İspat yükü, medeni hukukta bir hakkı ileri süren kişinin o hakkın dayandığı olguları ortaya koyma sorumluluğunu belirler. Türk Medeni Kanunu, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu kabul eder. Bu kural, davacı veya davalı sıfatından çok, hangi tarafın hangi hukuki sonucu hangi vakıaya bağladığına bakar. Resmi sicil ve senetler belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur; fakat kanunda başka bir hüküm yoksa bunların içeriğinin doğru olmadığını ispat özel bir şekle bağlı değildir. Kanun, kişiler hukukunda sağ olma, ölüm, doğum ve ölüm kayıtları gibi konularda bu genel ilkeyi somutlaştırır. Belirsizlik giderilemediğinde ise aynı anda ölüm gibi kanuni sonuçlar devreye girebilir.
Hâkim-Savcı Medeni Hukuk İspat Yükü Konu Anlatımı
İspat Yükü konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Medeni Hukuk dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
İspat yükü, medeni hukukta hakkın ileri sürülmesi ile yargısal sonucun kurulması arasındaki temel bağı gösterir.
Bir kişi bir haktan yararlanmak istiyorsa, bu hakkın doğması, sürmesi veya kullanılabilmesi için dayandığı olguların varlığını ortaya koymak zorundadır.
Türk Medeni Kanunu altıncı maddede bu genel kuralı açık biçimde ifade eder: kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.
Bu cümle, ispat yükünün davanın şekli taraflarına göre değil, ileri sürülen hukuki sonucun maddi dayanağına göre belirlendiğini gösterir.
Bu nedenle davacı her zaman bütün olguları, davalı ise hiçbir olguyu ispatlamaz denemez.
Ölçü, tarafın kendi lehine sonuç doğurmasını istediği vakıadır.
Bir taraf belirli bir hakkın kendisine ait olduğunu, bir kişinin sağ olduğunu, bir işlemin belirli bir olguya bağlı sonuç doğurduğunu veya bir kaydın gerçeği yansıtmadığını ileri sürüyorsa, kanun başka bir düzenleme yapmadıkça bu iddiasını kanıtlamalıdır.
İspat yükü, yargılamada belirsiz kalan olgunun riskini hangi tarafın taşıyacağını belirlediği için, maddi hukukun sonucunu da etkiler.
Resmi belgelerle ispat kuralı bu genel düzeni tamamlar.
Türk Medeni Kanunu, resmi sicil ve senetlerin belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturacağını söyler.
Bu hüküm, hukuk düzeninin resmi kayıtlara güven değeri verdiğini gösterir.
Ancak resmi kayıt veya senet, her durumda tartışılamaz bir mutlaklık taşımaz.
Kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça, bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı herhangi bir şekle bağlı değildir.
Böylece bir yandan resmi belgeye başlangıç güveni tanınır, diğer yandan gerçek durumun ispatına kapı açık tutulur.
Kişiler hukukunda sağ olma ve ölüm, ispat yükünün açıkça somutlaştığı alanlardandır.
Bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu ileri süren kişi bunu ispat etmek zorundadır.
Aynı şekilde bir kimsenin belirli bir zamanda sağ bulunduğunu veya başka bir kimsenin ölümünde hayatta olduğunu ileri süren kişi de iddiasını kanıtlamalıdır.
Bu düzenleme, miras ve kişiliğe bağlı sonuçlar gibi alanlarda kimin hangi olguyu ortaya koyması gerektiğini belirler.
Eğer birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse, kanun hepsini aynı anda ölmüş sayar.
Doğum ve ölüm bakımından nüfus sicili özel bir ispat aracıdır.
Kanun, doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunacağını belirtir.
Ancak nüfus sicilinde kayıt bulunmaması veya mevcut kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.
Bu yapı, resmi sicilin önemini korurken, kaydın yokluğu veya yanlışlığı nedeniyle gerçek hukuki durumun tamamen kapanmasını engeller.
Kişisel durum sicilinin devletçe atanan memurlar tarafından tutulması ve sicilin tutulmasından doğan zararlarda devletin tazmin sorumluluğunun düzenlenmesi de kaydın hukuki değerini destekler.
Ölüm karinesi ve gaiplik hükümleri de ispatla bağlantılıdır.
