Borçlunun temerrüdü, muaccel borcun zamanında yerine getirilmemesiyle bağlantılı özel bir sorumluluk hâlidir. Genel kural, alacaklının ihtarının borçluyu temerrüde düşürmesidir; fakat ifa gününün taraflarca birlikte belirlenmesi, sözleşmedeki bir hakka dayanılarak usulüne uygun bildirimle günün saptanması, haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme gibi bazı durumlarda ihtara gerek kalmayabilir. Temerrüt yalnızca gecikmiş ifayı açıklamaz; borçlu kusursuzluğunu ispat edemedikçe gecikme zararını öder, beklenmedik hâlden doğan zarardan da sorumlu olabilir. Para borçlarında temerrüt faizi ve bunu aşan zarar ayrı düzenlenir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı çoğu kez borçluya uygun süre verir; süre sonuçsuz kalırsa ifa ile gecikme tazminatını isteme, ifadan vazgeçip olumlu zararını talep etme veya sözleşmeden dönme seçenekleri gündeme gelir.
Hâkim-Savcı Borçlar Hukuku Borçlunun Temerrüdü Konu Anlatımı
Borçlunun Temerrüdü konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Borçlar Hukuku dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Borçlunun temerrüdü, borcun hiç doğmamış olmasıyla veya borcun konusu bakımından imkânsızlaşmasıyla aynı şey değildir.
Burada borç vardır, muaccel hâle gelmiştir ve borçlu zamanında ifa etmemiştir.
Bu nedenle temerrüt, gecikmenin hukuki sonuçlarını düzenleyen bir kurumdur.
Muacceliyet temerrüdün ilk eşiğidir; henüz istenebilir hâle gelmemiş borçta gecikmeden söz edilemez.
İkinci eşik, kural olarak alacaklının borçluya yönelttiği ihtardır.
İhtar, borçlunun artık ifayı geciktirdiğinin ve alacaklının ifayı beklediğinin açıklaştırılmasıdır.
Kanun bazı hâllerde ihtarı gereksiz sayar.
İfa günü tarafların birlikte belirlediği bir günse veya sözleşmede saklı tutulan hak kullanılarak usulüne uygun bildirimle gün belirlenmişse, o günün geçmesi temerrüt sonucunu doğurur.
Haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede zenginleşmenin gerçekleştiği tarih esas alınır; fakat iyi niyetli sebepsiz zenginleşen için bildirim şartı korunur.
Temerrüdün genel sonucu gecikme tazminatıdır.
Borçlu, geç ifadan doğan zararı gidermekle yükümlü tutulur; ancak temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat ederse bu sorumluluktan kurtulabilir.
Buradaki ispat yükü önemlidir.
Alacaklı gecikmeyi ve zararını ortaya koyduğunda, borçlu kendisine kusur yüklenemeyeceğini göstermek zorundadır.
Temerrüt, beklenmedik hâl bakımından da borçlunun konumunu ağırlaştırır.
Normalde borçlunun sorumlu olmayacağı bir olay, temerrüt döneminde ifa konusu şeye zarar verirse borçlu bundan sorumlu olur.
Yine de borçlu iki kapıdan biriyle kurtulabilir: temerrüde düşmekte kusursuz olduğunu ya da borcu zamanında ifa etseydi bile aynı beklenmedik olayın ifa konusuna zarar vereceğini ispat edebilir.
Para borçlarında gecikmenin tipik sonucu temerrüt faizidir.
Taraflar temerrüt faizi oranı belirlememişse yürürlükteki mevzuatın öngördüğü oran uygulanır.
Taraflar oran kararlaştırmışsa sözleşme serbestisi sınırsız değildir; kanun, temerrüt faizi bakımından belirli bir üst sınır getirir.
Ayrıca sözleşmede normal faiz oranı kararlaştırılmış, fakat temerrüt faizi ayrıca belirlenmemiş olabilir.
Böyle bir durumda normal faiz oranı kanuni temerrüt faizinden yüksekse, temerrüt faizi için o oran esas alınır.
Faiz veya irat borcu ile bağışlanan para borcunda özel bir sınırlama vardır: borçlu, icra takibine veya davaya başvurulduğu günden başlayarak temerrüt faizi öder.
Temerrüt faizine yeniden temerrüt faizi işletilmemesi de borcun büyümesini sınırlayan açık bir ilkedir.
Temerrüt faizi her zaman alacaklının bütün zararını karşılamayabilir.
Kanun bu ihtimali aşkın zarar adı altında ele alır.
Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramışsa borçlu kusursuzluğunu ispat edemedikçe bu fazlayı da karşılar.
Zarar tutarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, alacaklının istemi üzerine hâkim esas kararını verirken bu miktara da hükmedebilir.
Böylece alacaklı, yalnız kanuni veya sözleşmesel faizle sınırlı kalmaz; fakat bunun için temerrüt faizini aşan somut zararın varlığı gerekir.
Bu düzenleme, para borcunda gecikmenin soyut bir faiz hesabından ibaret olmadığını, bazı olaylarda alacaklının daha geniş ekonomik kaybının gündeme gelebileceğini gösterir.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü daha karmaşık sonuçlar doğurur.
Çünkü alacaklı yalnız geç kalan edimi bekleyen kişi değildir; aynı zamanda kendi karşı edimiyle bağlıdır.
Kural olarak alacaklı, temerrüde düşen tarafa borcun yerine getirilmesi için uygun bir süre verir veya böyle bir sürenin hâkim tarafından verilmesini isteyebilir.
Bu süre, borçluya son bir ifa olanağı tanırken alacaklının hangi yola başvuracağını da netleştirir.
Ancak süre verme her durumda aranmaz.
Borçlunun tutumu veya içinde bulunduğu durum sürenin etkisiz kalacağını gösteriyorsa, gecikme yüzünden ifa alacaklı için yararsız hâle gelmişse ya da sözleşmeden belirli zamanda ifanın şart olduğu ve geç ifanın kabul edilmeyeceği anlaşılıyorsa alacaklı beklemek zorunda değildir.
Süre verilmiş ve sonuç alınamamışsa veya süreye gerek bulunmayan bir hâl varsa alacaklının seçimlik hakları belirginleşir.
Alacaklı her zaman borcun ifasını ve gecikme tazminatını isteyebilir; bu, sözleşmeyi ayakta tutan yoldur.
Bunun yanında alacaklı derhâl bildirerek ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçebilir; bu durumda borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini talep eder ya da sözleşmeden döner.
Sözleşmeden dönülürse taraflar ifa yükümlülüklerinden kurtulur ve daha önce verdiklerini geri isteyebilirler.
Borçlu temerrüde düşmekte kusursuz olduğunu ispat edemezse, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle doğan zarardan da sorumlu tutulur.
İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde ise dönme yerine fesih mantığı öne çıkar; alacaklı ifa ve gecikme tazminatının yanında sözleşmeyi feshedip erken sona ermeden doğan zararını isteyebilir.
Bu hakların kullanılmasında bildirim zamanı ve tercih açıklığı ayrıca önem taşır.
Alacaklı sözleşmeyi ayakta tutup ifayı bekleyebilir; fakat ifadan vazgeçip başka bir sonuca yönelmek istediğinde bunu hemen bildirmesi gerekir.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Borçlunun Temerrüdü anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Borçlar Hukuku dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Borçlunun Temerrüdü konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Adli Yargı düzeyindeki Borçlar Hukuku dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- TemerrütBorçlunun muaccel borcu zamanında ifa etmemesi (borçlu temerrüdü) veya alacaklının haklı sebep olmadan ifayı kabulden kaçınmasıdır (alacaklı temerrüdü).
- İfaBorcun konusunun, borçlu tarafından gereği gibi yerine getirilmesidir. Usulüne uygun ifa, borç ilişkisini sona erdirir.
- Sebepsiz ZenginleşmeHaklı bir sebep olmaksızın başkası aleyhine mal varlığında artış sağlanmasıdır. Zenginleşen, elde ettiğini iade etmekle yükümlüdür.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Borçlar Hukuku dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 35 konu içerir.
- Sözleşmeden Doğan Borçlar
- Haksız Fiilden Doğan Borçlar
- Sebepsiz Zenginleşme
- İcap ve Kabul
- Hata Hile İkrah
- Muvazaa
- Şekil
- Temsil
- İfa
- İfa İmkânsızlığı
- Alacaklının Temerrüdü
- Müteselsil Borçluluk
- Cezai Şart
- Bağlanma Parası
- Alacağın Devri
- Borcun Üstlenilmesi
- İbra
- Yenileme
- Takas
- Zamanaşımı
- Satış Sözleşmesi
- Bağışlama Sözleşmesi
- Kira Sözleşmesi
- Ödünç Sözleşmeleri
- Hizmet Sözleşmesi
- Eser Sözleşmesi
- Vekâlet Sözleşmesi
- Kefalet Sözleşmesi
- Adi Ortaklık
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi