Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş hükümlere karşı başvurulabilen olağanüstü bir yoldur. HMK, bu kurumu her hatayı düzeltme aracı olarak değil, sınırlı ve kanunda sayılmış ağır sebepler için düzenler. Mahkemenin kanuna uygun oluşmaması, yasaklı veya ret talebi kesin kabul edilmiş hakimin karara katılması, temsil yetkisi olmayan kişilerle yargılama yapılması, sonradan elde edilen belge, sahte senet, yalan tanıklık, gerçeğe aykırı bilirkişi veya tercüman beyanı, yalan yere yemin, dayanak hükmün ortadan kalkması, hile, aynı taraf-konu-sebeple çelişkili kesin hüküm ve AİHM bağlantılı ihlal halleri başlıca sebeplerdir. Süreler sebebe göre öğrenme veya tebliğ anından itibaren üç ay ve kural olarak kesinleşmeden itibaren on yıl çerçevesinde değerlendirilir. Talep kararı veren mahkemece incelenir; süre, kesinlik ve kanuni sebep ön incelemede kendiliğinden denetlenir.
Hâkim-Savcı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) Yargılamanın İadesi Konu Anlatımı
Yargılamanın İadesi konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Yargılamanın iadesi, HMK m. 374’e göre kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.
Bu tanım, kurumun olağan kanun yollarından ayrıldığı noktayı gösterir.
İstinaf ve temyiz henüz kesinleşme süreci içinde kullanılan olağan yollar iken yargılamanın iadesi, artık kesinlik kazanmış bir hükmün belirli ağır sebepler nedeniyle yeniden ele alınmasını sağlar.
Bu yüzden her hukuki yanılgı, her delil tartışması veya her usul eksikliği yargılamanın iadesi sebebi olmaz.
Kanunda sayılan nedenlerden birine dayanılması gerekir.
Sınav açısından en önemli başlangıç cümlesi şudur: Yargılamanın iadesi, kesin hükmün istikrarı ile adalet ihtiyacı arasında kurulmuş istisnai bir dengedir.
Hüküm kesinleşti diye hiçbir koşulda dokunulamaz denmemiş; ancak kesin hükmü ortadan kaldırabilecek sebepler dar ve sınırlı biçimde gösterilmiştir.
HMK m. 375, yargılamanın iadesi sebeplerini bentler halinde düzenler.
İlk grup, mahkemenin ve hakimin statüsüne ilişkindir.
Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması bir iade sebebidir.
Davaya bakması yasak olan veya hakkındaki ret talebi merciince kesin olarak kabul edilen hakimin karar vermiş ya da karara katılmış olması da aynı şekilde iade sebebi oluşturur.
Burada mesele kararın içeriğinden çok, kararı veren yargısal yapının hukuken sorunlu olmasıdır.
İkinci grup, taraf temsili ve yargılama katılımıyla ilgilidir.
Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması iade sebebidir.
Bu durum, tarafın usul hukuku bakımından gerçek temsil ile yargılamada yer alması gerektiği fikrine dayanır.
HMK m. 376 ayrıca taraflardan birinin alacaklılarına ve aleyhine hüküm kurulan tarafın haleflerine özel bir imkan tanır; borçlu ya da halef olunan kişiyle anlaşma yapılarak bu üçüncü kişilere karşı hileli bir hüküm sonucu oluşturulmuşsa, onlar hükmün iptalini isteyebilir.
Bu düzenleme HMK m. 376’da üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etmesi başlığı altında yer alır.
Üçüncü grup, hükme etki eden delillerle bağlantılıdır.
Yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edemediği bir belgeyi karar sonrasında ele geçirmesi iade sebebi olabilir.
Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmesi veya senedin sahte olduğunun mahkeme ya da resmi makam önünde ikrar edilmesi de aynı kapsamdadır.
İfadesi karara esas alınan tanığın sonradan yalan tanıklık yaptığının sabit olması, bilirkişi veya tercümanın hükme esas alınan hususta kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması ve lehine karar verilen tarafın karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin ikrar veya yazılı delille sabit olması da sayılmıştır.
Ancak tanık, bilirkişi, tercüman ve yalan yeminle ilgili hallerde kural olarak kesinleşmiş ceza mahkumiyeti aranır.
Ceza kovuşturmasına delil yokluğu dışında bir sebeple başlanamamış veya mahkumiyet kararı verilememişse ceza mahkemesi kararı aranmaz; bu durumda sebep, iade davasında öncelikle ispat edilmelidir.
Dördüncü grup, hükmün dayanağı veya başka hükümlerle çelişkisiyle ilgilidir.
Karara esas alınan bir hükmün kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkması iade sebebidir.
Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada önceki hükme aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hüküm de kesinleşmişse yine iade gündeme gelir.
Buradaki dikkat noktası, ikinci hükümle önceki hüküm arasında kimlik unsurlarının aynı olmasıdır: taraflar, konu ve sebep birlikte aranır.
Beşinci grup, hile ve insan hakları ihlali bağlantılıdır.
Lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli davranışta bulunması iade sebebidir.
Ayrıca kararın İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi ya da AİHM başvurusu hakkında dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi de kanunda sayılmıştır.
HMK m. 377 süreleri sebebe göre başlatır.
Mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmediği öğrenildiğinde süre işlemeye başlar.
Yasaklı hakim, ret talebi kabul edilmiş hakim veya temsil sorunu gibi hallerde kararın davalıya veya gerçek vekil ya da temsilciye tebliği; alacaklı veya yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olması dikkate alınır.
Yeni belgenin elde edilmesi veya hilenin fark edilmesi, ilgili sebepler için başlangıç noktasıdır.
Sahte senet, yalan tanıklık, gerçeğe aykırı bilirkişi veya tercüman beyanı ve yalan yemin hallerinde ceza mahkumiyetinin kesinleşmesi veya ceza sürecinin başlayamaması ya da sonuçsuz kalması önemlidir.
Dayanak ilamın ortadan kalkması halinde bundan haberdar olma; AİHM bağlantılı sebepte ise kesinleşmiş kararın tebliği esas alınır.
Genel süre, ilgili tarihten itibaren üç ay ve kural olarak iade talebine konu hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.
Ancak aynı taraf, konu ve sebebe sahip çelişkili kesin hüküm sebebinde süre, ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.
Süre sorularında hangi bentten hareket edildiğini belirlemek gerekir; tek bir başlangıç tarihi yoktur.
Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, kararı veren mahkemece incelenir.
Mahkeme, dayanılan sebebin niteliğine göre talepte bulunandan karşı tarafın zararını karşılayacak uygun teminat isteyebilir.
Talep üzerine mahkeme tarafları davet edip dinler ve üç hususu kendiliğinden inceler: talebin kanuni sürede yapılıp yapılmadığı, kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığı, ileri sürülen sebebin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığı.
Bunlardan biri eksikse dava esasa girilmeden reddedilir.
Sebep sabit görülürse yeniden yargılama yapılır.
Ortaya çıkacak duruma göre önceki karar onanabilir, kısmen değiştirilebilir veya tamamen değiştirilebilir.
Ancak vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla yargılama yapılması, davacının açık veya zımni muvafakati yoksa, ya da aynı taraf-konu-sebeple çelişkili kesin hüküm sebebi kabul edilirse başka inceleme yapılmadan hüküm iptal edilir.
Bu husus, iade yoluyla incelenmesi istenen hükmün bütün nüshalarında gösterilir.
Yargılamanın iadesi davası hükmün icrasını durdurmaz.
Ancak dava veya hükmün niteliğine ve diğer hallere göre talep üzerine icranın durdurulmasına ihtiyaç varsa, teminat alınarak icranın durdurulmasına karar verilebilir.
İade sebebi bir mahkeme kararına dayanıyorsa teminat istenmez.
Öğrenme için sonuç: Bu kurum kesinleşmiş hükme karşı açılır, sebep listesi kapalıdır, süre sebebe göre başlar ve icra kural olarak devam eder.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Yargılamanın İadesi anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Yargılamanın İadesi konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- İstinafİlk derece mahkemesi kararlarının, bölge adliye/idare mahkemesince hem maddi olay hem hukuki yön bakımından yeniden incelendiği kanun yoludur. Temyizden farklı olarak vakıa denetimi de yapılır.
- Temyizİstinaf kararlarının yalnızca hukuka uygunluk yönünden Yargıtay veya Danıştay tarafından denetlendiği olağan kanun yoludur. Maddi olay yeniden incelenmez.
- Kesin HükümArtık olağan kanun yollarına başvurulamayan, tarafları ve mahkemeyi bağlayan kesinleşmiş karardır. Aynı uyuşmazlığın yeniden dava edilmesini engeller.
- TebliğBir işlem veya kararın, ilgilisine usulüne uygun olarak resmen bildirilmesidir. Usulsüz tebligat süre ve hak kayıplarına yol açabilir.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- ZamanaşımıBelirli bir sürenin geçmesiyle alacağın dava veya talep edilebilirliğinin zayıflamasıdır. Borçluya ifadan kaçınma (def’i) hakkı verir; borcu kendiliğinden sona erdirmez.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 26 konu içerir.
- Mahkemelerin Kuruluşu
- Görev
- Yetki
- Hâkimin Yasaklılığı ve Reddi
- Eda Davası
- Tespit Davası
- İnşai Dava
- Belirsiz Alacak Davası
- Dava Şartları ve İlk İtirazlar
- Yazılı Yargılama Usulü
- Basit Yargılama Usulü
- İspat Yükü
- Kesin Deliller
- Takdiri Deliller
- İstinaf
- Temyiz
- İhtiyati Tedbir
- İhtiyati Haciz
- Delil Tespiti
- Tahkim ve Dava Şartı Arabuluculuk
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi