İspat yükü, bir vakıanın ispat edilememesi riskinin hangi tarafa ait olduğunu gösteren temel usul kavramıdır. HMK'ya göre kanunda özel düzenleme yoksa ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspatın konusu, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalardır; herkesçe bilinen veya ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz. Kanuni karineye dayanan taraf, yalnızca karinenin temelini oluşturan vakıayı ispat etmekle yükümlüdür; kural olarak karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karşı ispatta amaç, yük kendi üzerinde bulunmayan tarafın delille karşı tarafın anlatımını zayıflatmasıdır; bu çaba ispat edilememe riskini ona geçirmez. Somutlaştırma ve delilin hangi vakıaya ilişkin olduğunun belirtilmesi, bu yükün sınavda ayrıca aranacak pratik görünümüdür.
Hâkim-Savcı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) İspat Yükü Konu Anlatımı
İspat Yükü konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
İspat Yükünün Anlamı
İspat yükü, medeni yargılamada bir vakıanın ispat edilememesi hâlinde bunun olumsuz sonucuna kimin katlanacağını belirleyen kavramdır.
HMK m.190, genel kuralı açık biçimde kurar: Kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşır.
Bu tanımda iki unsur birlikte düşünülmelidir.
Birincisi, ispat yükü soyut olarak davacıya veya davalıya ait değildir; ileri sürülen vakıaya ve o vakıadan çıkarılan hukuki sonuca göre belirlenir.
İkincisi, tarafın lehine hak doğuran, hakkı değiştiren, sona erdiren veya başka bir hukuki sonuç sağlayan vakıayı kimin ileri sürdüğü önemlidir.
Bu nedenle ispat yükü sorularında yalnız taraf sıfatına bakmak yanıltıcı olur.
İspatın Konusu: Her Vakıa Değil, Çekişmeli ve Etkili Vakıa
HMK m.187'ye göre ispatın konusunu, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur.
Bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.
Buna göre üç aşamalı bir filtre vardır: Ortada bir vakıa bulunmalı, taraflar bu vakıa üzerinde anlaşamamış olmalı ve vakıa uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek nitelik taşımalıdır.
Herkesçe bilinen vakıalar ve ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz.
Bu nedenle ispat faaliyeti, davadaki bütün anlatımları değil, hükme etkili ve taraflar arasında tartışmalı olan maddi olguları hedef alır.
Örneğin taraflardan biri mahkeme önünde bir vakıayı ikrar etmişse, o vakıa çekişmeli olmaktan çıkar ve ayrıca ispatı gerekmez.
Ancak ikrarın maddi hatadan kaynaklanması hâli kanunda ayrıca düzenlenmiştir; maddi hata yoksa ikrardan dönülemez.
Genel Kural: Lehe Hukuki Sonuçtan Yararlanan Taraf
İspat yükünün genel kuralı, hukuki sonuçtan yararlanma ölçütüne dayanır.
Bir taraf, belirli bir vakıaya dayanarak kendi lehine sonuç istiyorsa, kanunda aksine özel düzenleme yoksa o vakıayı ispat yükü altındadır.
Burada önemli olan, vakıanın davacının dava dilekçesinde mi yoksa davalının cevap dilekçesinde mi yer aldığı değil, o vakıanın hangi hukuki sonucu doğurduğudur.
Bu kural, ispat yükünü dava boyunca sabit ve tek taraflı bir etiket olmaktan çıkarır.
Aynı davada bazı vakıalar bakımından davacı, bazı vakıalar bakımından davalı ispat yükü taşıyabilir.
Davacı talebinin dayanağı olan vakıaları ispatlamak zorunda olabilir; davalı ise savunmasında kendi lehine hukuki sonuç bağladığı vakıaları ispatlamak zorunda kalabilir.
HMK'nın ifadesi, bu esnekliği sağlar.
Kanuni Karineler ve İspat Yükü
HMK m.190'ın ikinci fıkrası, kanuni karinelere ilişkin özel bir kural getirir.
Kanuni karineye dayanan taraf, yalnızca karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır.
Başka bir anlatımla, karinenin doğması için gerekli temel olgu ispatlandığında, kanunun o olgudan çıkardığı sonuç ayrıca ispatlanmak zorunda değildir.
Ancak bu, karinenin her zaman kesin olduğu anlamına gelmez.
HMK, kanunda öngörülen istisnalar dışında karşı tarafın kanuni karinenin aksini ispat edebileceğini belirtir.
Dolayısıyla karine, ispat yükünü hafifleten veya yönünü değiştiren bir etki doğurabilir; fakat aksinin ispatına kapalı olup olmadığı ayrıca kanuni düzenlemeye bağlıdır.
Sınav tuzağı burada ortaya çıkar: Karineye dayanan taraf hiçbir şeyi ispatlamaz denemez.
O taraf, karinenin temelini oluşturan vakıayı ispatlar.
Karinenin bağladığı sonuç bakımından ise ayrıca ispat yükü altında olmaz.
Karşı taraf, kural olarak karinenin aksini ispat etmeye çalışabilir.
Karşı İspatın Konumu
HMK m.191, karşı ispatı ayrı bir başlıkta düzenler.
İspat riski kendisinde bulunmayan taraf da, yükü taşıyan tarafın ileri sürdüğü vakıanın gerçeğe uymadığını göstermek için delillere başvurabilir.
Bu delil gösterme davranışı, tek başına ispat yükünün artık o tarafa geçtiği anlamına gelmez.
Bu hüküm, ispat yükü ile delil sunma faaliyetinin aynı şey olmadığını gösterir.
Bir taraf, ispat yükü kendisinde olmadığı hâlde karşı tarafın iddiasını çürütmek için delil sunabilir.
Bu davranış, ispat yükünün yer değiştirdiği anlamına gelmez.
Karşı ispat, davadaki ispat dengesini etkilemeye yönelik savunma faaliyetidir; ispat edilememe riskinin kime ait olduğunu otomatik olarak değiştirmez.
Örneğin ispat yükü A tarafındaysa, B tarafı A'nın ileri sürdüğü vakıanın doğru olmadığını gösteren belgeler veya tanık anlatımları sunabilir.
B'nin delil sunması, artık vakıayı B ispatlamak zorunda anlamına gelmez.
A hâlâ kendi lehine sonuç çıkardığı vakıanın ispat riskini taşır.
İspat Hakkı ve Delilin Caizliği
İspat yükü, ispat hakkından ayrı düşünülemez.
HMK m.189'a göre taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir.
Ancak bu hak sınırsız değildir.
Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Ayrıca kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar başka delillerle ispat olunamaz.
Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkeme karar verir.
Bu kurallar, ispat yükünü taşıyan tarafın her türlü araçla ispat yapabileceği anlamına gelmediğini gösterir.
Taraf hem ispat yükünü doğru belirlemeli hem de kanunun izin verdiği delil türlerine ve usule uygun davranmalıdır.
Eğer kanun belirli bir vakıanın belirli delille ispatını arıyorsa, başka delillere başvurmak yeterli olmaz.
Somutlaştırma ve Delil Gösterme Yüküyle İlişki
HMK m.194, tarafların dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmaları gerektiğini söyler.
Taraflar ayrıca dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmek zorundadır.
Bu düzenleme, ispat yükünün pratik yargılama içindeki karşılığıdır.
Bir tarafın ispat yükünü taşıması, yalnızca soyut iddiada bulunması anlamına gelmez.
İddia edilen vakıa somutlaştırılmalı ve bu vakıayı destekleyen deliller açıkça ilişkilendirilmelidir.
Hangi delilin hangi vakıayı ispatlayacağı belirtilmezse yargılama malzemesi belirsizleşir.
Bu nedenle ispat yükü, somutlaştırma yükü ve delil gösterme yükü birlikte çalışır.
Delil Sözleşmesi ve İspat Düzeni
HMK m.193, tarafların delil sözleşmesi yapabileceğini kabul eder.
Böyle bir sözleşme, yazılı şekilde yapılabileceği gibi duruşmada tutanağa bağlanan ve imzalanan beyanla da kurulabilir; taraflar bu yolla kanunun belli delille ispat aradığı vakıalarda farklı delilleri geçerli sayabilir.
Ters yönde de anlaşmaları mümkündür: kanunun belirli delile bağlamadığı bir vakıa için yalnız seçtikleri delil veya delillerin kullanılacağını kabul edebilirler.
Ancak bir tarafın ispat hakkını imkânsız kılan veya olağanüstü biçimde güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir.
Bu hüküm, ispat yükü düzeninin taraf iradesiyle tamamen işlevsiz hâle getirilemeyeceğini gösterir.
Taraflar ispat rejimini belirli ölçüde şekillendirebilir; fakat ispat hakkını ortadan kaldıran veya aşırı zorlaştıran düzenlemeler korunmaz.
Delillerin Toplanması ve Değerlendirilmesi
HMK m.195, tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin ilgili resmî makamlar, merciler veya üçüncü kişilerden getirtilmesini düzenler.
Mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan deliller bulunduğu yerde incelenebilir veya dinlenebilir.
HMK m.197'ye göre deliller, kanunda belirtilen hâller dışında davaya bakan mahkeme huzurunda, mümkün olduğu kadar birlikte ve aynı duruşmada incelenir; başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen deliller istinabe yoluyla toplanabilir.
Delillerin değerlendirilmesinde ise HMK m.198 genel ilkeyi verir: Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir.
Bu ilke, ispat yükünün sonucunu ortadan kaldırmaz; fakat hâkimin delillerden hangi kanaate ulaşacağını belirlerken serbest değerlendirme yetkisine sahip olduğunu gösterir.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
İspat Yükü anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
İspat Yükü konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 26 konu içerir.
- Mahkemelerin Kuruluşu
- Görev
- Yetki
- Hâkimin Yasaklılığı ve Reddi
- Eda Davası
- Tespit Davası
- İnşai Dava
- Belirsiz Alacak Davası
- Dava Şartları ve İlk İtirazlar
- Yazılı Yargılama Usulü
- Basit Yargılama Usulü
- Kesin Deliller
- Takdiri Deliller
- İstinaf
- Temyiz
- Yargılamanın İadesi
- İhtiyati Tedbir
- İhtiyati Haciz
- Delil Tespiti
- Tahkim ve Dava Şartı Arabuluculuk
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi