Dava şartları, mahkemenin uyuşmazlığın esasını inceleyebilmesi için bulunması gereken ön koşullardır. HMK bu şartları yargı hakkı, yargı yolu, görev, kesin yetki, taraf ve dava ehliyeti, temsil, dava takip yetkisi, vekalet, gider avansı, teminat, hukuki yarar, derdestlik bulunmaması ve kesin hüküm yokluğu gibi başlıklarda toplar; başka kanunlardaki özel dava şartları da saklıdır. Mahkeme dava şartlarını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, taraflar da eksikliği her zaman ileri sürebilir. Eksiklik giderilebilir nitelikteyse kesin süre verilir; giderilmezse dava usulden reddedilir. İlk itirazlar ise farklıdır: kesin olmayan yetki itirazı ile tahkim itirazından oluşur, cevap dilekçesinde ileri sürülmezse dinlenmez ve dava şartlarından sonra ön sorun gibi incelenir. Temel sınav ayrımı, resen gözetilen dava şartlarıyla süresinde ileri sürülmesi gereken ilk itirazları ayırmaktır.
HMGS Dava Şartları ve İlk İtirazlar Konu Anlatımı
Dava Şartları ve İlk İtirazlar konusunun özeti ve anlatımı — Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı Hukuk Yargılama Usulü dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Dava şartları ve ilk itirazlar, davanın esasına geçilmeden önce yargılamanın kapısında kontrol edilen iki ayrı usul kurumudur.
İkisi de mahkemenin esasa sağlıklı biçimde ulaşmasını etkiler, fakat çalışma biçimleri aynı değildir.
Dava şartları, mahkemenin davayı inceleyebilmesi için varlığı gereken temel koşullardır.
İlk itirazlar ise davalının belirli süre ve dilekçede kullanması gereken usuli savunma imkanlarıdır.
Bu ayrım doğru kurulmadığında, özellikle yetki ve tahkim konularında sınav soruları kolayca yanlış cevaplanır.
HMK’nın dava şartları listesi mahkemeye ilişkin koşullarla başlar.
Türk mahkemelerinin uyuşmazlık üzerinde yargı hakkı bulunmalıdır.
Uyuşmazlık hukuk yargısında görülebilir nitelikte olmalı, yani yargı yolu caiz olmalıdır.
Davaya bakan mahkeme görevli olmalıdır.
Yetkinin kesin olarak düzenlendiği hallerde, davanın o kesin yetkili mahkemede açılması gerekir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, görev ile yetki arasındaki farktır.
Görev, mahkemenin türü ve derecesiyle ilgilidir; kesin yetki ise yer bakımından kanunun emredici şekilde belirlediği mahkemeyi ifade eder.
Kesin olmayan yetki ise dava şartı değil, süresinde ileri sürülmesi gereken ilk itirazdır.
Taraflara ilişkin dava şartları da yargılamanın meşru biçimde yürütülmesi için zorunludur.
Taraf ehliyeti, bir kimsenin davada taraf olabilmesini; dava ehliyeti ise usul işlemlerini kendisi yapabilme gücünü anlatır.
Kanuni temsil gereken hallerde temsilcinin gerekli niteliği taşıması aranır.
Dava takip yetkisi, belirli bir davayı taraf sıfatıyla yürütebilme yetkisidir ve maddi hukuktaki hak sahipliğiyle her zaman aynı şekilde görünmeyebilir.
Dava vekil aracılığıyla takip ediliyorsa, vekilin davaya vekalet ehliyeti ve usulüne uygun vekaletnamesi de dava şartları arasında yer alır.
Bu başlıklar, mahkemenin doğru kişilerle ve geçerli temsil ilişkisiyle yargılama yapmasını sağlar.
Davanın kendisine bağlı şartlar da liste içinde önemli yer tutar.
Davacının yatırması gereken gider avansını yatırması gerekir.
Teminat gösterilmesine karar verilmişse bu kararın gereği yerine getirilmelidir.
Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmalıdır.
Aynı dava daha önce açılmış ve halen görülüyor olmamalıdır; bu durum derdestlik engelidir.
Aynı dava hakkında daha önce kesin hüküm verilmişse yeni dava açılamaz.
Bu iki son şart, aynı uyuşmazlığın aynı taraflar arasında aynı dava sebebi ve taleple tekrar tekrar görülmesini engellemeye yönelir.
Kanun ayrıca diğer kanunlarda öngörülen dava şartlarının saklı olduğunu belirterek listenin özel düzenlemelerle genişleyebileceğini kabul eder.
Dava şartlarının incelenmesi resen yapılır.
Mahkeme, taraflar söylemese bile bu şartların mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında araştırır.
Taraflar da dava şartı eksikliğini zaman sınırlaması olmadan ileri sürebilir.
Bu özellik, dava şartlarını ilk itirazlardan ayıran ana noktadır.
Mahkeme eksiklik saptarsa kural olarak davayı usulden reddeder.
Ancak eksiklik giderilebilir nitelikteyse önce kesin süre verilmelidir.
Örneğin tamamlanması mümkün bir eksiklik varsa mahkeme hemen ret yoluna gitmez; davacıya bunu düzeltme fırsatı tanır.
Kesin sürede eksiklik giderilmezse usulden ret kararı verilir.
Kanun, yargılamanın gereksiz yere şekli retle sonuçlanmasını önleyen bir düzeltici kural da getirir.
Dava şartı eksikliği mahkeme tarafından esasa girilmeden önce fark edilmemiş, taraflarca da ileri sürülmemiş, fakat hüküm anına gelindiğinde bu eksiklik artık giderilmişse, sırf başlangıçtaki noksanlık nedeniyle dava usulden reddedilemez.
Bu hüküm, dava şartlarının ciddiyetini ortadan kaldırmaz; yalnızca sonradan fiilen tamamlanmış bir eksiklik yüzünden yargılamanın boşa çıkarılmasını engeller.
Öğrenci bu kuralı “dava şartları her zaman önemsizleşir” diye değil, “hüküm anında giderilmiş eksiklik için başlangıca dönülmez” şeklinde anlamalıdır.
İlk itirazlar ise kanunda sınırlı biçimde sayılmıştır.
Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı bir ilk itirazdır.
Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği savunması da ilk itirazdır.
Bu liste dışındaki her usuli savunma ilk itiraz sayılmaz.
Özellikle kesin yetki ile kesin olmayan yetki ayrımı çok önemlidir.
Kesin yetki dava şartı gibi mahkemece gözetilirken, kesin olmayan yetki davalının süresinde ileri süreceği ilk itirazdır.
Soru kökünde yetkinin kesin olup olmadığı belirtilmişse, cevap çoğu kez buradan çıkar.
İlk itirazların kullanılma zamanı katıdır.
Davalı bu itirazların tamamını cevap dilekçesinde ileri sürmek zorundadır.
Cevap dilekçesinde yer almayan ilk itiraz sonradan dinlenmez.
Hatta cevap dilekçesi verildikten sonra cevap süresi henüz dolmamış olsa bile ilk itirazların artık ileri sürülemeyeceğine ilişkin sistematik, cevap dilekçesinin bu konudaki kapatıcı etkisini gösterir.
Bu nedenle davalı bakımından ilk itirazlar hak düşürücü bir usul disiplini içinde değerlendirilmelidir.
İnceleme sırası da ayrıdır.
Mahkeme önce dava şartlarını ele alır, sonra ilk itirazları inceler.
İlk itirazlar ön sorunlar gibi karara bağlanır; yani esasa geçilmeden önce çözülmesi gereken ara nitelikteki usuli meseleler olarak görülür.
Bu sıralama mantıklıdır: Eğer dava şartı yoksa mahkemenin ilk itirazlara geçmesine gerek kalmayabilir.
Dava şartları mevcutsa, davalının süresinde kullandığı ilk itirazlar değerlendirilir.
Sınav için en güvenli ayrım şu şekilde kurulabilir: Dava şartları mahkemece kendiliğinden gözetilir, her aşamada ileri sürülebilir ve eksiklik giderilemiyorsa usulden ret sonucuna götürür.
İlk itirazlar ise yalnız davalı tarafından cevap dilekçesinde ileri sürülür, süresi kaçırılırsa kaybedilir ve dava şartlarından sonra incelenir.
Görev, yargı yolu, hukuki yarar, derdestlik ve kesin hüküm dava şartlarıdır; kesin olmayan yetki ve tahkim ilk itirazdır.
Bu ayrımı ezberlemekten çok, her kurumun amacını görmek gerekir: dava şartları mahkemenin esasa girme yeteneğini korur, ilk itirazlar ise davalının zamanında kullanması gereken usuli savunma alanını düzenler.
Dava şartları bakımından “usulden ret” ile “esastan ret” ayrımı da öğrenilmelidir.
Usulden ret, mahkemenin uyuşmazlığın maddi haklılığına girmeden, davanın görülebilirlik koşullarından biri eksik olduğu için davayı sona erdirmesidir.
Esastan ret ise mahkemenin uyuşmazlığı inceleyip davacının talebini haklı bulmamasıdır.
Dava şartı yokluğunda mahkeme, davacının gerçekten haklı olup olmadığını tartışmaz; önce yargılamanın yapılabilir olup olmadığına bakar.
Bu nedenle dava şartı soruları, maddi hukuk bilgisinden çok usul hukuku eşiğini ölçer.
Hukuki yarar, dava şartları içinde tespit davasıyla da bağlantılı olduğu için ayrıca dikkat ister.
Davacının mahkemeden istediği karar, onun hukuki durumuna gerçek bir katkı sağlamalıdır.
Dava açmak yalnız teorik açıklama almak veya karşı tarafı rahatsız etmek için kullanılamaz.
Hukuki yarar yoksa mahkeme esasa girmez.
Derdestlik ve kesin hüküm ise yargılamanın tekrarını engeller.
Derdestlikte aynı dava halen görülmektedir; kesin hükümde ise aynı uyuşmazlık daha önce nihai biçimde çözülmüştür.
İkisinin ortak amacı çelişkili kararları ve gereksiz yargılamayı önlemektir.
İlk itirazlarda tahkim savunması özel önem taşır.
Taraflar uyuşmazlığın hakemlerce çözüleceğini kararlaştırmışsa, davalı bunu süresinde ileri sürerek devlet mahkemesinin uyuşmazlığı esas yönünden incelememesi gerektiğini savunur.
Ancak bu savunma cevap dilekçesinde ileri sürülmezse dinlenmez.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Dava Şartları ve İlk İtirazlar anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Hukuk Yargılama Usulü dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Dava Şartları ve İlk İtirazlar konusu Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı HMGS düzeyindeki Hukuk Yargılama Usulü dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %10. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- İtirazBir karara veya işleme karşı, kararı veren mercie ya da bir üst mercie yapılan başvurudur. İcra hukukunda ayrıca borçlunun ödeme emrine karşı çıkmasını ifade eder.
- DerdestlikAynı konuda, aynı taraflar arasında görülmekte olan bir davanın var olmasıdır. Aynı dava ikinci kez açılırsa, dava şartı yokluğundan reddedilir.
- Kesin HükümArtık olağan kanun yollarına başvurulamayan, tarafları ve mahkemeyi bağlayan kesinleşmiş karardır. Aynı uyuşmazlığın yeniden dava edilmesini engeller.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- GörevBir davaya hangi tür ve derecedeki mahkemenin bakacağını belirleyen, kural olarak kamu düzenine ilişkin ve resen dikkate alınan bir dava şartıdır.
- YetkiBir davaya yer (coğrafi) bakımından hangi mahkemenin bakacağını belirleyen kuraldır. Kesin yetki hâlleri dışında taraf iradesiyle değişebilir.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (Adalet Bakanlığı ile)HMGS (Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı) sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav Takvimi2026 HMGS başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- HMGS Başvuru — Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- Adalet BakanlığıHMGS yeterlilik ve hukuk meslekleri (avukatlık, noterlik, hâkimlik-savcılık) kapısına ilişkin resmî mevzuat.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHMGS sonuç sorgulama ve sonuç belgesi doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve HMGS kılavuzu erişimi.
Sık Sorulan Sorular
Hukuk Yargılama Usulü dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 26 konu içerir.
- Mahkemelerin Kuruluşu
- Görev
- Yetki
- Hâkimin Yasaklılığı ve Reddi
- Eda Davası
- Tespit Davası
- İnşai Dava
- Belirsiz Alacak Davası
- Yazılı Yargılama Usulü
- Basit Yargılama Usulü
- İspat Yükü
- Kesin Deliller
- Takdiri Deliller
- İstinaf
- Temyiz
- Yargılamanın İadesi
- İhtiyati Tedbir
- İhtiyati Haciz
- Delil Tespiti
- Tahkim ve Dava Şartı Arabuluculuk
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı soru çözme rehberi