Hâkimin takdir yetkisi, kanunun somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılmasını istediği sınırlı karar alanıdır. Türk Medeni Kanunu, kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceğini belirtir. Bu yetki, kanun boşluğunu doldurma göreviyle karıştırılmamalıdır; boşlukta uygulanabilir hüküm yoktur, takdirde ise hüküm vardır fakat sonucu belirlemek için hâkime ölçülü bir değerlendirme alanı bırakılmıştır. Hâkim bu alanı keyfi biçimde kullanamaz. Kanunun sözü ve özü, dürüstlük kuralı, iyiniyet, ispat yükü ve resmi belgelerin delil değeri kararın hukuki zeminini oluşturur. Hakkaniyet de bu zeminde somut ve denetlenebilir olay adaletini kurar.
Hâkim-Savcı Medeni Hukuk Hâkimin Takdir Yetkisi Konu Anlatımı
Hâkimin Takdir Yetkisi konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Medeni Hukuk dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Hâkimin takdir yetkisi, medeni hukukta kanun ile somut olay arasındaki ilişkiyi doğru kurmak için tanınmış bir karar alanıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri önce kanunun nasıl uygulanacağını gösterir: kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.
Kanunda uygulanabilir hüküm yoksa hâkim örf ve adet hukukuna bakar; bu da yoksa kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.
Takdir yetkisi ise bu boşluk doldurma düzeninden farklıdır.
Burada kanun tamamen susmuş değildir; kanun vardır, fakat belirli hallerde hâkime olayın gereklerini değerlendirme görevi verir.
TMK dördüncü madde, bu yetkinin kullanılacağı alanları üç ifadeyle anlatır.
Kanun bazen açıkça takdir yetkisi tanır, bazen durumun gereklerinin göz önünde tutulmasını ister, bazen de haklı sebeplerin değerlendirilmesini emreder.
Bu ifadelerin ortak noktası, kanunun soyut hükmü tek bir otomatik sonuca bağlamaması ve somut olayın özelliklerini kararın içine dahil etmesidir.
Ancak bu esneklik sınırsız değildir; aynı madde hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceğini söyleyerek takdirin iki temel ölçüsünü belirler.
Hukuka göre karar verme, takdir yetkisinin kanun sisteminden koparılamayacağı anlamına gelir.
Hâkim, kendisine bırakılan alanı kişisel tercihle doldurmaz; karar, kanunun sözüne, özüne ve medeni hukukun genel hükümlerine uygun olmalıdır.
Kanun başka yerde dürüstlük, iyiniyet, ispat yükü ve resmi belgelerin delil değeri gibi genel kurallar koymuştur.
Takdir yetkisi kullanılırken bu kurallar dışarıda bırakılmaz.
Tam tersine, somut olayın hukuki sınırları bu genel hükümlerle çizilir.
Hakkaniyet ise takdir yetkisinin olayla bağ kuran yüzüdür.
Hakkaniyet, kanunun izin verdiği değerlendirme alanında tarafların durumunu, ilişkinin niteliğini, haklı sebep oluşturabilecek vakıaları ve korunmaya değer menfaatleri adil bir denge içinde dikkate almayı gerektirir.
Bu, kanunu aşmak değil, kanunun özellikle somutlaştırılmasını istediği noktada adaletli sonucu kurmaktır.
Böylece hâkim, soyut normun içinde kalır fakat olayın özelliklerini görmezden gelmez.
Takdir yetkisi ile kanun boşluğunu doldurma arasındaki ayrım önemlidir.
Boşlukta uygulanabilir hüküm bulunmadığı için hâkim önce örf ve adet hukukuna, o da yoksa kanun koyucu gibi kural kurmaya gider.
Takdirde ise uygulanabilir hüküm mevcuttur.
Hüküm, haklı sebep, durumun gerekleri veya benzeri kavramlarla hâkime değerlendirme yapmasını emreder.
Bu nedenle takdir yetkisi, kanunun yokluğunda değil, kanunun gösterdiği çerçevenin içinde çalışır.
Dürüstlük kuralı takdirin somutlaşmasında önemli bir ölçüdür.
Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır; açık hak kötüye kullanımı hukuk düzenince korunmaz.
Hâkim, takdir alanında bir hakkın kullanılma biçimini veya bir borcun yerine getirilme tarzını değerlendirirken bu objektif davranış standardını dikkate alır.
Böylece takdir, taraflardan birinin şekli hakka dayanarak dürüstlük sınırını aşmasına araç olmaz.
İyiniyet de takdir yetkisiyle bağlantılıdır.
Kanunun iyiniyete hukuki sonuç bağladığı durumlarda iyiniyetin varlığı asıl kabul edilir, fakat kendisinden beklenen özeni göstermeyen kişi iyiniyet iddiasında bulunamaz.
Hâkim bu tür bir alanda, kişinin yalnızca bilmediğini söylemesine değil, olayın gereklerine göre göstermesi gereken özeni yerine getirip getirmediğine de bakar.
Bu inceleme, takdirin hukuka ve hakkaniyete bağlı kalmasını sağlar.
İspat yükü ise takdir yetkisinin olgusal sınırıdır.
Kanunda aksine hüküm yoksa taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispat etmekle yükümlüdür.
Hâkim takdir yetkisini ispatlanmamış vakıaları gerçekleşmiş saymak için kullanamaz.
Resmi sicil ve senetlerin belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturması da kararın hangi olgusal temele dayanacağını belirler.
İçeriğin aksinin ispatı mümkün olduğunda ise hâkim, ispat edilen gerçeklik içinde takdirini kullanır.
Takdir yetkisini anlamak için Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu'nun genel nitelikli hükümlerinin uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanacağını da görmek gerekir.
Hâkim, kendisine bırakılan değerlendirme alanını bu genel hükümlerden koparmaz.
Özel bir ilişkide haklı sebep veya durumun gerekleri tartışıldığında, genel hükümler ilişkiye uygun düştüğü ölçüde kararın ortak hukuk dilini sağlar.
Bu bağlantı, takdir kararını yalnız olayın duygusal ağırlığına değil, özel hukukun genel sistemine yerleştirir.
Bu nedenle hâkimin takdir yetkisi medeni hukukta keyfilik değil, denetlenebilir esnekliktir.
Kanun bazı kavramları bilerek açık bırakır; çünkü her uyuşmazlığın koşulları aynı değildir.
Hâkim bu açıklığı, hukuka ve hakkaniyete bağlı kalarak doldurur.
Kanunun uygulanması, dürüstlük, iyiniyet ve ispat kuralları birlikte okunduğunda takdir yetkisi, hukuk düzeninin soyut kurallarını somut hayatın farklılıklarına uyarlayan kontrollü bir yargısal görev olarak görünür.
Takdir yetkisinin denetlenebilir olması, kararın gerekçesinin hangi kanuni kavrama dayandığının anlaşılabilmesine bağlıdır.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Hâkimin Takdir Yetkisi anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Medeni Hukuk dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Hâkimin Takdir Yetkisi konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Medeni Hukuk dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- GörevBir davaya hangi tür ve derecedeki mahkemenin bakacağını belirleyen, kural olarak kamu düzenine ilişkin ve resen dikkate alınan bir dava şartıdır.
- YetkiBir davaya yer (coğrafi) bakımından hangi mahkemenin bakacağını belirleyen kuraldır. Kesin yetki hâlleri dışında taraf iradesiyle değişebilir.
- İyiniyetBir hakkın kazanılmasında, kişinin durumu bilmemesi veya gereken özeni gösterse bile bilemeyecek olmasıdır. Kanunun aradığı hâllerde iyiniyet korunur (TMK m. 3).
- Dürüstlük KuralıHerkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüst davranması ilkesidir (TMK m. 2). Hakkın kötüye kullanılması hukuk düzenince korunmaz.
- Takdir Yetkisiİdarenin, hukuk kurallarının kendisine bıraktığı serbesti alanında birden çok hukuka uygun çözümden birini seçebilme yetkisidir. Keyfîlik değildir; kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Medeni Hukuk dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 35 konu içerir.
- Dürüstlük Kuralı ve İyiniyet
- İspat Yükü
- Kanunun Uygulanması ve Yorumu
- Gerçek Kişiler
- Hak ve Fiil Ehliyeti
- Kişiliğin Korunması
- Ad ve Yerleşim Yeri
- Tüzel Kişiler
- Dernek ve Vakıflar
- Nişanlanma
- Evlenme ve Koşulları
- Evliliğin Genel Hükümleri
- Mal Rejimleri
- Boşanma ve Sonuçları
- Soybağı
- Velayet
- Vesayet
- Nafaka
- Yasal Mirasçılar
- Ölüme Bağlı Tasarruflar
- Saklı Pay ve Tenkis
- Mirasın Geçmesi
- Mirasın Paylaşılması
- Zilyetlik
- Tapu Sicili
- Mülkiyet
- Taşınmaz Mülkiyeti
- Taşınır Mülkiyeti
- Sınırlı Ayni Haklar
- Rehin Hakları
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi