HMK'nin ilk kısmı mahkemelerin kuruluşunu ayrı bir teşkilat kanunu gibi değil, yargılama sırasında görev, yetki ve merci ilişkileri üzerinden okunabilecek bir sistem olarak gösterir. Bu sistemde mahkemenin hangi uyuşmazlığa bakacağı kanunla belirlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Asliye hukuk mahkemesi, aksine düzenleme bulunmadıkça malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda genel görevli mahkemedir; diğer dava ve işler bakımından da kanun aksini söylemiyorsa görevli kabul edilir. Sulh hukuk mahkemesi ise özellikle kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, ortaklığın giderilmesi, zilyetliğin korunması ve kanunun sulh hukuk mahkemesi veya hâkimine verdiği işler için düzenlenir. HMK ayrıca ilk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtay arasında yargı yeri belirlenmesi bakımından bir merci düzeni kurar. Bu nedenle mahkeme kuruluşu, mahkeme adı ezberinden çok görevli mahkeme, yetkili yer ve uyuşmazlık çıktığında dosyanın hangi üst merci tarafından yönlendirileceği bilgisidir.
Hâkim-Savcı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) Mahkemelerin Kuruluşu Konu Anlatımı
Mahkemelerin Kuruluşu konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Kuruluşu HMK içinden okumak
Mahkemelerin kuruluşu başlığı HMK içinde, mahkemelerin idari teşkilat şemasını ayrıntılı anlatan bir bölüm olarak değil, medeni yargılamada hangi mahkemenin hangi işe bakacağını ve görev-yetki sorunlarında hangi merciin devreye gireceğini gösteren bir usul çerçevesi olarak karşımıza çıkar.
Bu nedenle konuya başlarken iki şeyi ayırmak gerekir.
Birincisi mahkemenin görevli olup olmadığıdır; bu, uyuşmazlığın türü ve kanundaki görev dağılımı ile ilgilidir.
İkincisi mahkemenin yetkili olup olmadığıdır; bu, görevli mahkeme türü içinde coğrafi bakımdan hangi yer mahkemesinin davaya bakacağını gösterir.
HMK'nin ilk bölümünde kuruluş düşüncesi bu iki eksen üzerinden somutlaşır.
Görevin kanunla belirlenmesi
HMK'nin başlangıç hükmü görev konusunda çok kesin bir ilke koyar: mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.
Bu ifade, tarafların anlaşarak görevli mahkemeyi değiştiremeyeceği, mahkemenin de görev konusunu basit bir taraf menfaati gibi göremeyeceği anlamına gelir.
Görev, yargılamanın başındaki teknik bir ayrıntı değil, mahkemenin davaya bakma yetkisinin temelidir.
Kamu düzeni niteliği sebebiyle görev yanlışlığı, yargılama boyunca ciddi sonuç doğurur ve mahkemenin öncelikle değerlendirmesi gereken dava şartları arasında yer alır.
Bu ilkenin ardından HMK, asliye hukuk mahkemesini genel görevli mahkeme olarak konumlandırır.
Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile şahıs varlığına ilişkin davalarda, aksine bir düzenleme yoksa görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Aynı yaklaşım diğer dava ve işler için de korunur: HMK'de veya başka kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi görevli kabul edilir.
Bu yapı, asliye hukuk mahkemesinin sistemde genel kapı olduğunu; özel görevli mahkeme öngörülmediği sürece uyuşmazlığın burada görüleceğini öğretir.
Sulh hukuk mahkemesinin görev alanı
Sulh hukuk mahkemesi ise genel görevli mahkeme değil, kanunun açıkça saydığı ve özel olarak yönlendirdiği dava ve işlerin mahkemesidir.
HMK, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın bazı uyuşmazlıkları sulh hukuk mahkemesine verir.
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar bu alanın merkezindedir; kira alacak davaları da dahil olmak üzere kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklar ve bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinde görülür.
Ancak İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler bu düzenin dışında bırakılmıştır.
Sulh hukuk mahkemesinin diğer açık görevleri taşınır veya taşınmaz mal yahut hakkın paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalardır.
Taşınır ve taşınmazlarda yalnız zilyetliğin korunmasına yönelik davalar da aynı mahkemenin görev alanına girer.
Ayrıca HMK veya başka kanunlar bir davayı sulh hukuk mahkemesine ya da sulh hukuk hâkimine bırakmışsa görev yine buradadır.
Bu sayım, kuruluş bilgisini pratik bir haritaya dönüştürür: asliye hukuk mahkemesi genel merkezdir, sulh hukuk mahkemesi ise kanunun saydığı alanlarda devreye giren özel görevli ilk derece mahkemesidir.
Yetki kuralları kuruluşu nasıl tamamlar?
Görevli mahkeme türü belirlendikten sonra yetki gündeme gelir.
HMK, mahkemelerin yetkisinin kendi hükümlerine tabi olduğunu, ancak diğer kanunlardaki özel yetki hükümlerinin saklı olduğunu söyler.
Genel yetkide başlangıç noktası, dava açılırken davalının yerleşim yerinin bağlı olduğu mahkemedir.
Yerleşim yeri Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
Bu genel kural, mahkeme kuruluşunun coğrafi işleyişini kurar: doğru mahkeme türü seçildikten sonra, kural olarak davalının yerleşim yeri aynı tür mahkemenin yerini belirler.
Yetki kuralları, kuruluş sisteminin yalnız mahkeme adlarından oluşmadığını gösterir.
Birden fazla davalı varsa dava bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir; fakat dava sebebine göre bütün davalılar hakkında ortak yetkili mahkeme gösterilmişse o mahkeme esas alınır.
Geçici olarak bir yerde uzun süre bulunabilecek kişilere karşı bazı alacak veya taşınır mal davalarında bulundukları yer mahkemesi de yetkilidir.
Türkiye'de yerleşim yeri olmayanlar için mutad mesken, bazı malvarlığı davalarında ise uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun bulunduğu yer önem kazanır.
Sözleşmeden doğan davalarda ifa yeri mahkemesi, haksız fiilde fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetki alternatifi oluşturur.
Kesin yetki ve görev-yetki ayrımı
Kuruluş bilgisini sağlamlaştıran ayrımlardan biri kesin yetkidir.
Bazı dava türlerinde belirli yer mahkemesi yalnız seçenek değil, zorunlu yerdir.
Miras hukukuna ilişkin belirli davalarda ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.
Taşınmaz üzerindeki ayni hakka veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı bazı iç ilişkilerinde tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili kılınmıştır.
Can sigortalarında sigorta ettiren, sigortalı veya lehtarın leh veya aleyhine açılacak davalarda onların yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.
Kesin yetki ile görev birbirine benzer sonuçlar doğurabilir ama aynı şey değildir.
Görev, mahkeme türünü; yetki, o tür içindeki yer mahkemesini ilgilendirir.
Görev kuralları kamu düzenindendir.
Kesin yetki bulunan davalarda mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırır; taraflar da yetkisizliği her zaman ileri sürebilir.
Kesin olmayan yetkide ise davalı, yetki itirazını cevap dilekçesinde, yetkili mahkemeyi de göstererek ileri sürmelidir.
Süresinde ve usulüne uygun itiraz yoksa davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.
Dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi
HMK, görev veya yetki yanlışlığı halinde davanın tamamen dağılmaması için dosyanın gönderilmesi usulünü düzenler.
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilirse taraflardan biri, karar kesin ise tebliğ tarihinden; kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmişse kesinleşme tarihinden; kanun yoluna başvurulmuş ve başvuru reddedilmişse ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurmalıdır.
Bu başvuruda dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi istenir.
Süre içinde başvuru yapılmazsa dava açılmamış sayılır ve bu konuda kararı veren mahkeme kendiliğinden karar verir.
Dosya gönderilen mahkeme de taraflara kendiliğinden davetiye çıkarır.
Yargı yeri belirlenmesi ve üst merci düzeni
Mahkemelerin kuruluşu, uyuşmazlık halinde hangi üst merciin görevli veya yetkili mahkemeyi belirleyeceğini de içerir.
Davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına engel çıkması, iki mahkeme arasında yargı çevresi sınırında tereddüt bulunması, iki mahkemenin de görevsizlik kararı verip kararların kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi veya kesin yetki hallerinde iki mahkemenin de yetkisizlik kararı verip kararların kesinleşmesi yargı yeri belirlenmesini gerektirir.
İlk derece mahkemeleri bakımından yargı yeri belirlenmesinde bölge adliye mahkemelerine, bölge adliye mahkemeleri bakımından Yargıtaya başvurulur.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Mahkemelerin Kuruluşu anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Mahkemelerin Kuruluşu konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- İtirazBir karara veya işleme karşı, kararı veren mercie ya da bir üst mercie yapılan başvurudur. İcra hukukunda ayrıca borçlunun ödeme emrine karşı çıkmasını ifade eder.
- TebliğBir işlem veya kararın, ilgilisine usulüne uygun olarak resmen bildirilmesidir. Usulsüz tebligat süre ve hak kayıplarına yol açabilir.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- GörevBir davaya hangi tür ve derecedeki mahkemenin bakacağını belirleyen, kural olarak kamu düzenine ilişkin ve resen dikkate alınan bir dava şartıdır.
- YetkiBir davaya yer (coğrafi) bakımından hangi mahkemenin bakacağını belirleyen kuraldır. Kesin yetki hâlleri dışında taraf iradesiyle değişebilir.
- İfaBorcun konusunun, borçlu tarafından gereği gibi yerine getirilmesidir. Usulüne uygun ifa, borç ilişkisini sona erdirir.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 26 konu içerir.
- Görev
- Yetki
- Hâkimin Yasaklılığı ve Reddi
- Eda Davası
- Tespit Davası
- İnşai Dava
- Belirsiz Alacak Davası
- Dava Şartları ve İlk İtirazlar
- Yazılı Yargılama Usulü
- Basit Yargılama Usulü
- İspat Yükü
- Kesin Deliller
- Takdiri Deliller
- İstinaf
- Temyiz
- Yargılamanın İadesi
- İhtiyati Tedbir
- İhtiyati Haciz
- Delil Tespiti
- Tahkim ve Dava Şartı Arabuluculuk
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi