Nişanlanma, Türk Medeni Kanunu'nda evlenme vaadiyle kurulan aile hukuku ilişkisi olarak düzenlenir; fakat bu ilişki kişiyi evlenmeye zorlayan bir borç doğurmaz. Küçük veya kısıtlı nişanlanmışsa, yasal temsilci rızası bulunmadıkça nişanlanma onu bağlamaz. Nişanlılık evlenmeye zorlama davası vermez; evlenmeden kaçınma için kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez, ancak yapılmış ödemeler geri de istenemez. Buna karşılık nişanın haksız veya taraflardan birine yükletilebilen sebeple bozulması, dürüstlük kuralı çerçevesinde maddi tazminat sorumluluğu doğurabilir. Kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf uygun manevi tazminat isteyebilir. Evlenme dışında sona ermede alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesi gündeme gelir. Bu haklar, nişanlılığın sona ermesinden itibaren bir yıllık zamanaşımına bağlıdır.
Hâkim-Savcı Medeni Hukuk Nişanlanma Konu Anlatımı
Nişanlanma konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Medeni Hukuk dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Nişanlanma, evlilik hukukunun başlangıcında yer alan fakat evlilikten farklı sonuçlar doğuran özel bir ilişkidir.
Türk Medeni Kanunu nişanlanmayı kısa ve yoğun bir sistemle düzenler: nişanlanma evlenme vaadiyle olur.
Bu ifade, nişanın temelinde tarafların gelecekte evlenmeye yönelmiş karşılıklı iradesinin bulunduğunu gösterir.
Ancak kanun bu vaadi, tarafları zorla evlendiren veya evlenmeyi mahkeme kararıyla sağlatan bir borç hâline getirmez.
Nişanlılık hukuki sonuç doğurur, fakat kişinin evlenme özgürlüğünü ortadan kaldıracak kadar güçlü bir bağ kurmaz.
Nişanlanmanın kurulmasında taraf ehliyeti önemlidir.
Kanun, nişanlanmanın yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamayacağını belirtir.
Burada nişanlanmanın tümüyle yok sayılması değil, küçük veya kısıtlı bakımından bağlayıcılığın temsilci rızasına bağlanması söz konusudur.
Çünkü nişanlanma, evlenme vaadi üzerine kurulduğu hâlde, evlilik gibi resmi törenle kurulmuş bir statü değildir; buna rağmen tazminat ve hediye iadesi gibi sonuçlar doğurabildiği için ayırt etme gücü, fiil ehliyeti ve yasal temsilci rızası aile hukuku bakımından önem kazanır.
Bu bağlayıcılık sınırı, nişanlanmayı sıradan bir sosyal tören olmaktan çıkarır ama onu evlenmeyle aynı düzeye de taşımaz.
Taraflar arasında nişan merasimi yapılmış, aileler tanışmış veya evlenme hazırlıkları başlamış olabilir; kanunun aradığı hukuki çekirdek yine evlenme vaadidir.
Küçük ya da kısıtlı bakımından temsilci rızasının aranması da bu çekirdeğin sonuç doğurma ihtimaliyle ilgilidir.
Çünkü nişan ilişkisi sona erdiğinde, özellikle harcamalar, fedakarlıklar ve hediyeler üzerinden uyuşmazlık çıkabilir.
Bu nedenle nişanın kurulması basit görünse de, sonradan ileri sürülebilecek istemler bakımından tarafların hukuki konumu baştan belirlenir.
Nişanlılığın en ayırt edici hükmü, evlenmeye zorlama davasının bulunmamasıdır.
Kanun açık biçimde nişanlılığın evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermediğini söyler.
Bu düzenleme, evlenmenin kişisel ve serbest iradeye dayalı niteliğini korur.
Nişanlılardan biri evlenmekten vazgeçerse diğer taraf mahkemeden evlenmenin gerçekleşmesini isteyemez.
Aynı mantıkla, evlenmeden kaçınma hâli için öngörülmüş cayma tazminatı veya ceza şartı da dava edilemez.
Taraflar nişan bozulursa belirli bir bedel ödeneceğini kararlaştırmış olsalar bile, bu tür kayıtlar dava yoluyla zorlanamaz.
Bununla birlikte kanun, böyle bir ödeme yapılmışsa geri istenemeyeceğini de belirtir; yani ifa edilmiş ödeme bakımından farklı bir sonuç kabul edilmiştir.
Bu nokta nişanlılığın ikili karakterini iyi gösterir.
Bir yandan evlenme vaadi ciddiye alınır; diğer yandan bu vaat, evlenme kararının serbestçe verilmesi ilkesini aşamaz.
Cayma tazminatı veya ceza şartının dava edilememesi, tarafların evlenmeme kararını ekonomik baskı altında vermesini önlemeye yöneliktir.
Buna karşılık yapılmış ödemenin geri istenememesi, kanunun ifa edilmiş edimi ayrıca tasfiye konusu yapmadığını gösterir.
Böylece sistem, evlenmeye zorlama yasağını merkezde tutar; fakat nişanın haksız sona ermesinden doğan özel sonuçları tamamen de ortadan kaldırmaz.
Nişanın bozulması bazı koşullarda maddi tazminat sorumluluğu doğurur.
Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozarsa veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulursa, kusuru olan taraf diğerine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür.
Bu tazminat, dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yapılan harcamalar ile katlanılan maddi fedakarlıklar için gündeme gelir.
Kanun nişan giderleri hakkında da aynı kuralı uygular.
Dolayısıyla tazminatın amacı, nişanın bozulmasını cezalandırmak değil, evlenme beklentisiyle dürüstçe yapılan ve boşa çıkan ekonomik fedakarlıkları uygun ölçüde karşılamaktır.
Maddi tazminat isteme hakkı yalnız nişanlıyla sınırlı değildir.
Evlenme hazırlığı için masraf yapan anne, baba veya fiilen onlar gibi hareket eden kişiler de aynı şartlar gerçekleştiğinde kendi giderleri yönünden uygun bir karşılık talep edebilir.
Bu hüküm, nişan sürecinin kimi zaman yalnız iki kişi arasında değil, aile çevresinde de ekonomik hazırlıklar doğurduğunu kabul eder.
Ancak yine aynı temel şartlar aranır: haklı sebep olmaksızın bozma veya bozulmanın kusurlu tarafa yükletilebilmesi, harcamanın evlenme amacıyla yapılması ve tazminatın dürüstlük kuralları içinde uygun görülmesi gerekir.
Burada ölçü, her yapılan masrafın otomatik olarak geri alınması değildir.
Kanun uygun tazminattan söz ederek hâkimin somut olayın dürüstlük kuralına, harcamanın evlenme amacıyla yapılıp yapılmadığına ve nişanın sona erme sebebine bakacağını kabul eder.
Örneğin nişan giderleri ile evlenmeye hazırlık amacı taşıyan maddi fedakarlıklar aynı hukuki çerçevede değerlendirilir; fakat talebin dayanağı yine kusurlu veya haklı sebep bulunmaksızın gerçekleşen sona ermedir.
Bu yüzden nişanlılıkta tazminat, evlenmeden vazgeçeni sırf vazgeçtiği için sorumlu tutmaz; hukuka uygun sınır, haksız veya yükletilebilir bozma ile evlenme amacı taşıyan ekonomik kayıp arasında kurulur.
Nişanın bozulması kişilik hakkı boyutuna da ulaşabilir.
Kanun, nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda para isteyebileceğini düzenler.
Bu sonuç, her nişan bozmanın manevi tazminat doğuracağı anlamına gelmez.
Nişanın sona ermesi tek başına yeterli değildir; sona erme nedeniyle kişilik hakkına saldırı bulunmalı ve karşı taraf kusurlu olmalıdır.
Böylece manevi tazminat, evlenmeme kararını cezalandıran bir araç değil, nişan ilişkisinin sona eriş biçiminin kişilik değerlerini zedelediği hâllerde devreye giren bir korumadır.
Hediyelerin geri verilmesi, nişanlılığın uygulamada en somut sonuçlarından biridir.
Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana baba ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya verdikleri alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir.
Burada iki sınır vardır.
Birincisi, nişan evlenmeyle sonuçlanırsa iade kuralı işlemez; ikincisi, yalnız alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir.
Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.
Bu yapı, nişan hediyelerinin evlenme beklentisine bağlı olarak verildiğini, fakat sıradan ve alışılmış hediyelerin iade kapsamına alınmadığını gösterir.
Hediye iadesinde kusur şartının öne çıkarılmaması, bu istemi tazminattan ayırır.
Maddi ve manevi tazminat nişanın haksız veya kusurlu sona ermesiyle ilişkilidir; alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesinde ise belirleyici olan, nişanlılığın evlenme dışında sona ermesidir.
Hediye aynen duruyorsa aynen iade, tür olarak karşılanabiliyorsa mislen iade düşünülür; bunlar mümkün değilse sebepsiz zenginleşme hükümleri devreye girer.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Nişanlanma anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Medeni Hukuk dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Nişanlanma konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Adli Yargı düzeyindeki Medeni Hukuk dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- BozmaYargıtay veya Danıştay’ın, temyiz incelemesinde hukuka aykırı bulduğu kararı ortadan kaldırıp dosyayı yeniden görülmek üzere ilgili mahkemeye göndermesidir.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- İfaBorcun konusunun, borçlu tarafından gereği gibi yerine getirilmesidir. Usulüne uygun ifa, borç ilişkisini sona erdirir.
- Sebepsiz ZenginleşmeHaklı bir sebep olmaksızın başkası aleyhine mal varlığında artış sağlanmasıdır. Zenginleşen, elde ettiğini iade etmekle yükümlüdür.
- Dürüstlük KuralıHerkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüst davranması ilkesidir (TMK m. 2). Hakkın kötüye kullanılması hukuk düzenince korunmaz.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Medeni Hukuk dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 35 konu içerir.
- Dürüstlük Kuralı ve İyiniyet
- Hâkimin Takdir Yetkisi
- İspat Yükü
- Kanunun Uygulanması ve Yorumu
- Gerçek Kişiler
- Hak ve Fiil Ehliyeti
- Kişiliğin Korunması
- Ad ve Yerleşim Yeri
- Tüzel Kişiler
- Dernek ve Vakıflar
- Evlenme ve Koşulları
- Evliliğin Genel Hükümleri
- Mal Rejimleri
- Boşanma ve Sonuçları
- Soybağı
- Velayet
- Vesayet
- Nafaka
- Yasal Mirasçılar
- Ölüme Bağlı Tasarruflar
- Saklı Pay ve Tenkis
- Mirasın Geçmesi
- Mirasın Paylaşılması
- Zilyetlik
- Tapu Sicili
- Mülkiyet
- Taşınmaz Mülkiyeti
- Taşınır Mülkiyeti
- Sınırlı Ayni Haklar
- Rehin Hakları
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi