Müteselsil borçluluk, birden çok borçlunun alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu tutulduğu özel bir borçluluk biçimidir. Bu sonuç, borçluların tamamdan sorumlu olmayı kabul ettiklerini bildirmeleriyle veya kanunda öngörülen hâllerde doğar. Dış ilişkide alacaklı, borcun tamamını veya bir kısmını borçluların hepsinden isteyebileceği gibi yalnız bir borçludan da talep edebilir; sorumluluk borç tamamen ödeninceye kadar sürer. Borçlulardan biri, alacaklıya karşı yalnız kendi kişisel ilişkisinden ya da borcun sebep veya konusundan doğan savunmaları ileri sürebilir; ortak savunmaları kullanmaması diğerlerine karşı sorumluluk doğurabilir. Borçlulardan birinin ifa veya takasla borcu sona erdirmesi, aynı oranda diğerlerini de kurtarır. İç ilişkide aksi kararlaştırılmadıkça borçlular eşit paylarla sorumludur; payından fazla ödeme yapan borçlu diğerlerine payları oranında rücu eder ve ödediği ölçüde alacaklının haklarına halef olur.
Hâkim-Savcı Borçlar Hukuku Müteselsil Borçluluk Konu Anlatımı
Müteselsil Borçluluk konusunun özeti ve anlatımı — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Borçlar Hukuku dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Müteselsil borçluluk, borç ilişkisinde birden fazla borçlunun bulunduğu her durumu anlatmaz.
Birden çok borçlu olabilir; fakat her biri yalnız kendi payından sorumlu tutulabilir.
Müteselsil borçlulukta ise alacaklı karşısında daha güçlü bir sorumluluk yapısı vardır: borçlulardan her biri borcun tamamından sorumlu olur.
Bu yapı iki kaynaktan doğar.
Borçlular, alacaklıya karşı tamamdan sorumlu olmayı kabul ettiklerini bildirirlerse teselsül doğar.
Böyle bir bildirim yoksa müteselsil borçluluk ancak kanunun öngördüğü hâllerde kabul edilir.
Dolayısıyla teselsül varsayılan bir sonuç değildir; irade açıklaması veya kanuni düzenleme gerekir.
Dış ilişki, alacaklı ile borçlular arasındaki görünümü ifade eder.
Bu ilişkide alacaklı geniş bir talep serbestisine sahiptir.
Borcun tamamını borçlulardan hepsinden isteyebileceği gibi yalnız bir borçludan da isteyebilir; isterse borcun bir kısmına yönelik talepte bulunur.
Borçlular, alacaklı borcun tamamını elde edinceye kadar sorumluluktan kurtulmuş sayılmazlar.
Bu nedenle alacaklı, önce bir borçluya başvurup sonuç alamadığında diğerlerine yönelebilir veya doğrudan ödeme gücü yüksek gördüğü borçludan tamamını isteyebilir.
Teselsülün alacaklı lehine işlevi burada ortaya çıkar: alacaklı, iç payları araştırmak zorunda kalmadan borcun tamamına ulaşma olanağına kavuşur.
Borçluların savunmaları bakımından kanun dengeli bir ayrım kurar.
Müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı kendi kişisel ilişkisinden doğan savunmaları ileri sürebilir.
Örneğin yalnız o borçluya ait bir ibra, takas veya geçersizlik sebebi varsa bu kişisel savunma niteliği taşıyabilir.
Bunun yanında borcun sebebinden veya konusundan doğan ortak savunmalar da ileri sürülebilir.
Ortak savunma, borcun kendisine ilişkin olduğu için tüm borçlular bakımından önem taşır.
Bir müteselsil borçlu ortak def'i veya itirazı kullanmazsa, bu ihmal diğer borçlulara zarar verebilir; kanun bu durumda onu diğerlerine karşı sorumlu tutar.
Böylece her borçlu yalnız kendi çıkarını değil, ortak borçluluk yapısının korunmasını da gözetmek zorundadır.
Borçlulardan birinin bireysel davranışının diğer borçlulara etkisi sınırlıdır.
Kanun veya sözleşme aksini belirlememişse bir borçlu kendi davranışıyla diğerlerinin durumunu ağırlaştıramaz.
Bu kural, teselsülün alacaklı lehine güçlü bir yapı olmasına rağmen borçlular arasındaki dengeyi korur.
Bir borçlunun yaptığı kabul, gecikme, feragat veya benzeri kişisel davranışlar diğer borçluları kendiliğinden daha kötü konuma sürüklememelidir.
Teselsül, alacaklıya tam talep yetkisi verir; fakat borçlulardan birinin tek taraflı tutumuyla diğerlerinin savunma alanının daralmasına kural olarak izin vermez.
Borcun sona ermesi dış ilişkide tüm borçluları etkileyebilir.
