Vekâlet sözleşmesinde vekil, vekâlet verene ait bir işi yürütmeyi veya onun hesabına bir işlem gerçekleştirmeyi üstlenir. TBK, vekâlet hükümlerini niteliklerine uygun düştüğü ölçüde kanunda düzenlenmemiş işgörme sözleşmelerine de uygular; ücret ise sözleşme veya teamül varsa doğar. Vekâletin kapsamı açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliği belirleyicidir ve gerekli hukuki işlemleri de kapsar; ancak dava açma, sulh, hakeme başvurma, kambiyo taahhüdü, bağışlama, kefalet ve taşınmaz tasarrufu gibi işlemler özel yetki gerektirir. Vekil talimata uyar, işi kural olarak bizzat görür, sadakat ve özen gösterir, hesap verir ve aldıklarını teslim eder. Taraflardan her biri sözleşmeyi dilediği anda tek taraflı bitirebilir, fakat uygun olmayan zamanda sona erdiren zararları karşılar. Sona erme öğrenilmeden yapılan işler vekâlet devam ediyormuş gibi sonuç doğurabilir.
Hâkim-Savcı Borçlar Hukuku Vekâlet Sözleşmesi Konu Anlatımı
Vekâlet Sözleşmesi konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Borçlar Hukuku dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Vekâlet sözleşmesi, bir kişinin başka bir kişiye ait işi üstlenmesi veya onun hesabına hukuki ya da fiili bir işlem yürütmesi üzerine kurulan işgörme ilişkisidir.
TBK bu sözleşmeyi geniş işlevli bir model olarak düzenler; çünkü vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştüğü ölçüde kanunda ayrıca düzenlenmemiş işgörme sözleşmelerine de uygulanır.
Bu nedenle vekâlet, yalnız klasik temsil ilişkileriyle sınırlı değildir.
Ücret ise kendiliğinden zorunlu unsur değildir; sözleşme veya teamül varsa vekil ücrete hak kazanır.
Bu yönüyle vekâlet, hem güven ilişkisinin hem de iş görme ediminin ön planda olduğu esnek bir sözleşme tipidir.
Kuruluşta bazı durumlar kabulün susmayla gerçekleşmesine bağlanmıştır.
Kendisine bir işin görülmesi önerilen kişi bu işi görme konusunda resmi sıfata sahipse, işin yapılması mesleğinin gereğiyse veya bu tür işleri kabul edeceğini duyurmuşsa, öneriyi hemen reddetmediği takdirde vekâlet sözleşmesi kurulmuş sayılır.
Bu hüküm, özellikle mesleği gereği iş kabul eden veya kamuya böyle bir kabul iradesi yansıtan kişilerin, öneriyi cevapsız bırakarak karşı tarafı belirsizlikte bırakmasını önler.
Burada susma genel kural olarak kabul anlamına gelmez; kanunun saydığı güven uyandıran durumlarda kabul sonucu doğurur.
Vekâletin kapsamı sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre belirlenir.
Vekâlet, üstlenilen işin görülmesi için gerekli hukuki işlemleri yapma yetkisini de kapsar.
Fakat bazı işlemler olağan kapsam içinde kabul edilmez ve özel yetki gerektirir.
Vekil özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi veya konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez veya taşınmaz üzerinde hak sınırlandıramaz.
Bu ayrım, vekâlet verenin malvarlığı ve hukuki durumu üzerinde ağır sonuç doğuran işlemlerde açık irade aranmasını sağlar.
Vekilin ilk borcu talimata uygun ifadır.
Vekil, vekâlet verenin açık talimatına uymak zorundadır.
Ancak vekâlet verenden izin alma imkânı yoksa ve vekâlet veren durumu bilseydi onun da izin vereceği açıkça anlaşılabiliyorsa vekil talimattan ayrılabilir.
Bunun dışındaki ayrılmalarda vekil, doğan zararı karşılamadıkça işi görmüş olsa bile vekâlet borcunu gereği gibi ifa etmiş sayılmaz.
Bu kural, vekilin kendi kanaatini vekâlet verenin iradesinin yerine koymasını engeller; fakat acil ve yararlı sapmalar için de makul bir esneklik tanır.
Şahsen ifa, sadakat ve özen borçları vekâletin güven niteliğini belirginleştirir.
Vekil kural olarak vekâlet borcunu bizzat ifa eder.
Yetki verilmişse, durum zorunlu kılıyorsa veya teamül buna imkân tanıyorsa işi başkasına gördürebilir.
Vekil işi yürütürken vekâlet verenin haklı menfaatini merkeze almalı, sadakatli ve özenli hareket etmelidir.
Özen ölçüsünde, benzer alanda iş ve hizmet üstlenen basiretli bir vekilin davranışı esas alınır.
Bu ölçü, vekilin sıradan dikkatle yetinmemesini, üstlendiği işin niteliğine uygun profesyonel veya makul özeni göstermesini gerektirir.
İşin üçüncü kişiye gördürülmesi hâlinde sorumluluk, vekilin yetkili olup olmamasına göre değişir.
Vekil yetkisi dışına çıkarak işi başkasına gördürürse, o kişinin fiilinden kendisi yapmış gibi sorumlu olur.
Vekil başkasına vekâlet vermeye yetkiliyse, sadece seçimde ve talimat vermede gerekli özeni göstermekle yükümlüdür.
Her iki durumda da vekâlet veren, vekilin kendi yerine koyduğu kişiye karşı sahip olduğu hakları doğrudan o kişiye karşı ileri sürebilir.
Bu düzenleme, vekâlet verenin korunmasını yalnız vekile karşı dolaylı başvuruya bırakmaz.
Hesap verme ve edinilenleri teslim borcu, vekâletin malvarlığı sonuçlarını temizler.
Vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını verir ve vekâletle bağlantılı olarak aldıklarını ona teslim eder.
Tesliminde geciktiği paranın faizini de öder.
Vekilin kendi adına ve vekâlet veren hesabına gördüğü işlerden doğan üçüncü kişilerdeki alacak, vekâlet verenin vekile karşı borçlarını ifa ettiği anda kendiliğinden vekâlet verene geçer.
Vekilin iflası hâlinde vekâlet veren bu geçişi iflas masasına karşı da ileri sürebilir ve vekilin kendi adına fakat vekâlet veren hesabına edindiği taşınırın masadan ayrılarak kendisine verilmesini isteyebilir.
Bu hükümler, vekilin ara konumunun vekâlet veren aleyhine malvarlığı riski yaratmasını sınırlar.
Vekâlet verenin borçları da işin gereği gibi görülmesini destekler.
Vekâlet veren, vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle öder, yüklendiği borçlardan onu kurtarır.
Vekil, vekâletin ifası nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir; vekâlet veren kusursuzluğunu ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir.
Bir kişiye birlikte vekâlet verenler vekile karşı müteselsil sorumludur.
Vekâleti birlikte üstlenenler de ifadan müteselsil sorumlu olur ve yetkilerini devretme hakları yoksa vekâlet vereni ancak birlikte yaptıkları fiil ve işlemlerle borç altına sokabilirler.
Sona erme rejimi vekâletin kişisel güven yönünü açıkça gösterir.
Hem vekâlet veren hem vekil, sözleşme bağını tek taraflı iradeyle her zaman ortadan kaldırabilir.
Ancak uygun olmayan zamanda sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Vekâlet Sözleşmesi anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Borçlar Hukuku dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Vekâlet Sözleşmesi konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Adli Yargı düzeyindeki Borçlar Hukuku dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- YetkiBir davaya yer (coğrafi) bakımından hangi mahkemenin bakacağını belirleyen kuraldır. Kesin yetki hâlleri dışında taraf iradesiyle değişebilir.
- İfaBorcun konusunun, borçlu tarafından gereği gibi yerine getirilmesidir. Usulüne uygun ifa, borç ilişkisini sona erdirir.
- KonkordatoBorçlarını ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesiyle karşılaşan borçlunun, alacaklılarıyla mahkeme denetiminde anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasıdır.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Borçlar Hukuku dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 35 konu içerir.
- Sözleşmeden Doğan Borçlar
- Haksız Fiilden Doğan Borçlar
- Sebepsiz Zenginleşme
- İcap ve Kabul
- Hata Hile İkrah
- Muvazaa
- Şekil
- Temsil
- İfa
- Borçlunun Temerrüdü
- İfa İmkânsızlığı
- Alacaklının Temerrüdü
- Müteselsil Borçluluk
- Cezai Şart
- Bağlanma Parası
- Alacağın Devri
- Borcun Üstlenilmesi
- İbra
- Yenileme
- Takas
- Zamanaşımı
- Satış Sözleşmesi
- Bağışlama Sözleşmesi
- Kira Sözleşmesi
- Ödünç Sözleşmeleri
- Hizmet Sözleşmesi
- Eser Sözleşmesi
- Kefalet Sözleşmesi
- Adi Ortaklık
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi