Eda davası, davacının mahkemeden davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûm edilmesini istediği dava türüdür. Bu nedenle eda davasının merkezinde soyut bir hukuki ilişkinin açıklanması değil, davalıya yönelen somut bir edim yükümlülüğünün hükme bağlanması bulunur. Verme edimi para ödenmesi veya mal teslimi gibi sonuçlara, yapma edimi belirli bir davranışın yerine getirilmesine, yapmama edimi ise belli bir davranıştan kaçınmaya ilişkin olabilir. Eda davası tespit davasından ayrılır; tespit davasında mahkeme bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığını, yokluğunu ya da belgenin sahteliğini belirler, mahkûmiyet sonucu kurmaz. İnşaî dava da farklıdır; orada yeni bir hukuki durum yaratılması, mevcut durumun değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması istenir. Eda davasında öğrenme tuzağı, her hak iddiasını eda sanmaktır; belirleyici olan talep sonucunun davalıya ifa yükümlülüğü yükleyip yüklemediğidir.
HMGS Eda Davası Konu Anlatımı
Eda Davası konusunun özeti ve anlatımı — Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı Hukuk Yargılama Usulü dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Eda davası, HMK’nın dava çeşitleri bölümünde düzenlenen ve mahkemeden davalı hakkında bir edim mahkûmiyeti kurulmasının istendiği dava türüdür.
Kanun, eda davasını davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûm edilmesinin talep edildiği dava olarak tanımlar.
Bu kısa tanım, dava türünün bütün karakterini gösterir.
Davacı yalnızca bir hakkın varlığının açıklanmasını istemez; mahkeme kararının davalıya yönelen somut bir davranış yükümlülüğü doğurmasını ister.
Bu nedenle eda davası, hukuk yargılamasında talep sonucunun niteliğine göre yapılan ayrımın en uygulamalı örneğidir.
Eda davasındaki edim üç biçimde ortaya çıkabilir.
Bir şeyi verme, çoğunlukla para ödenmesi, bir malın teslim edilmesi veya bir değerin devredilmesi gibi sonuçları anlatır.
Bir şeyi yapma, davalının belirli bir faaliyeti gerçekleştirmesine yöneliktir; örneğin sözleşmeden doğan bir davranışın yerine getirilmesi bu mantıkla düşünülür.
Bir şeyi yapmama ise davalının belirli bir davranıştan kaçınmasına ilişkindir.
Burada davacı, davalının aktif davranmasını değil, belirli bir eylemi gerçekleştirmemesini talep eder.
Kanun bu üç ihtimali aynı dava türü içinde toplar; çünkü her üçünde de mahkemeden istenen sonuç, davalıya yönelik bir mahkûmiyet hükmüdür.
Eda davasını anlamanın en sağlam yolu, talep sonucuna bakmaktır.
Davacı mahkemeden “davalı şu parayı ödesin”, “davalı şu şeyi teslim etsin”, “davalı şu davranışı yerine getirsin” veya “davalı şu davranıştan kaçınsın” biçiminde bir sonuç istiyorsa eda davası söz konusudur.
Buna karşılık davacı yalnızca bir hukuki ilişkinin varlığının belirlenmesini istiyorsa dava türü değişir.
Dava dilekçesindeki açıklamalar, maddi vakıalar ve hukuki nitelendirmeler önemlidir; fakat dava türünü belirleyen asıl unsur mahkemeden istenen hükmün ne olduğudur.
Bu nokta, taleple bağlılık ilkesiyle de uyumludur: hâkim tarafların talep sonucuyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez; gerektiğinde daha azına karar verebilir.
Eda davası tespit davasından bu nedenle ayrılır.
Tespit davasında mahkemenin yaptığı iş, tarafı bir edime mahkûm etmek değil; hak veya hukuki ilişkinin olumlu ya da olumsuz durumunu, ya da bir belgenin sahtelik iddiasını açıklığa kavuşturmaktır.
Tespit davasında davalıya bir şeyi verme, yapma veya yapmama yönünde mahkûmiyet yüklenmez.
Ayrıca kanunda belirtilen istisnalar dışında tespit davası açanın hukuken korunmaya değer güncel yararı bulunmalıdır ve maddi vakıalar tek başına tespit davasının konusu olamaz.
Eda davasında ise davacının korunma ihtiyacı, mahkûmiyet hükmüyle davalının edime zorlanması yönünde görünür.
Bu yüzden eda davası çoğu olayda tespitten daha ileri bir talep sonucu taşır.
Bununla birlikte eda davası ile tespit davası arasında tamamen kopuk bir ilişki yoktur.
Bir eda davasında mahkeme çoğu zaman edime hükmedebilmek için öncelikle dayanak hukuki ilişkinin veya hakkın varlığını değerlendirir.
Ancak bu değerlendirme, davanın tespit davası olduğu anlamına gelmez.
Örneğin davacı bir alacağın ödenmesini istiyorsa mahkeme alacağın doğup doğmadığını inceler; fakat hüküm yalnızca “alacak vardır” biçiminde kalmaz, koşulları oluşmuşsa davalının ödeme yapmasına karar verilir.
Bu nedenle sınavlarda “mahkeme önce hakkın varlığını araştırdığı için dava tespit davasıdır” şeklindeki düşünce hatalıdır.
Dava türünü belirleyen, inceleme sırasında ele alınan ön sorunlar değil, sonuçta istenen mahkûmiyettir.
Eda davası inşaî davadan da ayrılmalıdır.
İnşaî dava yoluyla mahkemeden yeni bir hukuki durum yaratılması, mevcut bir hukuki durumun içeriğinin değiştirilmesi veya onun ortadan kaldırılması talep edilir.
Bir inşaî hakkın dava yoluyla kullanılması zorunluysa inşaî dava açılır ve kanunda aksi belirtilmedikçe inşaî hükümler geçmişe etkili değildir.
Eda davasında ise mahkeme, doğrudan yeni bir hukuki durum kurmaktan çok, davalıya mevcut veya ileri sürülen borç ilişkisine dayalı bir edimi yerine getirme ya da yerine getirmeme yükümlülüğü yükler.
Bu ayrım özellikle “mahkeme kararı bir sonuç doğuruyor” diye her davayı inşaî dava sanma hatasını engeller.
Her mahkeme kararı hukuki sonuç doğurur; inşaî davayı ayıran özellik, sonucun doğrudan hukuki durumu yaratması, değiştirmesi veya sona erdirmesidir.
Eda davası açılırken genel dava şartları da unutulmaz.
Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması, yargı yolunun caiz olması, mahkemenin görevli olması, kesin yetki varsa yetkili mahkemede dava açılması, tarafların ehliyeti ve dava takip yetkisi gibi şartlar eda davası için de geçerlidir.
Eda davası bir dava türüdür; dava şartlarından bağımsız özel bir yargılama alanı değildir.
Bu nedenle talep edimin yerine getirilmesine yönelik olsa bile, mahkeme önce genel usuli koşulların bulunup bulunmadığını inceler.
Görev veya kesin yetki eksikliği varsa esas hakkında mahkûmiyet kurulamaz.
Eda davasının pratik öğrenme değeri, hak arama biçimlerinin doğru seçilmesini sağlamasındadır.
Davacı gerçekte bir edim istiyorsa yalnızca tespit davası açması her zaman yeterli sonuç doğurmayabilir; davalıdan ifa beklenen hâllerde mahkûmiyet hükmü gerekir.
Tersine, davacının istediği şey sadece hukuki ilişkinin belirlenmesi ise eda davası şeklinde kurulan bir talep sonucu doğru olmayabilir.
İnşaî dava gereken hâllerde de davalıyı bir edime mahkûm ettirmek yerine hukuki durumun değiştirilmesini istemek gerekir.
Bu ayrım, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde somutlaşır.
Sınav sorularında eda davası genellikle tespit ve inşaî dava ile karşılaştırılarak ölçülür.
Güvenli çözüm için üç soru sorulabilir.
Mahkemeden davalıya bir şeyi verme, yapma veya yapmama yükümlülüğü yüklemesi mi isteniyor?
Cevap evetse eda davası gündemdedir.
Mahkemeden yalnızca bir hakkın, hukuki ilişkinin veya belgenin durumunu belirlemesi mi isteniyor?
Bu durumda tespit davası düşünülür.
Mahkemeden hukuki durumu doğrudan yaratması, değiştirmesi veya ortadan kaldırması mı isteniyor?
Bu durumda inşaî dava söz konusudur.
Eda davasını doğru tanımak, davanın adından çok talep sonucunun edime yönelip yönelmediğini okumaya bağlıdır.
Eda davasında mahkûmiyet talebinin açık kurulması özellikle önemlidir.
Davacı, olayları anlatıp hakkının ihlal edildiğini söylemekle yetinirse mahkemenin hangi edime hükmetmesinin istendiği belirsizleşir.
Talep sonucu, verme, yapma veya yapmama edimlerinden hangisinin istendiğini anlaşılır biçimde göstermelidir.
Para alacağı isteniyorsa ödeme, teslim isteniyorsa teslim konusu, kaçınma isteniyorsa yasaklanması istenen davranış somutlaştırılmalıdır.
Bu somutluk, hem davalının savunmasını hazırlaması hem de mahkemenin taleple bağlılık ilkesine uygun karar kurması bakımından gereklidir.
Eda davasında mahkemenin vereceği hüküm, talep edilen edimin türüne göre ifade edilir.
Verme ediminde hüküm davalının belirli bir şeyi vermesine veya bedeli ödemesine yönelir.
Yapma ediminde karar, davalının belirli davranışı yerine getirmesini hedefler.
Yapmama ediminde ise kararın özü, davalının belli bir davranıştan uzak durmasıdır.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Eda Davası anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Hukuk Yargılama Usulü dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Eda Davası konusu Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı HMGS düzeyindeki Hukuk Yargılama Usulü dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %10. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- GörevBir davaya hangi tür ve derecedeki mahkemenin bakacağını belirleyen, kural olarak kamu düzenine ilişkin ve resen dikkate alınan bir dava şartıdır.
- YetkiBir davaya yer (coğrafi) bakımından hangi mahkemenin bakacağını belirleyen kuraldır. Kesin yetki hâlleri dışında taraf iradesiyle değişebilir.
- İfaBorcun konusunun, borçlu tarafından gereği gibi yerine getirilmesidir. Usulüne uygun ifa, borç ilişkisini sona erdirir.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (Adalet Bakanlığı ile)HMGS (Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı) sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav Takvimi2026 HMGS başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- HMGS Başvuru — Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- Adalet BakanlığıHMGS yeterlilik ve hukuk meslekleri (avukatlık, noterlik, hâkimlik-savcılık) kapısına ilişkin resmî mevzuat.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHMGS sonuç sorgulama ve sonuç belgesi doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve HMGS kılavuzu erişimi.
Sık Sorulan Sorular
Hukuk Yargılama Usulü dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 26 konu içerir.
- Mahkemelerin Kuruluşu
- Görev
- Yetki
- Hâkimin Yasaklılığı ve Reddi
- Tespit Davası
- İnşai Dava
- Belirsiz Alacak Davası
- Dava Şartları ve İlk İtirazlar
- Yazılı Yargılama Usulü
- Basit Yargılama Usulü
- İspat Yükü
- Kesin Deliller
- Takdiri Deliller
- İstinaf
- Temyiz
- Yargılamanın İadesi
- İhtiyati Tedbir
- İhtiyati Haciz
- Delil Tespiti
- Tahkim ve Dava Şartı Arabuluculuk
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı soru çözme rehberi