Haksız fiil borcu, kusurlu ve hukuka aykırı davranışla başkasına zarar verilince doğar; açık yasak olmasa bile ahlaka aykırı ve kasıtlı zarar verme de giderim yükümlülüğü yaratır. Zarar gören zararını ve kusuru ispat eder, miktar kesin belirlenemiyorsa hâkim olayların olağan akışı ve alınan önlemlerle hakkaniyetli bir tutar belirler. Tazminatın kapsamı, ödeme biçimi, indirim sebepleri, ölüm, bedensel zarar, manevi tazminat, kişilik hakkı ve haksız rekabet sonuçları birlikte düşünülmelidir. Kaynak ayrıca hukuka aykırılığı kaldıran yetki, rıza, üstün yarar, haklı savunma, hakkını kendi gücüyle koruma ve zorunluluk hallerini; yarışan sorumluluk sebeplerini, müteselsil sorumluluğu, hakkaniyet, özen ve tehlike sorumluluğunu düzenler. Zamanaşımı kuralı iki ve on yıldır; rücu, ceza yargılamasıyla bağsızlık, bedensel zararda hükmün değiştirilebilmesi ve geçici ödeme de sınav alanıdır.
HMGS Haksız Fiilden Doğan Borçlar Konu Anlatımı
Haksız Fiilden Doğan Borçlar konusunun özeti ve anlatımı — Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı Borçlar Hukuku dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Haksız fiil sorumluluğu, borcun yalnız sözleşmeden doğmadığını gösteren temel kurumdur.
Bir kişi, başka biriyle önceden sözleşme ilişkisi kurmamış olsa da onun hukuken korunan varlıklarına zarar verirse, belirli şartlarla bu zararı gidermek zorunda kalır.
Bu alanda ilk öğrenilmesi gereken nokta, sorumluluğun tek bir unsurdan ibaret olmadığıdır.
Zarar verici bir davranış bulunmalı, bu davranış hukuka aykırı olmalı, fail bakımından kusur aranmalı, zarar ortaya çıkmalı ve zarar ile davranış arasında uygun bir bağlantı kurulabilmelidir.
Öğrencilerin sık yaptığı hata, yalnız zararın varlığını görüp otomatik olarak tazminata gidileceğini sanmaktır.
Oysa zarar tek başına yeterli değildir; zarar verenin davranışının hukuk düzeni tarafından onaylanmayan bir müdahale niteliği taşıması ve somut olayda sorumluluğu destekleyen diğer koşulların da bulunması gerekir.
Genel kural, kusurlu ve hukuka aykırı fiille başkasına zarar veren kişinin bu zararı karşılamasıdır.
Buradaki kusur, davranışın kişiye yüklenebilir olmasını anlatır; hukuka aykırılık ise zarar görenin mutlak hakkına, kişilik değerine, malvarlığına veya hukukça korunan başka bir menfaatine haksız müdahale edilmesidir.
Kanun ayrıca önemli bir genişletme yapar: zarar verici davranışı yasaklayan açık bir kural olmasa bile, ahlaka aykırı biçimde ve kasten zarar veren kişi de sorumlu tutulabilir.
Bu ikinci ihtimal özellikle sınavlarda ayırt edici olabilir.
Çünkü her ahlaka aykırılık tazminat doğurmaz; kasıtlı zarar verme de aranır.
Böylece hukuk düzeni, yalnız teknik norm ihlallerini değil, dürüst ve güvenilir davranış beklentisini ağır biçimde bozan zarar verme biçimlerini de yaptırıma bağlar.
Hukuka aykırılık değerlendirilirken sorumluluğun kapsamı ile tazminatın miktarı birbirinden ayrılmalıdır.
Önce zarar veren davranışın sorumluluk doğurup doğurmadığı incelenir; sonra hangi zararların hangi ölçüde giderileceği belirlenir.
Somut olayda birden fazla zarar kalemi bulunabilir ve her kalem için zarar ile fiil arasındaki bağ ayrıca düşünülmelidir.
Örneğin bedensel zarar, tedavi gideri yanında kazanç kaybı da doğurabilir; fakat talep edilen her ekonomik sonuç doğrudan kabul edilmez.
Bu nedenle olay sorularında davranış, zarar türü ve istenen giderim sonucu ayrı ayrı işaretlenmelidir.
İspat yükü bakımından başlangıç noktası zarar görendir.
Zarar gören kişi, uğradığı zararı ve zarar verenin kusurunu ortaya koymak zorundadır.
Ancak zarar miktarının matematik kesinlikle gösterilmesi her zaman mümkün olmayabilir.
İşletmenin müşteri kaybı, çalışma gücündeki azalmanın ekonomik etkisi veya bedensel zararın ilerideki sonucu gibi alanlarda hesap zorlaşabilir.
Bu durumda hâkim, zarar iddiasını tamamen reddetmek yerine, olayların olağan gelişimini ve zarar görenin zararı önlemek ya da azaltmak için aldığı önlemleri değerlendirerek uygun bir miktar belirleyebilir.
Bu hüküm zarar gören lehine bir kolaylık sağlar; fakat zararın varlığının soyut varsayımlara bırakıldığı anlamına gelmez.
Önce zarar inandırıcı biçimde ortaya konur, sonra miktar tam belirlenemiyorsa hâkim devreye girer.
Tazminat belirlenirken amaç, zarar göreni mümkün olduğunca zarar gerçekleşmemiş olsaydı bulunacağı ekonomik konuma yaklaştırmaktır.
Hâkim tazminatın kapsamını ve ödeme şeklini olayın özelliklerine göre saptar.
Kusurun ağırlığı burada özellikle önemlidir; kastla verilen zarar ile hafif ihmal sonucu doğan zarar aynı değerlendirme düzeyinde olmayabilir.
Tazminat tek seferde para ödemesi olarak kararlaştırılabileceği gibi irat şeklinde de öngörülebilir.
İrat biçiminde ödeme kararı verildiğinde borçludan güvence istenmesi, zarar görenin gelecekteki alacağını korumaya yöneliktir.
Sınav açısından tazminatın yalnız miktar meselesi olmadığı, ödeme biçimi ve teminat yönüyle de düzenlendiği unutulmamalıdır.
İndirim ve kaldırma sebepleri, haksız fiilin dengeli uygulanmasını sağlar.
Zarar gören, zarara yol açan davranışa rıza göstermişse, zararın doğmasına veya büyümesine katkıda bulunmuşsa ya da tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hâkim tazminatı azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.
Burada zarar görenin davranışı, sorumluluğun kapsamını etkileyen bir unsur olarak görülür.
Ayrıca zarara yalnız hafif kusuruyla sebep olan kişi, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet bunu gerektiriyorsa indirim yapılabilir.
Bu ikinci indirim sebebi zarar görenin kusurundan değil, tazminat borçlusunun kusur derecesi ve ekonomik sonucu arasındaki hakkaniyet ilişkisinden doğar.
Ölüm ve bedensel zarar hükümleri, tazminat kalemlerinin somutlaştırıldığı özel alanlardır.
Ölüm hâlinde cenaze giderleri istenebilir; ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve ölümden önce çalışma gücündeki azalmadan kaynaklanan kayıplar da gündeme gelir.
Ayrıca ölenin desteğinden yoksun kalanların zararları tazmin edilebilir.
Bedensel zarar hâlinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılması dikkate alınır.
Destekten yoksun kalma ile bedensel zararların hesabında, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ve ifa amacı taşımayan yardımlar zarar hesabından düşülmez; hesaplanan tutar da sırf hakkaniyet düşüncesiyle artırılıp azaltılmaz.
Bu nokta, genel tazminat takdiri ile özel zarar hesabı arasındaki farkı gösterir.
Destekten yoksun kalma talebi, ölen kişinin sağlığında fiilen veya beklenen şekilde destek sağladığı kişilerin kaybına yönelir.
Bedensel zararda ekonomik geleceğin sarsılması ise yalnız mevcut kazanç eksilmesini değil, kişinin ileride gelir elde etme imkânlarının zayıflamasını da anlatır.
Bu yüzden maddi zarar hesabı, olayın zamanına ve kişinin durumuna duyarlıdır.
Manevi tazminat, zararın yalnız malvarlığı boyutuyla sınırlı olmadığını anlatır.
Bedensel bütünlüğü zedelenen kişi için, olayın özelliklerine göre uygun bir para ödenmesine karar verilebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınlar da manevi tazminat isteyebilir.
Kişilik hakkı zedelenen kişi bakımından da para şeklinde manevi tazminat mümkündür; hâkim bunun yerine veya buna ek olarak başka bir giderim biçimi belirleyebilir, örneğin saldırıyı kınayan kararın yayımlanmasına hükmedebilir.
Haksız rekabet düzenlemesinde ise gerçek dışı haberler, ilanlar veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar yüzünden müşteri kaybı yaşayan ya da bu tehlikeyle karşılaşan kişi, davranışın sona erdirilmesini ve kusur varsa zararının giderilmesini isteyebilir.
Böylece haksız fiil hükümleri, maddi zarar, manevi zarar, kişilik koruması ve rekabet düzeni içinde farklı sonuçlar üretir.
Haksız fiili çalışırken sözleşmeye aykırılık ve sebepsiz zenginleşme ile karıştırmamak gerekir.
Sözleşmede borç, tarafların kurduğu ilişkiden doğar; sebepsiz zenginleşmede ağırlık haklı sebep olmadan elde edilen değerin iadesindedir.
Haksız fiilde ise odak, hukuka aykırı zarar verme davranışı ve bunun giderim sonucudur.
Bu ayrım, özellikle aynı olayda birden fazla talep yolu düşünülebiliyorsa önem kazanır.
Doğru çözüm için önce taraflar arasında sözleşmesel borç olup olmadığı, ardından zarar verici bağımsız fiilin unsurları ve istenen tazminat kalemleri denetlenmelidir.
Sorumluluk sebeplerinin çokluğu, haksız fiilin yalnız tek kanuni nedene sıkıştırılamayacağını gösterir.
Bir kişinin sorumluluğu birden fazla sebebe dayandırılabiliyorsa, zarar gören aksini istemedikçe veya kanunda aksi öngörülmedikçe hâkim zarar görene en iyi giderim imkanı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir.
Birden çok kişi birlikte zarara sebep olmuşsa veya aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumluysa müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır.
İç ilişkide tazminat paylaştırılırken bütün durum ve koşullar, özellikle her sorumluya yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattığı tehlikenin yoğunluğu dikkate alınır; payından fazlasını ödeyen kişi diğer sorumlulara rücu eder ve zarar görenin haklarına halef olur.
Hukuka aykırılığı kaldıran haller, zarar doğmasına rağmen fiilin haksız sayılmadığı alanı belirler.
Kanunun verdiği yetkiye dayanan ve bu yetkinin sınırları içinde kalan fiil, zarara yol açsa bile hukuka aykırı değildir.
Zarar görenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar, haklı savunma, yetkili makamların zamanında müdahalesinin sağlanamayacağı durumda hakkını kendi gücüyle koruma ve zorunluluk halleri de hukuka aykırılığı kaldırabilir.
Haklı savunmada saldıranın şahsına veya mallarına verilen zarardan sorumluluk doğmaz.
Açık ya da yakın zarar tehlikesinden korunmak için başkasının mallarına zarar verilmişse giderim yükümlülüğünü hâkim hakkaniyete göre belirler.
Hakkını kendi gücüyle koruyan kişi, kolluk yardımının zamanında sağlanamayacağı ve başka yol bulunmadığı hallerde verdiği zarardan sorumlu tutulmaz.
Kusursuz sorumluluk başlığı, haksız fiil alanında kusurun her zaman tek dayanak olmadığını gösterir.
Ayırt etme gücü olmayan kişinin verdiği zarar bakımından, hakkaniyet bunu gerekli kılıyorsa hâkim giderimi tamamen veya belirli oranda yükletebilir.
Özen sorumluluğunda adam çalıştıran, çalışanın işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zarardan sorumludur; çalışanı seçme, talimat verme, gözetim ve denetimde gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz.
İşletme düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat edemeyen işletmede adam çalıştıran da faaliyet dolayısıyla doğan zararı giderir.
Hayvan bulunduran, gerekli özeni gösterdiğini ispat etmedikçe hayvanın verdiği zarardan; yapı maliki ise yapımdaki bozukluk ve bakımdaki eksikliklerden doğan zarardan sorumludur.
Tehlike sorumluluğu, önemli ölçüde tehlike arz eden işletme faaliyetlerinden doğan zararlar için özel önem taşır.
Bir işletmenin mahiyeti veya kullanılan malzeme, araç ya da güçler dikkate alındığında, uzman kişiden beklenen tüm özen gösterilse bile sıkça veya ağır zarar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılıyorsa önemli ölçüde tehlike arz eden işletme kabul edilir.
Bu faaliyetten zarar doğarsa işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Haksız Fiilden Doğan Borçlar anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Borçlar Hukuku dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Haksız Fiilden Doğan Borçlar konusu Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı HMGS düzeyindeki Borçlar Hukuku dersine bağlıdır. Bu dersin müfredat ağırlığı %10. Ağırlıklar benzersor müfredat analizidir, resmî soru dağılımı değildir. Sınavda kaç soru çıkacağını göstermez.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
İlgili Kavramlar
Bu anlatımda geçen ve sözlükte ayrı bir tanımı bulunan kavramlar.
- KabulDavalının, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul etmesidir. Kabul edilen kısım bakımından yargılama sona erer.
- YetkiBir davaya yer (coğrafi) bakımından hangi mahkemenin bakacağını belirleyen kuraldır. Kesin yetki hâlleri dışında taraf iradesiyle değişebilir.
- ZamanaşımıBelirli bir sürenin geçmesiyle alacağın dava veya talep edilebilirliğinin zayıflamasıdır. Borçluya ifadan kaçınma (def’i) hakkı verir; borcu kendiliğinden sona erdirmez.
- İfaBorcun konusunun, borçlu tarafından gereği gibi yerine getirilmesidir. Usulüne uygun ifa, borç ilişkisini sona erdirir.
- Müteselsil SorumlulukBirden çok borçlunun, alacaklıya karşı borcun tamamından ayrı ayrı sorumlu olmasıdır. Alacaklı, borcun tümünü dilediği borçludan isteyebilir.
- Sebepsiz ZenginleşmeHaklı bir sebep olmaksızın başkası aleyhine mal varlığında artış sağlanmasıdır. Zenginleşen, elde ettiğini iade etmekle yükümlüdür.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- ÖSYM (Adalet Bakanlığı ile)HMGS (Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı) sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav Takvimi2026 HMGS başvuru, sınav ve sonuç tarihleri (resmî ÖSYM takvimi).
- HMGS Başvuru — Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- Adalet BakanlığıHMGS yeterlilik ve hukuk meslekleri (avukatlık, noterlik, hâkimlik-savcılık) kapısına ilişkin resmî mevzuat.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiHMGS sonuç sorgulama ve sonuç belgesi doğrulama.
- ÖSYM Ana Sayfa ve DuyurularÖSYM güncel duyuruları ve HMGS kılavuzu erişimi.
Sık Sorulan Sorular
Borçlar Hukuku dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 35 konu içerir.
- Sözleşmeden Doğan Borçlar
- Sebepsiz Zenginleşme
- İcap ve Kabul
- Hata Hile İkrah
- Muvazaa
- Şekil
- Temsil
- İfa
- Borçlunun Temerrüdü
- İfa İmkânsızlığı
- Alacaklının Temerrüdü
- Müteselsil Borçluluk
- Cezai Şart
- Bağlanma Parası
- Alacağın Devri
- Borcun Üstlenilmesi
- İbra
- Yenileme
- Takas
- Zamanaşımı
- Satış Sözleşmesi
- Bağışlama Sözleşmesi
- Kira Sözleşmesi
- Ödünç Sözleşmeleri
- Hizmet Sözleşmesi
- Eser Sözleşmesi
- Vekâlet Sözleşmesi
- Kefalet Sözleşmesi
- Adi Ortaklık
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı soru çözme rehberi