Ad ve yerleşim yeri, gerçek kişinin hem kimlik alanını hem de hukuki ilişkilerde bağlanacağı yeri belirler. Yerleşim yeri, kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir ve kural olarak aynı kişinin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz. Yerleşim yerini değiştirmek, yenisinin edinilmesine bağlıdır; önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bırakıp Türkiye'de yenisini edinmeyen kişinin halen oturduğu yer yerleşim yeri sayılır. Çocuk ve vesayet altındaki kişiler için yasal yerleşim yeri ayrıca düzenlenmiştir. Ad üzerindeki hak ise kişinin ismen tanınmasını korur. Adının kullanılması çekişmeli olan kişi hakkın tespitini, adı haksız kullanılan kişi ise kullanıma son verilmesini ve şartları varsa tazminat isteyebilir. Ad değişikliği haklı sebeple hâkimden istenir ve kişisel durumu değiştirmez.
Hâkim-Savcı Medeni Hukuk Ad ve Yerleşim Yeri Konu Anlatımı
Ad ve Yerleşim Yeri konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Medeni Hukuk dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Ad ve yerleşim yeri, gerçek kişinin hukuk düzeninde tanınmasını sağlayan iki farklı fakat birbirini tamamlayan kurumdur.
Ad, kişinin kimlik ve ayırt edilme alanına ilişkindir.
Yerleşim yeri ise kişinin hukuki ilişkilerde bağlanacağı yeri, yani sürekli yaşam merkezini belirler.
Türk Medeni Kanunu bu iki kurumu kişiler hukuku içinde düzenleyerek, gerçek kişinin hem kimliğini hem de yer bakımından hukuki bağlantısını güvence altına alır.
Bu nedenle ad üzerindeki hak ile yerleşim yeri kuralları, yalnız teknik kayıt hükümleri değil, kişiliğin belirlenmesi ve korunmasıyla ilgili temel düzenlemelerdir.
Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.
Tanımda iki unsur birlikte bulunur: fiili oturma ve sürekli kalma niyeti.
Bir yerde kısa süreli bulunmak, eğitim, tedavi, bakım veya ceza gibi nedenlerle orada kalmak tek başına yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz.
Kanun bu ayrımı açıkça yapar.
Öğrenim amacıyla geçici bulunma veya eğitim, sağlık, bakım ya da ceza kurumunda kalma, kişinin yerleşim yerini kendiliğinden değiştirmez.
Böylece geçici veya zorunlu bulunma ile kişinin yaşam merkezini oraya taşıma iradesi birbirinden ayrılır.
Kanun, bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamayacağını belirtir.
Bu kural, gerçek kişiler bakımından hukuki belirlilik sağlar.
Tebligat, yetki, kişisel durum ve benzeri hukuki bağlantılar bakımından kişinin birden çok merkez arasında belirsiz kalması istenmez.
Ancak aynı hüküm, bu kuralın ticari ve sınai kuruluşlar hakkında uygulanmayacağını da söyler.
Bu ayrım, gerçek kişinin kişisel yerleşim yeri ile işletme veya kuruluş faaliyetlerinin farklı hukuki ihtiyaçlara sahip olabileceğini gösterir.
Yerleşim yerinin değiştirilmesi, yenisinin edinilmesine bağlıdır.
Eski yerleşim yerinden ayrılmak tek başına yeterli değildir; kişi yeni bir yerleşim yeri edinmelidir.
Önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bırakmış olmakla birlikte Türkiye'de henüz bir yerleşim yeri edinmemiş bulunan kişinin halen oturduğu yer yerleşim yeri sayılır.
Bu düzenleme, kişinin hukuki bağlanma noktasız kalmasını önler.
Kanun, belirsizlik doğduğunda fiili oturma yerini yedek bağlanma noktası olarak kabul eder.
Bazı kişiler için yerleşim yeri kişinin kendi fiili seçimine bırakılmaz; kanun yasal yerleşim yerini belirler.
Velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının yerleşim yeridir.
Ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa, çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeri esas alınır; diğer hallerde çocuğun oturma yeri onun yerleşim yeri sayılır.
Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri ise bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir.
Bu hükümler, korunmaya veya temsile ihtiyaç duyan kişiler bakımından yerleşim yerinin aile ve vesayet düzeniyle bağlantılı kurulduğunu gösterir.
Ad üzerindeki hak, kişiliğin kimlik yönünü korur.
Adının kullanılması çekişmeli olan kişi, hakkının tespitini dava edebilir.
Bu dava, kişinin belirli ad üzerindeki hakkının hukuken belirlenmesine yöneliktir.
Adı haksız olarak kullanılan kişi ise bu kullanıma son verilmesini isteyebilir.
Haksız kullanan kusurlu ise maddi zararın giderilmesi, ayrıca haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevi tazminat ödenmesi de talep edilebilir.
Böylece ad üzerindeki koruma yalnız adın kime ait olduğunun belirlenmesiyle sınırlı kalmaz; haksız kullanımın durdurulması ve doğurduğu zararların giderilmesi de mümkün olur.
Adın değiştirilmesi ise serbest bir beyanla gerçekleşmez.
Kanun, adın değiştirilmesinin ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebileceğini düzenler.
Değişikliğin yargısal karara bağlanması, adın kişisel kimlik alanındaki öneminden kaynaklanır.
Kanun metni, adın değiştirildiğinin nüfus siciline kaydedileceğini ve öngörülen ilan usulüne bağlanacağını da belirtir.
Bununla birlikte ad değişmekle kişisel durum değişmez.
Kişinin aile ilişkileri, doğumla veya başka statü ilişkileriyle bağlı kişisel durumu, yalnız ad değişikliği nedeniyle farklılaşmaz.
Ad değişikliğinden zarar gören kimse için de ayrıca koruma tanınır.
Zarar gören kişi, adın değiştirildiğini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.
Bu düzenleme, ad değişikliğinin yalnız başvuran kişiyle ilgili olmadığını, üçüncü kişilerin hukuki menfaatlerini de etkileyebileceğini kabul eder.
Sonuçta ad ve yerleşim yeri birlikte, gerçek kişinin hukuk düzenindeki görünürlüğünü kurar: ad kişiyi kimlik bakımından ayırt eder, yerleşim yeri ise onu belirli bir hukuki merkeze bağlar.
Her iki kurum da kişiliğin düzenli, korunabilir ve ispatlanabilir biçimde işlemesini sağlar.
Ad üzerindeki hak, kişiliğin korunması hükümleriyle de aynı doğrultudadır.
Kişilik hakkına hukuka aykırı saldırı halinde hâkimden korunma istenebilmesi, adın haksız kullanımına son verilmesi talebiyle somutlaşır.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Ad ve Yerleşim Yeri anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Medeni Hukuk dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Ad ve Yerleşim Yeri konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Medeni Hukuk dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Medeni Hukuk dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 35 konu içerir.
- Dürüstlük Kuralı ve İyiniyet
- Hâkimin Takdir Yetkisi
- İspat Yükü
- Kanunun Uygulanması ve Yorumu
- Gerçek Kişiler
- Hak ve Fiil Ehliyeti
- Kişiliğin Korunması
- Tüzel Kişiler
- Dernek ve Vakıflar
- Nişanlanma
- Evlenme ve Koşulları
- Evliliğin Genel Hükümleri
- Mal Rejimleri
- Boşanma ve Sonuçları
- Soybağı
- Velayet
- Vesayet
- Nafaka
- Yasal Mirasçılar
- Ölüme Bağlı Tasarruflar
- Saklı Pay ve Tenkis
- Mirasın Geçmesi
- Mirasın Paylaşılması
- Zilyetlik
- Tapu Sicili
- Mülkiyet
- Taşınmaz Mülkiyeti
- Taşınır Mülkiyeti
- Sınırlı Ayni Haklar
- Rehin Hakları
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi