Yazılı yargılama usulü, HMK'da davanın dava dilekçesiyle açılmasından hüküm öncesi sözlü yargılamaya kadar ilerleyen ana yargılama modelidir. Bu usulde tarafların iddia ve savunmaları öncelikle dilekçelerle kurulur: dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi yargılamanın yazılı omurgasını oluşturur. Ön inceleme aşaması, dava şartları ve ilk itirazların ele alınması, uyuşmazlık konularının belirlenmesi, delillerin sunulması ve sulh veya arabuluculuğa teşvik bakımından filtre görevi görür. Ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemez. Tahkikatta tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmalar birlikte incelenir, deliller değerlendirilir ve duruşma işlemleri tutanakla güvenceye alınır. Tahkikat bittiğinde mahkeme aynı duruşmada sözlü yargılamaya geçer; tarafların son sözleri alınır ve hüküm verilir. Bu sıra, yazılı usulün sınavlarda en çok yoklanan iskeletidir.
Hâkim-Savcı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) Yazılı Yargılama Usulü Konu Anlatımı
Yazılı Yargılama Usulü konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Kavram ve Genel Çerçeve
Yazılı yargılama usulü, HMK'nın 118 ila 186. maddeleri arasında düzenlenen ve dava malzemesinin büyük ölçüde yazılı dilekçelerle şekillendiği yargılama modelidir.
Bu başlıkta öğrenilmesi gereken ana fikir şudur: Mahkeme önüne gelen uyuşmazlık, önce dilekçelerle sınırları çizilen bir iddia-savunma alanına dönüşür; sonra ön inceleme bu alanı düzenler; tahkikat deliller ve maddi vakıalar üzerinde yoğunlaşır; en sonunda sözlü yargılama ve hüküm aşamasına geçilir.
Bu usulde yazılılık, bütün yargılamanın yalnızca evrak üzerinden yürüdüğü anlamına gelmez.
Duruşma, tarafların dinlenmesi, tanık veya bilirkişi gibi delil işlemleri yine yapılabilir.
Ancak iddianın dayandığı vakıalar, savunma, deliller ve talep sonucu gibi kurucu unsurların dilekçelerde açık biçimde ortaya konulması beklenir.
Bu nedenle sınavlarda yazılı yargılama usulü, çoğu zaman dilekçeler teatisi, ön inceleme, tahkikat ve sözlü yargılama sıralaması üzerinden sorulur.
Davanın Açılması ve Dava Dilekçesi
HMK'ya göre dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır.
Dava dilekçesine davalı sayısı kadar örnek eklenir.
Dava dilekçesi, yargılamanın başlangıç belgesidir; bu yüzden yalnızca mahkemeye başvuru iradesini değil, davanın kimler arasında, hangi konu ve vakıalar üzerinden, hangi delillerle ve hangi taleple yürütüleceğini de göstermelidir.
Dava dilekçesinde mahkemenin adı, tarafların kimlik ve adres bilgileri, davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekil bilgileri, dava konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava değerinin yer alması gerekir.
Ayrıca davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıalar sıra numarası altında açık özetler hâlinde yazılmalı, her vakıanın hangi delillerle ispat edileceği gösterilmeli, hukuki sebepler belirtilmeli, talep sonucu açık olmalı ve dilekçe imzalanmalıdır.
Dilekçedeki bazı eksiklikler için kanun özel bir sonuç öngörür.
Mahkemenin adı, dava konusu, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler dışındaki unsurlar eksikse hâkim davacıya bir haftalık kesin süre verir.
Bu süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.
Buradaki püf nokta, her eksikliğin aynı yaptırıma bağlanmadığıdır; kanun hangi eksikliklerin tamamlatılacağını ayrıca göstermiştir.
Davacı dava açarken yargılama harçları ile gider avansını yatırmak zorundadır.
Avansın dava sırasında yetersiz olduğu anlaşılırsa mahkeme iki haftalık kesin süre verir.
Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elindeki belgeler de dilekçeye eklenir; başka yerden getirilecek belge ve dosyalar için bunların bulunmasını sağlayacak açıklamalar dilekçede yer almalıdır.
Tebliğ, Cevap ve İkinci Dilekçeler
Dava dilekçesi mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir ve davalının iki hafta içinde cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir.
Cevap dilekçesi, davalının savunmasını kurduğu temel belgedir.
Davalı cevap dilekçesini davanın açıldığı mahkemeye verir; dilekçe havale edildiği tarihte verilmiş sayılır ve örneği davacıya tebliğ edilir.
Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır.
Ancak cevap dilekçesinin bu sürede hazırlanması çok zor veya imkânsızsa, davalı yine bu süre içinde mahkemeye başvurabilir.
Mahkeme, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemek üzere, bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek kaydıyla ek süre verebilir.
Süresinde cevap dilekçesi verilmezse davalı, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.
Bu sonuç, davalının susması nedeniyle davayı kabul ettiği anlamına gelmez; sadece inkâr etmiş sayılma sonucunu doğurur.
Cevap dilekçesinde de mahkemenin adı, taraf bilgileri, davalının kimlik numarası, temsilci ve vekil bilgileri, savunmaya dayanak vakıalar, her vakıanın hangi delille ispat edileceği, hukuki sebepler, talep sonucu ve imza bulunmalıdır.
Bazı temel kimlik ve imza eksiklikleri hâlinde hâkim bir haftalık süre verir; eksiklik giderilmezse cevap dilekçesi verilmemiş sayılır.
Yazılı yargılama usulünün ayırt edici noktalarından biri, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesidir.
Cevap dilekçesi davacıya tebliğ edildiğinde, davacı iki haftalık süre içinde buna karşı cevaba cevap dilekçesi sunabilir.
Davacının bu dilekçesi davalıya ulaştıktan sonra davalı için de iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verme imkanı doğar.
Böylece taraflar, karşılıklı olarak iddia ve savunma alanını yazılı biçimde tamamlar.
Karşı Dava, Taraf Değişikliği ve Dava Konusunun Devri
Yazılı yargılama usulünde karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılabilir.
Karşı dava açılabilmesi için asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması gerekir.
Ayrıca karşı davadaki talep ile asıl davadaki talep arasında takas veya mahsup ilişkisi bulunmalı ya da davalar arasında bağlantı olmalıdır.
Bu şartlar yoksa mahkeme, talep üzerine veya kendiliğinden karşı davanın asıl davadan ayrılmasına, gerekirse dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.
Taraf değişikliği kural olarak karşı tarafın açık rızasına bağlıdır.
Ancak maddi hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmadan hâkim tarafından kabul edilebilir.
Dava dilekçesinde taraf yanlış veya eksik gösterilmişse ve bu kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa hâkim yine rıza aramadan taraf değişikliğini kabul edebilir.
Dava açıldıktan sonra dava konusunun devri de özel sonuçlar doğurur.
Davalı dava konusunu üçüncü kişiye devrederse davacı, devreden tarafla olan davasından vazgeçip devralana karşı davaya devam edebilir veya davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir.
Dava konusu davacı tarafından devredilirse devralan kişi davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden devam eder.
Ön İnceleme: Yargılamanın Filtre Aşaması
Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır.
Ön inceleme, yazılı yargılama usulünün en kritik eşiklerinden biridir.
Mahkeme bu aşamada dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemlerini yapar, tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yürütür.
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda sulh veya arabuluculuğa teşvik de bu aşamanın içindedir.
Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez; tahkikat için duruşma günü de verilemez.
Mahkeme öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerekirse tarafları ön inceleme duruşmasında dinler.
Ön inceleme duruşmasına davette taraflara sulh için hazırlık yapmaları, duruşmaya gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği ve eksik delil belgelerinin iki haftalık kesin sürede sunulması gerektiği ihtar edilir.
Ön inceleme duruşmasında hâkim, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder.
Uyuşmazlık konularından sonra tarafları sulh ve arabuluculuk konusunda aydınlatarak teşvik eder.
Ön inceleme duruşmasının sonunda, sulh veya arabuluculuktan sonuç alınıp alınmadığı ve anlaşılamayan hususlar tutanakla belirlenir.
Tahkikat bu tutanak esas alınarak yürütülür.
İddia ve Savunmanın Genişletilmesi Yasağı
Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile iddia veya savunmalarını serbestçe genişletebilir yahut değiştirebilir.
Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ise iddia veya savunma genişletilemez ya da değiştirilemez.
Bu kuralın istisna kapısı, ıslah ve karşı tarafın açık muvafakatidir.
Sınav açısından dikkat edilmesi gereken nokta, yasağın dava dilekçesiyle veya cevap dilekçesiyle değil, yazılı dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra katılaşmasıdır.
Tahkikat ve Duruşma İşlemleri
Tahkikatta tarafların davada ileri sürdükleri bütün iddia ve savunmalar birlikte incelenir.
Hâkim, muhakemeyi basitleştirmek veya kısaltmak için tahkikatın her aşamasında bazı iddia veya savunmaların önce incelenmesine karar verebilir.
Mahkeme tarafları usulüne uygun davet edip vakıalar hakkında dinleyebilir.
Tarafların kanunda belirtilen süreden sonra delil göstermesi kural olarak mümkün değildir; ancak delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa mahkeme buna izin verebilir.
Duruşmaya davette taraflara, geçerli özür olmadan gelmezlerse duruşmaya yokluklarında devam edilebileceği, yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği ve bazı hâllerde yokluklarında hüküm verileceği bildirilir.
Usulüne uygun çağrılan taraflar gelmez veya davayı takip etmeyeceklerini bildirirse dosya işlemden kaldırılır.
Dosya üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır.
Yargılama işlemleri bakımından tutanak özel önemdedir.
Ön inceleme, tahkikat ve yargılama işlemleri ancak tutanakla ispat olunabilir.
Hâkim ve zabıt kâtibinin tutanağı imzalaması, tutanakta ara kararları, hüküm sonucu, beyanlar, sunulan belgeler ve duruşma bilgileri gibi hususların yer alması usul güvencesidir.
Tahkikatın Sona Ermesi ve Sözlü Yargılama
Hâkim, tarafların iddia ve savunmaları ile toplanan delilleri inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapma imkânı verir.
Tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder.
Tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçilir.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Yazılı Yargılama Usulü anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Yazılı Yargılama Usulü konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- İtirazBir karara veya işleme karşı, kararı veren mercie ya da bir üst mercie yapılan başvurudur. İcra hukukunda ayrıca borçlunun ödeme emrine karşı çıkmasını ifade eder.
- TefhimMahkeme kararının, duruşmada hazır bulunanlara sözlü olarak açıklanmasıdır. Süreler çoğu zaman tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.
- TebliğBir işlem veya kararın, ilgilisine usulüne uygun olarak resmen bildirilmesidir. Usulsüz tebligat süre ve hak kayıplarına yol açabilir.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 26 konu içerir.
- Mahkemelerin Kuruluşu
- Görev
- Yetki
- Hâkimin Yasaklılığı ve Reddi
- Eda Davası
- Tespit Davası
- İnşai Dava
- Belirsiz Alacak Davası
- Dava Şartları ve İlk İtirazlar
- Basit Yargılama Usulü
- İspat Yükü
- Kesin Deliller
- Takdiri Deliller
- İstinaf
- Temyiz
- Yargılamanın İadesi
- İhtiyati Tedbir
- İhtiyati Haciz
- Delil Tespiti
- Tahkim ve Dava Şartı Arabuluculuk
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi