KPSS Lisans · Türkçe

Anlama Dayalı Anlatım Bozuklukları Konu Anlatımı

Anlama Dayalı Anlatım Bozuklukları konusunun özeti ve anlatımı — KPSS Lisans Türkçe dersi. Özet her zaman ücretsiz.

Kısaca

Anlama dayalı anlatım bozuklukları, cümlenin dil bilgisi kuruluşu doğru görünse bile iletilmek istenen anlamın bulanık, gereksiz, çelişkili ya da mantıksız hâle gelmesidir. Bu tür bozukluklarda sorun çoğu zaman sözcük seçimi ve düşünce düzeniyle ilgilidir. Aynı anlama gelen sözlerin yan yana getirilmesi, anlamı zaten başka bir unsurdan çıkan bir sözcüğün eklenmesi veya gereksiz yardımcı eylem kullanılması cümleyi ağırlaştırır. Sesçe ya da anlamca yakın sözcüklerin karıştırılması ise cümlede yanlış anlam doğurur. Düşünce sırası bozulduğunda, önemli olanla daha önemsiz olan yer değiştirildiğinde mantık hatası ortaya çıkar. Bir sözcük yanlış yerde kullanıldığında vurgu ve kapsam değişir. Kesinlik bildiren bir sözle olasılık bildiren bir sözün aynı yargıda birleşmesi çelişki yaratır. Şahıs zamiri eksikliği, yanlış karşılaştırma veya gerekli virgülün kullanılmaması anlam belirsizliğine yol açabilir. Deyimler de kalıplaşmış anlamlarıyla kullanılmadığında anlatım bozulur.

Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.

Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış

KPSS Lisans konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.

KPSS Lisans ders notları PDF’ini indir

Konu Anlatımı

Anlama dayalı anlatım bozukluklarında temel mesele, cümlenin ne söylemek istediğiyle gerçekte ne söylediği arasındaki uyumsuzluktur.

Cümlede ekler, özne, yüklem ya da tümleçler görünüşte yerli yerinde olabilir; buna rağmen anlamda fazlalık, yanlışlık, çelişki veya belirsizlik varsa anlatım sağlam değildir.

Bu yüzden bu başlık, cümleyi yalnızca biçim bakımından değil, anlam ilişkileri bakımından da okumayı gerektirir.

Kaynakta bu alan bağdaşıklık hataları olarak ele alınır.

Bağdaşıklık, cümledeki sözcüklerin ve düşüncelerin birbirine anlamca uygun düşmesi demektir.

Bir cümle açık, tutarlı ve duru olmalı; sözcükler hem kendi anlamlarına hem de cümledeki diğer unsurlarla kurdukları ilişkiye uygun kullanılmalıdır.

İlk bozukluk türü gereksiz sözcük kullanımıdır.

Gereksizlik, cümlenin anlamına hiçbir katkı yapmayan bir sözcüğün ya da ekin cümlede tutulmasıyla oluşur.

Aynı anlama gelen iki sözcük birlikte kullanıldığında cümle duruluğunu kaybeder.

Söz gelimi bir haberin “henüz hâlâ” gelmediğini söylemek, aynı zaman anlamını iki kez vermek demektir.

Benzer biçimde anlamı zaten cümlenin başka bir unsurundan anlaşılan sözcükler de fazlalık oluşturur.

Birine bağırmak zaten sesin yükseldiğini düşündürdüğü için “yüksek sesle bağırmak” anlatımı gereksiz genişletir.

Aynı anlamı taşıyan ek ve sözcüğün bir arada kullanılması da bu gruba girer; “nedeni ...-dendir” kuruluşunda neden anlamı iki kez yinelenmiş olur.

Yardımcı eylem gereksizse cümle daha doğal bir fiille kurulmalıdır: “şüphe etmek” yerine “şüphelenmek” daha duru bir anlatım sağlar.

İkinci tür, sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasıdır.

Burada cümlede bir sözcük vardır; fakat seçilen sözcük anlatılmak istenen kavramı karşılamaz.

Bu yanlışlık çoğu zaman sesçe benzeyen veya anlam alanları birbirine yakın olan sözcüklerin karıştırılmasından doğar.

Tehlikeli bir durum için “şans” demek bu yüzden yanlıştır; istenmeyen sonuç ihtimali “risk” sözcüğüyle anlatılır.

Bir miktarı az bulmakla bir şeyi değersiz görmek de aynı şey değildir; bu nedenle maaşın azlığından söz edilirken “küçümsemek” değil “azımsamak” anlam alanına girer.

Bu tür bozukluklarda düzeltme, cümledeki sözcüğü benzer görünen değil, tam olarak gereken anlamı taşıyan sözcükle değiştirmektir.

Üçüncü tür mantık ya da sıralama hatasıdır.

Cümlenin kuruluşunda düşünceler belli bir önem, kapsam veya zaman sırasına göre ilerlemelidir.

Bu sıra bozulduğunda cümle, tek tek sözcükleri doğru olsa bile akla uygun olmayan bir yargı kurar. “Ceketi bile yok” demek, takım elbiseden daha küçük bir eksikliği vurgular; fakat “takım elbisesi bile yok” dendiğinde daha kapsamlı olan unsur sona alınmış olur ve anlam derecelenmesi doğru kurulur.

Aynı mantık, kayıpların ağırlığını sıralarken de geçerlidir: bütün parasını kaybetmek önemli olabilir, fakat eşini kaybetmek daha ağır bir durum olarak düşünülür; “hatta” bağlayıcısı bu ağırlık sırasına göre yerleştirilmelidir.

Mantık hatasını bulmak için cümledeki unsurların büyüklük, önem ve kapsam bakımından doğal bir sıraya dizilip dizilmediğine bakılır.

Dördüncü tür, sözcüğün yanlış yerde kullanılmasıdır.

Bir sözcük doğru anlamlı olsa bile cümlede yanlış konumdaysa başka bir unsuru niteleyebilir, vurguyu değiştirebilir veya anlatılmak istenen zamanı bozabilir. “Yeni derse girmiştim” sözünde “yeni” sözcüğü dersin yeniliğini bildiriyor gibi durur; oysa anlatılmak istenen, kişinin derse henüz girdiğidir.

Bu durumda sözcüğün yeri değiştirilerek “derse yeni girmiştim” biçimi kurulur.

Benzer şekilde “birkaç gün içinde yapımı tamamlanan otoyol” anlatımı, otoyolun birkaç günde tamamlandığı anlamını doğurabilir; oysa anlatılmak istenen açılışın birkaç gün içinde yapılacağıysa zaman bildirimi açma eylemine yaklaştırılmalıdır.

Yanlış yer, cümlenin anlam merkezini kaydırır.

Beşinci tür, çelişen ifadelerin bir arada kullanılmasıdır.

Bir cümlede kesinlik bildiren bir sözle yaklaşık değer bildiren bir söz aynı yargıya bağlanırsa anlam kendi içinde çatışır. “Yaklaşık tam on yıl” denemez; çünkü “yaklaşık” kesin olmayan bir ölçü verirken “tam” kesinlik bildirir.

Aynı şekilde “her gün günaşırı” ifadesinde de zaman düzeni çelişir. “Her gün” sürekliliği, “günaşırı” ise bir gün arayla gerçekleşmeyi anlatır.

Bu tür bozukluklarda cümledeki zarflar, miktar sözleri ve olasılık ya da kesinlik bildiren ifadeler birlikte değerlendirilir; aynı yargıya ters anlamlar yükleniyorsa anlatım bozulmuştur.

Altıncı tür anlam belirsizliğidir.

Belirsizlik, cümleden birden fazla anlam çıkmasına yol açar ve okuyucunun kimin, neyin ya da hangi karşılaştırmanın anlatıldığını seçmesini zorlaştırır.

Şahıs zamiri kullanılmadığında “montunu çok beğendim” sözü hem senin montun hem de onun montu biçiminde anlaşılabilir.

Karşılaştırma yanlış kurulduğunda da anlam bulanır; “Tiyatroyu senin sevdiğinden daha çok severim” cümlesinde kişinin tiyatroyu karşısındakinden daha çok mu sevdiği, yoksa tiyatroyu karşısındaki kişiyi sevdiğinden daha çok mu sevdiği açık değildir.

Bazı belirsizliklerde virgül belirleyici olur. “Yabancı gazeteciye tüm bildiklerini anlattı” sözünde “yabancı” sözcüğünün gazeteciyi mi yoksa anlatan kişiyi mi nitelediği durakla netleşebilir.

Bu yüzden anlam belirsizliği yalnızca sözcük eksikliği değil, noktalama ve karşılaştırma düzeniyle de ilgilidir.

Yedinci tür, deyimin yanlış anlamda kullanılmasıdır.

Deyimler kalıplaşmış sözlerdir; anlamları tek tek sözcüklerinden değil, bütün olarak taşıdıkları yerleşik anlamdan doğar.

Bu nedenle deyimin bir bölümünü yanlış seçmek ya da deyimi uygun olmayan bağlamda kullanmak cümleyi bozar.

Yardım etmek için çaba göstermeyi anlatırken “elimizden geleni yaptık” denir; bunu “elimizden geleni ardımıza koymadık” biçiminde kurmak deyim değerini yanlış yöne çeker.

Yemeğe düşkünlük için “pisboğaz” anlam alanı gerekirken “maymun iştahlı” sözü kullanılırsa anlatılmak istenen nitelik değişir.

Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada

Anlama Dayalı Anlatım Bozuklukları anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Türkçe dersindeki diğer konular

Bu Konunun Sınavdaki Ağırlığı

Anlama Dayalı Anlatım Bozuklukları konusu KPSS Lisans Genel Yetenek düzeyindeki Türkçe dersine bağlıdır. Bu ders için doğrulanmış bir ağırlık verisi bulunmadığından burada bir oran yayımlamıyoruz.

Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.

SSS

Sık Sorulan Sorular

Anlama Dayalı Anlatım Bozuklukları, KPSS Lisans Genel Yetenek düzeyindeki Türkçe dersinin konularından biridir. Aynı dersin diğer konularına bu sayfanın altındaki konu listesinden geçebilirsiniz.

Bu sayfada konunun ücretsiz özeti ve anlatımın neredeyse tamamı yer alır; yalnızca kapanış bölümü uygulamaya bırakılmıştır. Sesli anlatım, çevrimdışı indirme ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.

Türkçe dersi için doğrulanmış bir ağırlık verisi bulunmuyor; doğrulanmamış bir oran yayımlamıyoruz. Dersin kapsamını konu listesinden takip edebilirsiniz.

Önce özeti okuyup konunun ne hakkında olduğunu netleştirin, sonra anlatımı baştan sona takip edin. Anlatımı bitirir bitirmez aynı konudan soru çözün: konuyu okumaktan çok, okuduktan hemen sonra hatırlamaya çalışmak kalıcılığı belirler. Bir gün sonra sadece özeti tekrar okumak çoğu konu için yeterli olur.

Türkçe dersi bu sayfadaki konuyla birlikte 201 konu içerir. Tam liste sayfanın altındaki konu bağlantılarında ve dersin kendi sayfasında yer alır; oradan her konunun ücretsiz özetini tek sayfada okuyabilirsiniz.

Türkçe dersindeki diğer konular

Bu ders toplam 201 konu içerir.

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
KPSS Lisans soru çözme rehberi
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et

benzersor mobilde yayında

Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.

App Store'dan İndirinGoogle Play'den İndirin
Premium'u 7 gün ücretsiz dene
App Store ve Google Play üzerinden güvenli abonelik
İstediğin zaman iptal et, tüm cihazlarında aynı hesapla devam et
powered by