Borçlulardan biri ifa veya takas yoluyla borcun tamamını ya da bir kısmını sona erdirmişse, aynı oranda diğer borçlular da borçtan kurtulur.
Çünkü alacaklı aynı borcu birden fazla kez tahsil edemez.
Buna karşılık borçlulardan biri alacaklıya ifada bulunmadan borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanır.
Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi ise diğer borçluları, ibra edilen borçlunun iç ilişkideki katılma payı oranında kurtarır.
Bu sonuç, alacaklının bir borçluyu ibra ederken diğerleri aleyhine iç dengeyi bozmasını önlemeye yöneliktir.
İç ilişki, borçluların kendi aralarındaki paylaşımı belirler.
Aksi kararlaştırılmamışsa veya aralarındaki hukuki ilişkinin niteliğinden başka bir sonuç çıkmıyorsa her borçlu alacaklıya yapılan ifadan eşit payla sorumludur.
Alacaklıya payından fazla ödeme yapan borçlu, fazla ödediği miktarı diğer borçlulardan isteyebilir; fakat her borçluya ancak onun payı oranında başvurabilir.
Borçlulardan birinden tahsil edilemeyen miktar da diğer borçlular arasında eşit olarak üstlenilir.
Bu sistem, dış ilişkide alacaklıya tanınan tam talep yetkisinin iç ilişkide nihai yükü tek kişiye bırakmamasını sağlar.
Rücu hakkı olan borçlu, ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.
Halefiyet, ödeme yapan borçlunun yalnız çıplak bir kişisel alacakla kalmamasını, alacaklının sahip olduğu haklardan ödeme ölçüsünde yararlanmasını sağlar.
Alacaklı diğer borçluların zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse bunun sonuçlarına katlanır.
Müteselsil borçluluk bu nedenle iki katmanlı düşünülmelidir: alacaklıya karşı tam sorumluluk ve borçlular arasında nihai yükün paylaştırılması.
Dış ilişkide güçlü görünen borçlu, iç ilişkide fazla ödediğini geri isteme ve alacaklının haklarına dayanma imkânına sahiptir.
Bu yapı, alacaklının korunması ile borçlular arasındaki adil paylaşımın aynı anda gözetilmesine dayanır.
Alacaklı için önemli olan borcun tamamına ulaşabilmektir; iç ilişkide ise kimin nihai olarak ne kadar yüke katlanacağı ayrı bir meseledir.
Bu nedenle müteselsil borçlulukta dış ilişkiyi okuyup borcu tamamen tek borçluya yüklemek doğru değildir.
Ödeme yapan borçlu, fazla ödeme yaptığı anda diğer borçlularla yeni bir hesaplaşma ilişkisine girer.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Müteselsil Borçluluk anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Borçlar Hukuku dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Müteselsil Borçluluk konusu Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Adli Yargı düzeyindeki Borçlar Hukuku dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %9. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- FeragatDavacının, dava konusu talebinden kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Kesin hüküm sonucu doğurur ve aynı talep yeniden dava edilemez.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- Def’iBorçlunun, borcu ortadan kaldırmadan ifadan kaçınmasını sağlayan haktır (örneğin zamanaşımı def’i). İtirazdan farklı olarak hâkim tarafından resen dikkate alınmaz.
- İfaBorcun konusunun, borçlu tarafından gereği gibi yerine getirilmesidir. Usulüne uygun ifa, borç ilişkisini sona erdirir.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (uygular) — Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (ilan/atama)Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav TakvimiHâkim ve savcı yardımcılığı sınavı başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- Adalet Bakanlığı Personel Genel MüdürlüğüHâkim ve savcı adaylığı ilanları, kontenjanlar ve başvuru şartlarına ilişkin resmî duyurular.
- ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHâkim-savcı yardımcılığı yazılı sınavı sonuç sorgulama ve belge doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve hâkim-savcı yardımcılığı kılavuzuna erişim.
Sık Sorulan Sorular
Borçlar Hukuku dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 35 konu içerir.
- Sözleşmeden Doğan Borçlar
- Haksız Fiilden Doğan Borçlar
- Sebepsiz Zenginleşme
- İcap ve Kabul
- Hata Hile İkrah
- Muvazaa
- Şekil
- Temsil
- İfa
- Borçlunun Temerrüdü
- İfa İmkânsızlığı
- Alacaklının Temerrüdü
- Cezai Şart
- Bağlanma Parası
- Alacağın Devri
- Borcun Üstlenilmesi
- İbra
- Yenileme
- Takas
- Zamanaşımı
- Satış Sözleşmesi
- Bağışlama Sözleşmesi
- Kira Sözleşmesi
- Ödünç Sözleşmeleri
- Hizmet Sözleşmesi
- Eser Sözleşmesi
- Vekâlet Sözleşmesi
- Kefalet Sözleşmesi
- Adi Ortaklık
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hâkim ve Savcı Yardımcılığı soru çözme rehberi