Kanunun uygulanması ve yorumu, Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümlerinde kanunun hem sözüyle hem özüyle uygulanması gerektiği kabulüyle başlar. Bu ifade, metnin lafzının tek başına yeterli olmadığını; düzenlemenin amacı, sistem içindeki yeri ve değindiği konu bakımından anlamlandırılması gerektiğini gösterir. Kanunda uygulanabilir hüküm yoksa hâkim önce örf ve adet hukukuna başvurur; bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. Karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanması da kanunun yorumunu yalnız kişisel kanaate bırakmaz. Ayrıca Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu'nun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde bütün özel hukuk ilişkilerine uygulanır. Böylece başlangıç hükümleri yorum, boşluk doldurma ve genel hükümlerin yayılmasını tek sistemde toplar.
Hâkim-Savcı Medeni Hukuk Kanunun Uygulanması ve Yorumu Konu Anlatımı
Kanunun Uygulanması ve Yorumu konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Medeni Hukuk dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Türk Medeni Kanunu'nun ilk maddesi, kanunun uygulanması ve yorumunun temel cümlesini kurar: kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.
Bu ifade, medeni hukukta yorumun yalnız kelime okumaktan ibaret olmadığını gösterir.
Kanunun sözü, metinde kullanılan ifadeyi ve lafzi sınırı; özü ise düzenlemenin amacını, sistem içindeki yerini ve hükmün koruduğu değeri anlatır.
Hâkim önce uygulanabilir hükmü bu iki yönüyle anlamlandırır.
Metin açık görünse bile, hükmün hangi konuya değindiği ve o konuya hangi kapsamda uygulanacağı söz ve öz birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Kanunun sözüyle uygulanması, hukuk güvenliği bakımından önemlidir.
Kişiler davranışlarını metindeki kurala göre düzenler; bu nedenle yorum, kanunun dilini yok sayamaz.
Ancak kanunun özü de aynı derecede gereklidir.
Çünkü aynı kelimeler, kanunun sistematiği ve hükmün amacı dikkate alınmadan uygulanırsa, düzenlemenin ulaşmak istediği sonuçtan uzaklaşabilir.
Başlangıç hükümlerinin söz ve özü birlikte anması, hâkimin kanunu hem metne bağlı hem de anlam ve amaç bakımından tutarlı uygulaması gerektiğini ortaya koyar.
Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa farklı bir aşamaya geçilir.
Hâkim önce örf ve adet hukukuna göre karar verir.
Örf ve adet hukuku da çözüm sağlamıyorsa, hâkim kanun koyucu konumunda bulunacağını varsayarak uyuşmazlığa uygun kuralı kurar.
Bu düzenleme, hukuk boşluğunda uyuşmazlığın çözümsüz bırakılmayacağını gösterir.
Hâkim burada mevcut kanun metnini genişletiyormuş gibi davranmaz; uygulanabilir hüküm bulunmadığını kabul ederek kanunun gösterdiği sıraya göre tamamlayıcı kaynaklara yönelir.
Boşluk doldurma yetkisi de sınırsız değildir.
Hâkim, kanun koyucu gibi kural kurarken kişisel beğenisini hukuk kuralı yerine koymaz.
Türk Medeni Kanunu aynı maddede, hâkimin karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanacağını belirtir.
Bu ifade, kararın hukuk biliminin ve yerleşmiş yargısal değerlendirmelerin ışığında kurulmasını sağlar.
Bilimsel görüş ve yargı kararları uygulanacak kuralın doğrudan kanun yerine geçmesi değil, hâkimin hukuki akıl yürütmesini besleyen kaynaklardır.
Kanunun uygulanması ve yorumu, dürüstlük kuralı ve iyiniyetle birlikte düşünülür.
Çünkü başlangıç hükümleri yalnız kaynak sıralaması yapmaz; hakların nasıl kullanılacağını ve hukuki sonuçların hangi davranış standardıyla korunacağını da düzenler.
Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır; açık hak kötüye kullanımı korunmaz.
Kanunun iyiniyete sonuç bağladığı hallerde iyiniyet asıldır, fakat beklenen özeni göstermeyen kişi bu iddiaya dayanamaz.
Bu ilkeler, yorumun somut ilişki içinde dürüst ve korunabilir sonuçlara yönelmesini sağlar.
Hâkimin takdir yetkisi, yorum ve boşluk doldurmayla ilişkili fakat onlardan ayrı bir alandır.
Kanun takdir yetkisi tanıdığında veya durumun gerekleri ya da haklı sebeplerin gözetilmesini emrettiğinde hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.
Boşlukta uygulanabilir hüküm yoktur; takdirde ise hüküm vardır ve hâkime değerlendirme alanı bırakılmıştır.
Bu ayrım, kanunun uygulanmasında hangi yöntemin izleneceğini belirler: önce hüküm söz ve özüyle uygulanır, hüküm yoksa kanunun gösterdiği kaynak sırası işletilir, hüküm takdir alanı bırakıyorsa hukuka ve hakkaniyete uygun değerlendirme yapılır.
Medeni Kanun'un beşinci maddesi, başlangıç hükümlerinin özel hukuk içindeki yayılma etkisini ayrıca gösterir.
Bu Kanun ve Borçlar Kanunu'nun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır.
Burada uygun düşme ölçüsü önemlidir.
Genel hükümler her ilişkiye mekanik biçimde taşınmaz; ilişkinin niteliği ve düzenlenen alanla bağdaştığı ölçüde uygulanır.
Böylece medeni hukuk ve borçlar hukuku genel ilkeleri, özel hukuk ilişkilerinde ortak bir zemin oluşturur.
Başlangıç hükümlerinin sırası bu yöntemi daha da belirginleştirir.
Kanunun uygulanması ve kaynakları önce gelir; ardından hukuki ilişkilerde dürüst davranma, iyiniyet, hâkimin takdiri, genel hükümlerin özel hukuka yayılması ve ispat kuralları düzenlenir.
Bu sıra, yorum faaliyetinin bağımsız bir metin okuması olmadığını gösterir.
Hâkim kanunu yorumlarken hakkın dürüst kullanılıp kullanılmadığını, iyiniyet iddiasının özen şartıyla bağdaşıp bağdaşmadığını, takdir alanının hukuka ve hakkaniyete göre kullanılıp kullanılmayacağını ve tarafların dayandıkları olguları ispat edip etmediklerini birlikte değerlendirir.
İspat kuralları da kanunun uygulanmasının pratik zeminidir.
Kanunda aksine hüküm yoksa taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Resmi sicil ve senetlerin belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturması da hâkimin karar verirken hangi olgusal temele dayanacağını belirler.
Kanunu yorumlamak, ispat edilmemiş vakıaları var saymak değildir; yorum hukuki anlamı belirler, ispat ise bu anlamın uygulanacağı olay temelini kurar.
Bu nedenle kanunun uygulanması ve yorumu, başlangıç hükümlerinde birbirini tamamlayan bir yöntemler bütünü olarak görünür.
Hâkim önce kanunu sözü ve özüyle uygular; hüküm yoksa örf ve adet hukukuna, o da yoksa kanun koyucu gibi kurala yönelir; kararını bilimsel görüşler ve yargı kararlarıyla destekler.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Kanunun Uygulanması ve Yorumu anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Medeni Hukuk dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Kanunun Uygulanması ve Yorumu konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Medeni Hukuk dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- İyiniyetBir hakkın kazanılmasında, kişinin durumu bilmemesi veya gereken özeni gösterse bile bilemeyecek olmasıdır. Kanunun aradığı hâllerde iyiniyet korunur (TMK m. 3).
- Dürüstlük KuralıHerkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüst davranması ilkesidir (TMK m. 2). Hakkın kötüye kullanılması hukuk düzenince korunmaz.
- Takdir Yetkisiİdarenin, hukuk kurallarının kendisine bıraktığı serbesti alanında birden çok hukuka uygun çözümden birini seçebilme yetkisidir. Keyfîlik değildir; kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Medeni Hukuk dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 35 konu içerir.
- Dürüstlük Kuralı ve İyiniyet
- Hâkimin Takdir Yetkisi
- İspat Yükü
- Gerçek Kişiler
- Hak ve Fiil Ehliyeti
- Kişiliğin Korunması
- Ad ve Yerleşim Yeri
- Tüzel Kişiler
- Dernek ve Vakıflar
- Nişanlanma
- Evlenme ve Koşulları
- Evliliğin Genel Hükümleri
- Mal Rejimleri
- Boşanma ve Sonuçları
- Soybağı
- Velayet
- Vesayet
- Nafaka
- Yasal Mirasçılar
- Ölüme Bağlı Tasarruflar
- Saklı Pay ve Tenkis
- Mirasın Geçmesi
- Mirasın Paylaşılması
- Zilyetlik
- Tapu Sicili
- Mülkiyet
- Taşınmaz Mülkiyeti
- Taşınır Mülkiyeti
- Sınırlı Ayni Haklar
- Rehin Hakları
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi