Takdiri deliller, kanunun kesin ispat gücü bağlamadığı ve hâkimin diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirdiği ispat araçlarıdır. HMK'da genel kural, kanuni istisnalar dışında hâkimin delilleri serbestçe değerlendirmesidir. Tanık beyanı, bilirkişi oy ve görüşü, keşif ve uzman görüşü bu yapının başlıca örnekleridir. Tanıklıkta kişi davet üzerine gelmek, bildiklerini doğru söylemek ve gerektiğinde yemin etmekle yükümlüdür; belirli yakınlık, sır veya menfaat sebepleriyle tanıklıktan çekinme hükümleri ayrıca düzenlenmiştir. Bilirkişi, hukuk dışında özel veya teknik bilgi gereken hâllerde görevlendirilir ve raporu hâkimi bağlamaz. Keşifte hâkim uyuşmazlık konusunu bizzat duyu organlarıyla inceler. Uzman görüşü taraflarca alınabilir, fakat sırf bu nedenle ayrıca süre istenemez; değerlendirme serbesttir ve bağlayıcı değildir.
Hâkim-Savcı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) Takdiri Deliller Konu Anlatımı
Takdiri Deliller konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Takdiri deliller, hâkimin kanuni istisnalar dışında serbestçe değerlendirdiği delil alanını ifade eder.
HMK'da delillerin değerlendirilmesine ilişkin temel cümle açıktır: kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir.
Bu kural, her delilin aynı güçte olduğu anlamına gelmez; ancak kanun belirli bir delile kesin sonuç bağlamamışsa hâkim, delilin güvenilirliğini, uyuşmazlıkla ilgisini, diğer delillerle uyumunu ve ispat konusuna katkısını birlikte tartar.
Takdiri deliller bu serbest değerlendirme alanında yer alır.
Tanık beyanı, bilirkişi oy ve görüşü, keşif ve uzman görüşü bu çerçevenin önemli örnekleridir.
Tanık delili, uyuşmazlık konusu vakıalar hakkında üçüncü kişilerin bilgi vermesine dayanır.
Kanun, tanık gösteren tarafın tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenmesi istenen tanıkların adı, soyadı ve tebliğe elverişli adreslerini içeren liste vermesini öngörür; listede gösterilmeyen kişiler tanık olarak dinlenemez ve ikinci liste verilemez.
Tanık davetiye ile çağrılır; davetiyede gelmemenin sonuçları bildirilir.
Usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilebilir, gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve disiplin para cezasına mahkûm edilebilir.
Bu hükümler, tanıklığın tarafların keyfine bağlı serbest bir anlatım değil, mahkeme düzeni içinde yürüyen bir ispat faaliyeti olduğunu gösterir.
Tanığın dinlenmesi de belirli usule bağlıdır.
Tanıklar ayrı ayrı dinlenir ve biri dinlenirken henüz dinlenmemiş olanlar salonda bulunamaz.
Tanığa öncelikle kimliği, taraflarla ilişkisi ve tanıklığına güveni etkileyebilecek hâller sorulur.
Dinlenmeden önce tanığa gerçeği söylemesinin önemi, doğruyu söylemezse yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı, doğruyu söyleyeceğine yemin edeceği ve duruşmada açıkça yemin etmekten kaçınamayacağı anlatılır.
Tanık, bildiğini sözlü olarak açıklar ve sözü kesilmeden dinlenir; yazılı not kullanması kural olarak mümkün değildir.
Bu yapı, tanık beyanının hâkim tarafından serbestçe değerlendirilecek olsa bile düzenli, denetlenebilir ve tutanağa bağlanmış biçimde elde edilmesini sağlar.
Tanıklıktan çekinme hükümleri, tanık delilinin sınırlarını gösterir.
Kişisel nedenlerle çekinme, sır nedeniyle çekinme ve menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle çekinme ayrı ayrı düzenlenmiştir.
Örneğin belirli yakın akrabalar, taraflardan biriyle evlilik bağı bulunan veya bulunmuş kişiler, nişanlılar, koruyucu aile ve çocuk gibi kişiler kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinebilir.
Kanun gereği sır olarak korunması gereken bilgiler hakkında tanıklığa başvurulacaksa, sır sahibi izin vermedikçe tanık çekinebilir; avukatlar ve stajyerleri ya da yardımcıları bakımından sır sahibi izin verse bile çekinme hakkının devam edeceği belirtilir.
Tanığın kendisi veya yakınları bakımından ağır zarar, şeref veya ceza riski doğuran hâllerde de çekinme mümkündür.
Hâkim çekinme hakkı bulunanlara bu hakkı hatırlatır.
Bilirkişi delili, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde devreye girer.
Mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine veya kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünü alabilir.
Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilen konularda bilirkişiye başvurulamaz.
Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığı belgeleyemedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez.
Bu sınırlama, bilirkişinin hâkimin yerine hukuki değerlendirme yapmaması için konulmuştur.
Nitekim bilirkişi raporunda ve sözlü açıklamasında, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren konular dışında açıklama yapamaz; hâkimin yapması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.
Bilirkişi incelemesinin takdiri niteliği, raporun değerlendirilmesinde açıkça görülür.
Mahkeme bilirkişinin görev alanını, cevaplaması gereken soruları ve rapor süresini kararında gösterir.
Bilirkişi raporu yazılı veya sözlü olabilir; raporda görevlendirilen hususlar, gözlem ve inceleme konusu maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlar yer alır.
Taraflar raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik gördükleri hususların tamamlatılmasını, belirsizliklerin açıklatılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir; belirli güçlükler varsa bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmeyen ek süre verilebilir.
Mahkeme gerekirse ek rapor alabilir, bilirkişiyi sözlü dinleyebilir veya yeni bilirkişiyle yeniden inceleme yaptırabilir.
Son aşamada bilirkişi raporu tek başına hükmü belirleyen zorunlu bir sonuç değil, dosyadaki diğer ispat araçlarıyla birlikte tartılan teknik katkıdır.
Keşif, hâkimin uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bilgi edinmesidir.
Hâkim, bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak uyuşmazlık konusu hakkında kanaat oluşturmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir ve gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur.
Keşif kararı sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya kendiliğinden alınabilir.
Keşif davaya bakan mahkemece yapılır; konu mahkemenin yargı çevresi dışındaysa istinabe yoluna gidilir.
Keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinlenebilir; yapılan işlemler ve beyanlar tutanağa geçirilir, hâkimin keşif konusu ve mahalliyle ilgili gözlemleri yazılır, plan, çizim ve fotoğraf gibi belgeler tutanağa eklenir.
Taraflar ve üçüncü kişiler keşif kararına uymak zorundadır.
Uzman görüşü de takdiri değerlendirme alanında yer alan farklı bir araçtır.
Taraflar dava konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler.
Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.
Hâkim, talep üzerine veya kendiliğinden, rapor alınan uzman kişinin davet edilerek dinlenmesine karar verebilir; çağrıldığı duruşmada hâkim ve taraflar gerekli soruları sorabilir.
Uzman kişi geçerli özrü olmadan gelmezse hazırladığı rapor mahkemece değerlendirmeye tabi tutulmaz.
Bu düzen, uzman görüşünün tarafça sunulan yardımcı bir değerlendirme olduğunu, mahkemenin onu dinleyip sorgulayabileceğini ve gerektiğinde hiç değerlendirmeye almama sonucunun doğabileceğini gösterir.
Takdiri delillerin ortak noktası, hâkime hazır ve bağlayıcı bir sonuç dayatmamasıdır.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Takdiri Deliller anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Takdiri Deliller konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Adli Yargı düzeyindeki Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Hukuk Muhakemeleri Usulü (HMK) dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 26 konu içerir.
- Mahkemelerin Kuruluşu
- Görev
- Yetki
- Hâkimin Yasaklılığı ve Reddi
- Eda Davası
- Tespit Davası
- İnşai Dava
- Belirsiz Alacak Davası
- Dava Şartları ve İlk İtirazlar
- Yazılı Yargılama Usulü
- Basit Yargılama Usulü
- İspat Yükü
- Kesin Deliller
- İstinaf
- Temyiz
- Yargılamanın İadesi
- İhtiyati Tedbir
- İhtiyati Haciz
- Delil Tespiti
- Tahkim ve Dava Şartı Arabuluculuk
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi