Tahkim, tarafların mahkeme yargısı yerine uyuşmazlığı hakemlere götürmeyi seçtiği, fakat yalnızca kanunun izin verdiği uyuşmazlıklarda işleyen özel bir yargılama yoludur. HMK, yabancılık unsuru taşımayan ve tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıklar için tahkim sözleşmesinin yazılı yapılmasını, uyuşmazlığın taraf iradesine elverişli olmasını, hakem sayısının tek olmasını ve taraf eşitliği ile hukuki dinlenilme hakkının korunmasını arar. Tahkim anlaşmasına rağmen dava açılırsa davalı bunu ilk itiraz olarak ileri sürebilir; geçerli ve uygulanabilir bir tahkim sözleşmesi varsa mahkeme esasa girmeden davayı usulden reddeder. Hakem kararı kural olarak iptal davasıyla denetlenir; bu denetim temyiz gibi yeniden yargılama değil, sınırlı sebeplere bağlı bir geçerlilik kontrolüdür. Dava şartı arabuluculuk ise HMK listesinin dışındaki özel kanunlardan gelir; buna rağmen mahkeme dava şartı eksikliğini her aşamada kendiliğinden inceler.
HMGS Tahkim ve Dava Şartı Arabuluculuk Konu Anlatımı
Tahkim ve Dava Şartı Arabuluculuk konusunun özeti ve anlatımı — Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı Hukuk Yargılama Usulü dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Tahkim, uyuşmazlığın devlet mahkemesinde görülmesi yerine tarafların anlaşmasıyla hakem ya da hakem kuruluna bırakılmasıdır; ancak bu seçim, yargılamanın tümüyle serbest bir özel faaliyet olduğu anlamına gelmez.
HMK tahkim hükümleri, Milletlerarası Tahkim Kanunu anlamında yabancılık unsuru taşımayan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği uyuşmazlıklar için uygulanır.
Bu nedenle önce uyuşmazlığın iç tahkim alanında kalıp kalmadığı, sonra da uyuşmazlığın tahkime elverişli olup olmadığı düşünülmelidir.
Taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan doğan uyuşmazlıklar ile tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği işler tahkimle çözülemez.
Sınavda temel tuzak buradadır: tarafların sözleşmeye tahkim kaydı koyması tek başına yeterli değildir; konu kanunen tahkime elverişli değilse hakem yargılaması geçerli bir sonuç doğuramaz.
Tahkim sözleşmesi, tarafların mevcut veya ileride doğabilecek bir uyuşmazlığın çözümünü hakemlere bırakma anlaşmasıdır.
Bu anlaşma ana sözleşmenin bir maddesi olarak kurulabileceği gibi ayrıca yapılmış bağımsız bir sözleşme de olabilir.
Yazılı şekil şartı aranır; imzalı belge bunun en açık yoludur, fakat taraflar arasındaki yazışmalar, elektronik ortamda kurulan kayıtlar veya dava dilekçesinde tahkim sözleşmesi bulunduğu ileri sürüldüğünde davalının cevapta buna karşı çıkmaması da yazılılık şartının tamamlanmasına hizmet eder.
Ana sözleşmenin geçersizliği iddiası, tahkim şartını otomatik olarak düşürmez; tahkim şartı, yetki bakımından bağımsız ele alınır.
Aynı şekilde henüz doğmamış uyuşmazlıklar için de tahkim anlaşması yapılabilir.
Bu ayrım önemlidir, çünkü tahkim şartı çoğu kez tarafların ticari ilişkisi kurulurken, uyuşmazlık henüz ortada yokken düzenlenir.
Tahkim anlaşmasının mahkeme davasına etkisi ilk itiraz mekanizmasıyla ortaya çıkar.
Tahkim sözleşmesinin kapsadığı bir konuda mahkemede dava açılırsa davalı, uyuşmazlığın tahkimde görülmesi gerektiğini cevap aşamasında ileri sürmelidir.
Mahkeme tahkim sözleşmesinin hükümsüz, etkisiz ya da uygulanması imkansız olmadığı kanaatine varırsa davayı esastan değil usulden reddeder.
Bu sonuç, haklılık değerlendirmesi yapılmadığı anlamına gelir; mahkeme sadece uyuşmazlığın doğru yargılama yoluna taşınıp taşınmadığını denetler.
Tahkim itirazının ileri sürülmesi, hakem yargılamasının başlamasını veya sürmesini kendiliğinden durdurmaz.
Bu nokta, tahkim itirazını dava şartı gibi düşünme hatasını önler: HMK sisteminde tahkim itirazı ilk itirazdır, dava şartlarından sonra ve usulüne uygun ileri sürülmüşse incelenir.
Hakemlerin belirlenmesinde taraf iradesi geniştir, fakat kanun bazı çerçeveler kurar.
Hakem sayısı tek olmalıdır; sayı kararlaştırılmamışsa üç hakem seçilir.
Hakem seçimi usulünü taraflar belirleyebilir, fakat anlaşma yoksa tek hakemde mahkeme devreye girebilir, üç hakemli düzende her taraf bir hakem seçer ve bu iki hakem başkan hakemi belirler.
Hakem ancak gerçek kişi olabilir; birden fazla hakem varsa en az birinin alanında belirli kıdeme sahip hukukçu olması aranır.
Tarafsızlık ve bağımsızlık, hakemlik görevinin merkezindedir.
Hakem adayı görevi kabul etmeden önce şüphe yaratabilecek durumları açıklamalı, sonradan ortaya çıkan halleri de gecikmeden bildirmelidir.
Ret talebi süresinde ve gerekçeli kullanılmazsa yargılama ilerler; kurulun tümü ya da karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakem için mahkeme yolu öne çıkar.
Hakem veya hakem kurulu kendi yetkisini inceleyebilir.
Bu yetki, tahkim sözleşmesinin varlığı ve geçerliliği konusundaki itirazları da kapsar.
Yetkisizlik itirazı kural olarak en geç cevap dilekçesinde yapılır; hakemin yetkiyi aştığı düşünülüyorsa itiraz derhal ileri sürülmelidir.
Hakem kurulu bu itirazı bir ön sorun olarak ele alıp yetkili olduğu sonucuna varırsa yargılamaya devam eder.
Tarafların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkı tahkimde de vazgeçilmezdir.
Taraflar usul kurallarını serbestçe belirleyebilir veya bir tahkim kurumunun kurallarına atıf yapabilir; böyle bir belirleme yoksa hakem kurulu HMK tahkim hükümlerini gözeterek uygun usulü kurar.
Bu serbesti, bir tarafa savunma imkanı verilmemesi ya da delillerden habersiz bırakılması gibi temel usul güvencelerini ortadan kaldırmaz.
Tahkim sırasında geçici hukuki koruma ihtiyacı doğabilir.
Aksi kararlaştırılmamışsa hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin talebi üzerine ihtiyati tedbir veya delil tespiti kararı verebilir ve bunu teminata bağlayabilir.
Hakem kararının icra edilebilir hale getirilmesi için geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunması ve mahkeme kararına ihtiyaç duyulması mümkündür.
Hakemlerin veya görevlendirilen kişinin zamanında ve etkili hareket edemeyeceği durumlarda taraf mahkemeden tedbir ya da delil tespiti isteyebilir.
Mahkemeden tahkim öncesinde ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz alan tarafın iki hafta içinde tahkim davasını açması gerekir; aksi halde koruma kendiliğinden ortadan kalkar.
Tahkim davasının ne zaman açılmış sayılacağı, hakem seçimi usulüne göre değişir; bu nedenle süre hesabı yalnızca dilekçe tarihine bakılarak yapılmaz.
Tahkim süresi de sınav bakımından kritik bir ayrıntıdır.
Taraflar başka türlü kararlaştırmamışsa tek hakemli işlerde hakemin seçildiği, kurul halinde ise ilk toplantı tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde esas hakkında karar verilmelidir.
Süre tarafların anlaşmasıyla, anlaşma yoksa mahkeme kararıyla uzatılabilir.
Süresinde karar verilmemesi iptal sebebi olabileceği için bu kural sadece düzenleyici bir tavsiye değildir.
Hakem kararı açık, kesin, gerekçeli ve iptal davası yolu ile süresini gösterecek biçimde kurulmalıdır.
Taraflar sulh olursa yargılama sona erer; şartları uygunsa sulh hakem kararı olarak da tespit edilebilir.
Nihai karar dışında davanın geri alınması, tarafların sona erdirme konusunda anlaşması veya yargılamanın sürdürülmesinin imkansızlaşması gibi haller de tahkim yargılamasını bitirebilir.
Hakem kararına karşı olağan yol iptal davasıdır.
Bu dava tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılır ve sınırlı sebeplerle incelenir.
Ehliyetsizlik, tahkim sözleşmesinin geçersizliği, hakem seçim usulüne uyulmaması, kararın süresinde verilmemesi, yetki hakkında hukuka aykırı karar, talep dışına çıkma, usulün karara etkili biçimde bozulması, taraf eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali, uyuşmazlığın tahkime elverişli olmaması ve kamu düzenine aykırılık başlıca denetim sebepleridir.
İptal davası, kararın veya düzeltme, tavzih ya da tamamlama kararının bildirilmesinden itibaren bir ay içinde açılır.
Dava açılması icrayı kendiliğinden durdurmaz; ancak teminat karşılığında durdurma kararı verilebilir.
Bu denetim, uyuşmazlığın esası yeniden görülüyormuş gibi yapılmaz; mahkeme hakemin yerine geçip yeni bir hakkaniyet değerlendirmesi kurmaz.
Dava şartı arabuluculuk tahkimden farklı bir kurumdur.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Tahkim ve Dava Şartı Arabuluculuk anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Hukuk Yargılama Usulü dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Tahkim ve Dava Şartı Arabuluculuk konusu Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı HMGS düzeyindeki Hukuk Yargılama Usulü dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %10. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- Temyizİstinaf kararlarının yalnızca hukuka uygunluk yönünden Yargıtay veya Danıştay tarafından denetlendiği olağan kanun yoludur. Maddi olay yeniden incelenmez.
- İtirazBir karara veya işleme karşı, kararı veren mercie ya da bir üst mercie yapılan başvurudur. İcra hukukunda ayrıca borçlunun ödeme emrine karşı çıkmasını ifade eder.
- İhtiyati TedbirDava süresince uyuşmazlık konusu hak veya şey üzerinde geçici koruma sağlayan, telafisi güç zararları önlemeye yönelik geçici hukuki koruma kararıdır.
- İhtiyati HacizPara alacaklarında, alacaklının alacağını güvence altına almak amacıyla borçlunun mallarına dava veya takipten önce ya da sırasında geçici olarak el konulmasıdır.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- TavzihHükümde yer alan belirsizliğin veya çelişkinin, hükmü veren mahkemece açıklığa kavuşturulmasıdır. Hükmün özü değiştirilmeden yalnızca açıklanır.
- YetkiBir davaya yer (coğrafi) bakımından hangi mahkemenin bakacağını belirleyen kuraldır. Kesin yetki hâlleri dışında taraf iradesiyle değişebilir.
- Dava Şartı ArabuluculukBelirli uyuşmazlıklarda (ticari, iş, tüketici vb.) dava açmadan önce arabulucuya başvurmanın zorunlu olmasıdır. Başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (Adalet Bakanlığı ile)HMGS (Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı) sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav Takvimi2026 HMGS başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- HMGS Başvuru — Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- Adalet BakanlığıHMGS yeterlilik ve hukuk meslekleri (avukatlık, noterlik, hâkimlik-savcılık) kapısına ilişkin resmî mevzuat.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHMGS sonuç sorgulama ve sonuç belgesi doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve HMGS kılavuzu erişimi.
Sık Sorulan Sorular
Hukuk Yargılama Usulü dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 26 konu içerir.
- Mahkemelerin Kuruluşu
- Görev
- Yetki
- Hâkimin Yasaklılığı ve Reddi
- Eda Davası
- Tespit Davası
- İnşai Dava
- Belirsiz Alacak Davası
- Dava Şartları ve İlk İtirazlar
- Yazılı Yargılama Usulü
- Basit Yargılama Usulü
- İspat Yükü
- Kesin Deliller
- Takdiri Deliller
- İstinaf
- Temyiz
- Yargılamanın İadesi
- İhtiyati Tedbir
- İhtiyati Haciz
- Delil Tespiti
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı soru çözme rehberi