Bir kimse ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa, cesedi bulunmasa bile gerçekten ölmüş sayılır.
Ölüm tehlikesi içinde kaybolma veya uzun zamandır haber alınamama hallerinde ölüm hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme gaipliğe karar verebilir.
Bu hükümler, bazı olaylarda doğrudan ispat yerine kanunun belirli karineler ve yargısal karar mekanizmalarıyla hukuki belirsizliği giderdiğini gösterir.
Malvarlığı ilişkilerindeki özel hükümler de aynı ispat mantığını kullanır.
Medeni Kanun, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu ileri süren kimsenin iddiasını ispatlaması gerektiğini düzenler.
Kime ait olduğu kanıtlanamayan mallar için kanunun gösterdiği sonuçlar devreye girer; kişisel mal olduğu ispatlanmadıkça bazı değerlerin ortaklık malı sayılması da bu yaklaşımın başka bir görünümüdür.
Böylece ispat yükü yalnız kişilik durumuna ilişkin kayıtlarda değil, mülkiyet ve mal türü tartışmalarında da hukuki sonucu belirler.
İspat yükü, hâkimin takdir yetkisiyle de karıştırılmamalıdır.
Hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verebilir; fakat takdir yetkisi, ispatlanmamış bir olguyu gerçekleşmiş kabul etme serbestliği değildir.
Önce tarafların dayandığı olgular ve bunların kanıtlanıp kanıtlanmadığı belirlenir.
Sonra kanunun uygulanması, dürüstlük kuralı, iyiniyet ve varsa takdir alanı bu olgusal temel üzerinde değerlendirilir.
İspat yükü, bu nedenle kararın hangi gerçeklik zemini üzerine kurulacağını belirleyen başlangıç kuralıdır.
Resmi sicil ve senetlere ilişkin düzenleme ile sağ olma, ölüm, doğum, mal aidiyeti ve kişisel mal iddialarına ilişkin hükümler birlikte okunduğunda, medeni hukukta ispatın yalnız yargılama tekniği olmadığı görülür.
İspat edilemeyen olgu çoğu zaman hukuki sonucun doğmasını engeller veya kanunun öngördüğü yedek sonucu devreye sokar.
İspat yükü bu yüzden hak iddiasını disipline eder: kişi, hakkın dayandığı vakıayı ortaya koymadıkça, hukuk düzeninden o hakkın sonucunu kurmasını bekleyemez.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
İspat Yükü anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Medeni Hukuk dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
İspat Yükü konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Medeni Hukuk dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- İyiniyetBir hakkın kazanılmasında, kişinin durumu bilmemesi veya gereken özeni gösterse bile bilemeyecek olmasıdır. Kanunun aradığı hâllerde iyiniyet korunur (TMK m. 3).
- Dürüstlük KuralıHerkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüst davranması ilkesidir (TMK m. 2). Hakkın kötüye kullanılması hukuk düzenince korunmaz.
- Takdir Yetkisiİdarenin, hukuk kurallarının kendisine bıraktığı serbesti alanında birden çok hukuka uygun çözümden birini seçebilme yetkisidir. Keyfîlik değildir; kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Medeni Hukuk dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 35 konu içerir.
- Dürüstlük Kuralı ve İyiniyet
- Hâkimin Takdir Yetkisi
- Kanunun Uygulanması ve Yorumu
- Gerçek Kişiler
- Hak ve Fiil Ehliyeti
- Kişiliğin Korunması
- Ad ve Yerleşim Yeri
- Tüzel Kişiler
- Dernek ve Vakıflar
- Nişanlanma
- Evlenme ve Koşulları
- Evliliğin Genel Hükümleri
- Mal Rejimleri
- Boşanma ve Sonuçları
- Soybağı
- Velayet
- Vesayet
- Nafaka
- Yasal Mirasçılar
- Ölüme Bağlı Tasarruflar
- Saklı Pay ve Tenkis
- Mirasın Geçmesi
- Mirasın Paylaşılması
- Zilyetlik
- Tapu Sicili
- Mülkiyet
- Taşınmaz Mülkiyeti
- Taşınır Mülkiyeti
- Sınırlı Ayni Haklar
- Rehin Hakları
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi