Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı · Hukuk Yargılama Usulü

HMGS Belirsiz Alacak Davası Konu Anlatımı

Belirsiz Alacak Davası konusunun özeti ve anlatımı — Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı Hukuk Yargılama Usulü dersi. Özet her zaman ücretsiz.

Kısaca

Belirsiz alacak davası, alacaklının dava açarken alacağın miktarını veya değerini tam ve kesin biçimde göstermesinin beklenemediği ya da mümkün olmadığı haller için düzenlenmiş özel bir eda davasıdır. Davacı yine bir alacak istemektedir; ancak başlangıçta kesin tutar yerine hukuki ilişkiyi ve asgari miktar ya da değeri ortaya koyar. Yargılama sırasında karşı tarafın verdiği bilgiler veya tahkikat sonucunda tutar belirlenebilir hale gelirse, hakim tahkikat bitmeden davacıya iki haftalık kesin süre verir. Davacı bu sürede talebini iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan kesinleştirebilir; kullanmazsa dava başlangıçtaki miktar üzerinden sonuçlanır. Bu dava kısmi davayla karıştırılmamalıdır: kısmi davada talebin bölünebilir kısmı seçilir, belirsiz alacakta ise başlangıçtaki belirsizlik kanunun aradığı beklenemezlik veya imkansızlığa dayanır. Davacı, şartlar gerçekleşmişse hak kaybı yaşamadan yargılamanın sağladığı bilgilerle talebini netleştirme olanağı kazanır.

Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.

Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ders notları PDF’ini indir

Konu Anlatımı

Belirsiz alacak davası, alacak davası açmak isteyen kişinin dava tarihinde tam tutarı güvenli biçimde belirleyemediği durumlar için kabul edilmiş bir dava yoludur.

Bu dava türünde davacı, karşı taraftan bir alacağın hüküm altına alınmasını ister; bu yönüyle dava, sonuç bakımından eda karakteri taşır.

Fark, davanın başında talep sonucunun kesin miktarla kurulmasının kanun tarafından her durumda zorunlu tutulmamasıdır.

HMK, alacaklının miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirlemesinin kendisinden beklenemediği ya da bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklının hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirterek dava açabilmesine izin verir.

Bu düzenlemenin merkezinde iki ölçüt bulunur: beklenemezlik ve imkansızlık.

Beklenemezlik, alacaklının gerekli özeni göstermesine rağmen dava tarihinde kesin tutarı belirlemesinin ondan makul olarak istenemeyeceği halleri anlatır.

İmkansızlık ise belirleme için gereken bilgi, hesaplama veya incelemenin dava açılırken objektif olarak yapılamaması anlamına gelir.

Her belirsizlik bu davayı haklı çıkarmaz.

Davacı kendi ihmaliyle hesap yapmamışsa veya elindeki bilgilerle miktarı belirleyebilecek durumdaysa belirsiz alacak davasının şartları tartışmalı hale gelir.

Sınav sorularında bu yüzden “davacı bilmiyor” ifadesi tek başına yeterli görülmemeli; bilmemenin kanunen korunabilir bir sebebe dayanıp dayanmadığı aranmalıdır.

Davacının dava dilekçesinde hukuki ilişkiyi göstermesi zorunludur.

Alacak hangi sözleşmeden, haksız fiilden, kanuni ilişkiden veya başka hukuki temelden doğuyorsa dava dilekçesinde bu zemin açıklanmalıdır.

Çünkü mahkeme, belirsiz alacak davasında da soyut bir para talebini incelemez; alacağın hukuki dayanağı üzerinden uyuşmazlığı yürütür.

Ayrıca davacı en azından asgari bir miktar veya değer belirtmelidir.

Bu asgari tutar, davanın tamamen miktarsız açılmasını önleyen eşiği oluşturur.

Böylece davalı neyle karşı karşıya olduğunu anlar, mahkeme de yargılamanın sınırlarını başlangıç düzeyinde belirleyebilir.

Yargılama ilerledikçe belirsizliğin ortadan kalkması için kanun özel bir mekanizma kurar.

Karşı tarafın verdiği bilgiler veya tahkikat sırasında elde edilen veriler alacağın artık tam ve kesin olarak belirlenmesini mümkün hale getirebilir.

Bu aşamada hakim, tahkikat sona ermeden davacıya iki haftalık kesin süre verir.

Sürenin kesin olması, davacının bu imkanı dikkatli kullanması gerektiğini gösterir.

Davacı süre içinde talebini belirlerse, bunu iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan yapabilir.

Bu, belirsiz alacak davasının en ayırt edici sonuçlarından biridir; çünkü dava zaten başlangıçtaki belirsizliği giderme mantığıyla açılmıştır.

Davacı verilen kesin sürede talebini tam ve kesin hale getirmezse, dava başlangıçta gösterilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.

Bu sonuç, belirsiz alacak davasının davacıya sınırsız ve süresiz bir belirleme serbestisi vermediğini ortaya koyar.

Kanun, başlangıçta davacıyı korur; ancak miktar belirlenebilir hale geldiğinde yargılamanın netleşmesini ister.

Bu nedenle sınavlarda iki haftalık kesin sürenin hangi anda verileceğine dikkat edilmelidir: alacak belirlenebilir hale geldiğinde ve tahkikat bitmeden.

Tahkikat tamamlandıktan sonra bu mekanizmanın işletilmesi kanunun kurgusuyla bağdaşmaz.

Belirsiz alacak davası kısmi dava ile sık karıştırılır.

Kısmi davada talep konusu bölünebilir nitelikteyse davacı alacağın yalnızca bir bölümünü dava eder.

Burada çoğu kez alacağın tamamı bilinebilir, fakat davacı şimdilik bir kısmını ileri sürmeyi seçer.

Belirsiz alacak davasında ise sorun seçimden çok belirleme güçlüğüdür.

Davacı alacağının tamamını isteme niyetindedir, fakat dava açarken tam miktarı göstermesi beklenemez veya mümkün değildir.

Bu fark, soruda “asgari miktar gösterilerek belirsizliğin tahkikatla giderileceği” anlatılıyorsa belirsiz alacak davasına, “bilinen alacağın yalnız bir bölümü isteniyor” deniyorsa kısmi davaya yönelmeyi sağlar.

Bu dava tespit davasıyla da karıştırılmamalıdır.

Tespit davasında asıl istenen, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı ya da yokluğu hakkında belirleme yapılmasıdır.

Belirsiz alacak davasında ise davacı sonuçta alacağın ödenmesini ister; sadece miktarın başta tam gösterilememesine izin verilir.

Kanun sistematiğinde bu iki dava türü birbirine yakın maddelerde yer alsa da işlevleri ayrıdır.

Belirsiz alacak davası, alacaklının eda sonucuna ulaşmasını sağlayan bir yoldur; tespit davası ise hukuki belirsizliği hükümle açıklığa kavuşturur.

Uygulama mantığında davalının korunması da gözden kaçırılmamalıdır.

Davacı hukuki ilişkiyi ve asgari tutarı gösterdiği için davalı savunmasını buna göre kurabilir.

Belirsizlik tamamen davalının aleyhine bırakılmış değildir; mahkeme tahkikatla miktarın belirlenebilir hale gelip gelmediğini izler ve kesinleştirme aşamasını yönetir.

Böylece dava hem alacaklının hak kaybı yaşamasını önler hem de yargılamanın sonunda talep sonucunun belirsiz kalmasına izin vermez.

Öğrenme açısından güvenli formül şudur: Dava tarihinde tam miktar belirlenemiyor olmalı, bu belirsizlik davacının kusurlu hesap eksikliğinden değil kanunun koruduğu beklenemezlik veya imkansızlıktan kaynaklanmalı, hukuki ilişki açıklanmalı, asgari miktar yazılmalı ve tahkikat sırasında miktar netleşirse iki haftalık kesin sürede talep kesinleştirilmelidir.

Bu unsurlardan biri eksikse, soruda belirsiz alacak davası cevabı verilmeden önce dikkatle durmak gerekir.

Belirsiz alacak davasının açılabilmesi için alacağın hukuki ilişki düzeyinde belirli, miktar düzeyinde belirsiz olması gerekir.

Davacı hangi alacağı istediğini açıklamadan yalnızca “fazlaya ilişkin haklarım saklı kalsın” anlayışıyla belirsiz alacak davası kuramaz.

Mahkeme, uyuşmazlığın dayanağını ve tarafların hangi hukuki ilişkiden dolayı karşı karşıya geldiğini görebilmelidir.

Bu nedenle dilekçedeki asgari miktar, davanın gerçek talebini temsil eden tek unsur değildir; hukuki ilişki açıklamasıyla birlikte anlam kazanır.

Talebin sonradan kesinleştirilmesi, iddianın genişletilmesi yasağına getirilen özel bir istisna gibi çalışır.

Normalde dilekçeler aşamasından sonra davacı talep sonucunu serbestçe büyütemez; ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati gibi yollar gerekir.

Belirsiz alacak davasında ise kanun, miktarın başta belirlenememesi sebebiyle davacıya özel bir kesinleştirme imkanı tanır.

Bu imkan ancak alacak artık tam ve kesin belirlenebilir hale geldiğinde kullanılır.

Dolayısıyla davacı daha dava başında belirleyebileceği miktarı saklayarak bu korumadan yararlanamaz.

Zamanaşımı ve hak kaybı bakımından da belirsiz alacak davasının mantığı önemlidir, ancak kanunda verilen temel sınır aşılmamalıdır.

Öğrenci, bu dava türünü her yüksek miktarlı veya hesap gerektiren alacak için otomatik çözüm gibi görmemelidir.

Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada

Belirsiz Alacak Davası anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Hukuk Yargılama Usulü dersindeki diğer konular

Bu Konunun Sınavdaki Ağırlığı

Belirsiz Alacak Davası konusu Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı HMGS düzeyindeki Hukuk Yargılama Usulü dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %10. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.

Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.

SSS

Sık Sorulan Sorular

Belirsiz Alacak Davası, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı HMGS düzeyindeki Hukuk Yargılama Usulü dersinin konularından biridir. Aynı dersin diğer konularına bu sayfanın altındaki konu listesinden geçebilirsiniz.

Bu sayfada konunun ücretsiz özeti ve anlatımın neredeyse tamamı yer alır; yalnızca kapanış bölümü uygulamaya bırakılmıştır. Sesli anlatım, çevrimdışı indirme ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı HMGS düzeyinde Hukuk Yargılama Usulü dersinin müfredat ağırlığı %10. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.

Önce özeti okuyup konunun ne hakkında olduğunu netleştirin, sonra anlatımı baştan sona takip edin. Anlatımı bitirir bitirmez aynı konudan soru çözün: konuyu okumaktan çok, okuduktan hemen sonra hatırlamaya çalışmak kalıcılığı belirler. Bir gün sonra sadece özeti tekrar okumak çoğu konu için yeterli olur.

Hukuk Yargılama Usulü dersi bu sayfadaki konuyla birlikte 26 konu içerir. Tam liste sayfanın altındaki konu bağlantılarında ve dersin kendi sayfasında yer alır; oradan her konunun ücretsiz özetini tek sayfada okuyabilirsiniz.

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı soru çözme rehberi
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et
powered by