Kişiliğin korunması, kişinin hukuk düzenindeki varlığını hem kendi tasarruflarına hem de dış saldırılara karşı güvence altına alır. Türk Medeni Kanunu kimsenin hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemeyeceğini, özgürlüklerinden vazgeçemeyeceğini ve bunları hukuka ya da ahlaka aykırı biçimde sınırlayamayacağını kabul eder. İnsan kökenli biyolojik maddeler yazılı rızayla alınabilir, aşılanabilir veya nakledilebilir; fakat böyle bir verme borcu zorla ifa ettirilemez ve tazminat istemine konu edilemez. Kişilik hakkına hukuka aykırı saldırı halinde kişi hâkimden korunma isteyebilir. Saldırının hukuka aykırılığını kaldırabilecek sebepler rıza, daha üstün özel veya kamusal yarar ve kanunun verdiği yetkinin kullanılmasıdır. Koruma, önleme, durdurma, tespit, bildirim, yayım, tazminat ve kazancın verilmesi gibi farklı yollarla sağlanır.
Hâkim-Savcı Medeni Hukuk Kişiliğin Korunması Konu Anlatımı
Kişiliğin Korunması konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Medeni Hukuk dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Kişiliğin korunması, gerçek kişinin hak sahibi olmasının ötesinde, kişiliğin çekirdek alanının vazgeçilemez ve hukuka aykırı saldırılara karşı savunulabilir olduğunu gösterir.
Türk Medeni Kanunu bu korumayı iki yönden kurar.
Önce kişinin kendi ehliyetleri ve özgürlükleri üzerinde sınırsız tasarruf edemeyeceğini belirtir; sonra üçüncü kişilerin kişilik hakkına yönelen saldırılarına karşı yargısal koruma yollarını düzenler.
Bu nedenle kişilik, malvarlığı gibi serbestçe elden çıkarılacak bir değer değil, hukuk düzeninin özel koruma tanıdığı temel bir alandır.
Kanun, kimsenin hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemeyeceğini söyler.
Hak ehliyeti haklara ve borçlara ehil olmayı, fiil ehliyeti ise kişinin kendi fiilleriyle hak edinip borç altına girebilmesini ifade eder.
Kişi, bu ehliyetlerden vazgeçtiğini açıklasa bile hukuk düzeni böyle bir sonucu kabul etmez.
Çünkü ehliyetler, kişinin hukuk düzeninde kişi olarak tanınmasıyla yakından bağlantılıdır.
Kişinin kendi iradesiyle bu statüyü ortadan kaldırmasına veya daraltmasına izin verilmez.
Özgürlükler bakımından da benzer bir sınır vardır.
Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlaka aykırı olarak sınırlayamaz.
Bu hüküm, sözleşme özgürlüğünün kişilik alanında mutlak olmadığını gösterir.
Kişi kendi rızasıyla bir taahhüt altına girmiş olsa bile, bu taahhüt özgürlüğün özünü ortadan kaldırıyor veya hukuka ya da ahlaka aykırı biçimde sınırlıyorsa korunmaz.
Kişiliğin korunması burada, kişinin kendisine karşı da işleyen bir güvence niteliği kazanır.
İnsan kökenli biyolojik maddelerle ilgili düzenleme, kişilik korumasının bedensel bütünlükle nasıl dengelendiğini gösterir.
İnsan kökenli biyolojik maddeler bakımından kanun, alma, aşılama ve nakil işlemlerini yazılı rızanın varlığına bağlayarak mümkün görür.
Ancak biyolojik madde verme borcu altına girmiş olan kişiden edimini yerine getirmesi istenemez; maddi ve manevi tazminat isteminde de bulunulamaz.
Kanun böylece rızaya değer verir, fakat bedene ilişkin edimi zorla ifa ettirilebilir bir borca dönüştürmez.
Bu alan, kişiliğin ekonomik borç ilişkilerinden daha güçlü korunduğunu açık biçimde ortaya koyar.
Kişilik hakkına saldırı halinde korumanın temel kuralı, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kişinin hâkimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilmesidir.
Kişilik hakkı zedelenen kişinin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle saldırı haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.
Bu yapı, saldırının varlığı ile hukuka aykırılığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.
Her müdahale otomatik olarak korunmaz; fakat haklı kılma sebebi yoksa kişilik hakkı lehine koruma devreye girer.
Dava yolları yalnız zararın sonradan giderilmesine bağlı değildir.
Davacı saldırı tehlikesinin önlenmesini isteyebilir; bu, saldırı henüz gerçekleşmeden koruma sağlanabileceğini gösterir.
Sürmekte olan saldırıya son verilmesini de talep edebilir; bu yol, devam eden ihlalin kesilmesine yöneliktir.
Saldırı sona ermiş olsa bile etkileri devam ediyorsa, hukuka aykırılığının tespiti istenebilir.
Böylece kişilik hakkı koruması, tehlike, devam eden saldırı ve etkisi süren geçmiş saldırı için farklı işlevlere sahip araçlar sunar.
Kanun, korumanın görünür sonuçlarını da düzenler.
Davacı, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesini ya da yayımlanmasını isteyebilir.
Kişilik hakkına saldırı çoğu zaman yalnız taraflar arasında kalmaz; üçüncü kişilerin bilgisi, algısı veya kayıtları üzerinde etki doğurabilir.
Bu nedenle kararın bildirilmesi veya yayımlanması, ihlalin sosyal ve hukuki etkisini gidermeye hizmet eder.
Kişilik koruması bu yönüyle yalnız mahkeme kararının taraflar arasında kalmasına razı olmaz; gerektiğinde düzeltici etkiyi dış dünyaya da taşır.
Maddi ve manevi tazminat istemleri saklıdır.
Ayrıca hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş kazancın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre verilmesi de talep edilebilir.
Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilemez ve miras bırakan tarafından ileri sürülmedikçe mirasçılara geçmez.
Kişilik hakkını korumak isteyen davacı, başvurusunu kendi yerleşim yeri mahkemesine ya da davalının yerleşim yeri mahkemesine yöneltebilir.
Bütün bu hükümler birlikte, kişiliğin korunmasının önleyici, durdurucu, tespit edici ve giderici yolları aynı hukuki çerçevede topladığını gösterir.
Bu sistemde kişiliğin korunması hem ehliyet ve özgürlüklerin vazgeçilmezliğine hem de saldırıya karşı başvurulacak yollara dayanır.
Kişi, kendi kişiliğinin çekirdek unsurlarını hukuka veya ahlaka aykırı biçimde sınırlayamaz; üçüncü kişi de kişilik hakkına rıza, üstün yarar veya kanuni yetki bulunmadan müdahale edemez.
Saldırı tehlikesi, devam eden saldırı ve etkisi süren saldırı için ayrı istemlerin tanınması, korumanın yalnız geçmiş zararı parasal olarak karşılamayı hedeflemediğini gösterir.
Medeni Kanun kişiliği, ihlal ortaya çıkmadan önce korunabilecek, ihlal sürerken durdurulabilecek ve ihlalden sonra hukuki etkileri giderilebilecek bir değer olarak düzenler.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Kişiliğin Korunması anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Medeni Hukuk dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Kişiliğin Korunması konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı İdari Yargı düzeyindeki Medeni Hukuk dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- YetkiBir davaya yer (coğrafi) bakımından hangi mahkemenin bakacağını belirleyen kuraldır. Kesin yetki hâlleri dışında taraf iradesiyle değişebilir.
- İfaBorcun konusunun, borçlu tarafından gereği gibi yerine getirilmesidir. Usulüne uygun ifa, borç ilişkisini sona erdirir.
- EhliyetHak ehliyeti (hak ve borçlara sahip olabilme) ile fiil ehliyetini (kendi işlemleriyle hak kurup borç altına girebilme) kapsar. Fiil ehliyeti için ayırt etme gücü, erginlik ve kısıtlı olmama aranır.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Medeni Hukuk dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 35 konu içerir.
- Dürüstlük Kuralı ve İyiniyet
- Hâkimin Takdir Yetkisi
- İspat Yükü
- Kanunun Uygulanması ve Yorumu
- Gerçek Kişiler
- Hak ve Fiil Ehliyeti
- Ad ve Yerleşim Yeri
- Tüzel Kişiler
- Dernek ve Vakıflar
- Nişanlanma
- Evlenme ve Koşulları
- Evliliğin Genel Hükümleri
- Mal Rejimleri
- Boşanma ve Sonuçları
- Soybağı
- Velayet
- Vesayet
- Nafaka
- Yasal Mirasçılar
- Ölüme Bağlı Tasarruflar
- Saklı Pay ve Tenkis
- Mirasın Geçmesi
- Mirasın Paylaşılması
- Zilyetlik
- Tapu Sicili
- Mülkiyet
- Taşınmaz Mülkiyeti
- Taşınır Mülkiyeti
- Sınırlı Ayni Haklar
- Rehin Hakları
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi