Cezai şart, tarafların borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi ya da belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi ihtimali için önceden kararlaştırdıkları ceza edimidir. Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için ceza öngörülmüşse, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı borcun ifası ile ceza arasında seçim yapar. Ceza, özellikle zamanında veya kararlaştırılan yerde ifa etmeme için düzenlenmişse alacaklı, hakkından açıkça vazgeçmemiş veya ifayı çekincesiz kabul etmemişse asıl borçla birlikte cezayı da isteyebilir. Cezai şartın en önemli yönlerinden biri zarar ispatına bağlı olmamasıdır; alacaklı zarar görmemiş olsa bile kararlaştırılan ceza istenebilir. Zarar ceza tutarını aşarsa aşan kısmın istenmesi borçlunun kusurunun ispatına bağlıdır. Taraflar miktarı serbestçe belirleyebilir; ancak asıl borç geçersizse veya borçlunun sorumlu olmadığı imkânsızlık doğmuşsa ceza istenemez, aşırı ceza ise hâkim tarafından indirilebilir.
Hâkim-Savcı Borçlar Hukuku Cezai Şart Konu Anlatımı
Cezai Şart konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Borçlar Hukuku dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Cezai şart, borç ilişkisinde ifayı güçlendiren ve ihlal gerçekleştiğinde uygulanacak sonucu önceden belirleyen bir araçtır.
Taraflar, borcun hiç yerine getirilmemesi, gereği gibi yerine getirilmemesi ya da belirli zaman veya yerde ifa edilmemesi ihtimallerine karşı ceza kararlaştırabilirler.
Bu ceza, her olayda aynı işlevi görmez.
Bazen alacaklıya asıl borç ile ceza arasında seçim yapma alanı tanır; bazen asıl borca ek olarak istenebilen bir gecikme veya yerinde ifa etmeme yaptırımı gibi çalışır.
Bu nedenle cezai şartı yalnız “zarar varsa ödenen tazminat” olarak görmek eksik olur.
Kanun, cezayı borca bağlı ama tazminattan bağımsız özellikleri olan bir edim şeklinde ele alır.
Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için ceza kararlaştırılmışsa, sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ifasını ya da cezanın ifasını isteyebilir.
Bu durumda ceza, asıl edimin yerine geçen bir seçenek gibi görünür.
Alacaklı hem borcun aynen yerine getirilmesini hem de aynı ihlal için cezayı birlikte isteyemez; çünkü kanun seçim düzeni kurmuştur.
Fakat tarafların sözleşmede farklı bir düzenleme yapması mümkündür.
Burada sözleşmenin lafzı ve amacı belirleyici olur.
Ceza, borçluyu ifaya yönelten bir baskı aracı olduğu kadar, ihlal hâlinde alacaklının hangi sonuca dayanacağını baştan öngörülebilir hâle getirir.
Ceza, borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi için kararlaştırılmışsa sonuç değişir.
Bu tür ceza, asıl borcun tamamen yerine geçmekten çok, geç veya yanlış yerde ifanın yaptırımı olarak işler.
Alacaklı hakkından açıkça feragat etmemişse ya da ifayı çekincesiz biçimde kabul etmemişse, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.
Bu ayrım özellikle gecikmiş teslimlerde önemlidir.
Alacaklı edimi kabul etmekle borcun ifasını sağlamış olabilir; fakat gecikme için öngörülen ceza hakkını saklı tutmuşsa cezayı ayrıca talep edebilir.
İfayı çekincesiz kabul etmek ise ceza isteminden vazgeçildiği sonucunu doğurabilir.
Borçlunun, cezayı ödeyerek sözleşmeyi dönme veya fesih yoluyla sona erdirme yetkisi bulunduğunu ispat etme hakkı ayrıca saklıdır.
Cezai şartın zarar ile ilişkisi, onu tazminattan ayıran en güçlü noktadır.
Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan ceza istenir.
Bunun sebebi, cezanın yalnız zararı karşılama amacı taşımaması; borcun gereği gibi ifasını güvence altına alma ve tarafların ihlal sonucunu önceden belirleme işlevi de görmesidir.
Ancak zarar ceza tutarını aşarsa, alacaklı bu fazlayı kendiliğinden isteyemez.
Aşan miktarın talebi için borçlunun kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Böylece ceza, asgari bir talep alanı sağlarken daha yüksek zararın istenmesini kusur ve zarar ispatına bağlar.
Dönme hâlinde ifa edilmiş kısmın alacaklıya kalacağını öngören sözleşmeler de ceza koşulu hükümlerine bağlanır.
Bu düzenleme, tarafların cezai sonucu başka bir ad altında kurarak kanuni denetimden kaçınmasını engeller.
Taksitle satışa ilişkin özel hükümler saklı tutulduğu için, o alanda ayrıca özel düzenlemeler varsa öncelikle onlar dikkate alınır.
Bu nokta cezai şartın yalnız nakit bir ceza ödeme vaadi olmadığını gösterir; bazı sözleşmelerde ödenmiş taksitlerin veya yapılmış kısmi ifanın alacaklıda kalacağına ilişkin kayıtlar da aynı mantık içinde değerlendirilebilir.
Ceza miktarını belirleme konusunda taraflara serbesti tanınır.
Ancak bu serbesti asıl borçtan bağımsız ve sınırsız değildir.
Asıl borç herhangi bir sebeple geçersizse cezanın ifası istenemez.
Çünkü ceza, geçerli bir asıl borca bağlı yan edim niteliği taşır.
Aksi kararlaştırılmadıkça asıl borç sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse yine ceza istenemez.
Buna karşılık ceza koşulunun geçersiz olması veya cezanın borçlunun sorumlu olmadığı bir sebeple imkânsızlaşması asıl borcun geçerliliğini etkilemez.
Bağlılık tek yönlüdür: asıl borç cezanın kaderini belirleyebilir, fakat cezadaki sakatlık asıl borcu kendiliğinden düşürmez.
Hâkimin aşırı ceza koşulunu kendiliğinden indirmesi, cezai şartın en önemli denetim noktasıdır.
Taraflar miktarı serbestçe belirlese de ceza, borçlu üzerinde ölçüsüz bir yük hâline gelmişse hâkim müdahale eder.
Bu müdahale için borçlunun ayrıca talepte bulunması şartı aranmaz; kanun hâkime doğrudan görev yükler.
Böylece cezai şart, hem sözleşme serbestisine hem de hakkaniyete bağlı bir kurum olarak işler.
Alacaklı önceden kararlaştırılmış ceza sayesinde zararını tek tek ispat etmeksizin güçlü bir talep elde eder; borçlu ise asıl borcun geçersizliği, sorumlu olmadığı imkânsızlık ve aşırılık denetimi gibi sınırlarla korunur.
Cezai şartın asıl borca bağlılığı, onun hangi anda istenebileceğini belirler.
Borç geçerli ve ihlal gerçekleşmişse ceza alacaklı için güçlü bir talep dayanağıdır; fakat asıl borç çökmüşse ceza tek başına ayakta kalmaz.
Buna karşılık ceza koşulunun geçersizliği asıl borcu düşürmediği için tarafların temel sözleşme ilişkisi devam edebilir.
Bu ayrım, cezai şartı hem bağımlı hem de belirli ölçüde ayrı sonuç doğuran bir yan kurum hâline getirir.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Cezai Şart anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Borçlar Hukuku dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Cezai Şart konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Adli Yargı düzeyindeki Borçlar Hukuku dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- FeragatDavacının, dava konusu talebinden kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Kesin hüküm sonucu doğurur ve aynı talep yeniden dava edilemez.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- GörevBir davaya hangi tür ve derecedeki mahkemenin bakacağını belirleyen, kural olarak kamu düzenine ilişkin ve resen dikkate alınan bir dava şartıdır.
- İfaBorcun konusunun, borçlu tarafından gereği gibi yerine getirilmesidir. Usulüne uygun ifa, borç ilişkisini sona erdirir.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Borçlar Hukuku dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 35 konu içerir.
- Sözleşmeden Doğan Borçlar
- Haksız Fiilden Doğan Borçlar
- Sebepsiz Zenginleşme
- İcap ve Kabul
- Hata Hile İkrah
- Muvazaa
- Şekil
- Temsil
- İfa
- Borçlunun Temerrüdü
- İfa İmkânsızlığı
- Alacaklının Temerrüdü
- Müteselsil Borçluluk
- Bağlanma Parası
- Alacağın Devri
- Borcun Üstlenilmesi
- İbra
- Yenileme
- Takas
- Zamanaşımı
- Satış Sözleşmesi
- Bağışlama Sözleşmesi
- Kira Sözleşmesi
- Ödünç Sözleşmeleri
- Hizmet Sözleşmesi
- Eser Sözleşmesi
- Vekâlet Sözleşmesi
- Kefalet Sözleşmesi
- Adi Ortaklık
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi