Somut anlamlı sözcükler, varlığı duyular yoluyla algılanabilen kavramları karşılar; görülebilen, işitilebilen, koklanabilen, tadılabilen ya da dokunulabilen varlıklar bu alana girer. Soyut anlamlı sözcükler ise duyularla doğrudan tespit edilemeyen, zihinsel olarak kavranan duygu, düşünce, nitelik ve durumları anlatır. Ancak karar sözcüğün tek başına görünüşüne göre değil, cümledeki kullanımına göre verilmelidir. Aynı sözcük bir cümlede somut, başka bir cümlede soyut anlam kazanabilir. “Hava” dışarıdaki atmosfer koşulunu anlattığında duyularla algılanabilir; bir kişinin tavrını, edasını veya duruşunu anlattığında soyutlaşır. Ayrıca somuttan soyuta ya da soyuttan somuta yönelen kullanımlar çoğu zaman mecazla ilişkilidir. Bu nedenle çözümde önce bağlam, sonra duyusal algılanabilirlik denetlenmelidir. Soyut kavramların yoğun biçimde hissedilmesi onları somut yapmaz; ölçüt yine duyularla doğrudan algılanabilirliktir.
Somut - Soyut Anlamlı Sözcükler Konu Anlatımı
Somut - Soyut Anlamlı Sözcükler konusunun özeti ve anlatımı — KPSS Lisans Türkçe dersi. Özet her zaman ücretsiz.
Kısaca
Bu özet her zaman ücretsizdir ve giriş yapmadan okunabilir.
Bu konuyu PDF ders notlarında da çalış
KPSS Lisans konu yapraklarının tamamını içeren ücretsiz ders notu PDF’ini indirip çevrim dışı tekrar edebilirsin. Bu yaprak PDF kitapçığın kapsam tablosunda yer alır; uygulamadaki soru ve sesli anlatım katmanları ayrıca sunulur.
KPSS Lisans ders notları PDF’ini indirKonu Anlatımı
Somut ve soyut anlamlı sözcükler konusu, kelimenin karşıladığı varlığın ya da kavramın nasıl algılandığıyla ilgilidir.
Somut anlam, duyularla tespit edilebilen varlık ve durumları karşılar.
Bir şeyi görebiliyor, işitebiliyor, koklayabiliyor, tadabiliyor veya dokunarak fark edebiliyorsak o kullanım somut anlam alanına yaklaşır.
Taş, su, ses, koku, sıcaklık, yağmur, kapı, el gibi sözcükler uygun bağlamda duyularla algılanabilir varlıkları veya özellikleri anlatır.
Soyut anlam ise duyularla doğrudan yakalanamayan, zihinde kavranan kavramları karşılar.
Aşk, huzur, korku, düşünce, özgürlük, kıskançlık, umut ve pişmanlık gibi kavramlar görülen ya da dokunulan nesneler değil, zihinsel ve duygusal olarak anlaşılan anlamlardır.
Bu ayrımda en önemli ilke, sözcüğün tek başına değil cümle içinde değerlendirilmesidir.
Bir kelime bazı cümlelerde somut, bazı cümlelerde soyut anlamda kullanılabilir.
Sözcüğün sözlükte ilk akla gelen anlamı somut olsa bile cümlede başka bir alana taşınabilir.
Aynı şekilde temel anlamı soyut olan bir kelime, anlatım içinde somutlaştırılarak elle tutulur bir varlık gibi gösterilebilir.
Bu nedenle soru çözerken “Bu kelime genel olarak somut mudur?” diye sormak yerine “Bu cümlede neyi karşılıyor ve bu karşılık duyularla algılanabiliyor mu?” sorusu sorulmalıdır.
Cümledeki diğer sözcükler, kelimenin anlam yönünü belirler.
Bir kelimenin çevresindeki fiiller, sıfatlar ve tamlamalar onun somut mu soyut mu kullanıldığını gösterir.
“Hava” sözcüğü bu konuda açıklayıcı bir örnektir.
Dışarıdaki serinliği, yağmuru ya da atmosfer koşulunu anlatan bir cümlede hava duyularla algılanabilir.
Tenimizle serinliği hissedebilir, yağmuru görebilir, havadaki değişimi fark edebiliriz.
Bu kullanım somut anlamlıdır.
Fakat bir kişinin kibar, asil veya ciddi bir havasından söz edildiğinde artık atmosferden bahsedilmez.
Burada “hava”, kişinin edasını, tavrını, duruşunu ya da bıraktığı izlenimi anlatır.
Bunlar doğrudan dokunulabilen nesneler değildir; zihinsel yorumla kavranır.
Aynı seslerden oluşan aynı sözcük, cümledeki çevre değiştiği için somuttan soyuta yönelmiştir.
Bu yüzden anlam kararını kelimenin biçimi değil bağlam verir.
Somut anlam ile gerçek anlam, soyut anlam ile mecaz anlam birebir aynı şey değildir; fakat aralarında sık görülen ilişkiler vardır.
Bir sözcüğün temel anlamı somut olabilir ve cümlede yine somut kalabilir.
Bu durumda genellikle gerçek anlam alanındadır.
Ancak somut bir sözcük, duyularla algılanamayan bir duyguya, tavra veya zihinsel duruma taşındığında mecazlaşma ortaya çıkabilir.
Somuttan soyuta geçiş, çoğu zaman mecaz anlamın işaretlerinden biridir.
Buna rağmen temel anlamı zaten soyut olan sözcükler de vardır. “Aşk” veya “huzur” gibi kelimeler baştan soyut kavramlardır; bunların soyut olması, her kullanımın mecaz olduğu anlamına gelmez.
Kelime temel anlamıyla soyut olabilir.
Bu nokta öğrenme açısından önemlidir: Soyutluk tek başına mecazlık demek değildir; mecazlık için anlamın önceki kullanım alanından uzaklaşması gerekir.
Soyut anlamlı bir kavramın somutlaştırılması da mümkündür.
Bir duyguya renk, ağırlık, sıcaklık veya şekil verilirse soyut olan bir kavram somut özelliklerle anlatılmış olur.
Bu tür kullanımlar anlatımı güçlendirir ve çoğu zaman mecazlı bir yapı oluşturur.
Örneğin bir duygunun “içe çökmesi” ya da bir düşüncenin “ağır gelmesi” gibi anlatımlarda duygu ve düşünceler nesne gibi davranır.
Burada asıl kavram duyularla yakalanamaz; fakat ona somut bir eylem veya nitelik yüklenir.
Böyle durumlarda sadece somutluk ve soyutluk değil, anlam aktarımı da düşünülmelidir.
Soru kökü yalnızca somut veya soyut anlamı soruyorsa kavramın cümlede duyusal olarak algılanıp algılanmadığına odaklanılır; mecaz anlam soruluyorsa anlam alanı değişimi ayrıca incelenir.
Pratik çözüm için önce sözcüğün cümledeki karşılığını bulun.
Kelime bir nesneyi, maddeyi, fiziksel niteliği, duyulan bir sesi, kokuyu, tadı veya dokunulan bir varlığı mı anlatıyor?
Eğer evet, somut anlam olasılığı güçlenir.
Kelime bir duygu, düşünce, tutum, karakter, izlenim, değer yargısı veya zihinsel durumu mu anlatıyor?
Eğer evet, soyut anlam olasılığı güçlenir.
Ardından sözcüğün temel anlamından uzaklaşıp uzaklaşmadığını kontrol edin.
Somut bir kelime soyut bir duruma taşındıysa mecazlaşma da olabilir.
Soyut bir kavram zaten kendi temel anlamıyla kullanılıyorsa yalnızca soyut diye mecaz sayılmaz.
Bu ayrım, özellikle seçeneklerde hem anlam özelliği hem de mecazlık birlikte sorgulandığında hata yapmayı önler.
En sık yapılan hata, sözcükleri ezberden somut veya soyut diye ayırmaktır.
Oysa aynı sözcük bağlama göre yön değiştirebilir.
İkinci hata, “hissediyorum” denilen her şeyi somut sanmaktır.
Bir duyguyu yoğun biçimde yaşamak, onun duyularla nesne gibi algılandığı anlamına gelmez.
Üçüncü hata, soyut kavramları otomatik olarak mecaz kabul etmektir.
Bir kelime temel anlamıyla soyutsa mecaz olmak zorunda değildir.
Dördüncü hata, somutlaştırma içeren anlatımları yalnızca süslü söyleyiş sanıp anlam değişimini fark etmemektir.
Sağlam yöntem, her cümlede duyularla algılama testini uygulamak ve ardından gerekiyorsa anlam alanı değişimini denetlemektir.
Böylece somut, soyut, gerçek ve mecaz anlam ilişkileri birbirine karıştırılmadan çözülebilir.
Somutluk testinde beş duyunun birlikte düşünülmesi gerekir.
Bazı öğrenciler somut anlamı yalnızca gözle görülebilen varlıklarla sınırlar.
Oysa ses işitilir, koku koklanır, tat tadılır, sıcaklık ve sertlik dokunma duyusuyla fark edilir.
Bu nedenle görünmeyen bir şey de duyularla algılanabiliyorsa somut olabilir.
Rüzgârı doğrudan bir nesne gibi görmeyebiliriz; fakat etkisini tenimizde hissederiz ve bağlam fiziksel hava hareketini anlatıyorsa somut anlamdan söz edilebilir.
Buna karşılık “rüzgârı arkasına almak” gibi bir kullanım destek, fırsat veya yön değişimi anlamına kayarsa artık fiziksel algı tek başına belirleyici olmaz.
Soyut anlamda ise kavramın zihinsel olarak kavranması esastır.
Korku, sevinç, özlem, adalet, başarı ve güven gibi kelimeler insan yaşamında çok güçlü biçimde hissedilebilir; ancak bu hissetme onları duyularla ölçülen nesnelere dönüştürmez.
Bir duygunun bedende etkiler oluşturması da kavramın kendisini somut yapmaz.
Korkunca kalbin hızlanması somut bir belirti olabilir; fakat “korku” kavramı yine soyuttur.
Anlatımın kapanış bölümü ve sesli anlatım uygulamada
Somut - Soyut Anlamlı Sözcükler anlatımının bu sayfada okuduğunuz bölümü ücretsizdir; kapanış bölümü, sesli anlatımı, çevrimdışı indirmesi ve konuya bağlı soru çözümü benzersor uygulamasında devam eder.
Türkçe dersindeki diğer konularBu Konunun Sınavdaki Ağırlığı
Somut - Soyut Anlamlı Sözcükler konusu KPSS Lisans Genel Yetenek düzeyindeki Türkçe dersine bağlıdır. Bu ders için doğrulanmış bir ağırlık verisi bulunmadığından burada bir oran yayımlamıyoruz.
Kaynak: benzersor müfredat analizi. Bu yüzdeler benzersor’un kendi müfredat analizinden gelir: her dersin müfredatta kapsadığı konu ve alt konu sayısı ile kapsam genişliği ölçülür, ders bazında yüzdeye çevrilir ve sınav düzeyi içinde %100’e tamamlanır. Resmî bir soru dağılımı değildir; sınavda kaç soru çıkacağını göstermez ve sınav kurumunun yayımladığı bir veri değildir.
Kaynaklar
Anlatımdaki bilgiler aşağıdaki resmî kurum yayınlarından doğrulanır ve kendi cümlelerimizle yeniden yazılır.
- T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)KPSS Lisans (Genel Yetenek-Genel Kültür) sınavını düzenleyen kurumun resmî sitesi.
- ÖSYM Sınav Takvimi2026 KPSS Lisans GY-GK sınav, başvuru ve sonuç tarihleri (resmî takvim).
- KPSS Başvuru — Aday İşlemleri Sistemi (AİS)e-Devlet ile başvuru, sınav yeri ve sınava giriş belgesi işlemleri.
- KPSS KılavuzuResmî KPSS kılavuzu: başvuru koşulları, ücret ve sınav bilgileri.
- 2026 KPSS DuyurularıÖSYM 2026 KPSS ana sayfası ve güncel duyurular.
- ÖSYM Sonuç Açıklama SistemiKPSS sonuç sorgulama ve sonuç belgesi doğrulama.
Sık Sorulan Sorular
Türkçe dersindeki diğer konular
Bu ders toplam 201 konu içerir.
- Sözcüğün Anlam Özellikleri
- Gerçek Anlam
- Mecaz Anlam
- Terimsel Anlam
- Sözcükte Anlam Olayları
- Benzetme (Teşbih)
- Eğretileme (İstiare)
- Kişileştirme (Teşhis)
- Kinaye (Değinmece)
- Mecazımürsel (Ad Aktarması)
- Dokundurma (Tariz)
- Mübalağa (Abartma)
- Dolaylama
- Güzel Adlandırma
- Sözcükler Arası Anlam İlişkileri
- Eş - Yakın Anlamlı Sözcükler
- Karşıt (Zıt) Anlamlı Sözcükler
- Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler
- Nitel-Nicel Anlamlı Sözcükler
- Genel-Özel Anlamlı Sözcükler
- Yansıma Sözcükler
- Kalıplaşmış Söz Öbekleri
- İkilemeler
- Pekiştirmeler
- Deyimler
- Atasözleri
- Kalıplaşmamış Söz Öbekleri
- Cümlenin Yorumu
- Cümlenin İletisi
- Cümleden Çıkarılacak Kesin Yargı
- Cümlede Vurgu
- Eş - Yakın Anlamlı Cümleler
- Anlamca Çelişen Cümleler
- Anlamlarına Göre Cümleler
- Olumlu Cümleler
- Olumsuz Cümleler
- Soru Cümleleri
- Ünlem Cümleleri
- Emir Cümleleri
- İçerdiği Duygu, Düşünce ve Duruma Göre Cümleler
- Çıkarım
- Kanıksama
- Saptama
- Değerlendirme
- Yakınma - Sitem
- Pişmanlık
- Ön Yargı
- Olasılık
- Varsayım
- Tahmin
- Şaşırma
- Kuşku
- Uyarı
- Öneri
- Anlam İlişkilerine Göre Cümleler
- Neden - Sonuç (Gerekçe) İlişkisi
- Amaç - Sonuç İlişkisi
- Koşul (Şart) Cümleleri
- Anlatım Özelliklerine Göre Cümleler
- Öznel ve Nesnel Anlatım
- Tanım Cümleleri
- Karşılaştırma Cümleleri
- İçerik ve Üslup (Biçem) Bildiren Cümleler
- Doğrudan Anlatım (Aktarma) Cümleleri
- Dolaylı Anlatım (Aktarma) Cümleleri
- Cümle Analizi (Cümle Değerlendirme)
- Cümlenin Yapısı
- Cümle Tamamlama
- Cümle Oluşturma
- Paragrafın Yapısı
- Paragrafın Bölümleri ve Boşluk Tamamlama
- Düşüncenin Akışını Bozan Cümleler
- Paragrafı İkiye Bölme
- Paragraf Oluşturma
- Paragrafta Yer Değiştirme
- Paragrafın İçeriği
- Ana Düşünce
- Yardımcı Düşünceler
- Paragrafta Anlatım Biçimleri
- Açıklayıcı Anlatım
- Tartışmacı Anlatım
- Öyküleyici Anlatım
- Betimleyici Anlatım
- Düşünceyi Geliştirme Yolları
- Tanımlama
- Karşılaştırma
- Örnekleme
- Sesler
- Ünlü Sesler ve Ünlü Uyumları
- Ünsüz Sesler
- Ses Olayları
- Ünsüz Değişimi - Yumuşama
- Ünsüz Benzeşmesi (Sertleşme)
- Ses Düşmesi
- Ses Türemesi
- Ulama
- Dudak Ünsüzlerinin Benzeşmesi
- Ünlü Daralması
- Kökte Ünlü Değişimi
- Yardımcı Sesler
- Kök ve Gövde
- Ekler
- Yapım Ekleri
- Çekim Ekleri
- Yapılarına Göre Sözcükler
- İsim (Ad)
- Varlıkların Türüne Göre İsimler
- Varlıkların Sayılarına Göre İsimler
- İsmin Hâlleri
- İsim Tamlamaları
- Zamir (Adıl)
- Kişi Zamirleri
- İşaret Zamirleri
- Belgisiz Zamirler
- Soru Zamirleri
- İlgi Zamiri (Aitlik Eki)
- Sıfat (Ön Ad)
- Niteleme Sıfatları
- Belirtme Sıfatları
- Adlaşmış Sıfatlar
- Zarf (Belirteç)
- Durum Zarfları
- Yer-Yön Zarfları
- Zaman Zarfları
- Ölçü-Miktar Zarfları
- Soru Zarfları
- Edat (İlgeç)
- Bağlaç
- Ünlem
- Fiil (Eylem)
- İş (Kılış) Fiilleri
- Oluş Fiileri
- Durum Fiileri
- Fiillerde Kip
- Fiillerde Kişi
- Fiillerde Olumsuzluk
- Fiillerde Anlam (Zaman) Kayması
- Fiillerde Çatı
- Fiilimsiler
- Fiilimsi Grupları
- Yardımcı Fiiller
- Ek Fiil (Ek-Eylem)
- Cümle Türleri
- Yüklemlerine Göre Cümleler
- Öge Dizilişine Göre Cümleler
- Yapılarına Göre Cümleler
- Cümlenin Ögeleri
- Yüklem
- Özne
- Nesne
- Dolaylı Tümleç
- Zarf Tümleci
- Edat Tümleci
- Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler
- Kısaltmaların Yazımı
- Sayıların Yazımı
- Deyimlerin ve İkilemelerin Yazımı
- Birleşik Kelimelerin Yazımı
- Bitişik Yazılan Birleşik Kelimeler
- Ayrı Yazılan Birleşik Kelimeler
- Yabancı Özel Adların Yazımı
- Ses Olaylarıyla İlgili Yazım Kuralları
- Nokta ( . )
- Virgül ( , )
- Noktalı Virgül ( ; )
- İki Nokta ( : )
- Üç Nokta ( ... )
- Soru İşareti ( ? )
- Ünlem İşareti ( ! )
- Kısa Çizgi ( - )
- Uzun Çizgi (-)
- Tırnak İşareti ( " " )
- Parantez ( )
- Kesme İşareti ( ' )
- Anlama Dayalı Anlatım Bozuklukları
- Gereksiz Ek ve Sözcük Kullanımı
- Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanımı
- Yanlış Ek ve Sözcük Kullanımı
- Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanımı
- Deyim-Atasözü Yanlışları
- Anlam Belirsizliği
- Mantık Hataları
- Dil Bilgisine Dayalı Anlatım Bozuklukları
- Fiil ve Yüklem Yanlışları
- Özne - Yüklem Uyuşmazlığı
- Özne Eksikliği
- Nesne Eksikliği
- Dolaylı Tümleç Eksikliği
- Zarf ve Edat Tümleci Eksikliği
- Tamlama Yanlışları
- Çatı Uyuşmazlığı
benzersor mobilde yayında
Sınav hazırlığını cebine taşı. Uygulamayı indir, Premium'u 7 gün ücretsiz dene ve istediğin zaman iptal et.
KPSS Lisans soru çözme rehberi