersi bu sayfadaki konuyla birlikte 26 konu içerir. Tam liste sayfanın altındaki konu bağlantılarında ve dersin kendi sayfasında yer alır; oradan her konunun ücretsiz özetini tek sayfada okuyabilirsiniz.

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et
powered by