Ad ve yerleşim yeri, gerçek kişinin hukuk düzeninde tanınması ve hukukî ilişkilerinin belirlenmesi bakımından temel kişisel unsurlardır. Adı çekişmeli olan kişi hakkının tespitini dava edebilir; adı haksız kullanılan kişi bu kullanıma son verilmesini, kusur varsa maddî zararının giderilmesini ve haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî tazminat isteyebilir. Adın değiştirilmesi ancak haklı sebeple hâkimden istenebilir; ad değişmekle kişisel durum değişmez. Yerleşim yeri ise kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir ve kural olarak aynı anda birden çok yerleşim yeri olmaz. Çocuk, vesayet altındaki kişi ve kurumlarda bulunan kişiler bakımından kanun özel yerleşim yeri kuralları getirir. Yerleşim yerinin değiştirilmesi yeni yerin edinilmesine bağlıdır. Bu kurallar hukukî güvenliği destekler.
Hâkim-Savcı Medeni Hukuk Ad ve Yerleşim Yeri Konu Anlatımı
Ad ve Yerleşim Yeri konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Medeni Hukuk dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Ad ve yerleşim yeri, kişiler hukukunda gerçek kişinin tanınabilirliği ile hukukî ilişkilerinin bağlanma noktasını birlikte düzenler.
Ad, kişiyi diğer kişilerden ayıran ve kişilik alanına bağlı bir değerdir.
Yerleşim yeri ise kişinin hukuk düzeni içinde nerede merkezileştiğini gösterir.
Bu iki kurum, ilk bakışta teknik görünse de kişiliğin korunması, dava yetkisi, kişisel durum kayıtları ve özel hukuk ilişkilerinin yürütülmesi bakımından temel işlev görür.
Ad üzerindeki hak, Medenî Kanun’da açık bir korumaya bağlanmıştır.
Adının kullanılması çekişmeli olan kişi, hakkının tespitini dava edebilir.
Burada sorun, kişinin belirli adı kullanma hakkının varlığı veya kapsamı üzerinde çekişme bulunmasıdır.
Tespit davası, ad üzerindeki belirsizliği giderir ve kişinin adla kurduğu kimlik bağını hukukî güvenceye kavuşturur.
Adı haksız olarak kullanılan kişi ise bu kullanıma son verilmesini isteyebilir.
Eğer haksız kullanan kusurluysa maddî zararının giderilmesi de istenebilir; uğranılan haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî tazminat talebi de mümkündür.
Böylece ad hakkı, yalnız soyut bir tanınma hakkı değil, haksız kullanıma karşı sonuç doğuran kişilik değeri olarak korunur.
Adın değiştirilmesi ise kişinin tek taraflı iradesiyle serbestçe yapabileceği bir işlem değildir.
Kanun, adın değiştirilmesinin ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebileceğini kabul eder.
Bu koşul, adın kişisel kimlik kadar resmî kayıt düzeni ve üçüncü kişilerle ilişkiler bakımından da önem taşımasından kaynaklanır.
Haklı sebep yoksa adın değiştirilmesi istenemez; haklı sebep varsa karar hâkim tarafından verilir.
Adın değiştirilmesi nüfus siciline kayıt ve ilan düzenine bağlanmıştır.
Bununla birlikte ad değişmekle kişisel durum değişmez.
Kişi adını değiştirdiğinde, yalnız ad unsuru değişir; kişiliği, aile bağları, hak ehliyeti veya önceki hukukî statüsü bu nedenle farklı bir kişisel durum hâline gelmez.
Ad değişikliğinden zarar gören kimseye de dava hakkı tanınmıştır.
Zarar gören kişi, değişikliği öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.
Bu düzenleme, adın yalnız kişiyi ilgilendirmediğini, başkalarının hukukî menfaatlerini de etkileyebileceğini kabul eder.
Böylece ad değişikliğinde bir yandan kişinin haklı sebebe dayalı değişim talebi korunur, diğer yandan bu değişikliğin üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde denetim yolu açık tutulur.
Yerleşim yeri, kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.
Tanım iki unsuru birlikte gerektirir: oturma ve sürekli kalma niyeti.
Sadece geçici olarak bir yerde bulunmak yerleşim yeri kurmaya yetmez; kişinin o yeri hayat ilişkilerinin merkezi hâline getirme iradesi de aranır.
Kanun, bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamayacağını belirtir.
Bu kural, kişinin hukukî ilişkilerinde tek bir bağlanma noktası oluşturmayı amaçlar.
Ancak bu kural ticari ve sınai kuruluşlar hakkında uygulanmaz; kuruluşların faaliyet yapısı birden çok merkez veya işletme yeriyle ilişki kurmayı gerektirebilir.
Yerleşim yerinin değiştirilmesi, yenisinin edinilmesine bağlıdır.
Kişi eski yerleşim yerini bıraksa bile yeni bir yerleşim yeri edinmeden hukuk düzeninde boşluk doğmaması gerekir.
Eski yerleşim yeri belirlenemeyen ya da yabancı ülkedeki merkezini bırakıp Türkiye’de henüz yeni bir merkez kurmayan kişi bakımından, fiilen oturduğu yer hukukî bağlanma noktası kabul edilir.
Bu düzenleme, kişinin yerleşim yeri bakımından belirsiz kalmasını önler ve fiilî oturma yerini geçici bağlanma noktası hâline getirir.
Kanun bazı kişiler için yasal yerleşim yeri belirler.
Velâyet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının yerleşim yeridir.
Ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa, çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeri esas alınır; diğer hâllerde çocuğun oturma yeri onun yerleşim yeri sayılır.
Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri ise bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir.
Bu hükümler, kendi hukukî merkezini serbestçe belirleyemeyen veya koruma altında bulunan kişiler için açık ve güvenilir bir bağlanma noktası sağlar.
Kurumlarda bulunma yerleşim yeri bakımından ayrıca sınırlanmıştır.
Bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunmak ya da eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulmak yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz.
Çünkü bu tür bulunmalar çoğu zaman geçici, zorunlu veya belirli bir amaca bağlıdır; kişinin sürekli kalma niyetiyle kurduğu merkez olarak kabul edilemez.
Sonuç olarak ad, kişinin kimlik ve kişilik alanını; yerleşim yeri ise hukukî ilişkilerinin mekânsal merkezini gösterir.
Ad üzerindeki hak tespit, önleme ve tazminat yollarıyla korunur; yerleşim yeri ise sürekli kalma niyeti, teklik ilkesi ve kanuni yerleşim yeri kurallarıyla belirlenir.
Ad ile yerleşim yeri arasındaki ortak nokta, ikisinin de kişiyi hukuk düzeni içinde belirlenebilir kılmasıdır.
Ad, kişinin kimlik değerini ve başkaları karşısında ayırt edilmesini sağlar; yerleşim yeri ise bildirim, dava ve kişisel durum ilişkilerinde kişinin mekânsal merkezini gösterir.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Ad ve Yerleşim Yeri anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Medeni Hukuk dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Ad ve Yerleşim Yeri konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Adli Yargı düzeyindeki Medeni Hukuk dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Medeni Hukuk dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 35 konu içerir.
- Dürüstlük Kuralı ve İyiniyet
- Hâkimin Takdir Yetkisi
- İspat Yükü
- Kanunun Uygulanması ve Yorumu
- Gerçek Kişiler
- Hak ve Fiil Ehliyeti
- Kişiliğin Korunması
- Tüzel Kişiler
- Dernek ve Vakıflar
- Nişanlanma
- Evlenme ve Koşulları
- Evliliğin Genel Hükümleri
- Mal Rejimleri
- Boşanma ve Sonuçları
- Soybağı
- Velayet
- Vesayet
- Nafaka
- Yasal Mirasçılar
- Ölüme Bağlı Tasarruflar
- Saklı Pay ve Tenkis
- Mirasın Geçmesi
- Mirasın Paylaşılması
- Zilyetlik
- Tapu Sicili
- Mülkiyet
- Taşınmaz Mülkiyeti
- Taşınır Mülkiyeti
- Sınırlı Ayni Haklar
- Rehin Hakları
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi