İfa, borç ilişkisinin normal sona erme yoludur; borçlu edimi gereği gibi yerine getirir, alacaklı da borcun konusuna uygun sonucu elde eder. Türk Borçlar Kanunu bu alanı yalnızca “ödeme yapıldı mı?” sorusuyla sınırlamaz. Kimin ifa edeceği, edimin tamamının mı yoksa bir kısmının mı sunulduğu, borcun nerede ve ne zaman yerine getirileceği, karşılıklı borçlarda önce kimin davranacağı ve para borçlarında hangi esasların uygulanacağı ayrı ayrı düzenlenir. Borçlunun şahsen ifa zorunda olmaması genel kuraldır; ancak alacaklının borçlunun kişiliğine bağlı meşru menfaati varsa edim başkasına bırakılamaz. Muaccel ve tamamı belli borçta alacaklı kısmi ifayı reddedebilir. İfa yeri öncelikle taraf iradesinden çıkarılır; para borçları, parça borçları ve diğer borçlar için tamamlayıcı kurallar vardır. Süre belirlenmemişse borç doğduğu anda muaccel olur; süre belirlenmişse kanun, ay, hafta, tatil günü ve erken ifa gibi ihtimalleri düzenleyerek ifanın takvimini netleştirir.
Hâkim-Savcı Borçlar Hukuku İfa Konu Anlatımı
İfa konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Borçlar Hukuku dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
İfa kavramı borçlar hukukunda borcun beklenen biçimde yerine getirilmesini anlatır.
Bir borç ilişkisinde asıl hedef, alacaklının edime kavuşması ve borçlunun borçtan kurtulmasıdır.
Bu nedenle ifa kuralları, borcun doğumundan sonraki en temel aşamayı oluşturur.
Kanun önce borcun kim tarafından yerine getirileceğine bakar.
Kural olarak borçlu edimi bizzat kendisi gerçekleştirmek zorunda değildir; borç ilişkisinin içeriği veya edimin niteliği alacaklı bakımından borçlunun kişisel davranışını önemli kılmıyorsa üçüncü kişinin yerine getirmesi de borç sonucunu sağlayabilir.
Buna karşılık bir sanatçının belirli bir eseri yapması, belirli bir uzmanın kişisel emeği veya tarafların özellikle borçlunun şahsına güvenerek kurduğu ilişki gibi durumlarda alacaklının bizzat ifada menfaati bulunabilir.
Böyle bir menfaat varsa borç, basitçe başka bir kişi aracılığıyla kapatılamaz.
İfanın konusu bakımından ilk ayrım, borcun tamamının mı yoksa bir bölümünün mü sunulduğudur.
Borcun tamamı belirli ve muaccel ise alacaklı, kendisine yalnız bir kısmın önerilmesini kabul etmek zorunda değildir.
Bu kural, alacaklının eksik edimle yetinmeye zorlanmamasını sağlar.
Fakat alacaklı kısmi ifayı kabul etmişse, borçlu artık kendi kabul ettiği borç kısmını yerine getirmekten kaçınamaz.
Bölünemeyen borçlarda tablo daha serttir.
Birden çok alacaklı varsa her alacaklı borcun bütün alacaklılara birlikte yerine getirilmesini isteyebilir; borçlu edimi yalnız birine yönelterek kurtulamaz.
Birden çok borçlu varsa her borçlu tamamdan sorumlu tutulur.
İfayı yapan borçlu, durumun gereğinden aksi anlaşılmıyorsa alacaklının yerine geçerek diğer borçlulara payları ölçüsünde başvurabilir.
Çeşit borcu ve seçimlik borç, edimin belirlenmesi bakımından farklı işlev görür.
Çeşit borcunda borç, belli bir tür içinden sağlanacak edime ilişkindir; taraf iradesinden veya işin niteliğinden aksi çıkmıyorsa seçimi borçlu yapar, fakat seçilen edim ortalama niteliğin altına düşemez.
Bu sınır, borçlunun seçim yetkisini kötüleştirici şekilde kullanmasını engeller.
Seçimlik borçta ise baştan birden fazla edim ihtimali vardır ve borç bunlardan birinin seçilmesiyle somutlaşır.
Burada da kural olarak seçim borçluya aittir; ancak sözleşme veya ilişkinin özelliği seçim hakkını alacaklıya ya da üçüncü kişiye bırakabilir.
Para borçlarında faiz ayrıca önem kazanır.
Faiz oranı sözleşmede belirlenmemişse yürürlükteki mevzuata dönülür; taraflar faiz oranı belirlemişse kanun, bu serbestiyi belirli bir üst sınırla sınırlar.
İfa yeri, borcun nerede yerine getirileceğini gösterir ve öncelikle tarafların açık ya da örtülü iradesinden çıkarılır.
Taraflar bu konuda bir düzenleme yapmamışsa tamamlayıcı kurallar devreye girer.
Para borcu alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, parça borcu sözleşme kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, diğer borçlar ise borcun doğduğu sırada borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir.
Bu ayrım, edimin niteliği ile ifa külfeti arasında denge kurar.
Özellikle alacaklının yerleşim yerinde ifa edilecek bir borçta, alacaklının sonradan yer değiştirmesi borçlu için ifayı önemli ölçüde ağırlaştırırsa borcun önceki yerleşim yerinde yerine getirilebilmesi kabul edilir.
Böylece ifa yeri kuralı alacaklı lehine işlerken borçluyu öngörülemeyen ağır bir yük altında bırakmaz.
İfa zamanı borcun ne zaman istenebilir hâle geldiğini belirler.
Taraflar tarih veya süre kararlaştırmamışsa ve ilişkinin niteliği de başka bir zamanı göstermiyorsa borç doğduğu anda muaccel olur.
Süreye bağlı borçlarda kanun, ayın başı, ortası veya sonu gibi ifadelerin nasıl anlaşılacağını; gün, hafta, ay ve yıl olarak belirlenen sürelerin nasıl hesaplanacağını düzenler.
Son gün kanunen tatil kabul edilen bir güne denk gelirse, aksi kararlaştırılmadıkça süre tatil olmayan ilk güne kayar.
Borç alışılmış iş saatlerinde yerine getirilir ve kabul edilir.
Sürenin uzatılması hâlinde yeni süre, taraflar başka türlü kararlaştırmamışsa önceki sürenin bitimini izleyen ilk günden başlar.
Erken ifada ise borçlu, sözleşmeden veya durumdan aksi anlaşılmadıkça sürenin dolmasını beklemeden edimini sunabilir; fakat erken davranması kendiliğinden indirim hakkı vermez.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifa, tek taraflı bir ödeme tekniğinden daha fazlasıdır; tarafların birbirine bağlı edimleri arasında sıra ilişkisi kurulur.
Kendi ediminin ifasını isteyen taraf, sözleşmenin koşullarına göre daha sonra ifa etme hakkı yoksa önce kendi borcunu yerine getirmiş veya en azından gereği gibi önermiş olmalıdır.
Böylece bir taraf karşı edimi isterken kendi edimini askıda bırakıp diğer tarafı tek taraflı risk altında tutamaz.
İfa güçsüzlüğü kuralı da aynı dengeyi korur.
Karşılıklı borçlu ilişkide taraflardan birinin iflası, sonuçsuz haciz işlemi veya benzeri sebeplerle karşı tarafın hakkı tehlikeye düşerse, hakkı tehlikeye giren taraf güvence verilinceye kadar kendi edimini yerine getirmekten kaçınabilir.
Uygun sürede güvence sağlanmazsa sözleşmeden dönme imkânı doğar.
Ödeme hükümleri ifanın para borçlarındaki görünümünü tamamlar.
Konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir.
Başka para birimi kararlaştırılmış olsa bile sözleşmede aynen ödeme iradesi açıkça yer almıyorsa borç ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla kapatılabilir.
Borç zamanında ödenmezse yabancı para üzerinden belirlenen alacak bakımından alacaklıya aynen ödeme veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası isteme imkânı tanınır.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
İfa anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Borçlar Hukuku dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
İfa konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Adli Yargı düzeyindeki Borçlar Hukuku dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- İfaBorcun konusunun, borçlu tarafından gereği gibi yerine getirilmesidir. Usulüne uygun ifa, borç ilişkisini sona erdirir.
- HacizBorçlunun mallarına, alacağın tahsili amacıyla icra dairesince el konulmasıdır. Haczedilen mallar sonrasında satılarak alacaklının alacağı karşılanır.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Borçlar Hukuku dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 35 konu içerir.
- Sözleşmeden Doğan Borçlar
- Haksız Fiilden Doğan Borçlar
- Sebepsiz Zenginleşme
- İcap ve Kabul
- Hata Hile İkrah
- Muvazaa
- Şekil
- Temsil
- Borçlunun Temerrüdü
- İfa İmkânsızlığı
- Alacaklının Temerrüdü
- Müteselsil Borçluluk
- Cezai Şart
- Bağlanma Parası
- Alacağın Devri
- Borcun Üstlenilmesi
- İbra
- Yenileme
- Takas
- Zamanaşımı
- Satış Sözleşmesi
- Bağışlama Sözleşmesi
- Kira Sözleşmesi
- Ödünç Sözleşmeleri
- Hizmet Sözleşmesi
- Eser Sözleşmesi
- Vekâlet Sözleşmesi
- Kefalet Sözleşmesi
- Adi Ortaklık
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi